Türkiye de gerçek manada islamiyet yaşansaydı toplum bu şekilde dinden uzaklaşmazdı.
Bu Mesajdaki bilgiler yanlış Türkiyeye Münafık damgası vuruyorsun aklın sıra Siyasete gönderme yapıyorsun Senin demene göre İslamiyeti en iyi hanefiler yaşıyor demeye getiriyorsun ben öyle anladım Çünkü Bir evvelki paylaşımlarına bakıp birde bu paylaşıma bakınca bu sonuç ortaya çıkıyor.....
Alıntı:
Şuan toplumda ateist-deist-agnostik vs oranı çok yüksek.Toplumdan dışlanmaktan ve kınnmaktan korktuları için söylemek istemiyorlar.Bunu dolaylı yoldan islamiyeti eleştirerek belli ediyorlar.Yoksa kız vermezler almazlar vs
Bu Mesadaki Bilgilerde yanlış Çünkü Mesela benim ilk damatta Pek yani şöyle ifade edeyim Üzerine düşen Dini vecibeleri yerine getirmezdi Zaten Çifte vatandaş dünürler almanyada kaç sene geçti doğru düzgün tanımıyorum bile halende aynı ama zamanında çocuklar birbirlerini sevdiler anlaştılar ve evlendiler.....
Evangelist diye bir Hristiyan mezhebi yok o Protestanlığın alt kolu.
Orada Protestan yazması gerekir.
Eğer Evangelist yazarsanız, aynı kategorideki metodist bapdist kalvinist anglikan lüteryan gibi diğer Protestan hizipleri de eklemeniz gerekir
Furko01 ;
Bende farkettim onu.Protestan yazmaları gerekirken evenjalist yazmışlar.Ve yıllardır bu düzeltilmemiş.Hrisyanlığın belli başlı üç ana mezhebi vardır.Katolik,protestan,ortodoks.
Herşey bir Kenara Ömrüm Hayatım Mekan ve Kavram olarak hiçbirşeyden Hiçbiryerden tadamadığım tarifi zor olan Huzuru burada taddım Yazmayla sayfalarca cümleyle anlatılmaz Öyle bir Hissiyat duyguki İnsanın İçi açılır Gönlü ferahlar ne bileyim tarifi güç duygu Yaşamak lazım....
Yapılan araştırmalarda kendine Müslüman diyenlerin oranı %75 lerde halbuki.
bu toplumun minimum %95 i müslüman değil. Nasıl ki İsa a.s. geldiğinde kendine musevi diyenlerin %99 u İsa a.s.' a karş geldi aynı şekilde bugün de bir peygamber gelse bu toplumun minimum %95 i o peygambere savaş açar.
Devletin bir an önce kuruluş mantığını değiştirmesi ve gerçek laik sisteme geçmesi ya da din devleti olması lazım.
Bildiğiniz gibi lozan anlaşmasına göre 3 din vardır ve bunlara göre azınlıklar vs. hakları vardır. İşte Vakıf tartışmaları var, diyanet işleri başkanlığı var. Aleviler dinin neresindedir, yoksa ayrı din midir sorunu var, 3 din dışındakiler nedir diye var oğlu var bir sürü sorun var.
Bunlar çok sıkıntılı süreçler tabii bu hükümet bir ara bir şeyler denedi ama bu iş öyle kolay işler değil.
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.
Alıntı:
Bilimsel baktım,gerçekçi baktım.Duygusal davranmadım,realist davrandım.
Meşhur özlü sözlerden bir şu şekildedir :
- Yarım hekim candan eder, yarım hoca dinden eder.
Yarım bilim, yaratıcının varlığı BİLİNEMEZ der, tam bilim yaratıcının var olmaması MÜMKÜN DEĞİLDİR der.
Öncelikle bir şeyi BİLMENİN üç yolu hakkındaki bilgileri paylaşalım :
İlmelyakîn, ilimle bilmek,
Aynelyakîn, gözle görerek bilmek,
Hakkalyakîn, her şeyi ile bilmek, vakıf olmak demektir.
Bir misalle açıklayalım:
Medine-i münevverede yaşayan bir kimse, ömründe hiç kar görmese, kar kendisine anlatılsa, bu kimsenin kar hakkındaki bilgisine (İlmelyakîn) denir.
Yakından karı görmekle hasıl olan bilgisine de (Aynelyakîn) denir.
Karı eline alıp incelese, soğukluğunu öğrense, biraz yiyip tadına baksa, bu bilgisine de (Hakkalyakîn) denebilir.
Forumdaki mesajlarımı takip ediyorsanız her mesajımın başına "Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzeriMİze olsun." ifadesini yazıyorum.
Bilebildiliğim kadarıyla internette bu ifadeyi benden başka kullanan kimse yok.
Bu ifade bir tür benim İMZAM oluyor.
Yani bir kısmı kopyala / yapıştır olan mesajlarıma bile İMZAMI atıyorum.
Çünkü BİLİNMEK istiyorum.
Bu imzayı görenler ismimi / şahsımı görmeseler bile bu mesaj Turgut Kuzan tarafından yazılmıştır diyorlar / diyebiliyorlar.
Ben üç - beş satırlık yazılarıma bile İMZAMI atarken, güneşi, ayı, gezegenleri , dağları, okyanusları, canlı - cansız tüm varlıkları YARATANIN ESERLERİNE İMZA atmamış olması İHTİMAL DAHİLİNDE MİDİR?
(Kalp) Gözünüz kapalı olduğu için İMZALARI göremiyor olabilir misiniz?
Yoksa görmemek için gözlerinizi kapatmayı mı TERCİH EDİYORSUNUZ?
Yoksa imzayı gördüğünüz halde, bu İMZAYI ATAN BİLİNEMEZ Mİ diyorsunuz?
Alıntı:
Dini hikayelerdeki kanatlı at,konuşan hayvan vb. mucizeler bana mantıklı gelmiyor.Ay bölünmesi vb. daha bir sürü olay bilime aykırı olduğu için dine inanmıyorum.
Yetişkin bir insan 60- 80 kilo ağırlığındadır. Her insanın kendi ağırlığının yarısı kadar bir ağırlığı kaldırabileceği varsayılır.
Örneğin 70 kilo ağırlığındaki bir insanın 35 kilo ağırlık kaldırabileceği varsayılır.
35 kilo ağırlık kaldırabilen bir insana, sen 10 gr ağırlığı kaldıramazsın demek MANTIKLI MIDIR?
Güneşi, ayı, gezegenleri , dağları, okyanusları, canlı - cansız tüm varlıkları YARATAN bir VARLIK için, kanatlı at yaratmak, hayvanları konuşturmak, ayı bölmek vb. şeyler çok zor bir şey midir?
Mucizeleri aklınız almıyor mu?
O zaman denizi bardağa sığdırmaya çalışmak gibi MANTIKSIZ işler yapmayın.
Mucizeler ve YARATANIN eserleri denizler kadar çoktur, aklınız bardaktır.
Denizi, bardağa sığdıramayacağınızı İDRAK edemiyor musunuz?
Alıntı:
Ve insanoğlu henüz evrenin küçük bir kısmını bile keşfedemedi.Daha önümüzde çok yol var.Ölümden sonrası için de araştırmalar yapılsa bile,ölüm sonunda ne olduğu bilinemiyor.
Bir şeyleri BAZI insanların bilmemesi, BİLENEMEDİĞİ / BİLİNEMEYECEĞİ anlamına gelmez.
YARATAN bilmemiz gereken HERŞEYİ (ölüm sonrası dahil) kitabı ve peygamberi aracılığıyla BİLDİRMİŞTİR.
Ama ben yaratanın bildirdiklerine İNANMIYORUM, bardağı kullanarak BİLECEĞİM diyorsanız o zaman söyleyecek bir sözüm yok.
Çünkü siz BİLİNEMEZ demekten çıkıp, İNANMIYORUM alanına girmiş oluyorsunuz.
Alıntı:
Yaratıcı'nın nasıl bir şey olduğu,Yaratıcı'nın kim olduğu kimse tarafından gerçekçi bir şekilde açıklanamıyor.
Yaratıcı KENDİSİNİ kitabında TANITIYOR. Yaratıcının kitabını okumayanların, nasıl bir şey olduğunu, kim olduğunu bilmemesi kadar doğal bir şey olamaz.
Alıntı:
Bu sebeple insanoğlu mitolojik hikayeler ortaya çıkardı ve etrafa yaydı.
Mitolojik hikayeleri insanoğlunun ortaya çıkardığına / yaydığına emin misiniz?
Belki de gerçek olan bazı olaylar (bazı varlıklar tarafından) değiştirilerek / abartılarak aktarılmıştır. Olamaz mı?
Alıntı:
İnsanoğlu kibirlidir,kendini en üstün seviyede görür ve öldükten sonra sonsuza kadar yaşayacağını düşünür.Sonu ya da ölümden sonraki bilinmezliği kabullenmek istemez.
Risale-i Nur külliyatının Mektubat isimli eserinde şu ifade mevcuttur :
- “Vermeyi istemeseydi, istemeyi vermezdi."
İnsanoğlu aciz varlıktır.
Olmayan bir şeyin varlığını düşünebilecek kabiliyeti yoktur.
Ölümden sonra hayat olmasaydı, ölümden sonra hayat olabileceğini AKIL EDEMEZDİ.
Yaratan ölümden sonra, hayat olduğunu BİLDİRDİĞİ için, ölümden sonra hayat olduğunu biliyoruz.
Ölümden sonraki hayatın benzerlerini dünya hayatında da gözlemliyoruz.
Örneğin, uykuya daldığınızda ölmüş oluyorsunuz ve uyandığınızda yeniden hayata dönüyorsunuz.
Veya kışın çoğu bitki ve haşerat cinsi hayvanlar ölür, yazın tekrar hayat bulur. vs.
İnşaAllah uykuya daldığımda ölmüyorum, kalbim atmaya devam ediyor demezsiniz.
Hayatta olmak, kalbin atıyor olması mıdır?
Alıntı:
Aslında insanoğlu evrim teorisi gereği ortak atadan gelen bir primattır.İnsanın kendine ait bir insan hücresi bile yok,hayvan hücresi kullanıyoruz.Ama buna rağmen kendimizi en üstün görüyoruz.
Bu açıklamayı HANGİ HAYVAN yapmış?
Kısa süreli hayatı olan haşerat türü hayvanlar üzerinde NESİLLERDİR EVRİMLEŞTİRME çalışmaları yapılır.
Bugüne kadar milim ilerleme kaydedilemedi.
Alıntı:
Dünya'da dinlerin bu kadar çeşitli olmasının sebebi,evrendeki bilinmezliğin sebep olduğu bir arayıştır.İnsanlar bazı acımasız gerçekleri kabullenmeyip,sürekli yeni düşünceler üretmiş ve onlara inanmışlardır.
Dinlerin çeşitli olduğu bir YANILTMA ifadesidir.
Dinlerin kaynağı TEKTİR.
Tahrifata uğramaktan kaynaklanan farklılıklar vardır.
İnsanoğlu 1.400 senedir yeni düşünce üretmiyor / üretemiyor.
Yeni denilen düşünceler, iki bin yıldan önceki düşüncelerin ısıtılıp ısıtılıp önümüze konulmasıdır.
Alıntı:
Ama artık dünya değişiyor.Önümüzdeki yüzyıl bambaşka şeyler olacak.
Evet dünya değişiyor, İnsanlık fıtratına dönüyor.
Önümüzdeki yüzyıldan kastettiğiniz, 22. yüzyıl (2100 yılından sonrası ) ise, insanlığın 22. yüzyılın sonunu (2199 yılını) görmesine ihtimal vermiyorum.
Ateistim, agnostiğim vs. diyenlerin birçoğu da aslında bu inançlarına iman ediyor. Müslümanları körü körüne inanmakla suçlayanların kendilerinin de inançsızlıklarına körü körüne bağlı olduğunu, sorgulama yapmadıklarını, düşüncelerine değer verdikleri kişileri sorgusuz sualsiz doğru gördüklerini görebiliyoruz. Mesela Veli'nin burada bir şeyler anlatmaya çalışanların yazdıklarını tarafsız gözle okuduğunu sanmıyorum. Muhtemelen okurken bile zaten önyargı ile okuyor.
İnsanların inanmıyoruz demelerinde dinin hayatın her yerinde olmasının, birçok sorumluluk yüklenmesinin, farzların, haramların vs. olmasının etkisi büyük. İnanmıyorum de, inanmamak için kendince bir iki basit sebep buldun mu sımsıkı sarıl o sebebe... Ohhh kafa rahat sonra...
İnsanın bir Yaradan yok demesi öncelikle kendisinde hakaret. Tesadüf sonucu oluşabilecek kadar basit bir varlık mısın? Yok ama milyarlarca yıl içinde bu hale gelmişiz demeyin, bir Yaradan olmasa zaman tahrip eder, eskitir, yıpratır, yok eder. Daha iyi hale getirmez. Zaten evrenin başlangıcı olan şey de büyük patlama. Patlama deyince benim aklıma yıkım geliyor, var olan düzenin bozulması geliyor. Ancak büyük patlama nedense yokluktan düzen meydana getirmiş. Bir Yaradan vasıtasıyla olmasa, patlamadan nasıl düzen meydana gelir? Belki bunun için de "zaman" diyenler olur. Milyarlarca yıl içinde bu hale gelmiş masalları...
İnsanoğlu bir kendisine baksın. Ateistlerin gözüyle materyalist olarak bakınca etten, kemikten oluşuyorsun. Ancak insanın bir benliği var. Duygusu, düşünceleri, iradesi var. Bunları et, kemik yığınına yüklemek ne kadar mantıklı. "Ali" deyince aklınıza o et kemik yığını mı geliyor? Herkes etten kemikten oluşuyorken neden herkesin duyguları, düşünceleri, karakteri bambaşka?
İnsanoğlunun iradesi yok mudur? İrademiz o etin, kemiğin neresinde?
Ya da duygularımız, düşüncelerimiz nasıl oluşuyor? Hormanların salgılanması ile mi? Eğer öyle ise insanoğlunu yaptıklarından sorumlu tutabilir miyiz?
İnsanın kendisi vücudunun, organlarının işleyişinden bihaber. Kalbime, beynime, ciğerime çalışmasını ben söylemiyorum. Kim yönlendiriyor bunları? Bir bebeğe ek gıda alması gereken zamanda dişlerinin çıkmasını kim söylüyor? Bebek kendisi mi istiyor? Bunlar herhangi bir irade olmadan olabilecek işler mi? Ya da yeni doğan bebeğe annesini emmesini kim öğretiyor? Bebek doğar doğmaz emmeye başlıyor? Materyalist bir gözle bu nasıl açıklanır? Ne olacak içgüdü deyip geçin değil mi?
Tesadüfen var olan insan ve diğer varlıklar nasıl çift olarak, üreyebilecek şekilde yaratılmış. Bunlar herhangi bir Yaradan olmadan nasıl olabilir?
Verdiğim örnekler tamamen insanın kendisinde görebileceği şeyler. Tarafsız bir gözle bakılsa her yerde bir Yaradanın var olduğu görülebilir. Ancak en başta da söylediğim gibi inanmayanlar da bu inançsızlıklarına iman ettikleri için, çeşitli bahanelere sığınıyor, kendilerince kafa karıştıran en ufak bir şey bulduklarında ona sımsıkı sarılıyor.
Forumdaki deist ateist sayısı bir hayli fazla gözüküyor. anket'in 9 yıl önce başladığını düşünürsek günümüzde bu oran daha da fazladır, keza forum dışında halkta da öyle tabi bunda başta feto olmak üzere çeşitli cemaatlerin de payı var ha birde imamhatiplerin de.
Alıntı:
Dilipak'tan çarpıcı sözler: İmam hatipler, ilahiyatlar deist üretiyor
Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, imam hatip okulları ile ilahiyat fakültelerinin deist düşünceli insan ürettiğini söyleyerek yaşanan sürece tepki gösterdi.