Ben bu leopar hikayesini aile büyüklerimden dinledim. Çatalan tarafında da olması akla yatkın görünüyor. Ama benim anlattığım olayla çatalan olayı birbirinden bağımsız.
Daha öncede burada yazıldığı gibi, afrikada bile hergün birkaç aslan görülebilirken, birkaç ay boyunca bir leopar bile göremiyormuş belgeselciler. Ülkemizdeki görülme sıklıkları eğer söylendiği gibiyse, ben sanılandan çok daha fazla çizgili sırtlan ve leopar yaşadığını düşünüyorum Türkiye'de. 200 lere kadar çıkabilir. Yabancı kuruluşlar da araştırma yaparsa, tespiti kolaylaşacaktır.
Bu hayvan herkesçe bilinen son vurulma kaydı 1972 Beypazarı olarak kabul edersek, o yöredekiler bile bu hayvanı görünce şaşırıyorsa, demekki kimselere görünmeden yaşamını sürdürmüş. Köy nüfusunun azaldığı düşünüldüğünde, Kürşat beyinde dediği gibi sayılarının artması ve görünmemesi normal.
Leoparların yaşam alanını gösteren bir harita. Türkiyenin büyük kısmı "eski yaşam alanı" olarak görülüyor toroslar civarı ise "belirsiz" olarak işaretlenmiş, yani o bölgede olma ihtimali var.
yaa arkadaşlar, birkaç sene önceydi herhalde
bi belgeselde izlemiştim
anadolu'da 3 ayrı leopar grubunun hala hayatta olduğuna dair ciddi iddialar vardı
önceki mesajların tümünü okuyamadım kusura bakmayın
A........ s....... ilçesinde Anadolu gri leoparı görüldü
Alıntı:
S........ ANADOLU PARSI
Anadoluda yıllar önce yaşayan nesli yok olduğu sanılan Anadolu parsının S...... da görülmesi sevindirici bir olaydır.Çünkü yok olduğu sanılan neslinin tükendiği söylenen bu hayvan s...... da tarafımdan görülmüştür.Anadolu parsıyla yüz yüze gelmem tamamen bir tesadüftü Fatih ÇETİNKAYA ile balığa çıkmıştık kayıkla ağları toplamak üzere İğdecik çayına gitmiştik. İğdecik çayının göl ile buluştugu yere geldiğimizde Anadolu parsı kayanın üzerine uzanmış yatıyordu nerdeyse kendi boyuna yakın kuyrugu vardı.kuyrugunu sağa sola çeviriyordu.İlk fark ettiğimiz kuyruğu idi onu yılan sanmıştık.Kayanın üzerinde kuyrugunu sürekli oynatıyordu.kendisini dikkatlice bakınca fark ettik bizi görünce ayağa kalktı ve kayanın üzerinde anadolu parsı sülüeti belirdi. Şaşırmıştık !!
Buralarda bu hayvanın işi ne gibisinden birbirimize baktık, Anadolu parsı çok güzel beyaz ve gri desenlere sahipti harika bir hayvandı bizlere uzun uzun baktı ve uzun kuyrugunu sallıyarak kayaların üzerinden kayboluverdi.Bölgemizde en son 1975 li yıllarda B.........da görülmüş ve vurulmuştu.daha sonraki yıllarda ülkemizde görülmemiş sadece Adana toroslarda, sorkun yaylasında görülmüş olduğu söylenmiş ama vaşakla anadolu parsı karıştırılmış onu gördüklerini söylüyenler net olarak anadolu parsını gördüklerini söyleyememişlerdir.Bir çok doğa bilimci bu hayvanın izini sürmüş ama bir netice alamamıştır. Ben ve fatih bu hayvanı 2007 yılında iğdecik çayının göle birleştiği yerde gördük ozamanlar orada balıkçılık yapan arkadaşımız davutla bu konuyu görüştüm oda bizim gördüğümüz hayvanı görmüş.Ama ne olduğunu kestirememiş hatta onun yavrularıda var onlarıda gördüğünü söylemişti.Çok iyi bir doğa gözlemcisiyim Anadolu Parsını net olarak görmüştük boyu yaklaşık 1-1,5 metre idi kuyruğu vucudu kadar uzundu üzeri siyah beyaz gri tonlardaydı.yaklaşık 3-5 dakika onu izleyebildim.ve bu hayvana bayıldım asaletli bir duruşu var bizim buralarada o kadar yakışıyor.Onun buralarda anadolumuzun bu güzelim yerlerinde yaşaması varlığını sürdürebilmiş olması sevindirici bir olay.
Çine Madran Dağı’nın zirvelerinde onlarca keçiyi ve büyük baş hayvanı katleden canavarın ne olduğu henüz net olarak anlaşılamadı. Açıklama Çine Avcılar Derneği'nden geldi.
Çine Madran Dağı’nın zirvelerinde 5 yıldır zaman zaman nadirde olsa görülen, ancak son bir iki yıldır onlarca keçiyi ve büyük baş hayvanı katleden canavarın ne olduğu henüz net olarak anlaşılamadı. Son olarak canavarın saldırısından kurtulan buzağı Çine’de Veteriner hekimler tarafından ameliyata alınarak kurtarıldı.
Çobanların canavar deyip geçtiği ancak, ne kurda, ne çakala, ne de tilkiye benzemediğini iddia ettiği canavarın hayvanları tek tek yada gruplar halinde saldırdıklarını ileri sürdüler. Daha önce bir keçi sürüsüne saldırarak 30 keçiyi telef eden "Canavar" Madran Dağı'nda bulunan eşekleri, koyunları, inek ve danaları katletmeye başladığı öğrenildi.
Son günlerde bu tür saldırıların artması üzerine endişe duymaya başlayan çobanlar ve dağlarda büyük baş hayvanı bulunan köylüler, özellikle yavru ve küçük hayvanları katleden canavarın, ineklerin memelerini, danaların da yumurtalıklarını canlı canlı yediğini iddia etti.
Son olarak Hacıköseler Köyü'nden Mustafa Kocabıyıkoğlu isimli bir köylüye ait bir haftalık buzağıya saldıran 'canavar' ağız kısmından boğarak öldürmeye çalıştığı sırada köylüler tarafından uzaktan korkutularak kurtarıldı. Yüzü, dudakları ve dili canavarın dişleriyle parçalanan buzağı Çine'de Yöre Veterinerlik bünyesinde çalışan üç veteriner hekimce uzun süren ameliyattan sonra kurtarıldı.
Öte yandan Madran Dağı'da bulunan tüm köylerdeki bir çok vatandaş ve çoban canavar nöbeti tutmaya ve canavar takibine başladı.
Çine Madran Dağı’nda ne olduğu henüz tam tespit edilemeyen “Canavar” için bir çok köylü ve çoban, çakal olduğunu bildiğini iddia ederken, bazı köylülerde resmi görevliler tarafından neslinin tükenmemesi için bir cins kurtları Madran dağına bıraktığını, bu saldırıyı da bu kurtların yaptığını belirtiyor. Görüşünü aldığımız yetkililer ise Madran Dağı’na kesinlikle kurt bırakılmadığını ifade etti.
Tüm bu iddialardan sonra görüşünü aldığımız Çine Avcılar ve Atıcılar Derneği Başkanı Kenan Özhan ise yaptığı açıklamada, “Biz avcılar Madran Dağı’nı karış karış biliriz. Bu güne kadar gerçekleştirdiğimiz avlarda veya gezilerde bir canavara rastlamadık. Madran Dağı’nda Tilki, Çakal, Kurt gibi yırtıcı hayvanların yaşadığını biliyoruz. Bunu da avlanırken uzaktan duyduğumuz seslerinden biliyoruz. Ancak köylülerin ve çobanların tarifleri bunların hiç birine uymuyor. Bir çok köylü zaten kurtla ve çakalı canavar olarak adlandırır. Ancak ben ve arkadaşlarımın görüşü son aylarda sıkça görülen saldırıları yapan tariflere göre “Yaban Köpeği”ne benziyor. Kurt, çakal ve çoban köpeklerinin çiftleşmesi ile yeni bir yırtıcı “yaban köpeği” ortaya çıktığını tahmin ediyorum. Bu konuda bazı uzman kişilerle de hemfikir olduk” dedi.
Hayvanları aç kaldığı için öldürdüğünü belirten Özhan, “Vatandaşların korkup panik yapmasına gerek yok. Bu yırtıcılar çok aç ve mecbur kalmadıkça insandan kaçarlar. Madran’da hayvanı bulunan köylüler hayvanlarını başı boş dağa salmamalıdır” dedi.