Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Anadolu Leoparı
« önceki   123 ... 596061   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 2
Tunc

15 yıl önce - Sal 01 Mar 2005, 23:56

Alıntı:
Saffet ben bu konuda çok bilgili değilim ama ilgimi çekti. Yalnız bu sefer de kafam karıştı.

Pars=leopar?


Kafanizin karismasi gayet dogal, Ilk zamanlar benimde kafam karismisti, Herkez degisik yorumlayabiliyor, Internet de bu konu ile ilgili Yerli ve yabanci cok sayida bilgiye ulasabiliyorsunuz, Herkez kendine gore degerlendirmis, hatta bazi insanlar gormedikleri halde gormus gibi anlatmaktadirlar, 2 sene once bir dergide Bolu daglarinda Yedigoller civarinda gordunu anlatan birisinin makalesini okumustum. Baska yerlerlerde de buna benzer yazilar okudum. O yazilari okuduktan sonra doga yuruyuslerinde issiz ormanlarda ve daglarda gezerken, hep hayvanlarin ayak izlerini, agac ve dal parcalarinda tuylerini, hayvan pisliklerini inceler oldum. Her an sanki karsima cikacak gibi.

Bu (Leopar, Kaplan, Pars) ile ilgilenmek ihtiyaci, Eski calistigim bir sirketteki Mudurumden bana gecti diyebiliriz.

Ben de Wowturkey ile yaklasik 4 - 5 aydir tanisiyorum, ve wowturkey.com sitesi hosuma gidiyor, herkez wowturkey icin biseyler yapiyor, Ben guzel resim cekemiyorum, boyle bir yetenegim yok ama, Ben de site tanitimina ve Ulke tanitimina faydali olmak icin, (daha onceleri Kibris Turk Cumhuriyetinden yazan bir arkadastan "Turk kuslari, Gosteri ucusu yapan ekip" ile ilgili yazi ve resimlerinden esinlenerek) Turkiye ile baglantisi oldugunu dusundugum bu konuyu gundeme aldim.

Beklentim; Benimde bu konuda olan eksiklerimin tamamlanmasi ve Bu konuya yabanci olan arkadaslarin ilgisini cekmek.

herkezin katkisini bekliyorum






Alıntı:
ANADOLU LEOPARI

2000 ve 2001 yıllarında yapılan arazi çalışmaları Anadolu leoparının yok olmadığı ve neslinin her şeye rağmen sürdüğünü gösteriyor.


Bir efsane yaşıyor

Bundan 27 yıl önce, ocak ayının ortasında radyolardan Ankara ilinin Beypazarı ilçesi yakınlarındaki Bağözü köyünde bir parsın (diğer adıyla leopar) köylü bir kadını yaraladığı fakat daha sonra kaçan parsın köylüler tarafından izlenerek öldürüldüğü haberi yer almıştı. O tarihte, parsın o bölgede nasıl bulunduğu soruları sorulmuş ve bu bireyin Toroslar'dan gelmiş olabileceği yorumları yapılmıştı. 27 yıl sonra bugün, Ahmet Çalışkan adlı köylü tarafından öldürülen parsın Toroslar'dan gelmediğini söyleyebiliyoruz.


http://members.lycos.co.uk/izdak/cevre_anadoluleo.html


alparslan
15 yıl önce - Çrş 02 Mar 2005, 09:27

belki inanmayacaksiniz ama ben yinede anlatacagim.bence bu anadolu aslani var,ve onu gorenlerden biride herhalde benim kanimca.nedenmi?cunku askerligimi tunceli pulumurde yaptim.cok daglik bir yer ve cok guzel.orada adi gelin magaralari olan guzel bir turistik yerde var.ben askerdeyken zirhli bir shortland denen aracin ustunde MG 3 cu idim.yani aracin uzerinde govdem disarda kalacak sekilde seyahat ederdim.yol korumasi yapardik.herneyse bir gun yine gorevden geliyoruz,o ne!yemin ediyorum bu resim koymus ya bir arkadas onun gibi sari renkte olani onumden soyle 150 metre oteden kosarak kayalarin arkasina kacti.biz tabi o an seyahat halindeyiz ve durmak ta tehlikeli duramadik ne kadar dediysem de.velhasil gercekten hala da var anadoluda boyle vahsi hayvanlar.ayilara bakardik gece durbunu ile cok guzel olurlardi yavrulari ile gezerlerdi .



Bay Bülent
15 yıl önce - Çrş 02 Mar 2005, 12:45

SOYU TÜKENMIS ANADOLU PARSI NIN HIKAYESI

kedidigiller ailesindendir. Tüm pars alt türleri içinde irilerinden, belki de en irisi olan Anadolu Parsı'nın boyu kuyruğu genellikle 105-150 cm. yüksekliktedir. Ağırliği dişilerde 35-50 kg. erkeklerde 45-70 kg. civarında olmakla birlikte, 100 kg. ağırlığında bireylere zaman zaman rastlanmıştır. Genel olarak çok zarif ve çeviktir. Kürkünün rengi çok canlıdır. Sarı renk üzerine siyah beneklidir. Gözleri karanlıkta çok iyi göründüğünden gece de avlanır. Post desenleri, sessiz yürüyüşü ve arazideki ve arzideki en küçük engebeden çok iyi yararlanması sayesinde parsı doğada görmek çok zordur. Onun yerine kesik kesik, öksürüğe benzer kısa kükremeler şeklindeki sesi daha sık duyulur. Fiziksel yeteneklerin yanı sıra avı planlamadaki becerisi de gelişmiştir. Elde etmek istediği hayvanın huyunu suyunu bilir ve çoğu kez ona pusu kurar. Ağaçlara, kayalıklara kolayca tırmanır. Avının yaklaşmasını yavaşca bekler. Avını yakalarken koşmaktan çok büyük sıçramalar yapar. Bu sıçrayışta altı metrelik mesafeyi aşabilir.

Büyük ve derin vadilerin olduğu ormnlar çalılık ve maki kaplı sarp dağlarda görülür, gündoğumu ve gün batımında etkindir, tek dolaşır. kaya kovuklarında barınır. Geyik, alageyik, yaban keçisi, yaban domuzu, küçük memeliler ve kuşlar temel besindir. Çakla gibi köpekgilleri, tavşan gibi küçük otçuları, hatta kertenkeleleri avladıkları da olur. Avlarını pusu kurarak ve aniden saldırarak yakalarlar. Daha sonra bunları bir ağaç ya da kaya kovuğuna taşıyarak saklaralar. Özellikle doğada avları aşırı azaldığı zaman, evcil hayvanlara da saldırabilirler. Buda insanlarala parsalrın arasını açan başlıca nedendir. Öte yandan, son yüzyilda ülke nüfusunun katlanarak artması ve ateşli silahların yaygınlaşması insan ve pars kaçınılmaz bir şekilde karşı karşıya geldiler. Pars, artık insan için saygı duyulan bir rakip değil, sadece görüldüğü yerde yokedilmesi gereken bir "zararlı" ydı. Özellikle , 1950'lerden sonra ormanların açılması ve tarlaya dönüştürülmesi, yolların bir bir zamanlar ıssız olan yörelerden geçmesi, kıyılarda nüfusun yoğunlaşması parsın oldukça kararlı sayılacak popülasyon dinamiklerini alt üst etti. Gerek parsın daha yoğun olduğu kıyılarda, gerekse iç kesimlerde insan ve pars daha sık karşılaşır oldular. Doğal av kaynaklarının giderek azalmasıyla birlikte parslar zaman zaman avı daha kolay olan evcil hayvanlara yöneldiler; bu daha çok defa onların sonunu hazırladı. Pars, sürüden ayrılmış bir keçiyi öldürdüğü zaman ya bir sürek avının kurbanı oluyor, ya da leşin üzerine boca edilen tarım ilacından zehirlenerek ölüyordu.

Yaklaşık yirmi yıl yaşar. Ege ve Akdeniz bölgesindeki dağlar, onun en çok görüldüğü yerlerdir. İzmir ve Aydın civarı ise bir zamanlar parsın en yoğun yaşadığı yörelerdendir.. Ancak 1960'lara kadar süren avcılık ve artan insan yoğun yaşadığı yörelerdendi. Ancak 1960'lara kadar süren avcılık ve artan insan etkinlikleri bu bölgede de pars bırakmamış gibi görünüyor. Belki, Kuşadası'nın güneyindeki Dilek Yarımadası Milli Parkı'nda yalıtılmış ve geleceği pek parlak olmayan bir-iki bireyeden söz edebilirsiniz.

Eski zamanlarda Anadolu'da yaygın olduğu kadar sıkça rastlandığına dair bilgiler vardır. Roma İmparatorluğu döneminde gladyatör döğüşlerinde kullanılan parsların arenalara Tororslardan yakalanıp götürüldüğünün kalıntıları hala yerli yerinde durmaktadır. "Kaplan Kapanı" adı verilen taştan yapılmış dehlizlerin kalıntıları günümüzde de görülmektedir. Selçuklu ve Osmanlı minyatürlrinde pars figürlerine sıkça rastalnamıştır.

Turgut Reis zamanında Bodrum yarımadasında Sıralanan Dağların'daki köylerde geceleri pars korkusundan dışarı çıkılmazmış. Yakın tarihizmizin ünlü pars avcısı Mantolu Hasan Mislaslı'dır. Egede 1950'li yıllarda 15 adet pars vurduğu söylenir.



Kuşadası'nın güneyinde yer alan Dilek Yarımadası Milli Parkı'nın 1960'lı yılların sonlarında milli park olarak ayrılmasının sebeplerinden biri, Anadolu Parsı'nın yaygın olarak burada yaşıyor olmasıdır. Milli parkın güneyinde yer alan eski Doğanbey Köyü ile kuzeyinde yer alan Güzelçamlı beldesinin yaşlılarının anlattıklarına göre Anadolu parsı'nın canjıraş sesini geceleri sürekli duyduklarını ve adını canavar olarak bildiklerini söylemektedirler.

Bodrum'a giderken Güvercinlik civarında sola Mumcular'a bir yol ayrılır. Bu yol sizi Mazı köyüne götürür. mazı Köyünün ekilecek toprağı olmadığı için Mazılı'lar pars avını geçim kaynağı yolu edinmişlerdi. Bu yüzden, bu köyde pars avcılığı yaparken yaralanmış sakat kalmış ve pars tarafından öldürümüş birçok insan bulunmaktaydı.



Mazı Köyü'nde , 100-150 erkeğin ancak ikisinin tüfeği vardı. Birisi teneke bir çifte, diğeri de atalardan kalma bir şişhane. Köyde yirmi-yirmi beş adet büyük kama vardı. kamaların demiri Kızılcadağ'dan torba torba toplanır, Bodrum'a taşınır, orada demircilere dövdürüldü. Mazılı Şerif de bu kamalardan birinin talhli sahibiydi. Mazılı Şerif yörenin en ünlü pars avcısıydı. Yörede mazı biçimi pars avı vardı.

Çoban kepneğinin önü iyice tireyle derme çatma dikilir. Kepenek başa geçirilir. Yalın kamayla pars inine dalınıverilir. Pars saldırıpda da tırnaklarını kalın kepeneğe geçirince kepeneğin altından sıyrılırverir. ve mazı usulu kama parsın canevine saplanıverildei. Bu iş bir saniyeden daha fazla sürerse avcının eğer varsa karısı dul, çocukları öksüz kalırlar demekti. Mazılı Hacer de erkeklerle pars avına çıkan mangal yürekli bir kadındı















alinti www.dilekyarimadasi.com

saygilar


Bay Bülent
15 yıl önce - Çrş 02 Mar 2005, 13:09



saygilar


Tunc

15 yıl önce - Cum 04 Mar 2005, 16:41

Baska Bir kaynak Ispanyolca
LEOPARDO (Panthera pardus)

Leopardo de Anatolia (Panthera pardus tulliana). En peligro

http://naturaleza.tripod.com.ar/espanol/animales/ ...opardo.htm




Tunc

15 yıl önce - Sal 08 Mar 2005, 17:25



http://www.ntv.com.tr/news/32674.asp



Leoparlar
(Panthera pardus) büyük kediler arasında kendi türünü avlayan ve yiyen tek türdür

Yer belirleme ve yol bulma konusunda inanılmaz güçlü olan leopar; idrar, dışkı, ağaç gövdelerini tırmalayarak ve sesiyle bulunduğu alanı işaretleyip sahiplenir.

Alıntı:

Leopar günboyunca sıkça dolaşır, ama gün ortasındaki sıcaktan kaçar ve kayalıklarda, mağaralarda veya kalın ağaç dallarında dinlenir.

Leopar klasik kedi taktikleriyle avlanır.Avına yere yatık yaklaşır. Açık alanda yoğun yeşillik arkasına, nehir kıyısına veya kum tepelerinin arkasına saklanır.

Liopar avını ağacın tepesine taşıyabilir. Dik bir ağaca 50 kg'lık bir avı taşıyabilir.

Yer belirleme ve yol bulma konusunda inanılmaz güçlüdür.

Dişi idrarıyla kızgınlığını belirtir.

6 günlükken gözleri açılır.5 aylıkken ilk avını yakalar.

Leopar yalnız yaşarlar. Erkekle dişi sadece dişi kızgınlıktayken veya yavruları varken beraber yaşar.

Leopar usta tırmanıcıdır. 10 mt aralığa kadar yaklaşınca arka ayaklarını ufak adımlarla öne doğru çıkış için hazırlar ve atılarak ön pençelerini avına bir kanca gibi takar.


Tunc

15 yıl önce - Cmt 12 Mar 2005, 17:19

http://lynx.uio.no/catfolk/cnissues/cn11-06.htm


Alıntı:
Akin says that he has an official letter stating that leopard still exist in Dilek (Priene) National Park, southwest of the town of Aydin in western Turkey, in the area of the Dilek Peninsula mentioned in CAT NEWS 10 (Jan. 1989). But he challenges the report that 8-10 leopards exist in the Hakkari mountains in eastern Turkey. He says that have been no reports of tigers or leopards in the area since 1971, when a tiger Panthera tigris virgata as shot. The last records of leopard were in 1966 in Semdinli and the Ozalp region.




Tunc

15 yıl önce - Pts 14 Mar 2005, 20:14



Tunc

15 yıl önce - Cum 18 Mar 2005, 18:54



Mesut_istanblue
15 yıl önce - Cmt 19 Mar 2005, 12:58

son fotoğraf Türkiye'de mi çekilmiş Saffet hocam?



sayfa 2
« önceki   123 ... 596061   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET