Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Bankalarımız ve bankacılık sektörü
« önceki   12345 ... 505152   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 4
Yakup

7 yıl önce - Çrş 02 Mar 2016, 14:22

Alıntı:
Geçen yıl zararı altı kat artan HSBC Türkiye'nin yeniden yapılanma sürecine giderek 180 kadar şube kapatacağı belirtiliyor.

BusinessHT'nin haberine göre, konuya yakın üç kaynaktan alınan bilgiye göre, 2015 boyunca satış ihtimallerini değerlendiren ve geçen hafta vazgeçtiğini açıklayan banka, 150 kadar bireysel bankacılık şubesini kapatacak. Banka böylece bireysel bankacılık tarafında küçülerek, ticari ve özel bankacılık tarafına ağırlık verecek.

Bankanın KAP'a bildirdiği verilere göre, 2015 sonu itibariyle 284 şubesi bulunuyor. Bu rakamın yaklaşık 50'sinin ticari ve kurumsal şube olduğu belirtiliyor.

Kaynaklar, bankadan yapılan resmi açıklamada yeni odak noktası olarak belirtilen ticari bankacılık tarafında da 30 kadar şubenin kapatılacağını aktardı.

HSBC Türkiye, BusinessHT'nin sorusu üzerine konuyla ilgili şu an için bir yorumlarının olmadığını söyledi.

İlk olarak geçen Şubat ayında İngiltere merkezli bankanın CEO'su Stuart Gulliver, Türkiye, Brezilya, Meksika ve ABD'de sorunlu devam eden faaliyetlerinin düzeltilmesi için 1-2 yıl süre tanıdığını aksi takdirde daha sert önlemler alacaklarını söylemişti. Daha sonra banka, kârlılığı düşük pazarlardan çıkma planları kapsamında Türkiye ve Brezilya'da resmen satış kararı aldıklarını açıklamıştı.

Ancak banka 22 Şubat'ta yaptığı açıklamada, Türkiye'de kalma kararını açıklayarak, ticari bankacılık faaliyetlerini sürdüreceğini ve bireysel bankacılıkta daha etkin bir yapıyla yola devam edileceği duyurulmuştu.

'TİCARİ TARAFA YÖNELME DOĞRU HAMLE'

HSBC Türkiye'nin geçtiğimiz yıl zararı altı kat artarak, 2014 yılındaki 55,9 milyon liradan 331,5 milyon liraya çıktı. HSBC Bank AŞ'nin KAP'a gönderdiği solo mali tablolara göre, bankanın krediler ve alacakları yüzde 6 artarak 20.5 milyar lira oldu. Bankanın aktif büyüklüğü ise 2014 sonundaki 33,8 milyar lira seviyesinden, 31,6 milyar liraya geriledi.

Şekerbank Bankacılık Analisti Övünç Gürsoy, planlanan hamlenin doğru bir adım olacağını kaydederek, HSBC'nin bireysel bankacılıkta yerli ve prestijli bankalarla rekabet etmesinin en baştan zor olduğunu ifade etti.

Baştan ticari tarafa yoğunlaşılsa bu denli zarar yaşanmamış olabileceğini de belirten Gürsoy "Bireysel bankacılıkta maliyetler çok yüksek. Hali hazırdaki karşılık oranları da yüksek. Küçülerek ticari tarafa yönelmek doğru bir hamle olur" diye konuştu.

DÜŞEN KÂRLILIK YABANCI İŞTAHINI AZALTIYOR

Türk bankacılık sektöründe son dönemde özsermaye karlılığının makroihtiyati tedbirler ve ekonomik büyümede yaşanan yavaşlama sonrası azalmıştı. Özsermaye kârlılığı 2009'daki yüzde 22,9'dan 2015'te yüzde 11'e gerilerken, bazı yabancı yatırımcılar Türkiye'deki bankalarını satma kararı almıştı.

Royal Bank of Scotland Türkiye'deki birimini kapatma kararı alırken, Bank of Greece Finansbank'ı satmıştı. Citi Group da Akbank'taki hisselerini satarken, Bank Pozitif'in ana hissedarı İsraillli Hapoalim Investments'ın da satışı değerlendirdiği basına yansımıştı.

İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince de bugün yaptığı açıklamada 2015 yılının bankacılık ve finans sektörü açısından iyi geçmediğini ve bunun sonucunda yabancı yatırımcının ilgisinin oldukça azaldığını söyledi. Özince, 2016 yılından da umutlu olmadığını dile getirdi.


KAYNAK: MILLIYET.COM.TR

En azindan Brezilyada oldugu gibi banka Türkiyedeki faaliyetlerini kapatmiyor


Yakup

7 yıl önce - Çrş 09 Mar 2016, 17:28

Alıntı:
Kuveyt Türk Katılım Bankası 2015 yılı net karını bir önceki yıla göre yüzde 20 artırarak 445 milyon TL net kar ile kapattı. 2015 yılsonunda toplam aktiflerini 2014 yılsonuna oranla yüzde 24 artırarak 42 milyar TL’ye çıkaran Kuveyt Türk, öz varlıklarını da yüzde 13 artırarak 3,4 milyar TL’ye yükseltti.

Toplanan fonlarda yine aynı döneme oranla yüzde 27 artış sağlayarak 28 milyar TL’ye ulaşan Kuveyt Türk, fon kullandırımında ise yüzde 27 artış gerçekleştirerek 27 milyar TL’lik fon kullandırdı.

“YURTDIŞI BÜYÜME ÇALIŞMALARIMIZ YENİ DÖNEMDE ÖNEMLİ BİR YER TUTUYOR”

Yılsonu hedeflerine planladıkları şekilde ulaştıklarını belirten Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan şunları söyledi: “2015 yılsonu itibariyle büyüme ve karlılıkta sektör ortalamasının üzerinde rakamlar elde ettik.

27 yıldır istikrarlı olarak büyümesini sürdüren bir bankayız. Başarımızın temelinde, müşteri ihtiyaçlarını doğru okuma ve buna uygun ürünler geliştirme yaklaşımımız yer alıyor “ dedi. 2016 hedeflerinden de bahseden Uyan, “2016 yılında çalışmalarımızı KOBİ/esnaf bankacılığı, portföy yönetimi, dijital bankacılık alanlarına yoğunlaştırmayı planlıyoruz.

Bu yıl alternatif dağıtım kanallarımızı geliştirmeye ve yaygınlaştırmaya odaklanacağız. 2015 yılında yeni açılan yurt içi 52 şube ile özel bankalar arasında en fazla şube açan banka olduk. 2016 yılında ise 30 yeni şubemizi daha açarak müşterilerimizin en yakınında olma gayretimizi sürdüreceğiz.

Ayrıca özel bankacılık hizmetlerimizi ve Almanya’daki iştirakimiz KT Bank AG’nin portföyünü geliştirmeye devam etmek de önceliklerimiz arasında yer alıyor. Yurtdışı büyüme çalışmalarımız yeni dönemde önemli bir yer tutuyor” dedi. 2015 yılında sektörde önemli adımlar atan Kuveyt Türk, katılım bankacılığı sektöründe bir ilke imza atarak Türkiye’nin katılım esaslı ilk portföy yönetim şirketi KT Portföy’ü, Almanya’nın ilk katılım bankası KT Bank AG’yi ve Özel Bankacılık Müdürlüğü’nü kurdu.


KAYNAK: MILLIYET.COM.TR

Bu banka'da karla kapatti...


Yakup

7 yıl önce - Pzr 13 Mar 2016, 14:09

Alıntı:
Burgan Bank'ın 2015 net kârı 52.2 milyon TL olarak gerçekleşti. Geçen yıla ilişkin finansal sonuçları paylaşan Genel Müdür Murat Dinç, bu dönemde bankanın kredi büyümesinin sektörün 7.5 puan üzerinde olduğunu ve nakdi kredilerin yüzde 27 artışla 9.2 milyar TL'ye çıktığını anlattı. Finansal sonuçlara göre bankanın toplam mevduatı yüzde 27 artışla 6.6 milyar TL oldu. Dinç, "2016 yılında da gerek ana ortağımızın desteği, gerekse dinamik ekibimizle büyümemizi sürdüreceğiz" dedi.


KAYNAK: SABAH.COM.TR

Türkiyede böyle bir banka oldugunu bilmiyordum...


osman yörükoğlu
7 yıl önce - Pzr 13 Mar 2016, 14:10



Yakup

7 yıl önce - Pts 14 Mar 2016, 16:24

Alıntı:
Katar'ın Ankara Büyükelçisi Salem Mubarak Al-Shafi, Türkiye'de birkaç banka ile hisse alımı konusunda görüşmeler yaptıklarını belirtirken, tarım alanında da önemli yatırım planları olduğunu kaydetti.

Bu kapsamda ilk olarak 500 milyon dolarlık hayvancılık yatırımı öngörüldüğünü söyleyen Al-Shafi, Katar'da düzenlenecek 2022 Dünya Kupası için yapılacak stat ve diğer yatırımlarda Türk firmalarının öncelikli olduğunu bildirdi. Petrol fiyatlarındaki düşüşün Katar'ın yatırımlarını etkilemeyeceğini ifade eden Salem Mubarak Al-Shafi, turizm tesislerine yönelik de ilgilerinin bulunduğunu aktardı.

Habertürk'te yer alan haberde daha önce Amerika, İsviçre ve Kanada'da görev yaptığını ancak en verimli çalışmasını Türkiye'de gerçekleştirdiğini vurgulayan Al-Shafi, vizelerin kaldırılmasının da turistik ziyaretleri artıracağını anlattı.


KAYNAK: MILLIYET.COM.TR

Acaba hangi bankalar bunlar..?



imrancuhadar

7 yıl önce - Pts 14 Mar 2016, 16:30

Alıntı:


Burgan Bank'ın kârı 52.2 milyon

Türkiyede böyle bir banka oldugunu bilmiyordum...


Adamların web sitesi arayüzü güzel duruyor. Ben de ilk kez duydum.


Yakup

7 yıl önce - Prş 17 Mar 2016, 12:51

Alıntı:
Odeabank 2015 yılında, aktiflerini yüzde 25, mevduatlarını yüzde 20, kredilerini ise yüzde 21 artırarak 50.3 milyon TL net kâr elde etti. Böylece özel mevduat bankaları arasında mevduatlarda 8’inci, toplam aktiflerde ise 9’uncu büyük banka konumuna yükseldi.

Türk bankacılık sektöründe 15 yıl aradan sonra sıfırdan lisans alan ilk banka olan ve 2012 yılı itibariyle faaliyete geçen Odeabank, iç ve dış piyasalardaki durgunluğa ve sıfırdan kurulan bir banka olması nedeniyle süregelen yüksek yatırım harcamalarına rağmen 2015 yılında, 2014 yılı sonuna göre aktiflerini %25 artışla 32.1 milyar liraya, mevduatlarını %20’lik artışla 25.3 milyar liraya toplam kredilerini ise yüzde 21’lik artışla 21.8 milyar liraya yükselterek yılı 50.3 milyon lira net kârla tamamladı.

Lübnan merkezli Bank Audi’nin Türkiye’deki iştiraki ve Türk bankacılık sektörünün genç oyuncularından Odeabank, yıl boyunca sektörün üzerinde bir büyüme performansı ortaya koyarak Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı sürdürdü. Türkiye’deki faaliyetlerine başlamasından bu yana geçen üç yılda elde ettiği başarılı finansal sonuçlarla, özel mevduat bankalar arasında mevduatlarda 8’inci, toplam aktiflerde ise 9’uncu büyük banka konumuna yükseldi.

Banka’nın 2015 yılı finansal sonuçlarını değerlendiren Odeabank Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Hüseyin Özkaya, “Sıfırdan kurduğumuz Odeabank ile sektörümüze farklı ve yeni bir hizmet anlayışı getirdik. Türkiye ekonomisinin sunduğu imkânlar paralelinde, tüm bankacılık ihtiyaçlarında ilk akla gelen bankalar arasında yer alma hedefiyle faaliyetlerimizi sürdürerek 2015 yılında da sektör ortalamasının üzerinde bir büyüme performansı sergiledik” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye bankacılık sektörü gibi rekabetin üst seviyede olduğu bir pazarda, kârlılığımızı sürdürerek bu performansa ulaşmanın, sadece ülkemizde değil uluslararası platformlarda da bir ‘başarı hikâyesi’ olarak nitelendirildiğini özellikle vurgulamak istiyorum.”

‘BANKACILIK SEKTÖRÜNDE BÜYÜME YAVAŞ KALDI’

2015 yılında Türkiye ekonomisindeki büyümenin görece güçlü, bankacılık sektöründeki büyümenin ise genel ekonomideki büyümeye kıyasla daha yavaş kaldığına dikkat çeken Özkaya, “BDDK verilerine göre, 2015 yılında bankacılık sektörü aktifleri bir önceki yıl sonu ile karşılaştırıldığında %18,2 oranında büyüyerek 2 trilyon 357 milyon TL’ye yükseldi. Krediler yılı %19,7 büyüme ile 1 trilyon 485 milyar TL’de tamamlarken, mevduatlar %18,3 artışla 1 trilyon 245 milyar TL’ye ulaştı. Zorlu finansal koşullardan sektörün kârlılığı olumsuz etkilenirken, aktif kalitesinin güçlülüğünü koruyabildiğini söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.

ENFLASYONUN SEYRİNİ YİNE GIDA FİYATLARI VE DÖVİZ KURLARI BELİRLEYEBİLİR

Açıklamasında Türkiye’nin ekonomik görünümünü de değerlendiren Özkaya, enerji fiyatlarındaki düşük seviyelere rağmen enflasyonda arzu edilen iyileşmenin kaydedilememesinin Türkiye ekonomisi açısından önemli bir zorluk olduğuna işaret ederek, “Tüketici enflasyonu 2015 yılını %8,8 seviyesinde tamamlamıştı. Yeni yılın ilk ayında ise gerek kamunun yaptığı fiyat ayarlamaları gerekse yüksek gıda fiyatlarının etkisi ile TÜFE bir önceki aya göre %1,8 arttı. Böylece yıllık enflasyon %9,6’ya yükseldi. Şubat’ta ise gıda fiyatları enflasyonunun mevsimsel ortalamalarının altında kalması ile yıllık enflasyon %8,8’e geri dönerek ne mutlu ki çift haneli seviyelerden uzaklaştı. Enerji fiyatlarındaki düşük seviyelere rağmen orta vadede döviz kurlarının ve gıda fiyatlarının enflasyondaki iyileşmede belirleyici olacağını düşünüyoruz” dedi.

Enflasyonun yılın ilerleyen döneminde gerileyebilmesi için döviz kurlarında istikrarın sağlanmasının önemine dikkat çeken Özkaya, “Döviz kurunda istikrar için Merkez Bankası’nın kısa vadede likidite politikasını bir süre daha sıkı tutması gerekebilir. Orta vadede ise enflasyonla mücadeleyi destekleyecek yapısal reformların gerekli olduğuna inanıyoruz” diye konuştu

REFORMLARIN MORAL ETKİSİ İLE TÜRKİYE POZİTİF AYRIŞABİLİR

Türkiye ve çevre ülkelerdeki sıcak politik gündem nedeniyle ekonomik gelişmelerin maalesef ülke gündeminin arka sıralarında kaldığını ifade eden Özkaya, yılın ikinci yarısında iç piyasaları küresel piyasalardan olumlu yönde ayrıştırabilecek gelişmelerin ortaya çıkabileceğini söyledi. Özkaya, “küresel belirsizliklerin bir miktar hafifleyebileceği yılın ikinci yarısında Türkiye potansiyelini daha da yukarı çıkarabilmek için ev ödevlerine daha fazla yoğunlaşabilecektir. Böylece yapısal reformların moral etkisini bu yıl içerisinde görmeye başlayabileceğimizi ve olası küresel oynaklıklardan daha az etkilenerek pozitif ayrışabileceğimizi düşünüyoruz” dedi.

'TÜRKİYE EKONOMİSİ %3.6 BÜYÜR’

Dünya ekonomisindeki yavaşlamanın bir süre daha hissedilebileceği varsayımı ile Ocak-Şubat döneminde görülen ivme kaybının yılın ilk yarısında son bulacağını ve ikinci yarıda, ekonomik aktivitenin toparlanacağını düşündüğünü belirten Özkaya, yılın ikinci yarısında hem küresel hem de yurtiçi belirsizliklerin azalması sayesinde Türkiye ekonomisinin yılı %3,6’lık bir büyüme oranı ile tamamlayacağını tahmin ettiklerini de sözlerine ekledi.


KAYNAK: MILLIYET.COM.TR

Bu banka'da 2015'i güzel bitirmis...


Yakup

7 yıl önce - Prş 17 Mar 2016, 17:32

Alıntı:
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, Türkiye'nin bankacılık mevzuatının, uluslararası Basel standartlarına tam uyumlu bulunmasına ilişkin, "Türkiye'nin borçlanmasına, ülke kredi notuna olumlu yansıyacaktır. Ayrıca sektöre girecek muhtemel yabancı oyuncuların da iştahını artıracaktır" dedi

AA muhabirine Türkiye'nin bankacılık mevzuatının uluslararası Basel standartlarına tam uyumlu bulmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Akben, bu gelişmenin Türkiye'nin bankacılık sektörü açısından çok önemli olduğununa dikkati çekerek, "Bu durum bankacılığımızın güvenilirliğinin bir nevi tescilidir" dedi.

Türkiye'nin hem sermaye yeterlilik hem de likidite gibi tüm standartlarda uluslararası bankacılık yaptığını söyleyen Akben, şöyle devam etti:

"Bankacılık sektörümüz standartların birinde uyumlu ya da birinde uyumsuz şeklinde değil, tüm standartlarda topyekun uyumludur. Bu bankacılığımız açısından önemli bir statü kazanımıdır. Bu durum Türkiye'nin borçlanmasına, ülke kredi notuna olumlu yansıyacaktır. Ayrıca sektöre girecek muhtemel yabancı oyuncuların da iştahını artıracaktır. Türkiye'nin bankacılığının güvenilirliğini sadece sözde değil, bütün otoritelerce de tescil edilmesi önemli...Katar'ın Türkiye'ye ilgisi devam ediyor. Katar Büyükelçisi randevu talep etti. Bu açıklamanın etkisi olmuş mudur bilmiyorum. Önümüzdeki günlerde bir çok uluslararası kuruluşun Türk bankacılığıyla ilgili soru işaretlerinin ortadan kalkmasına, Türk bankacılığına olan güven ve ilginin daha da tescilleneceğine ilişkin beklentimiz arttı. Bütün bankacılık sektörümüze böyle bir yapıyı oluşturmamızda katkılarından dolayı teşekkür ediyorum."

Yabancıların yeni banka lisansı alma ya da mevcut bankalardan birini satın alma gibi başvurularının olup olmadığına ilişkin soru üzerine Akben, "İranlıların talepleri var. Onlarla görüşme yapılacak. İran'dan 2 tane banka ciddi manada Türkiye'de sıfırdan lisans alarak banka kurmak istiyor. Onlar Türkiye'yi Avrupa'ya ve dünyaya açılmada önemli görüyor. Bugüne kadar bu konular Birleşmiş Milletler (BM) kararları ve İran-Türkiye ilişkileri nedeniyle beklemedeydi. Önümüzdeki dönemde İran'ın ciddi manada bu alana gireceğini düşünüyoruz" şeklinde cevap verdi.

"SEKTÖR GENELİNDE POZİTİF ETKİSİ OLACAK'

DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş ise "Basel Komitesinin bankacılık mevzuatımızın uluslararası Basel standartlarına tam uyumlu olduğunu ifade eden kararı, AB düzenlemeleri nezdinde eşdeğer ülke statümüzün yeniden değerlendirilebilmesi için önemli bir dayanak niteliği taşıyor. Bu yönü ile gelişmeyi çok önemli ve olumlu değerlendiriyorum" dedi.

BDDK’nın yürütüğü çalışmaların sonucu olarak mart ayında mevzuatta bazı güncellemeleri devreye alacağını belirten Ateş, tüketici kredilerine uygulanan risk ağırlıklarının uluslararası Basel normlarındaki seviyeye gelmesi yönüyle olumlu bir etkinin söz konusu olacağını vurguladı.

Ateş, diğer yandan nitelikli borçlanma aracı kabul edilmeyen sermaye benzeri kredilerin sermaye yeterlilik hesaplamalarında dikkate alınma oranlarının düşürülmesi yönüyle olumsuz bir etkinin de yaşanacağına işaret ederek, "Bankalar özelinde farklı sonuçları olmakla birlikte sektör genelinde pozitif etkisinin olacağını düşünüyorum" diye konuştu.

"TÜRKİYE BASEL III'E HIZLI ADAPTE OLACAK"

Turkey Macro View (TMV) Consulting Yönetici Direktörü Ferhat Yükseltürk, Türkiye bankacılık sektörü 2001 krizi sonrası önemli bir yeniden yapılanma yaşadığını anımsattı.

Uuslararası alanda da düzenleme ve denetlemedeki başarılarının sürekli takdir topladığını ifade eden Yükseltürk, "Yüksek ve kaliteli sermaye yapısı ile buna yönelik BDDK tarafından uygulanan likidite düzenlemesi, yüksek sermaye yeterliliği rasyosu zorunluluğu, tüketici kredilerine getirilen yüksek risk ağırlıkları, genel karşılık gibi düzenlemeler, aslen Basel III tarafından getirilen tampon sermaye, likidite yeterliliği, çekirdek sermaye gibi yeniliklerin Türkiye tarafından çok kolay bir şekilde uygulanmasına olanak sağladı" dedi.

Yükseltürk, dünyanın 2008 krizi sonrası farkına vardığı risklere Türkiye'nin daha önceki deneyimleri nedeniyle hazırlıklı olmasının bankacılık sektörünün bu zorlu dönemi daha güçlü geçirmesini sağladığını kaydetti.

Basel Komitesi tarafında tüm ülkelere yönelik yapılan Basel III kriterlerine uyum raporunda Türkiye’nin olumlu bir değerlendirme almasının bu anlamda sektörün içerisinde yer alanlar için bir sürpriz olmadığını belirten Yükseltürk, şunları dile getirdi:

"Bununla birlikte Türk bankacılık sektörünün görece olumlu yanlarını ve mevcut koşullar altında artan makro ekonomik istikrarı güçlendirme ihtiyacını dikkate alarak, Basel III düzenlemeleri hayata geçerken, Basel III haricinde Türkiye’de halihazırda uygulanan sıkı standartların gevşetilerek risklerin dengelenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye güçlü kamu maliyesi ve sağlıklı sermayelendirilmiş bankacılık sektörü sayesinde Basel III’e hızla adapte olabilecek ülkelerin başında yer almaktadır. Ancak Türkiye’ye özgü bazı standartlar gevşetilmeden Basel III’ü hayata geçirmek bankacılık sektöründe, dolayısıyla reel sektörde süregelen riskleri artırabileceği unutulmamalıdır."

"BASEL III'TE İKİ KAVRAM ÖNE ÇIKIYOR"

Ziraat Yatırım Ekonomisti Bora Tamer Yılmaz, Türkiye bankacılık sisteminin Basel III'e başarılı bir şekilde entegre olacağını belirterek, "Bunu temel anlamı ile Türkiye’nin 2008 krizi sonrasında 'finansal istikrar' kavramını gelişmiş ülkeler kadar, hatta, daha hızlı kavrayıp günlük yaşamda uygulamaya geçirmesine bağlamaktayız" dedi.

2011 yılında hayata geçen Finansal İstikrar Komitesinin sektörü düzenleyici tarafta BDDK üzerinden para politikası anlamında da yenilikçi makro ihtiyati tedbirler alınarak TCMB üzerinden sektörü uluslararası standartlara hazırladığını anlatan Yılmaz, örneğin kredi büyümesini frenleyen tedbirler, finansal istikrarı sağlamak adına banka sermaye rasyolarının güçlendirilmesi ve tüketiciye yönelik düzenlemeleri aradan geçen süre zarfında sektörün Basel kriterlerine yeter zaman içinde adapte edilmesine yardımcı olduğunu ifade etti.

Yılmaz, şöyle devam etti:

"Basel III’te iki kavramın öne çıktığını düşünüyoruz. Birincisi, 'inter-connectedness';Bankaların birbirleri ve reel sektörle sahip oldukları bağlantıların sistem üzerinde ne kadar risk oluşturacakları. İkincisi; 'döngüsel sermaye tamponu'. Bankaların 'ak akçe kara gün içindir' atasözümüz ile uyumlu şekilde ekonominin büyüme sürecinde ilerideki olası zor dönemler için pay biriktirmeleri.

Belirttiğimiz kurumlar Türkiye’de sektörü Finansal İstikrar Komitesi bünyesinde finansal şoklara karşı daha dayanıklı hale getirerek bahsettiğimiz kavramlarım sektörde hayat bulmasını sağladılar. Ek olarak, önümüzdeki dönemde kredi-teminat oranı yerine kredi-gelir oranı kavramının da küresel çapta standart hale gelebileceğini öngörüyoruz. Yeni Zelanda ve İngiltere’de örnekler başladı."

Yılmaz, bu bağlamda Türkiye’nin de benzer çalışmalar eşliğinde uygulamaya geçebileceğini ve bu alanda da bankacılık sektörünün dünya standardını yakalayabileceğini sözlerine ekledi.


KAYNAK: MILLIYET.COM.TR

Bankalarimiz cok saglamdir..



Yakup

7 yıl önce - Pts 28 Mar 2016, 10:20

Alıntı:
TCMB'nin 31 Aralık 2015 tarihinde sona eren 84. hesap dönemi bilançosu bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandı.

Bilançoya göre, TCMB 2015 yılında dönem karını 2014 yılına göre yüzde 60,4 artırarak 13 milyar 857 milyon 321 bin 192 lirayla rekor seviyeye taşıdı.

TCMB 2014 yılında 8 milyar 641 milyon 643 bin 826 lira dönem karı açıklamıştı.Dönem karının tamamına yakını yasal karşılıklar ayrıldıktan sonra ana hissedar olan Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'na nisan ayı içinde aktarılacak.

'OLAĞAN DIŞI BİR YIL GEÇİRDİĞİNİN GÖSTERGESİ'

ALB Forex Araştırma Uzmanı ve UZMANPARA yazarı Enver Erkan, Merkez Bankası’nın kar etme hedefi ve amacı gibi bir durum söz konusu olmadğına dikkati çekerek "Bankanın 2014 karı olan 8.6 milyar TL bile çok yüksekken, 2015 yılında bu rakamın 13.9 milyar TL ile rekor seviyeye çıkması oldukça olağan dışı bir yıl geçirildiğinin göstergesidir" dedi.

'FAİZ 2014'E GÖRE DÜŞÜK OLMASINA RAĞMEN YÜKSEK'

Merkez Bankası’nın karının artmış olmasının TL işlemlerinden faiz ve döviz alım satımlarından kur farkı almasıyla olabileceğini belirten Erkan, şöyle konuştu:

"Sonuç olarak piyasaya likidite veren Merkez Bankası’nın TL işlemlerinden elde ettiği gelir, faiz seviyesi 2014'e göre düşük olmasına rağmen halen yüksektir. Döviz ise 2015 yılında 2014 yılına göre çok yükselmiş olduğundan Merkez Bankası’na döviz alım satımından kur kazancı olarak yansımıştır. Hatırlayalım, 2015'te TL dolara karşı yüzde 20 değer kaybetmişti. Anlaşılan o ki, Merkez Bankası’nın yüksek kar etmesi değil, düşük kar etmesi ekonominin stabil olduğunu gösterir. Çünkü yüksek faiz ortamı ve buna rağmen değer kaybeden TL böyle bir duruma sebebiyet verebilir."


KAYNAK: MILLIYET.COM.TR

Güzel bir haber..!!


Cemoli D18
7 yıl önce - Pts 28 Mar 2016, 23:15



sayfa 4
« önceki   12345 ... 505152   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET