sayfa 24  |
 |
Ahmet Özbuluk
10 yıl önce - Prş 10 Oca 2013, 10:11
Sağol Emir Kardeş. Bununla ilgili bir çalışmam var aslında aşağıdaki linkte de anlaşılacağı üzere. Şiirden pek anlamıyorum ama roman keşke yazabilsem diyorum.
Deneyeceğim ama kelime dağarcığımı geliştirmek istiyorum. Bunun için daha çok okuyorum. Günlük yazıyorum en ufak ayrıntıyı not alıyorum.
Gerçekten küçükken kompozisyon dersleri olurdu. Hatırlamadım şimdi ilkokul 3-4. Yazardım tüm sınıf ayakta alkışlardı. Öğretmenimiz çok kitap oku derdi. İhmallik yapamadık. Ama hiç bir şey için geç kalınmış değil.
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=123710
Eğtuğrul abi ayıptır sorması yenge siteye girmiyor değil mi
|
 |
Uğuray
site denetçisi
10 yıl önce - Prş 10 Oca 2013, 10:21
Hastalıklı ve takıntılı dünyanın en büyük örneği..
|
 |
Ertuğrul MERTEL
10 yıl önce - Prş 10 Oca 2013, 13:04
| Alıntı: |
| Eğtuğrul abi ayıptır sorması yenge siteye girmiyor değil mi |
Eğtuğrul abini bulamadım ben cevap vereyim olmaz mı Ahmet ...
Siteye ulaşmaması için elimden geleni yapıyorum ...
O günkü yaşananlarda ona halel getirecek bir şeyimiz olmadı Allaha şükür zaten . Ayrıca Önemli olan geçmiş değil bugündür Kardeş ... Hayatında olmayan birisine hesap vermek zorunda değilsindir geçmişle alakalı ...
Sadece kendini belli ilkeler etrafında yaşarsan zaten hesap vermek zorunda kalmazsın Evvelallah ...
Hayatını birleştirmeden önce yaşanmışlıklar bugüne sirayet etmedikten sonra sorun olmaz bana göre ... O belli bir yaşta yaşanmış zaten ... Geriye alma şansında yok ki ...
Ayrıca belirttim takip ettiysen .
Bu tarz aşklarda kişiler karşısındaki ile zaten bir bağ kuramadığından Fiziki olarak kötü bir şey düşünülemez ... Duyguların kişileri sürüklemesi hadisesi var . Fiziki bir yakınlaşma zaten yok . Şimdi bu şartlar altında Erkek/kadın kendi içinde yaşamış bitmiş ...
Kime ne zararı olur ...
Dışarıya sirayet etmemiş ... Ne yapabilirsin ayrıca eğer yaşamışsa içinde ...
Ve bütün bunları yaşadıktan sonra seni evirip çevirdiği yerde artık YENİ SEN olmuşsun ... Yeni SEN eski senin yaşanmışlıkları ile SENSİN ...
Seni ondan sonra tanıyıp seven veya kabul eden kişi ona laf söyleyemez ... Bilse de bilmese de . Kaderinde var olana nasıl laf söylersin hem de o kişi fiziken bir yakınlaşmaya bile girmemişse ...
En saf ve temiz aşklar bunlar ...
Sadece artık eski kişilerde bitmiştir yeni birisi varsa ... Fakat yeni sen hayatına aldığın yeni birisini bulduğun ve Kabul ettiğin anda ESKİYLE defterimi kapattım demişsindir bana göre kişiler üzerinden ...
En güzel aşklar bu tarz aşklardır anlayana ...
Çünkü geçmişinde ve geleceğinde eğer bir seviyede tutabilirsen seni olgunlaştırır ve Sadece Tatlı ile beslenmeyen vücudun tuza ve karabibere olan ihtiyacı gibi ,
Fiziki aşklarda olan Tatlı kısmını fiziki beraberlikle tatlandırırken Ruhun karşıdan dokunmadan kendini bulması hadisesi çok farklı bir Tat almaktır ...
ŞEKER hastası olmaman için acısı fazlalaştırılmış bir Tedavi yöntemidir ...
İyidir iyi ... :
Şanslısınız vesselam ...
İlahi aşkla aynıdır anlayana ...
Gözükmez ve uzaktan seyretmekle verdiğiniz değer size sirayet eder ...
Sizi kaplar Hayalleriniz ve ruhunuz onunla coşar gördüğünde ... Göremezseniz heba olursunuz adını zikredersiniz çünkü o ortaya çıkmadığında size adını unutmamak için beyninize nakşetmek gerekir ...
Aşıklar uykularından uyandığında ben tesbih gibi adını çektiğimi hatırlarım .
Beynim zikrederdi ... Hem onu hem Allahı .... Allah'tan onu istersin ama dersin ki ben sana kaldım ... Beni nereye çevirirsen ben ondan razıyım ...
2'sini bir araya getirince onda Allahı , Allahı onda eser olarak temaşa ederdim sonunda yaratan oydu ...
Gözler görmez olmaya başladığında etkisi azalır uzun sürdüğünde ...
Keşke resmini edinebilseydim . Hatta uğraştım okul idaresinden aşırabilirmiyim diye düşündüm ...
Vay bir açık verdik ...
Tasavvuftaki Şeyhi Rabıta bununla aynıdır ...
Ondan resmini verirler Şeyhin ...
Sevdiğini gözünün önünde tutarsan bağın kopmaz ...
Ben Peygamberimizin (S.A.V) görenlerin onun hayalini yaşanmışlıklarla hafızalarına rabdettikleri için o sorunu yaşamadıklarını düşünürüm ...
Yaşanmışlıklar aşkı güzelleştirir ve sağlıklı kılar ...
Olmak için aşık olamazsın ...
Yeter mi len Entepli Özbuluk ...
|
 |
Ertuğrul MERTEL
10 yıl önce - Prş 10 Oca 2013, 13:41
Uğuray demiş ki ;
| Alıntı: |
| Hastalıklı ve takıntılı dünyanın en büyük örneği.. |
Eğer böyle insanlarsa bu durumda karşınıza şöyle bir şey çıkar ... Keşke anlasan ...
Bu hastalıklı insanlar kendilerinde var olan bir değerleri / hisleri başkasına karşı takıntıları varsa (Takıntısız insan yoktur bu arada) AŞK'ları sebebi ile boş beleş kalmadıkları için gayret ve enerjilerini oraya sevkettiklerinden ,
Onların hafıza ve beyinlerinin başka birilerine değil tamamen buna havale edilmesi sebebi ile zararları minimize edilecektir ...
Kısaca bir ruhi operasyondur bu ...
Sonuçlarının kişilere göre karşı davranışa / ortam etkilerine göre sebep/sonuç gelinen nokta denklemi içinde barındırsa da saf haliyle doğaldır en önemli tarafı bu ...
Kişilerin aşık olmadan ve aşık olduktan sonra ve belli zaman aralıkları ile geldikleri yeri bilmeniz gerekir ... Olmadıkları durumla benzerleri ile klinik bir vaka gibi karşılaştırmadan bu tarz bir cevap asıl
takıntılı bir bakıştır ...
İnsanların duygu dünyasına lazer tutmaktır ...
Kişilerin bence onlar için en değerli şeyine laf söylemek ayıpların en büyüğüdür ...
Bunu yaşamamış olanlar ve Ulaşanlar onları hor görebilir ...
Onlar için Ulaşılmaz/ulaşılamamış olan şey değerlidir ... Devamlı değerli tutmak gerekir ...
Bu konuda neden yazıyorum ...
Çünkü bu öyle bir etki ki , Sonuçları çok uzun bir süre insanda kalıyor ... Az buz çarpmıyor voltaj ... Böyle insanlar yüksek voltaja tabii tutuldukları için belki de bundan sonra sorunlar başlıyor ...
Bu tarz bir aşk yaşayanlar bilsinler ki ,
Elde etmeleri için çok uğraşmaları da bırakmaları da bana göre Kendi duygu dünyalarını harap eden bir evredir ... Gözlemci olmalarını öneririm . Kendilerini kandırmalarına gerek yok ...
Elde edip ayrılanlar var ...
Çünkü onda Aradığını bulamayanlar var vs ...
Bu tarz aşklarda temel ilke Sevdiğine zarar vermemektir ... Platonik AŞK yaşayıp sonra benim olmalı takıntısı yapmamaktır ...
Çünkü bu AŞK'ın doğasına aykırıdır ...
AŞK değer vermektir , yükseltmektir Göklere ...
Orada tutan şey aslında sizsinizdir . O farkında bile değildir onun değerinin ne olduğunu çünkü size yakın değildir ...
Madem bu kadar değerli ise ona zarar vermek günahların en büyüğüdür ...
Onun bir şekilde mutlu olması sizin için değerli ise
Sizinle olmasına gücünüz yetmedikten sonra
Siz içinizdekine ihanet etmeyin ... Onun mutlu olması için dua edin ...
Hatta gerekirse buna çalışın ... veya engellemeyin ...
Çünkü kişinin sevdiğini mutlu görmesi insanı mutlu eder ...
Benle olup üzülecekse / zaten istememiş br sebep veya şekli önemli değil / başkası ile mutlu oluyorsa maalesef kere maalesef ondaki gördüğün o güzellikleri unutmamak bence en güzelidir .
Şüphesiz Kainatta sesleri duyan , işiten ve size dönüp cevap veren bir kuvvet var ...
Ben her daim buna inandım ...
Sesini duymak için seni inletir der Mevlana ...
Seni dinlemek için aşık etmişse neden şikayet edersin ...
Sana ondan daha büyük değer veren var mı?
Gel demiş seni dinlemek istiyorum . Sesini duymak istiyorum ...
| Alıntı: |
Şükret! istediğini elde edince şükretmek kolaydır. Sufi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir.
|
| Alıntı: |
| Bir kişi Allah'tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına inanırsa Allah da onu başkasına muhtaç etmez. |
"Harabat ehlini hor görme şakirt, viraneye malik defineler var"
Erzurumlu İbrahim Hakkı
Uğuray sana tessüf ederim ...
|
 |
Ahmet Özbuluk
10 yıl önce - Prş 10 Oca 2013, 13:43
abi öyle bir mesaj attın ki ne diyeyim ben sana.
yanımdan olsan sana sarılmak isterdim ellerinden öpmek isterdim
sanırım bu mesajı yazdırıp sabah öğle akşam yemeklerinden sonra bir kez olsun okumam lazım.. allah senden razı olsun..
bu arada bana bir atkı işlemişti. boynumda şu an..
senden farklı olarak en az 20-30 fotoğrafı var birlikte çektiğimiz veya tek. evet bakınca çok içim acıyor ama dünyaları verseler ben yakamam onları 
|
 |
Ahmet Özbuluk
10 yıl önce - Prş 10 Oca 2013, 23:20
Acıların en yüksek merdiveninden
Baktım
Az önce koparttığın sevda çiçeklerinin
Bahçesine
Dört yapraklı çiçeklere takıldı gözlerim
Sonra kahverengi gözlerine
Ve sen geldin kapıları açıp
AŞK içinde
Yıldırımlar gibi düşü verdin yüreğime
Sen açtın
Sen geldin
Ben sevdim
Sen gittin
Ama…
kendini bırakarak bende..
|
 |
Uğuray
site denetçisi
10 yıl önce - Cum 11 Oca 2013, 00:02
Ertuğrul abi,
Platonik aşka sonsuz saygım var. En kalıcısı, en tatlısı o olsa gerek.
Kimsenin değer verdiği şeyleri önemsememek gibi bir durumum yok. Bu yakışmaz. Yakışı kalmaz.
Hastalık ve takıntıyı iyi manada kullandım aslında.
Kendinden daha fazla değer vererek, kendinden vazgeçerek O'nu sever ya.
İşte bu kendi içindeki hastalıktır. Tedavisi yoktur. İçinden atamazsın. İçinden atmak istemezsin.
Hastasındır, bilirsin seni ölüme götürür. Bilirsin sonunda hiç bulamayacak olsan bile. Takılırsın işte.
Takıntın olur senin O!
Kaç kere kendine "Yeter diye öğütler verirsin" sonra ne olur?
Sonra yine O'nu görmek mutlu eder seni, o seni görmese, görmezden gelse de.
Ne olacak ki, ben gördüm ya o bana yeter ulan! diye dolaşırsın etrafında.
Karşısına çıkamazsın. Kaçarsın.
Korkarsın o zaman kaybetmekten. Kaybedeceğini düşünürsün "kazanma ihtimalin" olsa bile.
Aldığı nefesi düşünürsün, yürüdüğü yolları.
Acaba ne yapıyor dersin. Kafan patlar düşünmekten. Hep acaba? ile yaşarsın.
İçinden geçenleri dışa vuramazsın. Vursan da ANLAMAZLAR. ya da ANLAMAZSIN sanarsın! Ama öyle değiş işin aslı. Herkes bilir "Karşılıksız Aşkın" nasıl bir şey olduğunu.
Bilir ama yok saymak ister bazıları. Kendi canının daha fazla yanmaması için.
Ama bir süre sonra insan öğrenir bununla yaşamayı. Dışa vurmamayı.! Öğrenmelidir de.
Yaşayabilmek için. Belki düşünür durur her saniyesinde unutmak istersin. Bir an olur hatırlatır saçma sapan bir şey.
Ben şuna iniyorum.
Hiç bitmeyen cinstir bu! Seninle birlikte ölene kadar devam eder.
Gel gör ki şuna inanırım. Yeri geldiğinde "Öldürmen gerek" hem kendini hem O'nu.
Herkese canı gönülden mutlu AŞK'lar.!
Kırdıysam affola.
|
 |
Ertuğrul MERTEL
10 yıl önce - Cum 11 Oca 2013, 09:56
Uğuray teşekkürler cevabın için ...
Demek ki ben yanlış şekilde anladım ...
Ben özür dilerim ...
|
 |
(Özkan)
10 yıl önce - Cum 11 Oca 2013, 10:09
Karşılıksız aşk; hiç gelmeyeceğini bile bile beklemektir.
|
 |
Ahmet Özbuluk
10 yıl önce - Cum 11 Oca 2013, 14:27
sağımız çaresizlik
solumuz çaresizlik
önümüz, sol çaprazımız sağ çaprazımız güneyimiz batımız doğumuz her yönümüz çaresizlik...
Sevmek onun yokluğunu bile sevmektir. O yanında yokken deli gibi özleyip sadece onu beklemektir. Sevgi emek ister;yürek ister ve gerçeklik ister. Dürüstlük ister sevgi! Onun yolunu beklemek,saygı duymaktır sevgi.
|
 |
sayfa 24  |