1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
İsmail Şahin
10 yıl önce - Pts 14 Oca 2013, 23:36
Tren ve demiryolu tutkunuz nasıl başladı, ne şekilde devam ediyor?
Trenle ilk tanışmam Aydın'da olmuş. 2 yaşında İstanbul'a taşınmışız. Daha sonraları Küçükyalı'da oturan dedemlere her bayram ziyaretine gidişimizde, abimle beraber balkondan tren geçişlerini seyredişimizi, yine Küçükyalı'da buharlı lokomotif geçişini hatırlıyorum.
Süreyyaplajı'nda oturan bir akrabamızı ziyaret için banliyö trenine bindiğimizi hatırlıyorum.
......
Ortaokul yıllarında istasyon çalışanlarından istediğim ve çoğunun verdiği tren resimleri, Gebze'ye kadar gidip istasyon çıkışından itibaren sol taraftaki balast kalıntılarını takip ederek bulduğum - şu anda gar inşaat sahası tarafında kalan - tünel girişi, sonrasında ilk uzun mesafe dediğim Adapazarı yolculuğu, hangi ekspres saat kaçta kalkıp nereye gidiyor ezberlemeleri, lise yıllarında Demiryol dergisi aboneliğim ve tren tarifelerine bakarak Bilecik yolculuğum ve 5 dk içinde karşıdan gelecek İstanbul trenine bilet alışım.
Üniversite yıllarında hergün İstanbul - İzmit tren yolculuğu. Sabahları Ada trenine binmeyip 1 saat sonraki Boğaziçi Ekspresini bekleyişlerimiz. Yine bir Ada treni yolculuğunda Gebze çıkışında deniz tarafında kalan eski demiryolu tünelini görüşüm....
Okul bitti, askerlik, iş-güç, evlilik, çoluk-çocuk derken trenler unutuldu.
3 - 4 sene öncesine kadar ne olduysa içimdeki tren sevgisinin kıvılcımları yeniden alevlendi.
Hem de ne alevlenme, artık internetten bol bol tren resimleri, videoları, dökümanlar arayıp bulma dönemi başladı.
2010'a Eğirdir'de çektiğim 80 küsur demiryolu fotoğrafı, İstanbul'da karlı bir günde çektiğim Bostancı - Haydarpaşa arası fotoğraflar vs....
Tıklım tıklım bir Ada treniyle gidiş-dönüşüm, Kadıköy'de gezerken son anda Haydarpaşa'ya dönüş yapıp Boğaziçi Ekspresiyle Eskişehir yolculuğuna çıkıp Bozüyük'ten otobüsle geriye dönüşüm.
Tam tren yolculuklarını düşünürken trenler iptal edildi, mevcut seferlerin saatleri uymaz oldu, hatlar söküldü.
Bazen Arifiye'den 07.30'de kalkan Boğaziçi Ekspresine binmek için İstanbul'dan kaçta çıkmam gerektiğini düşünüyorum. Ama evdekilere ne diyeceğim
Sivas - Erzincan arasını gündüz gözüyle görmek için hangi trenlere binmem lazım, kaç gün sürer bu kaçamak?
Toros tünellerini yaya olarak geçebilir miyim?
Karadeniz Ereğli - Kandilli arasındaki 13 kilometrelik demiryolunun -yakın zamanda söküldü- izlerini takip etmek kısmet olacak mı?
Ne bileyim işte, birden içimden geldi bunları yazmak.
Bol trenli günler dileğiyle....
(+)
Bostancı istasyonundan bir kare.
(+)
Erenköy istasyonundaki sayding hatlar..
|
 |
Cem.Aydın
10 yıl önce - Sal 15 Oca 2013, 00:00
İlk olarak Adana - Mersin trenine binmiştim yanlış hatırlamıyorsam. Ondan sonra pek binme sansım olmadı, tak i ünivertsiteye gidene kadar. Eskişehir de okuyorsanız hele de eviniz gara bakıyorsa ıster ıstemez insan trenlere aşık oluyor. Gece calan duduklerle az uyanmadım 6 sene boyunca İstanbul a hiç otobüsle gitmedim. Hep ternle gittim. Özellikle tren kalkınca yemekli vagona gecip orda bira eşliğinde tanıdık tanımadık kişlerle yapılan muhabbetler hala aklımdadır. Biri yataklı vagonla olmak üzere iki kez de Eskişehir - Mersin yolcululuğu yaptım ki yataklı vagonla olan hayatımın en güzel yolculuğuydu. tren severlere tavsiye ederim bu yolculuğu eşşiz manzarasından ötürü. Şimdi sadece Mersin-Adana hattını kullansamda tern yolculuğu hep bir numaradır gözümde..
|
 |
emrenmert
10 yıl önce - Sal 15 Oca 2013, 00:29
İlk bindiğim tren Kapıkule Ekspresi'ydi. Sabah 10:00'da Çerkezköy'de trene binmiş, 11.45'te Lüleburgaz'da inmiştim. Lüleburgaz'daki akrabalarımızı ziyarete gitmiştik. O zamanlar Trakya trenlerinde kompartımanlı vagonlar da vardı. Bilet fiyatının 600 bin TL olduğunu hatırlıyorum. Sene 1996'ydı, 5 yaşındaydım. O zaman trenleri çok sevmiş, niçin yaşadığımız yer olan Saray'a da tren gitmiyor diye çocuk aklımla üzülmüştüm hatta. Daha sonra da pek çok kez Çerkezköy-İstanbul arasını trenle gidip geldim. Sirkeci garı, zeytinburnu istasyonu, bakırköy istasyonu, kanarya istasyonu; benim için sadece ulaşım platformları değil anılarla dolu yerler. Gideceğimiz yer Halkalı-Sirkeci arasındaysa Halkalı'da iner, aşağı yukarı 30 dk sonra gelen banliyö trenine binerek devam ederdik. Biletinizi Sirkeci'ye göre aldıysanız, banliyö trenine bir kez bedava binme hakkınız vardı. Sirkeci'ye yakın ya da oradan ulaşılabilecek bir yerse, Sirkeci Garı'nda inerdik.
Şimdi ise Edirne'de öğrenciyim. Sık sık Çerkezköy-Edirne arasında trenle yolculuk ediyorum. Süresi otobüslerle neredeyse aynı (rötar olmazsa), fakat bilet fiyatı yarısı ve konfor iki katı. Sabahın köründe karga kahvaltısını etmemişken,sırf tren için yollara düşmek bile trenlere olan sevgimin göstergesi.
Ayrıca İstanbul'a gidiyoruz, deyince eğer otomobile binmeyeceksek direkt tren akla gelirdi bizde. Hatta bu yüzden İstanbul'a yüzlerce kez gitmiş olmama rağmen Esenler Otogarı ile geçen sene tanıştım.
Fakat Haydarpaşa'yla ve Anadolu demiryollarıyla tanışmak henüz mümkün olmadı. Belki Marmaray'dan sonra Anadolu demiryollarını görebilirim, ama Haydarpaşa'yla hiçbir ilişkim olamayacak gibi görünüyor.
İnşallah bir gün aynı yolları hızlı trenle de kat etmek nasip olur...
Anılarımın istasyonları (fotoğraflar alıntıdır):
Çerkezköy:
(+)
Lüleburgaz:
(+)
Alpullu:
Edirne:
Halkalı:
(+)
Sirkeci:
En son emrenmert tarafından Sal 15 Oca 2013, 00:47 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Tarık Akın
10 yıl önce - Sal 15 Oca 2013, 00:37
Biz tren severler icin cok hos bir baslik olmus.
Kucuk cocuklugumda bir kere Tuzla'ya trenle gittigimizi hatirliyorum.
Gencligimizde Yenikapi'dan Florya'ya trenle denize girmeye giderdik.
21 yasimda, Ankara'da askerligini yapan bir arkadisimizi ziyarete trenle gittik. Cuma aksami yola ciktik. Cumartesi sabahi Ankara'daydik. Cumartesi gunu biraz Ankara'yi gorup arkadasimizi ziyaret ettik. Aksam yine trenle Istanbul'a hareket ettik. Yolculugumuzu pulman koltuklarda yapmistik. Soguk kis gecesinde trende sicaktan pistigimizi hatirliyorum.
Calisma hayatimda Avrupa'ya gittigimde sehir ici ve disi yolculuklarda treni cok kullandim.
Bunlara ragmen trenin benim icin fazla bir onemi yoktu. Ta ki 5-6 sene oncesine kadar. Birden bire icimde tren tutkusu olusuverince bir kac kere Bandirma-Izmir yolculugu yaptim.
Bundan sonra trene binmek hep firsat yaratmaya calistim.
Mersin-Adana, Istanbul-Eskisehir, Eskisehir-Ankara hizli tren, Ankara-Istanbul yatakli tren, Denizli-Izmir, Izmir-Selcuk, Istanbul-Konya yatakli tren, seferlerin iptali oncesi ilk ve son kez Bostanci-Adapazari (iyi ki yapmisim), yolculuklari bir birini takip etti. Unuttuklarimda olabilir.
Is icin karda kista Edirne'ye otobusle gidis donuslerimi hatirladikca niye tren hic aklima gelmedi diye hayiflaniyorum.
Istanbul'dan Edirne'neye gunde karsilikli birer tane olan ve bana gore saatleri son derece kotu olan trene nasil binecegimi dusunup bulamiyorum.
Eregli'deki ERDEMIR fabrikasindan baslayarak tarih olan Armutcuk hattini takip ettim.
Istanbul'un demiryolu yeniden acildiginda yatakli trenle Denizli'ye ve kisin Kars'a gitmek istiyorum.
Eger ilerde imkanim olursa Sibirya ekspresine binip Rusya'dan Cin'e gitmek istiyorum. Insanin hayalleri olmasi guzel birsey.
Benim icin tatil yazin denize girmek, kisin kar tatili yapmak demek degil. Trene binip bir yerlere gitmek demek artik.
|
 |
Ömer YILMAZ
10 yıl önce - Sal 15 Oca 2013, 00:40
İl kez trene binme deneyimine Ankara'dan Manisa'ya giderken Mavi Tren sayesinde erişmiştim (2009 ya da 2010 olmalıydı)
Onca otobüs yolculuğuna rağmen hayatımdaki en konforlu uzun yolculuğa çıkmıştım.
Ankara'dan Manisa 16 saat sürmüştü. Ama geçtiği o güzel doğa manzaralarının bulunduğu güzergahlar o uzun yolculuğu daha zevkli hale getirdi, hele o dağların dibinden geçerken...Akan muhteşem Ege'nin dereleri...
Mavi Tren ve Karesi Ekspresi çalışıyor mu hala
Gidip bir bilet alacam, bir bakayım İzmir'e 
|
 |
FuatUler
10 yıl önce - Sal 15 Oca 2013, 00:49
Tren yolculugunu severim. Ortaokul ve lise yillarinda (1970 sonlari ve 1980 baslari) Bakirkoy-Sirkeci arasinda banliyo trenlerini hergun kullandim. Istanbul-Ankara arasinda cok kez trenle yolculuk ettim, hem pullman hem yatakli vagonlarda. Yemekli vagonda oturup etrafi seyrederek yemek yemenin zevki cok buyuk.
Bir kez 1977de Istanbul-Adana-K. Maras bir kez de 1990da Istanbul-Erzurum seyahati yaptim yine yatakli ile (birincisinde Adana'ya kadar yatakli). Her ikisinden de cok buyuk zevk aldim. Ara istasyonlarda bircok saticilar gelirdi trenin yanina. Bir de cocuklar gazete isterlerdi yolculardan. Yolcular da okuyup bitirdikleri gazeteleri cocuklara atarlardi. Bugun artik bu olmuyordur herhalde. Tren yolculugunun sevmedigim tarafi (afedersiniz) tuvalete gitmekti. Trenlerdeki tuvaletler simdi nasil bilmiyorum.
Avrupa'da (Ingiltere, Almanya ve Isvicre'de) ve ABD'de de birkac kez trene binme firsatim oldu. Almanya'da trene bindigim sene 1977ydi, yani Istanbul-Adana yolculugunu yaptigim ayni sene. Munih'ten Hannover'e gitmistim annem ve kardesimle. Trenlerin dakikligi ve hic sarsilmadan gitmeleri dikkatimi cekmisti. Ama belki de bana oyle geldi.
Turkiye'de oldugum zaman kandiracak biri ariyorum kisa bir tren yolculugu icin Edirne veya Adapazari taraflarina, gunu birligine ama kimse yanasmiyor ailemden, ben de tek basima gitmek istemiyorum, bir turlu kismet olmadi.
|
 |
emrenmert
10 yıl önce - Sal 15 Oca 2013, 03:11
İzmir Mavi Treni de, Karesi Ekspresi de seferlerine devam ediyor.
Şu an mevcut Ankara kalkışlı trenler
* Yüksek hızlı trenler (Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya)
* İzmir Mavi Treni (Ankara-İzmir)
* Karesi Ekspresi (Ankara-İzmir)
* Doğu Ekspresi (Ankara-Kars)
* Güney Ekspresi (Ankara-Diyarbakır)
* Çukurova Mavi Treni (Ankara-Adana)
* Van Gölü Ekspresi (Ankara-Tatvan)
* 4 Eylül Mavi Treni (Ankara-Malatya)
* Transasya Treni (Ankara-Tahran)
* Bölgesel Trenler (Ankara-Polatlı, Ankara-Kırıkkale)
|
 |
Aras Berkin
10 yıl önce - Sal 15 Oca 2013, 03:36
Küçükken dozer kamyon ve traktör takıntım varmış. Yolda iş makinası görünce binmek için tutturur, yırtınıp tepinirmişim.
Ben 3 yaşındayken kızkardeşimin doğduğu günü hatırlıyorum. Dedem ben tutturunca gelmiş, hastanenin önündeki dozerlere tırmanırken hatırlıyorum kendimi
Zamanla dozer ve kamyon takıntım tren takıntısına döndü.
Dedem her zaman bana bu konuda refakatçı oldu. İstanbul Maltepe'de halen oturmakta oldukları bir apartman var, 500 metreden az mesafeden geçer demiryolu. O eve şu anda bile gittiğimde çocukluğumun haftasonları gelir aklıma, içim bir hoş olur.
10 yaşından küçükken benim haftasonu aktivitem dedemle Adapazarı ekspresine binip İzmit'e gidip gelmekti. Adamcağız bana hiç hayır diyemezdi, ben vagondan vagona koşturup dururken gazete okuyarak vakit geçirirdi
Tabii Ankara'dan gelen trenler Ada ekspresine göre daha şık olurdu, İzmit'den dönüşte onlara binmek isterdim ama istasyon görevlileri bindirmezlerdi
Bir keresinde Maltepe istasyonunda yük trenlerine binip inerken sürünmüştüm, yüzüm gözüm is içinde eve gelince anneannem şok olup direk banyoya yollamıştı
Bu arada rivayete göre 1996'da 5 yaşındayken Paris'e amcamlara ziyarete gittiğimizde tam 1,5 saat boyunca Gare du Nord'da iki katlı trenlere ve hızlı trenlere (TGV) bakmışım.
Bu mühendislik harikalarına halen hayranım.
Demiryolu seyahati kadar hiçbir seyahati sevmem. Bundan sonra değişmez herhalde
|
 |
Kenan Eryılmaz
10 yıl önce - Sal 15 Oca 2013, 09:12
Trene ilk kez 1988 yılında Adapazarı - Haydarpaşa arasında bindim.
Sonraki yıllarda Eskişehir seyahatlerim oldu. Meram ve Boğaziçi Ekpresleri ile unutulmaz yolculuklar yaşadım. Gidenler bilir; Arifiye'den başlayarak Bozüyük'e kadar unutulmaz manzaralar vardır.
1998 yılında lise öğrencisi iken Eskişehir'de Sakaryaspor'un 1. lige yükselme maçları vardı. TCDD, Sakaryaspor taraftarları için özel tren tahsis etmişti. Tren o kadar uzundu ki lokomotif ve öndeki ilk 3 vagon perondan dışarı çıkmıştı. Bilecikten sonra Karaköy'e doğru çıkmaya başladık ama katar uzun ve hıncahınç taraftar doluydu. E 43000 serisi lokomotifin gücü yetmedi ve Karaköy'e varamadan olanca hızımızla Bilecik'e doğru kaymaya başladık. Bilecik'te en arkaya başka bir E 43000 bağladılar ve bu şekilde yol aldık.
Sonraki yıllarda da tren yolculuklarım oldu. Adapazarı Ekspresi ile 1988 yılında başlayan arkadaşlığım seferlerin iptal edilmesine kadar devam etti. Bunun yanı sıra anahat ekpresleri ile Bilecik ve Eskişehir güzergahlarında yolculuklar yaptım. Bir keresinde Haydarpaşa'dan Adapazarı Ekpresine binmeyip Güney Ekpresi ile Arifiye'ye kadar gittim. Sonra arkadan gelen Adapazarı Ekspresi ile Adapazarı'na gittim.
Mayıs 2010 tarihinde bir iş sebebi ile günübirlik Ankara'ya gitmem gerekti. Otobüs ile daha kısa sürede ulaşma imkanım olmasına rağmen ben treni tercih ettim. Başkent Ekpresi+YHT - YHT+Sakarya Ekpresi kombine biletlerimle bu seyahatleri gerçekleştirdim.
Bütün bu yazdıklarım hep tren sevdam yüzündendir. Demir tekerleklerden, raylardan çıkan o sesler biz tren tutkunlarına şarkı gibi gelir.
|
 |
Ömer_KSK
10 yıl önce - Sal 15 Oca 2013, 10:00
Ben küçükken oturduğumuz ev Karşıyaka-Alaybey civarlarındaki demiryoluna bakardı. Tren geçtiği zaman geçen trenleri evden izlerdim. Yük trenlerinin vagonlarını sayardım. 2-3 kez eski Basmane-Çiğli banliyö trenine binmişliğim de oldu.
Lise yıllarında Adana-Mersin trenlerine çok bindim. Şimdi ise İZBAN ile sık sık yolculuk yaparım.
Uzun bir tren yolculuğu yapamamış olsam da küçükken oturduğumuz evin demiryoluna bakması tren tutkunu olmam için yeterli oldu.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|