1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
Alp
18 yıl önce - Pzr 06 Mar 2005, 22:14
Yurtsan bey,
Herşeyi döndüğümde uzun uzuna konuşalım.Şimdi konuşmamızda bakıyorum da bir yarar yok.Sonuçta beni "ajan" olarak nitelendirmeni de sitedeki arkadaşlarımın takdirine bırakıyorum.Üzerinize sıkılan böcek ilacıysa sizin şimdiye kadar belli reaksiyonları hastalık adına vermenizde gerekirdi görüyorum ki gayet sağlıklısınız demek ki AF şirketi yanlış yapmamış yolcularına... Bu arada bu kadar ağrınıza giden birşey bu ilaç olduğu kadar Almanya'nın istediği transit vizeyi de yazsaydınız keşke.
Yolculuğum sonunda başıma gelen herşeyi tarafsız bir göz ile sizlerle paylaşmam dileğiyle.
|
 |
Yurtsan Atakan
18 yıl önce - Pzr 06 Mar 2005, 23:30
Alp Bey,
Ajan latifesi sizin şahsıma yaptığınız hakarete varır sataşmalara karşılık bir latifeydi sadece.
Ancak yazımı özenle okumadan cevap ve mesaj yazmakta ısrarlı olduğunuzu görüyorum. Ben yazımda permethrin adlı aktif maddenin ABD Çevre Koruma Ajansı tarafından olası kanserojen madde olarak sınıflındarıldığını söylüyorum. Siz şimdi kalkmış ilacın etkilerini bu zamana kadar üzerimde göstermesi gerektiğini söylüyorsunuz. Buradan adınızın başında kullandığınız Dr. ünvanının tıp doktorluğu olmadığını anlıyorum. Eğer tıp doktoru olsaydınız, kanserojen maddelerin etkilerinin öyle birkaç günde ya da haftada değil yıllar sonra çıkacağını bilirdiniz. Hatta bunu bilmek için tıp doktoru olmaya da gerek yok, herhangi disiplinden bir doktorun kültürünün bu bilgiye vakıf olmaya yeterli olması lazım.
Almanya'nın istediği transit vizenin konuyla alakasını ise göremiyorum. Bir gazete yazarı olarak her konuyu yazmaya ne vaktim ne yerim yeterli değil ne yazık ki. Keşke yeterli olsa. Ayrıca bahsettiğiniz vize konusuyla ilgili bilgim de yoktu. Bilmediğim bir konuyu yazamazdım herhalde. Air France'daki olay başıma geldiği için bilgim oldu ve yazdım. Hay yazmaz olaydım. Türklerin üzerine, yolculardan izin almadan böcek ilacı, üstelik aktif maddesi olası kanserojen madde olarak sınıflandırılan bir böcek ilacı sıkan Air France değil ben suçlu çıkacağım neredeyse.
Yolculuk sırasında başınıza gelen şeyleri tarafsız olarak yazacağınızı söylüyorsunuz. Tarafsız olarak yazmanızı gerektirecek bir konu yok. Benim yazdıklarıma ekleyebileceğiniz sadece bir iki şey var. Biri ilacın markası. Hiç önemi olduğunu düşünmüyorum ama sayenizde bu bilgiye de sahip olursak, fazla bilgi göz çıkartmaz. İkinci ekleyebileceğiniz şey ise, eğer böyle bir gelişme yaşandıysa, Air France'ın bu çirkin uygulamasından vazgeçtiği ya da yetkili mercilerce vazgeçmek zorunda bırakıldığı olacaktır. Ki bu seçeneğin gerçekleşmesini çok isterim. En azından sonuç getiren bir yazı yazmış olurum ve Türkleri aşağılayan bir uygulama son bulmuş olur. Ama bana henüz ne Air France'dan ne de yetkili Türk makamlarından böyle bir bilgi gelmediği için şimdilik umutsuzum.
Başka da hiçbir tarafsız önemli bilgi ekleyemezsiniz yazdıklarıma. Olsa olsa yorum ekleyebilirsiniz, o kadar.
|
 |
Alp
18 yıl önce - Pzr 06 Mar 2005, 23:51
Yurtsan bey,
Hayatımda benimsediğim tek şey ve ailemden aldığım disiplinde sadece insana sevgi ve saygının yattığı noktada sizin hakkımda hakarete varan sözleriniz cümlenize bir kere daha darıldığımı itiraf etmeliyim.Ben tahmin ettiğiniz üzere tıp doktoru değilim,iddaa da etmedim efendim.Ben mimarım ve zamanında okulun gerektirdiği disiplin altında doktora okuyup bu ünvanı edindim.Disiplin konum deprem ve yapı tasarımıydı.Gelelim konumuza.Bugün dünyada yapılan ilaçların içeriği itibari ile uzun vadede ortaya çıkmayan bazı noktalarda kanser,kemik erimesi,akciger iltihaplanmaları gibi sayabileceğimiz insan hayatını olumsuz etkileyen unsurlar bulunmaktadır.Siz de hak verirsiniz ki ilaç şirketleri yaptıkları ilaçları denedikleri kobaylarındaki yan etkileri kısa süreli inceler ve sonunda yayımladıkları tıp magazinlerinde konu hakkında diğer doktorların görüşlerini alırlar.Sonrasında bu ilaçlar ileride insan yaşamına zarar vermeye başladığında direkt bir temas araştırılır.Konunun tıbbi boyutu ile sevgili wowturkey ahalisini sıkma taraftarı da değilim.Şu ana kadar cevap olarak yazdığınız tek haklı konunuz benim az önce yazdığım talihsiz "size birşey olmadı" gibi bir cümleydi burada size hak veriyorum bir ilacın etkisi kesinlikle hemen de olabilir ya da ileride de çıkabilir.
Lakin şunu hala ısrarlı bir şekilde iddaa ediyorum ki yaptığım bir araştırma sonucunda ben ilacın adını ve ne işe yaradığını öğrenmiş bulunuyorum çok zor değil sadece AF paristeki ofisine atacağınız bir İngilizce maile karşılık güzel açıklamalar gönderiyorlar.Yani uçağa binmeden kimse üzerime bir sprey sıkmadan da ne işe yaradığını öğrenebiliyormuşum.
Kısacası doktor olan ailemden ve tarafsız olduğuna inandığım bir kaç tabip arkadaşımdan konunun detayları geldiğinde bu konunun takipçisi olarak sizleri de arkadaşlarımı da aydınlatacağım.Merak etmeyin bizler başı boş salınmış bir ülkenin evlatları değiliz bize gelipte spray sıkacak kadar daha hiç kimse yürekli olmadı.Şu ana kadar öğrendiklerim ışığında ilacın tamamen sterile yönelik ve amacına tamamen uygun ve kullandıkları dozdan da daha düşüğünü öğrenmiş bulunuyorum.Bunu uyguladıkları ülkelerin arasında da Arjantin,Peru,Portekiz olduğunu da hatırlatmak isterim.Tabii ki şu anda söylediklerim su üzerinde lakin kısa sürede faks şeklinde yazıyı isteyip sizlere çevirisi ile yayımlamak hakkım olacaktır.
Size de yaptığınız gazetecilikte başarılar diler hayatınız boyunca böylesi muamelelere tabi olmamınız dileğiyle.
Dr.Alp Sarıcalıoğlu
|
 |
serdardj
18 yıl önce - Pts 07 Mar 2005, 00:13
yahu daha neler duycaktık.. ya türklere bu yapılamaz..
nasıl olur? Böcek ilacıda neydi!!
Türküz ve türk olduğumuz için bu açıklamaları duyup öfkelenmemiz elde değil
ya abartmış gibi düşünülecek ama benim başıma böyle bir şey gelse.. Sonucuna katlanır ve büyük davalar açardım..
avrupa insan hakları mahkemesi adında bir mahkeme var neden bu muameleyi gören arkadaş üzerinde durmamış budurumun hayret konusu
ve bu uygulamayı yapanlarada lanetler okuyorum...
türk insanı çanakkalede geliboluda hep birlikte genç yaşlı demeden düşmanı denize dökmüştür... bu cumhuriyet kolay kurulmamıştır nice kanlar dükülmüş nice canlar verilmiş ve bu vatan bize verilmiştir.. bir kaç kendini bilmezlerin böyle piskolojik durumlarla bizleri yıkmasınada izin vermeyiz veremeyiz böyle bir lüksümüz yok olamazda zaten
!!
|
 |
Yurtsan Atakan
18 yıl önce - Pts 07 Mar 2005, 00:38
Alp Bey,
Siz benim yaptığım araştırmayı küçük görüp değersiz bulsanız da ben sizin yaptığınız ufak araştırmaya sevindim. AF'dan aldığnız açıklamaya da öyle. Benim yazdıklarımdan farklı bir bilgi edinebildiniz mi bilmiyorum. Belki ilacın markasını öğrenmişsinizdir, yazmamışsınız ama önemi olmadığı için merak da etmiyorum.
Bunun dışında sıkılan ilacın böcek ilacı olduğunu ben de yazdım. Bu ilacın herhangi bir zehirlenmeye yol açağını ima bile etmedim. Sadece ABD Çevre Koruma Ajansı tarafından olası kanserojen madde olarak sınıflandırıldığını yazdım.
Kolay algılanması için yazımı, bu kez de madde madde özetleyeyim:
- Air France Türkiye'den olan uçuşlarında yolcuların üzerine, izinlerini almadan bir ilaç sıkıyor.
- Bu ilacın aktif maddesi güvenilir sağlık kuruluşlarınca olası kanserojen madde olarak sınıflandırılıyor
- İlacın serbetçe satılan bir ilaç olması beni ilgilendirmiyor. Serbestçe satılan binlerce madde var ama bu maddelerin serbestçe satılıyor olması üzerime iznim olmadan sıkılması için yeterli bir gerekçe değil
- Kaldiki ilacın aktif maddesi hiç de öyle masum bir madde değil. Kansere yol açması muhtemel bir madde. İnsanların böylesi bir aktif maddeyi içeren bir ilacı kendi özgür iradeleriyle alıp, risklerine katlanarak kullanmalır başka bir şey, elin adamının benim iznim olmadtan üzerime sıkması ayrı bir şey.,
- Air France uçuşunda başıma gelen bu olay münferit bir olay değil. Yalnızca benim başyıma gelmedi. Yalnızca o uçuştaki yüzlerce insanın da başına gelmedi. Hergün, Türkiye'den olan her Air France uçağında tekrarlanıyor.
- Münferit olarak dava açarım ya da açmam, bu kimseyi ilgilendirmez. Çok dava açmak isteyen varsa, ve açılacak münferit bir davadan sonuç alınacağına inanıyorsa alır bir bilet, biner uçağa, açar davasını. Ya da açmaz. Kimse kimseyi dava açtı ya da açmadı diye suçlayamaz.
- Ama olay münferit değil zaten. Hergün yüzlerce Türk yolcuya yapılan bir hareket söz konusu. Böyle bir durumda yetkili resmi makamların tavır göstermesini beklemek her Türk vatandaşının hakkı. Benim yazımın konusu da bu zaten.
|
 |
AndreasB
18 yıl önce - Pts 07 Mar 2005, 04:35
Ve boylece Alp beyin sayesinde AF`in kullandigi sprayin hakkinda daha fazla bilgi edinmis bulumaktayiz. Uygulama sadece Turkiye ve diger "3. dunya" ulkelerine de uygulanmadigini, fakat Arjantin, Peru, ve AB ulkesi olan Portekiz`e de uygulaniliyormus. Turklere mahsus bir uygulanma degil yani. O yuzden Canakkale zaferine donup savas narralari atmaya gerek yok. Bende Air France ile cok uctum ve bu uygulamaya defalarca sahit oldum. Fakat bu uygulamadan dolayi rahatsiz olmadim.
Bende meraklanip ilac hakkinda biraz arastirma yapmak istedim. Google sayesinde bu ilacin, 1990 yillarin baslangicinda Dunya Saglik Orgutu(WHO) tarafindan ucaklarin icinde kullanmak icin onay cikardigi, uygulamak icin tesvik bile ettigi ve ilacin Amerika`ya giden ucaklarda bazen kullanildigini ogrendim. Ayni ucakda yolculara sunulan kahvenin, yemegin, ickinin ve sigaranin da kansere yol acabildigini unutmamak gerekir.
Simdi o ilac siselerin icinde ne kadar permethrin oldugunu merak ettim, umarim Alp bey bunu not alir. Cunku WHO 2% d-phenothrin veya 2% permethrin (cis/trans ratio 25/75) veya 2% d-phenothrin + 2% permethrin kullanmayi tavsiye ediyor.
Ayrica dikkatimi ceken cok onemli bir nokta;
| Alıntı: |
The International Agency for Research on Cancer has concluded that deltamethrin,
fenvalerate and permethrin are not classifiable as to their carcinogenicity to humans (IARC, 1991). An
extensive review on the toxicological properties of pyrethroids has been published (Aldridge, 1990). |
Yani Uluslararasi Kanser Arastirma Orgutune(IARC) gore permethrin insanlar icin kansere sebep vermedigini soyluyor.
Hepiniz sevgiyle kalin!
Kaynak:
http://whqlibdoc.who.int/bulletin/2000/Number%208 ...5-1004.pdf
http://whqlibdoc.who.int/hq/1995/WHO_PCS_95.51_Rev.pdf
not; Asagida Alp beyin Air France`dan aldigi cevabi ve benim buldugum datalari karsilastirinca, medyaya yansiyan bu haberin gercekleri tam yansitmadigini gormek zor degil...
En son AndreasB tarafından Pts 07 Mar 2005, 04:53 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
|
 |
Alp
18 yıl önce - Pts 07 Mar 2005, 04:38
Air France yetkililerin açıklaması:
‘Air France, uzun yıllardan beri Türkiye’de hava taşımacılığı alanında yasalar çerçevesinde faaliyet gösteren ‘ticari’ bir kuruluştur. Bu nedenle, Air France’ın kendi inisiyatifi ile uçak içinde ilaçlama yapmak için bir idari kararlar alması ve uygulaması mümkün değildir. Air France, diğer hava yolu şirketlerinin ne yaptıklarını araştırmak durumunda dahi olmaksızın, yasal düzenlemeler uyarınca talimat aldığı mercilerden gelen emir ve talimatları, bunların haklılığını, haksızlığını, gerçekten hak edilip edilmediğini araştırmadan uygular. Buna göre, Temmuz 2004’den bu yana İstanbul’dan kalkarak Paris’e yapılacak uçuşlarda, spreyleme yapılması talimatı, Dünya Sağlık Örgütü’nün kararı mucibince, Fransa Sağlık Bakanlığı’nca verilmiştir.
Fransa Sağlık Bakanlığınca, söz konusu spreyin bitkisel özlü olduğu ve insan sağlığına karşı zararlı bir etkisinin olmadığı onaylanmıştır.Ayrıca ilacın içerisinde olduğu iddaa edilen kanserojen madde içerdiği de doğru değildir.Bunun detayları İstanbul ve Paris hastanelerinde kontrolü yapan hekimle tarafından onaylıdır.
Ayrıca, hassasiyetle belirtmek isterim ki, söz konusu sprey, bireyler arasında herhangi bir ayırım gözetmemeksizin tüm uçağa sıkılmaktadır. Malumunuz üzere Air France uçuşlarında Fransız vatandaşları olduğu gibi birçok ülke vatandaşı da yer almaktadır. Bu nedenle Air France uçaklarında ‘Türk olmak’, herhangi bir ayrıma tabi olmak anlamına gelmemektedir. Ayrıca, Air France ekibinin herhangi bir böcek paronayası da mevcut değildir. Ülkemiz adının, Dünya Sağlık Örgütü’nün sıtma hastalığı taşıyabilecek riskli ülkeler listesinde yer alması, elbette ki her Türk vatandaşı için üzücü bir durumdur. Ancak ülkemiz hakkında alınan bu tatsız kararın ve bu mecburi uygulamanın müsebbibi Air France değildir.’
Ben de bu uygulamanın doğru olmadığını biliyorum lakin bizim ülkemizde de bazı şeyleri çözmemiz gerekiyor...Hem dış politikalarımızın artık altını cidden çizmemiz gerekiyor hem de sağlık ile ilgili unuttuğumuz bazı detayların üzerine gitmemiz gerekiyor.
|
 |
Alp
18 yıl önce - Pts 07 Mar 2005, 04:56
KURUTLU SCABİES (NORVEÇ UYUZU)
Malnütrisyonlularda, nörolojik hastalığı veya immün yetmezliği olanlarda uyuz tipik yerleşim yerlerinin dışında saçlı deri, yüz gibi bölgeleri de etkileyebilir. Sarımsı kahverengi renkte, psoriasis benzeri skuamlı, yer yer kurutlu, fazla kaşıntılı olmayan lezyonlara neden olabilir. Tırnaklarda şekil ve renk değişikliğine ve palmo-planter hiperkeratoza neden olabilir. Normal bir uyuzluda parazit sayısı ortalama 12 kadar iken bu formda parazit sayısı binlercedir ve çok fazla bulaşıcıdır.
Tedavi; uyuz tedavisine ek olarak hiperkeratozik lezyonlar keratolitiklerle tedavi edilmelidir.
Yukarıdaki hastalığın iyileşebilmesi için kullanılan ilaç içerisinde yüzde %2 oranında Permethrin bulunmaktadır.
Uçakta sıkılan ilaç içerisindeki Permethrin seviyesi sadece %0.010 civarında ki bu zaten bir haşereyi öldürmediği gibi sadece WHO aldığı önlemi şirket olarak yerine getirme de vaziyet almaktadır.Ben hala söylüyorum adamların yaptığı aşağılık bir durum lakin yaptıkları uygulama da zaten bir işe yaramaz gereksiz bir uygulama.Sadece sinirlerimize oynuyorlar
NOKTA
|
 |
Alp
18 yıl önce - Pts 07 Mar 2005, 05:00
Ayrıca Yurtsan bey güzel taraf oluyorsunuz.Tebrik ederim.Adil ve güzel bir çalışma oldu sizin sayenizde ilaç sektörü ve uçak bilgimde epey bir genişleme oldu.Bu konuda size teşekkür etmeden edemeceğim.Bu arada köşenizde benden değil ama sitemizden Türkiye aşıkları ve Türkiyenin hatta internet ortamının en çok Türkiye resimleri bulunan web sitesi diye bahsederseniz güzel olabilir.Sonuçta ne kadar çok insan bizim emeklerimizi paylaşırsa bir o kadar mutlu oluruz.
Tekrardan teşekkürler,
AF Agent
|
 |
Yurtsan Atakan
18 yıl önce - Pts 07 Mar 2005, 11:53
- Air France'ın farklı bir açıklama yapması beklenemezdi zaten
- Dünya Sağlık Örgütü'nün kararının uçak şirketlerini zorlayıcı bir karar olmadığını, tavsiye niteliğinde olduğunu sanıyorum. Eğer zorlayıcı bir karar olsaydı tüm havayolları bu spreyi sıkmak zorunda kalırdı. Ama Air France ve başkalarından duyduğuma göre bir başka havayolu dışında Türkiye'den kalkan uçaklarda böcek ilacı sıkma uygulamasına giden havayolu şirketi yoktur.
- Dünya SAğlık Örgütü'nün bu ilaca onay vermesi yeterli değil. Permethrin üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar, bu maddenin kanserojen olma ihtimali olduğunu gösteriyor. Yapılan araştırmaların sonucu henüz kesinlik kazanmış değil. Yani permethrinin olası kanserojen madde olarak sınıflandırılması sürüyor. Bakınız:
http://extoxnet.orst.edu/pips/permethr.htm
http://www.pan-uk.org/pestnews/pn51/pn51p18.htm
http://www.safe2use.com/poisons-pesticides/pestic ...rt/cox.htm
- AndreasB isimli arkadaşımızın referans olarak gösterdiği kaynak 1990 ve 1991 tarihli. Yazımda referans olarak gösterdiğim ABD Çevere Koruma Ajansı'nın raporu ise Eylül 1997 tarihli çok daha yeni bir kaynak ve permethrin'i olası kanserojen olarak sınıflıyor
http://npic.orst.edu/factsheets/permethrin.pdf
- Air France ya da falanca havayolu şirketi, yolcuların üzerine onaylarını almadan herhangi bir madde sıkamaz. Konu bu kadar basit aslında. İçindeki madde kanserojenmiş, zehirliymiş, değilmiş bunlar işin ayrıntısı ve yapılan hatayı ağırlaştıran ayrıntılar. Sıkılan madde ne olursa olsun, bir havayolu şirketinin yolcularının üzerine onaylarını almadan, içeriğinin ne olduğunu açıklamadan herhangi bir madde sıkması kabul edilebilir bir davranış değildir. Hele bu maddeyi her uçuşta değil de, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu bazı ülkelerden olan uçuşlarında yapması daha da aşağılayıcı bir tavardır. Konu bu kadar basit.
Kimse bu terbiyesizce davranışın avukatlığına soyunup, işi başka noktalara çekerek konuyu gargaraya getirmeye kalkışmasın. Yapılan saygısızlıktır ve aynı zamanda Türklere karşı yapılmış ve yapılmaya devam eden bir saygısızlıktır.
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|