Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Anadolu Leoparı
« önceki   123 ... 383940 ... 656667   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 39
ÖNDER FAHRİ

10 yıl önce - Prş 14 Mar 2013, 13:22

Alıntı:
Bu bizde gecmiste cok sayida olup ne yazik ki katliamcilarin ege ve akdenizde soyununu kuruttugu pars zaten iranda ( tahminen 550-800), türkmenistanda ( 200 civarinda) hatiri sayida yasiyor. yani isi ta klonlamaya götürmeye gerek yok. Uygun sart ve zaman olustugu zaman bu ülkelerden yaban yani dogal ortmadan alinip, bizde yasamasina uygun olan bölgelerimize asilanacak. Yapilacak olan bu!



Rus yetkililer ve çevreciler, bu inşaatların yanı sıra bölgede yaşayan, Pardus'a adını veren Panthera pardus tulliana'nın çok yakın akrabası ya da son genetik araştırmalarda aynı tür olduğu öne sürülen (kaynak 1, 2, 3) Pers parslarının (Panthera pardus saxicolor) nüfusunu artırmak için de çalışmalar yapıyor.


Görüldüğü kadarıyla burada temel çelişki, Tuliana ve Saxicolor'un aynı tür olup olmadıkları noktasında düğümleniyor. Bunların aynı tür olup olmamaları, aynı zamanda tuliana'nın genetik olarak korunması gereken bir tür olmaması, yani yok olmasının genetik olarak da yok olması manasına gelmeyeceği sonucunu doğuruyor. Eğer böyle ise Anadolu Parsımızın Anadolu coğrafyasında fiziki manada yok olsa bile, doğru çalışmaların yapılması halinde tekrardan Anadolu coğrafyasına monte edilebileceği, yani parsımızın yok oluş ihtimalinin bulunmadığı sonucunu doğuruyor. Bu da bir nebze de olsa yüreklere su serpiyor. Tabii bu, aynı tür olduklarının, genetik yapılarının birebir aynı olduğunun kesin olarak ispat edilmesi durumu için geçerli.

Rusya tulianayı Pers parslarıyla yeniden canlandırma çalışmaları yürüttüğüne göre, artık Anadolu parsıyla, Pers Parsının genetik olarak aynı tür olduklarının 100 de 100 ispatlandığı düşünülebilir mi ?

Aslında bu çok kafa karıştıran bir mevzu. Kürşat bey; Sizce bu, Eğer Anadolu parsı ile Pers parsı aynı ise bir bakıma bugüne kadar bildiğimiz ve tuliana temeline dayandırdığımız bilgilerin ve çalışmaların pek çoğunun sil baştan sıfırlanması manasına gelir mi ?. Kısacası aslında Anadolu Parsı (tuliana) diye bir şey olmadığı, Anadolu'daki parsların İran, Türkmenistan, Kafkasya gibi yerlerden Anadolu'ya gelen Pers parsları (saxicolor) oldukları, aslında bu hayvanların, anadolu, iran ve kafkasya coğrafyalarının ortak malı oldukları ve bu coğrafyalarda ki yaşam şartlarındaki olumlu veya olumsuz değişimlere göre sürekli olarak gidip geldikleri yer değiştirdikleri gibi bir neticeye varılabilir mi ?


Kürsat Metin
10 yıl önce - Prş 14 Mar 2013, 14:37

Alıntı:
Aslında bu çok kafa karıştıran bir mevzu. Kürşat bey; Sizce bu, Eğer Anadolu parsı ile Pers parsı aynı ise bir bakıma bugüne kadar bildiğimiz ve tuliana temeline dayandırdığımız bilgilerin ve çalışmaların pek çoğunun sil baştan sıfırlanması manasına gelir mi ?. Kısacası aslında Anadolu Parsı (tuliana) diye bir şey olmadığı, Anadolu'daki parsların İran, Türkmenistan, Kafkasya gibi yerlerden Anadolu'ya gelen Pers parsları (saxicolor) oldukları, aslında bu hayvanların, anadolu, iran ve kafkasya coğrafyalarının ortak malı oldukları ve bu coğrafyalarda ki yaşam şartlarındaki olumlu veya olumsuz değişimlere göre sürekli olarak gidip geldikleri yer değiştirdikleri gibi bir neticeye varılabilir mi ?



Söyle diyelim Önder Bey. Bu leoparlarin Irandan bize gecmesine engel bir dogal bariyer var mi? yok. Yani cöl gobi ya sahra cölü gibi yada himalaya daglari gibi 8000 m yüksekliginde erisilmez daglar yok.
zaten dikat ederseniz anadoluya cografi olarak iranin platosunun devami ..

Ha o zaman bu farkliliklar, farkli leopar isimleri ve latince tamlamalar nasil, nereden cikti
Ilk Leopar bizim cografyada yani anadolu, kafkasya, iran vs...anadoluda. Izmirde tanimlaniyor 1856 da Tulliana adi verliyor.
Panthera pardus tulliana
Valenciennes, 1856



Daha sonra onda 50-60 sene sonra Rus-Satunin isimli adam cikiyor, daha önce tanimlanan leopari bir daha tanimliyor.Ki 1920 lerde Gen teknigi DNA arastirmasi falan var mi yok daha bilinmiyor. Neye göre farkli ada veriyor. Hikaye yani!

ayni leopari, bu sefer
Panthera pardus saxicolor
Pocock, 1927


yani kendileri ayni isimleri farkli. Kargasa buradan cikiyor. Hayvanlar icin bir ülke siniri var mi yok. istedikelri yere girip cikiyorlar, ha keza verilen isimlerde de öyle! Ismi verilen tanimlanin leopara baska bir bilimadami cikmis kendi adini vermis. Durum bundan ibaret

Asil olan ilk tanimlanin latince verilen adinin kabul edilmesi yani tulliana.Irandaki bireylerde ayni anadoludakilerle ayni fizyolojik özellikler gösteriyorlar 90 -120 kilo olan devasa bireyleri var. renkleri, kafa yapilari hemen hemen ayni. Ayri olmasi zaten düsünülemez.
Genetik arastimaya ihtiyac var mi? Bana göre yok cok ihtiyac olursa oda yapilir ama canli DNA dokusu anadolu parsinda bulunabilecek mi sorun orada.

bakin burada iranda cekilen cekilen görüntüler. Irandaki bu linkin ana sayfasi http://www.wildlife.iran giderseniz bircok farkli bilgiye ulasabilirsiniz leopar hakkinda Ingilizce.
Ayrica Iranda dünyadaki son asya citasida yasyior, ha keza, yaban esegi (kulan), mezapotamya alageyigi gibi bizde soyu tükenen türler.

http://www.wildlife.ir/ShowInfo.aspx?Lang=2&InfoId=246



Burada da Türklerin atayurdu Horasandan- Türkmenistan;yaban esegi (kulan)Türkmenistanda da var

www.flickr.com/photos/undpeuropeandcis/8100058906/


ÖNDER FAHRİ

10 yıl önce - Prş 14 Mar 2013, 17:31



Kürsat Metin
10 yıl önce - Prş 14 Mar 2013, 18:20

Alıntı:
Hatta Cemal Gülas gibi sadece bir fotoğrafını çekebilmek için bile 4 senesini harcamış olan bir insanın bile bunların ayrı ayrı türler oldukları yanlış bilgisine sahip olması bu yanlışın düzeltilmesinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Zira, Cemal Gülas tv'de konuk olduğu ve parsı 4 senelik titiz bir çalışma neticesinde görüntülediğini net bir dille açıkladığı röportajda, hayvanı gördüğünde bunun tuliana mı ? yoksa saxicolor mu olduğu konusunda tereddüte düştüğünü, fakat daha sonra görüntüsünden bunun tuliana olduğunu anladığını belirtiyor. Görüldüğü gibi Cemal Gülas bile Anadolu ve İran parslarını birbirinden farklı türler olarak bilmekte. Kısacası, kamuoyunun genelinde Anadolu ve İran parslarının farklı türler olduğu yanlış bilgisi ve kanaati mevcut.


Birde memlekette (diger bir cok konularda oldugu gibi) özellikle doga ve yaban hayati konusunda inanilmaz bilgisiz affedersiniz, affiniza siginiyorum biraz agir olacak ama cok cahil, bilgisiz yani tabiri caizse cahil, cüheyla bir medya var. Her gördügü hayvanin önüne bir anadolu eki takmis gidiyor. iste anadolu vasagi, anadolu aslani ... ve bunun gibi bir sürü uyduruk isim.

Hayvanin anadolusu iranlisi mi olur. Bilmsel adi neyse o yazilir. bilmiyorsa ac internette cuvalla bilgi var. Yine ordan bilgi alamiyacak kapasiten yoksa yazma o zaman, millete yanlis bilgiler verip yanlis yönlendirme. Bunun icin yabanci dil gerekiyorsa, dil ögren. bunun baska yolu var mi?

Inanin, ilk ögretim cocuklari hatta yuvadakiler kadar doga ve yaban hayati konusunda bilgileri yok. Malesef ülke insanida kedi, köpek at, it kargadan baska hayvan, camdan baska agac tanimiyor.Önemli olan yeni kusaklar, yerli, yabanci belgesel programlarin artmasiyla müthis bir ilgi olusmaya basladi yaban hayatina, dogaya karsi...

Aslinda 80 sonrasi doganlarida kattigimizda müthis bir potansiyel var ülkemizde, özellikle 90 sonrasi dogan genclere, 2000 de dogan cocuklarimiza sahip cikmak. doga, cevre ve yaban hayati konusunda güzel bilgiler verip sorumlu , bilincli, bilgili, ilgili nesiller yetistirmek asil olan.

Bozulmamis Doga, yaban hayati temiz su ve cevre yoksa hayat, yasamda yok. Bu kadar basit!

Simdi Cemal Gülasa gelirsek iyi arastirmaci, güzel isler imza atiyor sagolsun, cevresinide egitiyor, örnek kisiligi var, yaptiklari yatsinamaz. Fakat bilimadami veya biyolog degil neye göre belirmis saxicolor yada tulliana oldugunu o belli degil ve cevap yok.
cünkü fark olup olmadigi bile belli degil ki

Yapilacak olan daha önceki söyledigim gibi leoparin yasadigi farkli ülkelerdeki Bilimadamlari toplanip ki, toplaniyorlar, kafkas leopari projesi adi altinda hersene. Gecen sene Gürcistan bir önceki sen Istanbuldaydi, tek bir isim verilip bu kavram kargasasindan kurtulunacak. Hangi isim verilsin derseniz. ilk tespit edilen isim en dogru olani.

Yok kabul edilmezse iki isim birdende verilir. Iran Türkiye icine alacak Latinceside ayni sekilde.

2011 deki toplanti söyle;
09.03.2011 11:28
Kafkas ülkelerinden gelen temsilciler İstanbul da "leopar" için toplandı...

Kafkasya Ekolojik Bölgesi, WWF tarafından belirlenmiş küresel ölçekte biyolojik çeşitliliğin en zengin olduğu 200 ekolojik bölgeden ve Conservation International (CI) tarafından tanımlanmış 43 Sıcak Nokta’dan birisi.

Bu özelliğini sahip olduğu 6.500’den fazla bitki türü ile dağ keçisi, ceylan, bizon ve yaban koyunu gibi büyük otçullar ile bozayı, sırtlan ve leopar (Panthera pardus saxicolor) gibi tehlike altındaki büyük etçil türlerin varlığı nedeniyle aldı.

Leopar, Kafkasya Ekolojik Bölgesi’nin sahip olduğu en nadir türlerden. Geçmişte Türkiye’nin tamamı dahil Kafkaslarda ve Asya’da geniş yayılış gösteren leopar, günümüzde kaçak avlanma nedeniyle çoğu yerde yok oldu veya yayılış alanları daralarak sayısı azaldı. WWF, Kafkasya’da leopar türünün korunması amacıyla bir girişim başlatmış ve Uluslararası Doğa Koruma Birliği IUCN/SSC Kedi Uzman Grubu işbirliğinde 30 Mayıs – 1 Haziran 2007’de Tiflis’te, “Kafkasya’da Leopar Koruma Stratejik Planlama Çalıştayı” düzenleyerek bölgesel bir strateji hazırladı. Kafkasya Leopar Stratejisi’nin en önemli amacı, Kafkasya ülkelerinde leopar ve beslendiği türlerin sağlıklı popülasyonlarının doğal yaşam alanlarında varlığını sürdürmesidir.

7-8 Mart 2011 tarihlerinde İstanbul’da WWF ve IUCN/SSC Kedi Uzman Grubu 2007 yılında hazırlanan Kafkasya Leopar Stratejisi’ni güncellemek, türün korunmasına yönelik olarak Kafkasya ülkelerinde uygulanan faaliyetleri ve karşılaşılan zorlukları değerlendirmek ve ortak bir izleme programı geliştirmek amacıyla “Kafkasya’da Leopar Korunma” çalıştayı düzenlendi. Bu çalıştayda Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan, Rusya, İran ve Türkiye’den hükümet kuruluşu temsilcileri, araştırmacılar ile WWF, IUCN/SSC Kedi Uzman Grubu ve Uluslararası Flora Fauna Derneği (FFI) uzmanları biraraya geldi...

www.ntvmsnbc.com/id/25190277/

Anadolu leopari -iran leopari kavgam kargasasina cok güzel bir örnek Kaplan konusunda var, Aralarinda onbinlece km uzaklik olmasina ragmen,
Bilimadamlari gecen yillarda yapilan DNA doku örnegi calismasiyla sibirya kaplani ile soyu tükenen Hazar kaplanin( gecmiste en so 1960 -70 lere kadar dicle vadisi, k.irak, kuzey, kuzeydogu iran,azerbeycan orta asya kadar genis bir alanda yasiyordu) ayni alttrü olduklarini buldular. Sibirya nere? dicle vadisi nere ? ama taa oradan Tanri daglari, Dogu türkistandaki (Gansu Corridorunu) asip gelmis hayvan onbinlerce yil önce. Himalyanin güneyinde hindistanda ise baska farkli alttürler ortaya cikmis. Bakin bu cok güzel bir örnek

http://www.wildlifeextra.com/go/news/caspian-tigers.html#cr



haber söyle;


16/01/2009 09:18:31 Tigers studied
The main tiger sub-species studied were the Caspian tiger (Panthera tigris virgata), the Siberian tiger (Panthera tigris altaica), the Indian - Bengal - tiger (Panthera tigris tigris) and the South China tiger (Panthera tigris amoyensis). The Caspian tiger was found to differ by only one nucleotide of its mitochondrial DNA from the Siberian tiger: other tiger sub-species differ by at least two nucleotides.


Siberian tiger
Tigers took the silk route
January 2009. DNA from an extinct sub-species of tiger has revealed that the ancestors of modern tigers migrated through the heart of China - along what would later become known as ‘the Silk Road' - a team of scientists from Oxford University and the NCI Laboratory of Genomic Diversity in the USA have discovered.

In a study published in this PLoS One the team show that the Caspian tiger from Central Asia, which became extinct in 1970, was almost identical to the living Siberian, or Amur, tigers found in the Russian Far East today.

Tigers could be reintroduced into Central Asia
The discovery not only sheds new light on how the animals reached Central Asia and Russia but also opens up the intriguing possibility that conservationists might repopulate tiger-less Central Asia with Siberian tigers from Russia or China.

Professor David Macdonald, Director of the WildCRU at Oxford University and also one of the authors said: ‘The fact that the Caspian tiger was driven extinct in 1970 is an indictment of the modern age and not some long-gone piece of history. Our research indicates that the Caspian tiger's genes still exist, in the form of the Siberian tiger, so they could be restored to Central Asia. This restoration would obviously be a huge undertaking but what a triumph it would be!'



Caspian tiger.
Caspian tigers never became extinct
‘What these striking results indicate is that extinct Caspian tigers and modern Siberian tigers are molecular nearest neighbours,' said Carlos Driscoll, a doctoral student studying at Oxford University's Wildlife Research Conservation Unit (the WildCRU) who led the study. ‘In a sense it means that Caspian tigers never became extinct, it's just that there never was any such thing as a ‘Siberian' tiger.' The relationship is so close that the mitochondrial DNA of the two sub-species differs by just a single nucleotide.

DNA sampling
Because Caspian tigers were not well studied before they became extinct almost 40 years ago the team had to retrieve DNA from specimens held in the region's museums.

‘We had to travel through Russia and Central Asia taking tiny bone samples from Caspian tiger specimens in natural history collections,' said co-author Dr Nobby Yamaguchi of Oxford's WildCRU. ‘We then compared the mitochondrial DNA from these samples with those taken from living animals, especially Siberian and Indian tigers.'

Tigers followed the Silk Road
The route that Caspian tigers took to get to Central Asia has always been a puzzle because Central Asian tigers seemed isolated from other populations by the massive Tibetan plateau. The new research suggests that rather than skirting around the plateau, via India to the south or Siberia to the north, perhaps about 10,000 years ago ancient tigers went through it along China's narrow Gansu Corridor - which would thousands of years later form part of ‘the Silk Road' trading route.

Read the full report
A report of the research, entitled ‘Mitochondrial Phylogeography Illuminates the Origin of the Extinct Caspian Tiger and Its Relationship to the Amur Tiger' is published in PLoS One and is available here.
Tiger family tree - South China tigers are the daddy of them all
This fresh look at the tiger family tree suggests that the South China tiger, a sub-species now extinct in the wild, is unique - possibly the cat most closely resembling the ancestor of all modern tigers - making efforts to save it from extinction all the more important.

‘We came very close to losing the chance to study the South China tiger, even from a molecular standpoint, simply because it is so rare,' commented Carlos Driscoll. ‘Hopefully our findings will encourage the Chinese government to focus conservation efforts on this most endangered of living tigers.'


çağdaş özer

10 yıl önce - Cum 15 Mar 2013, 16:31



Kürsat Metin
10 yıl önce - Cum 15 Mar 2013, 17:05

Alıntı:
Antalyada bir aralar 30-40 yıl önce Sırtlan yaşadığı söylenir.


hala azda olsa yasiyor gözden irak yerlerinde. Asil adi cizgili sirtlan yördeki adiyla andik.


Kürsat Metin
10 yıl önce - Cum 15 Mar 2013, 17:21



onur aydoğmuş

10 yıl önce - Pzr 17 Mar 2013, 17:05



mirzan

10 yıl önce - Pzr 17 Mar 2013, 17:31

Alıntı:
ADANA VE CIVARINDAN: DOGU AKDENIZDEN KAYITLAR


Yazınızı okuyunca çok şaşırdım. Yazıda bizim köyün ve komşu köylerin adı geçiyor. Yazın yaylaya çıktığımız Amanoslar'da da olduğu olabileceği iddia edilmiş. Bahsi geçen "koyuncu durdu (yağız)" akrabamız olur. 80 yaşının üzerinde bir oğlu var ve zannedersem bilgi sahibidir. Osmaniye Kadirli-Tahta Köyü'nde ikamet etmekte ve hala koyunculukla uğraşıyorlar.


Kürsat Metin
10 yıl önce - Pts 18 Mar 2013, 14:45

Alıntı:
Yazınızı okuyunca çok şaşırdım. Yazıda bizim köyün ve komşu köylerin adı geçiyor. Yazın yaylaya çıktığımız Amanoslar'da da olduğu olabileceği iddia edilmiş. Bahsi geçen "koyuncu durdu (yağız)" akrabamız olur. 80 yaşının üzerinde bir oğlu var ve zannedersem bilgi sahibidir. Osmaniye Kadirli-Tahta Köyü'nde ikamet etmekte ve hala koyunculukla uğraşıyorlar.



Mirzan kardesim siz o bahsettginiz sahislara, eski cobanlara, avcilara atalara,ninelere, dedelerinize bir sorup sorusturun , bakalim daha yeni bilgilere ulasabilecekmiyiz!

iste bu yazilar yakin gecmiste var olan muhtesem bir canlimizin hafizalardan yok olup gitmemesi ,
gelecek nesillerin bilmesi,bilginin artmasi, paylasilmasi
bir bilincin olusmasi,
sorumluk duygusunun gelismesi icin veriliyor, yaziliyor.


Yapilacak olan;
Gelecek nesillerin yok ettiklerini, yeni nesiller tekrardan yerine koyacak. bunun baska yolu yok!
Adamlar gecmiste, her alanda adeta bizlere,yeni nesillere koca bir enkaz birakmislar.



Dünyanin bircok yerinde, Universiteler ve akademik kuruluslarin, bir ülkenin gelismesinde, aydinlanmasinda nekadar önemli görevler üstlendigi, adeta lokomotif görevi yapan kurumlar oldugu hepimiz tarafindan bilinen bir gercek. Ülkemizdeki 1,5 milyon üniversite ögrenci potansiyelini göz önüne aldigimizda, bunun sadece ve sadece %1 ne ulasilsa ki, bu bile 15000 kisi, müthis bir sayi.

Yani ülkenin en aydin bilgili,potansiyel, genc, dinamik, aktif, enerjik kesiminin önüne;

- yeni vizyoner hedefler konulsa;
-bilgi dagarciklarinin artirilmasi tesvik edilip, ilmi verilerle desteklense;
-bunlarin dogal sonucu olarak,
-sorumlulugun ve bilincin artirilmasiyla,


ülkede asilmayacak sorun, ulasilmayacak hedef kalamaz!




sayfa 39
« önceki   123 ... 383940 ... 656667   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET