Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
İzmir Eshot'un 2013 Model Temsa Avenue Otobüsleri
« önceki   123 ... 789 ... 464748   sonraki »

ANA SAYFA -> ULAŞIM - Ege
cevap yaz
sayfa 8
kaanilter
10 yıl önce - Pzr 03 Mar 2013, 01:54

Alıntı:
Tüm bunların haricinde ilçelerde bulunan ESHOT garajlarının araçlarınada MAVİ etiket yapıştırılıyor.
Ön camın sol alt köşesinde aracın bağlı bulunduğu garajın baş harfi yapıştırılıyor.
Örneğin TORBALI garajına bağlı bir araçta MAVİ ESHOT etiketiyle beraber sol alt köşede "T" harfi yapıştırılıyor.

Gereksiz bir uygulama bence... Araçlarda görüntü kirliliği yaratan bu etiketlere gerek olmadığını düşünüyorum. İzmir halkının %90'ı bu etiketlerin ne işe yaradığını bilmiyordur.


Valla ilk kez sizden duydum çok teşekkür ettim bu bilgi için. Bana kalırsa Ankara sistemi getirilebilir bu iş için. Mesela:

1.Bölge = Belkahve İZULAŞ Garajı
2.Bölge = Stat İZULAŞ Garajı
3.Bölge = Mersinli ESHOT Garajı
4.Bölge = Karşıyaka ESHOT Garajı
5.Bölge = Gediz ESHOT Garajı
6.Bölge = Adatepe ESHOT Garajı
7.Bölge = Çakal ESHOT Garajı olur ve filo numaralandırmaları da;

94-101: 94 model, 1.Bölgenin (Belkahve Garajına bağlı) 1.otobüsü (Ör: Sanos körüklü) gibi olur. Daha estetik durur.

Saygılarla..


Haydar Bayraklı
10 yıl önce - Pzr 03 Mar 2013, 02:07

Alıntı:
94-101: 94 model, 1.Bölgenin (Belkahve Garajına bağlı) 1.otobüsü (Ör: Sanos körüklü) gibi olur. Daha estetik durur.

Bende şu şekilde daha iyi;
1-94-101 = 1.GARAJA BAĞLI - 94 MODEL - 101 NO'LU ARAÇ

Çevre ilçelerde dahil her garaja bir numara verilerek bu uygulama yapılabilir.
Böylelikle kötü görüntü oluşturan etiketleri camlara yapıştırmaya gerek kalmaz.

2-13-058 = 2.GARAJA BAĞLI - 2013 MODEL - 58 NO'LU ARAÇ
3-08-072 = 3.GARAJA BAĞLI - 2008 MODEL - 72 NO'LU ARAÇ
10-13-027 = 10.GARAJA BAĞLI - 2013 MODEL - 27 NO'LU ARAÇ


erkinalp
10 yıl önce - Pzr 03 Mar 2013, 09:35



kaanilter
10 yıl önce - Pts 04 Mar 2013, 12:19

Alıntı:
1-94-101 = 1.GARAJA BAĞLI - 94 MODEL - 101 NO'LU ARAÇ


bu da bir seçenek tabi. yalnız eshot ve izulaşın otobüs dağılımlarını incelemek gerekiyor. veyahut İstanbul'unkine benzer bir numaralandırma da yapılabilir

Ör: 2013-1164 şöyle açılabilir: 2013 model, 1.bölgenin, 164 nolu aracı


Barış_AMD
10 yıl önce - Pts 04 Mar 2013, 13:54



cuneytc35
10 yıl önce - Pts 04 Mar 2013, 13:59



35CEM35

10 yıl önce - Pts 04 Mar 2013, 18:21



Erkan_T
10 yıl önce - Pts 04 Mar 2013, 18:55

Alıntı:
Erkan'a katilmamak mumkun degil.

bunlarda Istanbul'da ESHOT'un Temsalari ile hemen hemen ayni gunde hizmete giren yeni otobusler:

Kaynak: http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=126347 ...p;start=50

Gordugunuz gibi LCD ekranlarindan, kamerasina, krom tutamaklarina kadar otobusler herseyi eksiksiz alinmis. Tasarimlari ve renklerde cok daha hos. Ayrica CNG'li olmalarindan hic bahsetmiyorum bile.

Simdi birde bire Izmir belediyesinin aldigi otobuslere (garabetlere!) tekrar bakin. Daha hala bir otobus almasini bile beceremeyen belediyeden biz metro ve tramvay bekliyoruz ustelik !

Bu kadar para harcayip bu kadar kotu otobusler alabilmekte ayri bir maharet olsa gerek !


İett bünyesindeki otobüslere, yardımcı özel işletmeci öho ve kiracı olarak çalışan otobüs a.ş. otobüslerine son yıllarda belli kriterlerle standartlar getirilmiştir.
Şuan İstanbul' da faal olarak çalışan son otobüslerin hepsi % 95 aynı özelliklere ve standartlara sahiptir. Tabi iett araçlarında daha farklı bir durum vardır.

Şahsen Breda otobüsleri ben İzmir' deki tüm otobüslerden beğendim. 2010 Busworld standından farklı bir hal alarak İett için (iett isteği ile) yine özel bir değişime uğramış.

Basit olarak İett otobüslerinde;
Paslanmaz şasi ve karoseri grubu veya en az 10 yıl paslanmazlık garantili gövde,
Son teknoloji elektronik yöneticileri ve kontrol sistemleri,
FullColor tabela sistemi,
Görsellik ve teknoloji oranı yüksek şoför mahallisi,
İstanbul simgesi lale desenli koltuk grupları,
Paslanmaz gövdeye istinaden yine paslanmaz ve asla bakteri tutmaz (kapılar dışında) tutunma boruları,
Taban köşe ve sert kısımların sarı renk köşebentle uyarılması,
Atölye çalışanı ve gezici tamir ekibinin sorun yaşamadan hızlı, pratik tamir yapabilme olanağı bulunuyor.

Daha da ince detayıyla 250 küsür kalem iş bulunuyor.

İett mühendislerinden 3 kişi, fabrikalara belli sayıda araçların üretim kontrolü yapılması için gidiyor ve araçlarla beraber geliyor. Araçlar sıfırdan üretilip bitene kadar fabrika bünyesinde konaklıyor.

Demem o ki iett bu işi çok ciddiye almış ve İstanbul' luya birşeyler kazandırmıştır.

Alıntı:
Garabet dediğin aynı otobüsler be arkadaş ya. Ne kadar ekmek o kadar köfte. İhale şartnamesine yazarsan Otokar Kent'lerdeki gibi kamera da olur özel döşeme de. Yazmazsan olmaz.

Otobüslere laf çarpmak için birim fiyatına bakmak gerekir. İstanbul ile fark varsa normal. Yoksa değil.

Şu bir gerçek Kent'lere baktığımda İzulaş ihaleleri daha bir titiz hazırlıyor.


Nasıl aynı otobüsler oluyor ki?
Birisi "569.440,08 TL" karşılığında alınmış CNG sistemli ve full+full diyebileceğimiz bir otobüs, diğeri ise firmanın suçu olmadığı halde "255.430,60 TL" karşılığında alınmış klasik sistemli ve bana göre 2000' li yıllara ait başlangıç paketli bir otobüs..
Ayrıca İett, otobüsün yanında 5 yıllık sınırsız bakım ve 75 kalem olmak üzere yüzlerce yedek parça almıştır.

Şuanda Temsanın güncel olarak toplu bir teslimatı bulunmuyor. Fakat bireysel olarak satış rakamı ise bayi farkı durumu yanısıra, ortalaması 350.000,00 TL.

İzulaşın ihale dosyası Eshotun ihale dosyasının üzerine eklemedir. Fakat izulaştaki fark, daha bir başka özellikler ekleyerek araçlarını güzelleştirmesidir.

Kent araçları standart İstanbul öho stok aracı olarak İzmir' e geldi. Fakat yine aynı standart İstanbul temsalarda ise, eshotun eliyle standartlık bozgunu oluştu.

Alıntı:
Motorları aynı bile olsa aktarma organları farklı ayarlanmış BMC'nin '12 Procity'leri 1200-1600 arasında vites atarken bunlar 1800-2000 arası atıyorlar. O yüzden daha çok gürültü duyuluyor.


Gaz pedalına ne kadar sert ve sonuna yüklenilirse yüksek devirde vites değişimi yaşanır. Turbo da devreye girer; motor çalışma sesi, egzoz katalizörü ve turbo tribünlerinden aşırı ses çıkması da dizel bir motor için çok çok normaldir.
Bunun aksi halen şu teknolojide ve motorin gibi bir yakıtla beklenemez.
İlerleyen motor kilometrelerinde, yıpranan katalizör ve turboşarjla bu sesler daha çok artacaktır. Bu seslerin yanısıra hava düzenleyici mekanik parçalarda da ses vardır ve ilerde daha çok artacaktır.

Avenuelerde orta dereceli gaz pedalı hareketi ile de procityde olduğu gibi düşük devirli vites geçişi yaşanıyor. Bu da tabi az ses demektir.
Procitylerde belli bir yazılımla devir sınırlandırılması yani devir kesicisi devreye girmektedir.

Ecolife şanzıman araç için sağlıklı, diferansiyel ve motoru koruyucu bir teknolojidir. Önceki ecomat serilerinde ve birçok markada sorunlar yaşanmıştır. Bununla ilgili araç üzerinde sağladığı etkilerinin yanısıra oluşan sorunları burada uzun uzun anlatmak istemiyorum. Hatta anlatamam.
Ama emin olunması gereken bir konudur ki, bu ecolife şanzımanlar voithle kardeş gibi olmuş araç için sağlıklı şanzımanlardır.

Procitylerde tavşan ve kaplumbağa butonu bulunmasıyla şanzımanda, şehiriçi-şehirdışı modlu yaşanan devir düzeneği mevcuttur ve bu da şanzımana etki etmektedir.
Yine bu araçlarda düşük hızlarda düşük devir, 4. vites sonrası ise hızlanma karakteristik özellik bulunur. Tabi sadece son procityler için geçerlidir.

Alıntı:
Aracın tavanı Procity'lerden daha yüksek. Yüksek taban otobüsler gibi tavanı yüksek içerisi gepgeniş ve ferah. Camları Sanos'lar gibi sağa ve sola açılıp kapanıyor ki bence bu daha iyi. Procity'lerin camları yarım açılıyordu ve bence bu sirkülasyon açısından kötü.


Emsal otobüslere göre en yüksek tavan yüksekliği temsaya aittir. '09 procitylerin camları eshottan, eski müdüreden conecto bazlı gelen istekti ve zaten BMC o tip camı İett dışında da kullanmadı.
Şuan o tip camları iett, kilitli olarak kendi son araçlarında kullanıyor.
İzmir otobüslerinde hep bir havalandırma sorunu vardır. Bu işte İett şoförüne verilen eğitim ile eshot şoförüne verilmeyen eğitim hissediliyor. Kilitli cam olayı da anlaşılır heralde..

Genel olarak yüksek ve boşluklu iç yapıya hafif karoseride eklenince, yoğun yolcu karşısında ve İzmir yollarında sıkıntı yaratabilecek plastik aksam yanısıra yürür takım hissediyorum.
Boş araç üzerinde oluşan esneme ve ses olayı artacaktır.

Alıntı:
Burada yazıldığı gibi araç insanın içini karartmıyor. Gayet ferah bir iç yapısı var. Gördüğüm 3 kusur bir tanesi şoför mahali diğeri de açılır-kapanır klima kapakları yok. Diğeri de kapılar açıldığında şasi otomatik sağa yatmıyor. Şoför yönlendiriyor bu sistemi. Belki de otomatik ayarı da vardır. Bilemedim. Şirinyer Aktarma'da 874 numaralı aracın şoförü bu sistemle oynayıp otobüsü bir sağa bir sola yatırıyordu. Aracı bugün almış olduğunu söyledi sanırım özelliklerini keşfetmeye çalışıyordu.


Araç içi ferah, farklı bir taban muşambası ile ve beyaz renklerle de hoş bir görüntü oluşturmuş.
Şoför mahalli bölgesinde olamayacak bir skandal yaşanmış. Şoför için güvenlik önlemi almak gerekirken cam korumalı bir alan yapmak gerekirken yine "halkla iç içe bir şoför" profili oluşturulmuş.
İettnin kent ve bredalarında bile bu sisteme geçildi.

Klima konusunda sıkıntı olmayacağını düşünüyorum. Havanın kentlerdeki gibi homojen olarak yayılacağını hissediyorum.
Ön kapının açılır açılmaz kneeling etme özelliği son procitylerine has bir özellik olmasına karşın tüm otobüslerde olması gereken güzel bir özelliktir.


Bu zamana kadar üretilmiş avenuelerde defalarca ayrı bir parça kullanıldı. Şoför mahalli, iç görüntü ve dış aksamlar hep değiştirildi.
Eshot araçlarıda son bir örnek olması yanısıra, en önemli olarak benim gördüğüm yan panel sacının değiştirilip tek bütün bir sac yapılmasıdır.
Parçalı yapılması halinde daha güzel ve tamir için kolay bir işlem çıkacakken lokal gerilimler ve potluğa hazır ondüleli sac kullanmak abesle iştigaldir.
Ayrıca etek sacındaki dolaplarda da iptale gidilmiş.

Avenuelerde şoför arkası sol cam ön direk üzerindeki abiyes parça plastikte sıcaklık, cam altı üzerinde ise şanzıman sesi hissediliyor.
Yan camlarda ve şoför kabininde çıplak olarak sadece boyalı profiller bulunuyor.
İstanbul araçlarında kapı üstlerinde duracak bulunurken bizim araçlara sadece ikaz koyulmuş.

Kocaoğlu, son otobüslerin alımına fazla kafa yormayarak ucuz yollu birşeyler seçilmesini asıl paraların metro ve tramvay projelerine harcanmasını istemiştir.
İBB' nin harcamaları daha farklı yönlere; İzsu' ya ve Fuara 400 milyon, opera binasına 100 milyon, Rotem ve yeni gemiler için 650 milyon tutarında ve diğer ufak çaplı işlere de 250 milyon gidecektir.
Bu sene bütçe zorlanacak, hatta parayı bitirip ya da yine kullanmayı vazgeçip kredi alacak.

Bu sebeple zati kafasında kara ulaşımını bitirip, özel işletmecilere devretmek isteyen başkan otobüs konusuna da kafa yormuyor artık.
Halihazırda Eshot-İzulaş personellerinin yönetimden kaynaklı yaşadığı sıkıntılarla ve Kocaoğlu' nun %40' lı kesintli maaş politikası ile bu iki kurumu gözden çıkardığı iyice anlaşılıyor.


cuneytc35
10 yıl önce - Pts 04 Mar 2013, 19:29

Alıntı:
Birisi "569.440,08 TL" karşılığında alınmış CNG sistemli ve full+full diyebileceğimiz bir otobüs, diğeri ise firmanın suçu olmadığı halde "255.430,60 TL" karşılığında alınmış klasik sistemli ve bana göre 2000' li yıllara ait başlangıç paketli bir otobüs..


Bahsettiğiniz rakam tamı tamına 2 katı. Bırakın da o kadar fark olsun.


Erkan_T
10 yıl önce - Pts 04 Mar 2013, 23:37

Alıntı:
Bahsettiğiniz rakam tamı tamına 2 katı. Bırakın da o kadar fark olsun.


Zaten ben de ondan bahsediyorum. Nasıl olur da aynı otobüs olur dersiniz diye?



sayfa 8
« önceki   123 ... 789 ... 464748   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM - Ege