Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Cmt 26 Mar 2005, 02:19

Aydın Bey, merhaba...

Herşeyin ilki daha ilgi çekicidir ya, I. Boğaziçi Köprüsü, ikincisine nazaran hep daha ön plânda oldu... Fatih Köprüsü ile ilgili bir kısım arşivim de mevcut... Ancak henüz derlenmedi.

Akın KURTOĞLU


Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Pzr 03 Nis 2005, 21:03

BOĞAZİÇİ KÖPRÜSܒNE EK:

Köprünün açıldığı yıllarda, geçen araçlarla ilgili istatistikler büyük bir heyecanla takip edilerek, gazetelerde bayağı geniş yer alırdı (Köprüden geçen; 10.000. araç, 100.000. araç, 1 milyonuncu araç, 10 milyonuncu araç... vs...)




(+)


Üstteki resimde de görüldüğü gibi, Boğaziçi Köprümüz’den geçen 10 milyonuncu araç olma şerefi, Austin marka bir kamyona nasip olmuştu. Aracın şoförü, gazetelere geçecek olmanın enteresanlığı ve ilgi odağı olmanın vermiş olduğu gururla, etraftakileri bir politikacı heyecanıyla selâmlamakta... Tabii, herkesler de onu alkışlamakta... Sanırsınız ki, tabliyelerin bütün civatalarını, bizzat kendi başına o sıktı (Şanslı şoför arkadaş, bu ilginç anısını, kimbilir kaç binkez, yıllar yılı, baydıracak şekilde yakınlarına anlatmıştır!)...

KÖPRÜYLE İLGİLİ İLGİNÇ NOTLAR:

Köprünün yapımı boyunca, 35 mühendis ve 400 işçi, 3 vardiya (24 saat) yöntemiyle çalıştılar.
Köprü, temelinin atılışından; 1574 gün sonra açıldı.
Köprüden geçen araçların ödediği ücret; 10 Lira idi.
Köprüden ilk intihar; 16 Aralık 1974’de yaşandı (Açılışından 14 ay sonra).
Köprünün üzerinde, ilk 10 yıl içinde 9.500 trafik kazası oldu (Günde ortalama 3 kaza).
Köprü ilk olarak 1984’de (11 yıl sonra) bakıma alındı.
Köprüden 1 milyarıncı (1.000.000.000) araç, 1999 yılında (26 yıl sonra) geçti.
Köprüden yaya geçişleri, sadece; 4 yıl sürdü (1977’den sonra geçişler tamamıyla yasaklandı).
Köprü açıldığı yıl, dünyanın 4., Avrupa’nın ise 1. “Asma Köprüsü” unvanını kazandı.
Köprünün açıldığı gün; 28.126 araç geçiş yaptı.
Köprüden, günümüzde ortalama; 200.000 araç geçmekte...





(+)


Köprünün asfaltı ile tabanı arasındaki 3 metrelik mesafede yer alan geçidin resmi:

Köprü geçişini oluşturan içi boş tabliyeler boyunca uzanan bu geçit sayesinde, onarım hizmetleri yapılabilmekte... Tabliyeler arasındaki kapılar yardımıyla, bir tabliyeden diğerine geçilebiliyor. Tabliyeler güneş ışığı aldıkları zaman, içinin ortalama ısısı; 54 derece olarak ölçülüyor.

Akın KURTOĞLU



Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Çrş 13 Nis 2005, 23:14
EK RESİMLER


1. BOĞAZİÇİ KÖPRÜSܒNÜN İNŞAATINDAN EK FOTOLAR:




(+)

31 Ağustos 1972: 5 milimetre kalınlığındaki tellerden oluşan halat, semerde (kulenin tepesinde) ayarlanıyor... Çalışanlar, kulelerden birinin en tepe noktasındalar ve rakım tamı tamına: 165 metre...




(+)

Beylerbeyi kulesinden, inşaatları biten bilet gişelerinin ve çevre bağlantı yollarının asfaltlanma görünümü... Soldan kıvrılarak giden yol, Beylerbeyi-Çengelköy sahil yoluna inmekte...




(+)

3 Ekim 1972: Ortaköy Kulesi’nde, ortalama 150 metre yükseklikte canla başla çalışanlar... Ana kablolar bandajlanarak izole ediliyor. Arkada Kuruçeşme (GS) Adası ve Kuruçeşme kömür depoları, daha geride ise Bebek Koyu...




(+)

Ortaköy Kulesi’ne çekme halat yöntemiyle tırmanmakta olan işçiler... Aşağıda tüm ihtişamıyla Ortaköy Camii... Gerideyse sisler altında İstanbul silueti...




(+)

2 Mayıs 1973: Tabliyelerin montajı tamamlanmış... Bunların taşıyıcı halatlara bağlantıları kontrol ediliyor. Yaklaşım viyadükleri hazır... (Kaynak: İstanbul Boğaziçi Köprüsü-1973)

Akın KURTOĞLU


Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Prş 14 Nis 2005, 02:34

1. BOĞAZİÇİ KÖPRÜSÜ'NÜN İNŞAATINDAN EK RESİMLER-II



(+)

Beylerbeyi Kulesi’nden Ortaköy tarafının görünüşü... Etiler yavaş yavaş şekillenmeye başlamış. Ortadaki viyadük, Yıldız-Beşiktaş ayrımını sağlayacak olan geçittir. Viyadüğün ardında kalan yerleşme ise Balmumcu...




(+)

8 Mart 1972: Ortaköy Kulesi’nde yerçekimine ve yükseklik korkusuna meydan okuyarak semer bağlantılarını sağlayan çalışanlar (Ben resme bakarken dahi başım dönüyor). Aşağıda Lido’nun yüzme havuzu.




(+)

Ankraj kitlesi. Kule temellerinin birinin kazısı ve sırt güçlendirme çalışmaları...




(+)

11 Ekim 1972: Tabliyelerin asıldığı bir çift ana taşıyıcı kablonun herbiri, 15.000 ton (onbeş milyon kilo) ağırlığı taşıyabilecek şekilde tasarlanmışlardır (Çifti; 30.000 ton yükü kaldırabilecek kapasitededirler). Bu kabloların herbirinin içinde 5 milimetre çapında, toplam 10.412 adet bükülmüş tel bulunmaktadır. Bu teller biraraya geldiklerinde; 60 santim çapında, devasa bir halat şeklini almaktadırlar.




(+)

9 Aralık 1972: İşçilerden biri yürüye yürüye Beylerbeyi’nden Ortaköy’e geçiyor... İşçideki şu rahatlığa bakar mısınız? Sanırsınız bu zat, yerden 160-165 metre yükseklikte değil de, İstiklal Caddesi’nde vitrinlere baka baka gezinmekte sanki... İçinde (daha doğrusu üzerinde) bulunduğu durumu öylesine kanıksamış ki, tutunmaya dahi ihtiyaç duymuyor!... Resmin sağ kısmındaki ağaçlıklı alan “Fethi Paşa Korusu” ve günümüzde de hâlâ yeşillikler içinde. Ama diğer boş alanlardan bugün eser yok...




(+)

3 Ağustos 1973: Ortaköy Kulesi’nde semer çalışmaları.

Akın KURTOĞLU


Yılmaz H
14 yıl önce - Cum 15 Nis 2005, 03:40

sagol gercekten okumasi kolay ve benim icin degerli bilgiler verdin.

Türkiye ye 1983 de araba ile ilk defa izine gittigimizi hatirladim, köprü acilisinda insanlarin yasadigi heycani birazda gururu gurbetci bir aile olarak bizde yasadik. Ah genclik aah



xakah
14 yıl önce - Prş 12 May 2005, 02:13

Akın bey,

Bu şaheser çalışmanız için sizi tebrik ederim gerçekten verdiğiniz bilgiler ansiklopedik değer niteliği taşıyor.

Yanlız köprünün bakımları konusunda benim şüphelerim var biliyorsunuz geçtiğimiz kış bir halatın bağlantı yerinin şiddetli tipiden kopması olayı yaşandı , bir takım sağlamlaştırma çalışmaları yapıldı , sizin bu konudaki değerli düşüncelerinizi alabilirmiyiz.


umit1
14 yıl önce - Prş 12 May 2005, 08:40
Bogazin celik gerdanligi (yoksa celik ilmigimi ?)


Oncelikle titiz calismaniz icin sizi kalpten kutluyorum.

Yalniz benim gibi cocukluk ve gencliklerini koprunun direkt olarak etkiledigi bolgelerde gecirmis kisiler icin koprunun neler getirip neler goturdugunu anlamak pek zor olmasa gerektir.

Zamaninda koprunun ulasim sorununa care olamiyacagi ,bunun bir "kopruler tuzagi" oldugu.ilk koprunun yerlesim yogunlugunu artirracagi bunun da ikinci kopruye davetiye cikaracagi,ikinci veya ucuncu koprunun yapimininda daha sonraki koprulerin yapimina sebep olacagi 60 li yillarda cok yazildi ve soylendi.

Devrin hukumet ve Karayollari yetkililerinin butun bunlara cevabi "Bu koprunun Istanbulun ihtiyacini en az 25-30 yil rahatca karsilayacagi ve bu sure icinde yeni bir kopruye katiyetle ihtiyac duyulmayacagini" olmustu.

Zannederim bu forumdaki herkez 2.Kopru ve 3.Koprunun ne zaman gundeme geldigini biliyordur .

Bogaz koprusunun insaati sadece Beylerbeyi ve Ortakoy de yapilmamistir,koprunun butun tabiyeleri Goksu da monte edilmistir.Bu islemin yapilabilmesi icin tarihi Goksu mesire yeri yok edilmis ve orada bulunan yuzlerce asirlik agac tabiyelerin monte edilebilmesi katledilmistir.

Bogaz koprulerinin Istanbulun ve Bogazicinin celik gerdanliklarimi yoksa celik ilmikleri mi oldugu bence uzerinde ciddiyetle dusunulmesi gereken bir konu,bilhassa gelecek nesiller acisindan.


Haldun34

14 yıl önce - Prş 12 May 2005, 09:39



Arkadaşlar bir konu hakkında yorum yapmak istiyorum. Sizce kuleler niye karardılar? Egzos gazlarından mı? Açılış anında gümüş metal rengindeler fakat şimdi adeta siyah haldeler. orjinal renklerine döndürmek ve İstanbulluları daha az karamsar yapmak imkan dahilinde olamaz mı? Bu arada köprünün altının gökkuşağı renklerine boyanması projesine karşıyım. bu uçuk bir düşünce bence....


Başdoğan

14 yıl önce - Prş 12 May 2005, 19:39

Kulelerin yapıldığı sene Galatasaray Lisesi'nin Ortaköy bölümünde yetistiriciye gidiyordum ve yatılıydim. Dolayisiyla tam 1 sene boyunca kulelerin yükselisini izledim. Kule yükseldikce üstündeki vinçte yükseliyordu. Nedense bu vinc beni rahatsiz ediyordu ve bir an önce kuleler bitsede su vinçi sökseler diye düsünürdüm.
Kulelerin rengi aslinda simdiki rengine yakindi gibi hatirliyorum. Tabiiki zamanla biraz kararmis olabilir ama öyle cok acik gümüs renginde degildi. Gökkusagi rengine boyanmasina bende karsiyim. Köprünün bütün estetigini bozar gibi geliyor.
Bu arada bana göre bizim boğaz köprülerimiz dünyadaki asma köprüler icinde dizayn bakimindan en şıklarindan....


Mustafa Kumbar

14 yıl önce - Cmt 16 Tem 2005, 11:40

Akın Bey 30 yıl öncesine götürdünüz bizi...Gerek içeriği gerekse fotoğrafları ile mükemmel bir konu çıkmış ortaya...


Başarılar Dilerim.

Mustafa Kumbar



sayfa 3
« önceki   1234 ... 323334   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM