1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
a serdar kaya
10 yıl önce - Çrş 26 Arl 2012, 23:31
'Kırılmış Camdan da Teori mi Olurmuş?' Demeyin!
Başlığı ilk okuduğunuzda ne düşündünüz bilemiyorum ama şu bir gerçek ki insanlar olmadık şeylerden hareketle türlü fikirler üretebiliyor, bu fikirler çerçevesinde de alışılmadık teoriler ortaya koyabiliyorlar.Teori dediğimizde bunun temelini ortaya atılan bir hipotez oluşturur. Hipotez: Yapılacak bir araştırma ya da deneyin öngörüsüdür. Sonucun nasıl çıkacağı bilinmeden yapılan tahmindir. Bir hipotez birçok kişi tarafından değişik zamanlarda denendiğinde aynı sonuçları verirse, bu durum bilim dünyasına bir teori olarak girer. Bu sıkıcı bilimsel tanımları bir kenara bırakarak yazımızın bel kemiğini oluşturan "Kırık Cam Teorisi"ne göz atmanın vakti geldi de geçiyor bile.
"Kırık Cam Teorisi" ABD'li suç psikoloğu Philip Zimbardo'nun 1969'da yaptığı bir deneyden ilham alınarak geliştirilmiş. Zimbardo, suç oranının yüksek olduğu, yoksul Bronx ve daha yüksek yaşam standardına sahip Palo Alto bölgelerine birer 1959 model otomobil bırakır. Araçların plakası yoktur ve kaputları aralıktır. Ve olup bitenleri izlemeye koyulur. Bronx'taki otomobil üç gün içinde baştan aşağıya yağmalanır. Diğerine ise bir hafta boyunca kimse dokunmaz. Ardından Zimbardo ve iki öğrencisi 'sağ kalan' otomobilin yanına gidip çekiçle kelebek camını kırarlar. Daha ilk darbe indirilmiştir ki çevredeki insanlar (zengin beyazlar) da olaya dahil olur. Birkaç dakika sonra o otomobil de kullanılmaz hale gelmiştir. "Demek ki" der Zimbardo, "ilk camın kırılmasına ya da çevreyi kirleten ilk duvar yazısına izin vermemek gerek. Aksi halde kötü gidişatı engelleyemeyiz." Bu teoriyi dikkate alarak uygulamaya koyan ABD'nin New York şehrinin efsane belediye başkanı Giuliani, şehrindeki suçlarla mücadele için bu teoriden nasıl faydalandığını şöyle açıklıyor: "Metruk bir bina düşünün. Binanın camlarından biri bile kırık olsa, o camı hemen tamir ettirmezseniz, çok kısa sürede, oradan geçen herkes bir taş atıp, binanın tüm camlarını kırar. Ben ilk cam kırıldığında hemen tamir ettirdim. Bir elektrik direğinin dibine ya da bir binanın köşesine, biri bir torba çöp bıraksın. O çöpü hemen oradan kaldırmazsanız, her geçen, çöpünü oraya bırakır ve çok kısa bir sürede dağlar gibi çöp birikir. Ben ilk konan çöp torbasını kaldırttım."
Söz konusu belediye başkanı, şehirdeki uyuşturucu kaçakçılığı ve buna benzer büyük suçlarla mücadele etmek için kolluk kuvvetlerinin ayırdığı zamanın, daha küçük ve basit görünen suçlarla mücadele etmekte kullanılması gerektiğini düşünür. Çünkü böyle yapıldığında yılanın başı henüz küçükken ezilecek ve büyüyüp koca bir baş belası olmasına müsaade edilmemiş olacaktır. İnsanlar kanunlara uymaları gerektiğini, yaptıkları en küçük kanunsuzlukta bile bunun karşılığını görerek anlayacaklardır. Bu durumu dikkate alan New York polisi ise artık şehirde işlenen en ufak suça bile müsamaha göstermeyip hemen kanuni işlem yapmaya başlar. Kısa süre içerisinde şehirde işlenen suçlarda büyük bir azalma olduğu görülür. Şayet küçük suçlar dikkate alınmaz ve tüm çaba büyük suçlarla mücadeleye ayrılırsa, bir büyük suç ortadan kaldırılmadan arkadan giderek büyüyen yeni suçlar türeyecektir. Kangren olmuş bir parmak kesilmediği taktirde zamanla o kangren önce ayağa, sonra da tüm bacağa sirayet eder ve o uzvu kesmek gittikçe zorlaşır. Şu an içinden çıkılamayan çok büyük suçlar karşısında bu sorunları çözmeye çalışan insanların halini şöyle bir benzetmeyle açıklamak mümkün sanıyorum: Bacağının tamamı kangren olmuş Güliver isimli dev adama müdahale edip, o bacağı kesmeye çalışan yedi cüceler misali bir durum var ortada. Suç ve suçlular büyüdükçe, kanun ve kanun uygulayıcılar küçülür ve etkisiz kalır.
Bu yazıda neden bu teoriyi işlediğimi merak edebilirsiniz. Merak etmeseniz de açıklayacağım, benden kurtulamazsınız. Aksi halde içimde kalır, uyuyamam. Bundan iki önceki yazımda başlık olarak "Bu Memleketin Halinin Ne Olacağını Açıklıyorum" gibi iddialı bir ifade kullanmıştım. O yazının içeriğinde ise pek çok insanın direkt olarak değiştirme imkanlarının bulunmadığı genel konuları, yani ilgi alanlarını sık sık gündeme getirdiklerini, asıl değiştirebilecekleri ve bizzat kendi etki alanları içerisinde yer alan konulara ise kayıtsız kaldıklarına değinmiştim. Hal böyle olunca da güzel ülkemizde gereksiz tartışmalar neticesinde oluşan kısır döngülerle boğuşmaktan, iş üretmeye ve ortaya faydalı eserler koymaya fırsatın kalmadığını belirtmiştim. O yazının hareket noktası: "Herkes evinin önünü süpürse, dünya tertemiz olur" cümlesiydi. Kırık cam teorisini bu cümleye uyarladığımızda ise sanırım ortaya şöyle bir sonuç çıkıyor: "Herkes gördüğü (etki alanındaki) küçük olumsuzlukları düzeltmeye çalışsa, dünyada (ilgi alanımızdaki) büyük olumsuzluklar olmayacaktır." Bu söz üzerinde zihninize biraz kültür fizik hareketi yaptırmanızı tavsiye ederek bu yazıma da son veriyorum. Sağlıcakla kalınız.
KAYNAK: http://urlji.com/0pagsy
[/b]
|
 |
a serdar kaya
10 yıl önce - Çrş 26 Arl 2012, 23:36
Acaba belediyelerimiz emniyet teşkilatımız bu sistemi kulanarak başarılı olabilirmi?
|
 |
Gokhan Bayraktar
10 yıl önce - Çrş 26 Arl 2012, 23:40
Olur olur
|
 |
a serdar kaya
10 yıl önce - Çrş 26 Arl 2012, 23:48
Ya da geliştirilerek nasıl uygulanabilir? tartışılarak geliştirilebilecek bir şey bence...
En son a serdar kaya tarafından Prş 27 Arl 2012, 01:09 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Ertuğrul MERTEL
10 yıl önce - Prş 27 Arl 2012, 00:00
Her türlü İnsani ilişkilerin olduğu ve Yönetimsel İlkelerle çalışılan Özel sektörden tutun Kamuya ve Aileye kadar her yerde bu olay uygulanması halinde başarı kaçınılmazdır ...
İnsanlar Kurallı yaşamayı sever/sevmez olsa da Üzerindeki bir yapı onu kontrol edip kuralları tanımasını veya unutmamasını sağlıyorsa zamanla o kurallar kendisinde Mesleki veya ahlaki meleke haline geliyor ...
Belli bir yerden sonra bıraksanız da yapamaz hale geliyorlar ...
O Belediye Başkanını tebrik etmek lazım özellikle ...
Sonuçta uygulamaları ile Sorumluluk alanındaki Halkına huzur ve refahı getiren işleri yapmak onların başlıca görevi ...
|
 |
a serdar kaya
10 yıl önce - Prş 27 Arl 2012, 23:52
aslında atalarımız zamanında olayı kısaca kesip atmışlar; ''yılanın başını küçüken ezeceksin'' 
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|