|
İST » A1.01. 1. BOĞAZİÇİ KÖPRÜSÜ'nün İnşaatı, Açılışı ve İETT
Sayfa: Önceki 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27 Sonraki
Ana Sayfa
-> ULAŞIM
|
Akın Kurtoğlu
site denetçisi
|
Pzr 15 Oca 2006, 22:13
| Alıntı: |
| Avrasya Maratonu'nda da Boğaziçi Köprüsü'ne herkesi almıyor, parça parça sokuyorlar. Ben TRT'deki yayını izlerken bu sene, TRT spikeri bir kısım halkın geçişinden sonra kalanının engellenmesinden bahsederek seri ayak darbelerinin köprü için çok büyük tehlike oluşturduğunu söylemişti. |
Doğru... Onbinlerce koşucunun ayak darbeleri, köprüde geri dönülemez bir faciaya davet çıkartabilir yoksa!... Peyderpey alınan koşucu grupları bile, salınımı yine artırmaktadırlar kanaatimce ama, anlaşılan yapılan hesaplamalarla, bu salınım artışının tehlikeli boyutlara ulaşmadan sönüme geçtiği (geçmek zorunda olduğu!) hesaplanmıştır mutlaka... Uzun süre koşucuların tabliyelerin üzerinden non-stop geçmeleri ise, asıl tehlikeyi oluşturabilir...
Akın KURTOĞLU
|
|
mesajı beğendiniz mi?
|
 |
Tolgaryus
|
Sal 17 Oca 2006, 16:37
İnsan adımları birleşerek çok büyük bir güç oluşturabilir.Bu da köprüler için büyük tehlikeye yol açar.Bu etkiye REZONANS adı verilir.Boğaziçi köprüsünün açılışında halkın hücum etmesi benzer bir tehlikeye yol açmıştır.Askerlerin köprüden geçişi, bazı kötü tecrübelerin ardından ,adi adım ile yaptırılmaya başlanmıştır.
Bildiğim kadarı ile Boğaziçi Köprüsünde meydana gelen intihar vakalarından sonra köprü yaya trafiğine kapanmıştır.
|
|
mesajı beğendiniz mi?
|
 |
tolginho
|
Sal 31 Oca 2006, 07:10
Discovery Channelda efsane avcıları adında bir program var orada da, asma köprüler üzerindeki rezonansı test etmişlerdi. Köprünün üzerinden boğaz havası alamadan geçememek kötü
TOLGA KAPROL
|
|
mesajı beğendiniz mi?
|
 |
Akın Kurtoğlu
site denetçisi
|
Sal 31 Oca 2006, 07:24
| Alıntı: |
| Köprünün üzerinden boğaz havası alamadan geçememek kötü |
Boğaziçi Köprüsü üzerinden, hayatımda sadece bir defa yürüyerek geçebilmek şerefine eriştim. Zaten bir süre sonra da yaya geçişleri yasaklandı Üzeri oldukça fazla esse ve köprü zemini sürekli titrese de, yine de mükemmmel bir görüntüydü!... Düşünsenize, dünya üzerinde yürüyerek kıta değiştirebilen tek ülkenin ferdisiniz... İnsan bir havalanıyor ki bu durumda!...
Akın KURTOĞLU
|
|
mesajı beğendiniz mi?
|
 |
tolginho
|
Sal 31 Oca 2006, 07:44
Köprünün mühendislik kurallarına göre sallanması lazım zaten, esas sallanmazsa sorun oluşabilir. Köprü tasarımlarında bu tip olaylar gözönüne alınır. Dahası bizim köprüler mühendislik bakımından oldukça iyi olduğunu duymuştum. Nedeni de bilgisayarla tasarlanan ilk köprülerden biri olması imiş.
TOLGA KAPROL
|
|
mesajı beğendiniz mi?
|
 |
Akın Kurtoğlu
site denetçisi
|
Sal 31 Oca 2006, 07:49
| Alıntı: |
| Köprünün mühendislik kurallarına göre sallanması lazım zaten, esas sallanmazsa sorun oluşabilir. |
Çok doğru... Köprünün rüzgâra direnmesi onun lehine değil, aleyhine olan bir durum!... Zaten yapısı itibarıyla, hava akımını olabildiğince kesmeyecek tarzda inşa edilmiştir. Tabliye kesitlerinde de bu açıkça görülmektedir.
Akın KURTOĞLU
|
|
mesajı beğendiniz mi?
|
 |
alabay
|
Sal 28 Şub 2006, 16:15
O bahsedilen "rezonans katastrofu" sadece bütün ayakların aynı (!) frekansta ses çıkarmasından oluşur. Binlerce, onbinlerce kişi yürüdüğünde bence bu olmaz. Yürüme müsadesi iyi olur herhalde, ama yürünecek yolu telle kaplamak gerek, ki kimse pat diye atlamasın. İsteyen ama şimdi de otomobilden inip atlayabilir. Bir keresinde bir dolmuşta oturuyordum, gece 3'te yolda sıkışıklık dolaysıyla duruyorduk, birden birisi cart diye kapıyı açıp dışarı atladı. Kalbim durdu nerdeyse! Meger adamın midesi bulanmış, o yüzden kendini tutamayıp kusmaya atladı. Sonra bindi yine.
Başka pis bir konu/korku "t, r ve ö" harflerini içinde bulunduren o iğrenç olay. Ama o da ... manyağın birisi çıksa otomobiliyle de facia başlatabilir (bu konuda köprü acaba ne kadar sağlam?).
Aslında beni ilgilendiren, acaba şu an var olan köprülere ilâveten tren veya tramvay rayları döşemek mümkün olur mu diye!
B. Alabay
|
|
mesajı beğendiniz mi?
|
 |
Akın Kurtoğlu
site denetçisi
|
Sal 28 Şub 2006, 19:21
| Alıntı: |
| O bahsedilen "rezonans katastrofu" sadece bütün ayakların aynı (!) frekansta ses çıkarmasından oluşur. Binlerce, onbinlerce kişi yürüdüğünde bence bu olmaz. Yürüme müsadesi iyi olur herhalde, ama yürünecek yolu telle kaplamak gerek, ki kimse pat diye atlamasın. |
Tabi tabi... Çok doğru... Normal şartlar altında, Frekansın birebir üstüste gelmesi nedeniyle zemine uygulanan basınç kuvveti köprünün yüzeyinde, aynı anda ve homojen olarak yayıldığından dolayı asıl rezonans başlar, lâkin köprünün ilk açıldığı gün sadece iki yandaki yaya yürüme bantlarında değil, bütün bir yol boyunca insanlar yürüdüler. Hatta saatlerce araç trafiği bile işlememişti yanlış hatırlamıyorsam. Neden sonra araçlara izin çıkmıştı. Adım Frekansları her ne kadar senkronize olarak gerçekleşmese dahi, yine de tüm köprü yüzeyine yayıldığı için (köprünün enini kabaca; 20 metre ve boyunu 1074 metre olarak hesaplayacak olursak; 1074 X 20 = 21.480 metrekare!) => Onbinlerce insanın bu kadar bir alana yayılması demek; yaklaşık olarak (en iyi hesapla) metrekareye 1 kişi düşmesi demektir!... Yani metrekare başına ortalama 50 kiloluk bir basınç kuvveti!... Ve bu kuvvet homojen... Bu da köprünün daha ilk saatlerinde sallanıp tehlike sınırlarına yaklaşması için gerek ve yeter şartı sağlamıştı anlaşılan...
Akın KURTOĞLU
|
|
mesajı beğendiniz mi?
|
 |
hakan_1970
|
Çrş 01 Mar 2006, 00:39 Boğaziçi Köprüsü
| Alıntı: |
| Dahası bizim köprüler mühendislik bakımından oldukça iyi olduğunu duymuştum. Nedeni de bilgisayarla tasarlanan ilk köprülerden biri olması imiş. |
Boğaz Köprüsü 1973'te açılmış, yapımına daha önce başlanmış. Bu tarihte bilgisayar programlarının çok yaygın olmadığını sanıyorum. 2. köprü için durum farklı olabilir.
Ben özellikle 1. Köprünün FSM Köprüsü kadar sağlam olduğunu sanmıyorum. Hatırlanırsa 2 -3 sene kadar önce, halatların 2 ya da 3 tanesi bağlantılarından kopmuş ve köprü bakıma alınmıştı. Bu tarihte köprünün sağlamlığıyla ilgili birçok haber çıkmıştı gazetelerde. Tehlike yok vb açıklamalar yapıldıysa da, bence bu yorulma ya da bakımsızlığın ya da bakımın iyi yapılmadığının ilk sinyalleriydi. Belki bu olaydan iyi dersler çıkarılıp tedbir alınmıştır.
Konunun uzmanı değilim ama FSM köprüsü hiçbir zaman Boğaz köprüsü gibi hissedilir derecede salınmamaktadır. Öte yandan uzmanlar FSM köprüsünde taşıyıcı halatların köprüye dik olmasının avantajından da (V şeklinde değil) bahsetmişlerdi.
Benim en önemli endişe nedenlerimden biri de, Boğaz Köprüsü yapıldığı yıllarda köprünün şimdiki kadar yüklü çalışmasının ön görülememiş olma ihtimalidir. Günümüzde köprü üzerinde 6 şerit tampon tampona dizilen araçlar köprünün ilk yapıldığı yıllarda ön görülmediği kadar statik yüklendiği endişesini veriyor bana. Rüzgarlı havalarda bu zorlanma daha da artıyordur.
Not: Konu başlığından bayağı saptım, okuyunca da pek güzel şeylerden bahsetmemişim , gerekiyorsa bu mesajı silebilirsiniz.
|
|
mesajı beğendiniz mi?
|
 |
Necati Aksüt
|
Pts 13 Mar 2006, 17:53
Akın Bey merhaba,
Ben Ortaköy'de oturuyorum. Asıl mesleğim Arkeoloji olmakla birlikte basın yayın sektöründe uzun yıllar çalıştım.
Aynı zamanda İstanbul'a bir vefa borcu olarak 7 yıldır Ortaköy semtinin geçmişini derlemek ve belgelemek ile uğraşıyorum. Bugüne dek yaklaşık 5 bine yakın yazılı kaynak taradım. Ayrıca bine yakın kişi ile görüştüm.
Bugüne dek kendi imkanlarımla İstanbul'un yanısıra Ankara, İzmir, Antalya, Yunanistan, Fransa ve İsrail'deki Ortaköylülerden bilgi ve belge topladım. Pekçok bilgiye ve özgün fotografa ulaştım ama yine de eksiklerim var.
Belki sizin ve sitenin de bu konuda bir katkısı olur diye düşündüm. Hiç değilse bu çalışmanın bilinmesi ve yardımcı olabilecek diğer kişilere de ulaşmamda yardımcı olursanız çok sevinirim.
Necati Aksüt
0535-365 16 34
necatiaksut@yahoo.com
|
|
mesajı beğendiniz mi?
|
 |
|
Sayfa: Önceki 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27 Sonraki
sponsor link : | Exacard.com, Faizsiz ve yüklemeli MasterCard |
|