Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
akif aktif
10 yıl önce - Cmt 05 Oca 2013, 15:56

Alıntı:
Dostum özgürlük sapıklık değildirki,sonuçta özgürlük bir kimseye zarar vermeyi doğru göstermez öyle değilmi..
Bugün Dinimizin içkiyi ve zinayı yasaklıyor oluşu başka insanlara zararı dokunacağından ve bireyin kendine vereceği zarardan dolayı değilmidir..Mantığı bu değilmidir yanılıyormuyum yoksa ??
Sonuçta özgür diye bir kimseninde başkasına zarar vermesi izin verilmezki..Sonuçta özgürlükte belli şartlar altındadır, yoksa anarşi doğar..
Çoğu benzerlikeri vardır bence , tıpatıp aynıdır demiyorum zaten ama benzerlikler söz k


Ben sosyalist değilim bunları sosyalist birine anlatmaya çalış


Uğur!
10 yıl önce - Cmt 05 Oca 2013, 16:00



Emre Ahmet
10 yıl önce - Cmt 05 Oca 2013, 16:03



Uğur!
10 yıl önce - Cmt 05 Oca 2013, 16:04



akif aktif
10 yıl önce - Cmt 05 Oca 2013, 16:07

Alıntı:
Adalet, Eşitlik Demek midir? (Mustafa SEZGİN)
Öncelikle “eşitlik” ve “adalet”in aynı şey olmadığını belirtelim. Fakat çoğu zaman, bu kavramların birbirine karıştırıldığını da görüyoruz.
Eşitlik, her yönden denk olma halidir. Adalet ise, hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi anlamına gelir.
Bu yüzden eşitlik, adalet; adalet de eşitlik demek olmaz. Hatta bunların birbirine zıtlık oluşturduğundan bile söz edilebilir.
Tabiatta adalet vardır ama eşitlik yoktur. Bazı dağlar büyük, bazısı küçüktür. Nehirler, göller ve diğerleri de öyle. Hepsini eşitlemeye çalışmak ne kadar anlamsız bir çaba olurdu.
İnsana iki, ata dört ayak verilmesinde bir eşitsizlik vardır. Ama bunda adaletsizlik yoktur. Çünkü insana iki, ata da dört ayak uygundur.
Ressam çizdiği tabloda çizgiyi yerli yerine oturtur. Renkleri, şekilleri eşitlikle değil, adaletle taksim eder. Ressamın eşitlik gözettiği yerde sanat ortadan kalkar.
Allah’ın işleri de eşitlik değil, adalete göre gerçekleşir.
İnsanların eşitliği, bütün insanların aynı olması demek olurdu ki bu imkansız bir haldir. Bu durumda ne anneden, ne babadan, ne de çocuktan söz etmek mümkündür.
Eşitlik olsaydı ne yer kalırdı, ne de gök!
Elektrik yükleri aynı olan bulutlardan şimşek çakmaz, hepsi aynı olan organlardan vücut oluşmaz, her günü birbirine benzeyen günlerden mevsimler meydana gelmezdi.
Böylece ne gece-gündüzden, ne büyük-küçükten, ne doğru-yanlıştan söz edilebilirdi.
Bülbül ile gülün eşit olmadıkları belli. Ama, her ikisi de ilâhî adaleti olanca güzelliğiyle yansıtmakta. Bülbüllüğün gerekleri neyse, hepsi ona adaletle verilmiş; hiçbir şeyi eksik bırakılmamıştır. Aynı şekilde güllüğün gerekleri de adaletle verilmiştir.
“Niçin o gül oldu, bu bülbül?” diye bir soru sormanın fazla bir anlamı yoktur. Sorulursa bile, “Allah öyle istedi.”den başka bir cevap olmayacaktır.
İşte bütün bunlar İlâhî adaletin harikulade tecellileridir. Biz bu tecellileri ibretle seyredip şu geçici dünya hayatında insanların farklı tarzlardaki sınavlarını da bu bilinçle değerlendirmeliyiz. Hikmeti, ancak âhirette anlaşılabilecek olan bazı farklılıkları hemen itirazla karşılamamalıyız.
Eşitlik ancak sosyal hayatta insanlar arasındaki yönetim ve haklar bakımından değerlendirilebilir. Bu anlamıyla eşitlik, herkese eşit fırsatlar tanınması, özel ayrıcalıkların olmaması demek olur. Bu eşitlik elbette vardır ve olmalıdır.
Ama kapasite, yetenek, ihtiyaç ve arzuları farklı olan insanlar arasında her bakımdan eşitlik, aslında adaletsizlik demek olur.
Sonuç olarak her şeyde eşitliği gözetmek bir anlam taşımaz. Bunu sadece şekil yönünden yapmak bile doğru değildir. Böylesi kimseler “simetri hastası” olurlar.
Şu halde gözetilecek ölçü eşitlik değil, adalettir.


Mustafa SEZGİN
http://www.hercocuk.org/index.php?oku=230



Emre Ahmet
10 yıl önce - Cmt 05 Oca 2013, 16:08

Alıntı:
Adaletin sonucunda eşitlik var, eşitliğin sonucunda adalet yok


Gerçekten bunu çok iyi dediniz


Bugutay
10 yıl önce - Cmt 05 Oca 2013, 16:15



mehmet kuruoglu
10 yıl önce - Cmt 05 Oca 2013, 16:19



Arif Akk
10 yıl önce - Cmt 05 Oca 2013, 16:52



veysel_d
10 yıl önce - Cmt 05 Oca 2013, 18:50



sayfa 2
« önceki   123 ... 121314   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET