@Furkan Çınar
Niyetim size hakaret falan etmek değil, ama sadece sormak istiyorum.
Siz acaba belediye'de mi çalışıyorsunuz???
Zira safınızı çok belli ediyorsunuz gibi geldi bana ve birazda hoca (büyükerşen) vari cevaplarınız var, hep en iyisini biz yaparız biz biliriz bu belediyenin hataları olmaz yapmaz. Bu sadece bir tespit kişisel bir sorunum yok sizinle, aksine kimi fikirlerinize katılıp takdir etmişliğimde vardır. Belirtmek isterimki siyasi görüşüm yok.
Öyle bir niyet bu forumda hiç kimse de yok.
Hele Eskişehir'de yaşayanlar üsluplarını hiç bozmazlar ve birbirlerine asla hakaret etmezler.
Düşüncelerimiz, Allah'ın insanlığa verdiği en büyük nimettir. Fikirler tartışıldıkça doğru yol bulunur.
Benim safım falan yok. Siyasi görüşüm de yok. Zaten kaç yıllık üyeyim. Geçmiş bütün mesajlarıma bakabilirsiniz hepsinin de arkasındayım.
Aklıma, mantığıma, yaşadığım şehre doğru gelen şeyleri yazıyorum.
Bu konudaki fikrimi de, bir alıntıyla bir kez daha cevaplayayım;
Alıntı:
furkan bey mahalle dolmadı kat artırımına gerek yok diyen sizsiniz. bende dolması beklenirse ne anlamı kalır dedim.
Diyorum ki; mahallenin yarısı "tarla" yarısı 5-6 katlı apartmanlardan oluşacağına, mahallenin tamamı parselasyon olsun tamamında 2-3 katlı yapılaşma olsun.
Az önce tartışmaları okudum ve üzüldüm. Yorumları tek tek değerlendirdiğimde, Furkan beyin bilimsel ve mantıksal çerçeve içinde konuştuğunu görerek yazdıklarını onayladım. Bakın Beyler, Ben yurt dışında doğdum ve yaşamımı burada sürdürmekteyim. Türkiye'nin şehirlerini incelediğim zaman, hepsinin planının ve dokusunun eğitimsiz müteahhitler tarafından bozulduğunu rant elde etme amacı ile çok çirkin beton binalar yapıldığını üzülerek gördüm. Bir Samsun, bir Istanbul, bir Izmir, bir Antalya.....Ne yazık ki dokuları ve planları harap edilerek beton çöplüğüne karmaşık çirkin şehirlere dönüştürülmüşlerdir. Avrupa'da çok katlı binalar Belediyenin seçtiği yeni yerleşim alanında birbirine yakın olmadan yeşil alan içinde estetik görünümde inşa edilir. 1 veya 2 katlı evlere onların bahçelerine kesinlikle dokunulmaz. Ha eğer bina sağlamlığı alarm veriyorsa yine yanındaki evlerin estetiğini bozmadan aynısından 1 veya 2 katlı estetik yeni ev yapılır. Yani 2 katlı binayı yıkıp yerine 5-10 katlı bina yapılmasına izin verilmez. Şimdi geleim dikey binanın zararlarına....Çevre üzerindeki zararları: ekolojik dengenin bozulmasıyla, radyasyon, zehirlilik, hava kirliliği. Ikincisi aşırı ısınmaya neden olurlar, gün boyu depoladıkları enerjiyi gece serbest bırakarak iklimin aşırı ısınmasına neden olur. Diğerleri: hava kirliliği, elektromanyetik alan kirliliği, genetik bozukluluk, kan hücrelerinin bozulması, beyin, kalp hafıza gibi uzun vadeli etkiler, stres yorgunluk, sersemleme vs. Gibi kısa vadeli sağlık sorunlarınıda beraber getirmektedir. Yangın risklerinde bir başka sorun. Kısacası, yüksek yapılaşma çok ciddi psikolojik ve sosyal tahribat doğup toplum dejenerasyonuna yol açar. Onun için bilgilenip, araştırıp doğru yorum ve isteklerde bulunalım. Furkan beyi tanımıyorum, ama eğer Belediyede görevli ise bu Belediye için büyük bir kazançtır. Çünkü bilgili, mantıklı, kültürlü düşünen insanlara ihtiyacımız var.
yani bitişik nizam istiyorsunuz.
Yada siz parselasyondan ne anlıyorsunuz. Zaten artık şehirlerde azami 30% taban alanı imar izni var. Azami 30% (kata göre 15,20,25) taban alanı ve kat artırımı ile beraber 5,6,8 kat imar revizyonu şehir hastanesi etrafında artık elzemdir. Lütfen bir düşünün, devasa bir hastane var 1081 yataklı ve yanınada bir Amatem yapılıyor ama hastane civarı katlar 2 ve 3 kat. Ama bir 400 metre arkasında mamuca bölgesinde 300 dönümlük alan 6 ve kat. Bu adil değil. Eğer adil ise bu durum neden böyle.
Misafir e4b Avrupa ile Türkiye'yi karşılaştırmak çok mantıksız .Avrupa'da nüfus artmadığı için tabi ki yeni binalar olmaz .Yeni yerler fazla yapılmaz veya bozulmaz .Ama Türkiye'de öyle değil.Eskişehir'in merkez nüfusu her sene ortalama 15-20 bin artıyor.Bu kadar insanı nereye koyacaksın.Mecburen dikine yerleşim yapmak zorundasın eğer böyle yapmazsan senin tarım alanların daha çabuk biter yok olur çünkü yüksek kat olmasın diyorsun.
Ayrıca Furkan beyin dediğini de anlamak güç.Mahallenin yarısı tarla yarısı bina olmasın diyor olacaksa hepsi bina olsun diyor da 2-3 katlı binalar da yapılsa oraya az ilerisinde yine ileride imara açılmamış tarlalar olacaktır onları da mı hemen kapatıp bina yapalım.Tarım alanları daha çabuk mu tükensin.
Özetle şunu söylüyorum eğer tarım alanlarının daha çabuk mahvolmasını istemiyorsak yüksek katlı binalar yapılmalıdır.
Yoksa her sene kaç dönüm yer imara girer ev olur yol olur biter buğday ekecek yer biter.Avrupa'yla da Türkiye'yi karşılaştırmayalım Avrupa'nın nüfusu artmıyor Eskişehir'in nüfusu her sene 15-20 bin artıyor.Eğer şehirde beton olmasın falan diyorsanız milleti kısırlaştırıp çocuk yapmalarını engellemeniz ve şehrin girişine de mayın koyup dışarıdan göçü engellemeniz gerekir.Bu ikisi de mümkün olmadığına göre şehirde otoparklı bahçeli yeşil alanı olan yüksek binalar inşa etmek en mantıklısı.