Türkiye nin 2. Dünya savaşındaki gelgitlerini oku , gel burada yaz yaşanan kıtlıkların sebebini , bizde anlı şanlı yöneticilerimizi öveleim övdürelim al sana bir vesika
Bu günün şartları ile 2. dünya şavaşı yıllarını değerlendirmeyelim.O yıllarda bugünkü gibi bugday siloları yoktu.Bugdaylar üzerine örtü toprak serilerek ancak saklanabiliyordu.Bütün dünyayı kasıp kavuran 2. dünya savaşına askerleri hazırlamak gerekiyordu.Askerler için Yiyecek stoklamak gerekiyordu.Savaş yıllarında İnönü hükümeti hem ingiltere hem hitler almanyası için bugday vermek zorunda kaldı.İki taraflada dost kalabilmek tarafsız kalabilmek için Türkiye iki tarafada gıda yardımı yapmak zorunda kaldı.Buda türkiyede kıtlığa yol açtı.Ekmek karne ile dağıtıldı.Bunların hepsi doğru.Birde saglıksız bugday depolama yüzünden bugdayların bir kısmı çürüdü.Bunlar savaş ortamının gerçekleridir.
Türkiye 2. dünya savaşına katılsaydı daha ağır kıtlık yıkım ve ölümlerle karşılaşacaktı.Almanya bulgaristanla beraber yunanistanı işgal etti.Yunanistanda ağır kıtlık meydana geldi.Yunanlılar sokaktaki kedileri köpekleri yemek zorunda kaldı.Yine yunanistanın yardımına türkiye koştu.Her hafta gemi ile yunanistana bugday gönderdik.Almanyada ingilterede fransada kıtlık olmadığınımı sanıyorsun.
1950 yılında inönü seçimi kaybetti.Bir genç yanına yaklaşarak İnönüye Sen 2. dünya savaşında ekmeği karne ile dağıttın bizi ekmeksiz bıraktın ..diyerek eleştirdi.İnönü başını sallayarak gence Evet sizi ekmeksiz bıraktım ama babasız bırakmadım dedi..Devlet adamları iktidar düşünmezler..Oylarının düşeceğini bildikleri halde doğrusunu yaparlar.
Bu ekmeği karne ile dağıtma yıllarca çarpıtıldı.Oy propagandalarında kullanıldı.Savaş zamanı doğru olan askeri ekmeksiz bırakmak mıydı.
Neredeyse bütün ülkelerin savaştığı 2. dünya savaşında bile uyguladığımız siyasetle savaş dışında kaldık.Demek ki isteyince savaşın dışında kalınabiliyor.İyi siyasetçi duygularıyla değil aklıyla ülkesini tehlikelerden koruyabilendir.
Hocam ne anlatıyorsun?
Almanya Yunanistan ile sınırlı kalmayıp Türkiye'ye de dalsaydı nasıl "isteyince savaşın dışında" kalacakmışsın? Allah'tan, askeri taktik seçimini Anadolu üzerinden değil de Karadenizin kuzeyinden yaptılar Rusya'ya saldırı için de ülkemiz işgal edilmedi.
Bugün Suriye'de, sizin canınız ciğeriniz, biricik demokrat(!) lideriniz Esed kendi halkını bombalıyorsa, bunun sonucunda milyonlarca göçmen Türkiye'ye ve çevre ülkelere sığınıyorsa, Türkiye de komşusundaki bu kıyım ve karışıklığa tamamen barışçı politikalarla çözüm bulmaya çalışıyorsa neden gocunup duruyorsunuz? Lafa bak; "Bize saldırmamış bir devletin iç işlerine karışma hakkını nereden alıyoruz" muş. Yüzbinlerce masum insan öldürülüyor, milyonlarca mülteci akın akın ülkene sığınıyori daha ne saldırısından bahsediyorsun efendi?
Kendi ülkelerindeki Dersim katliamını bile savunabilen bir zihniyetten başka bir şey beklemek de doğru değil aslında ama bir umut işte.
Vesayetin ve kemalizmin devri saadetinde, dünya şartlarındaki değişimi değil de bir general Suriye sınırında efelendi de Suriye Apo'yu ülkesinden kovdu diye, kendini avutanlar çıkmış, cici demokrat(!) diktatörleri Esed'i savunuyor.
**
Alıntı:
Devlet adamları iktidar düşünmezler..Oylarının düşeceğini bildikleri halde doğrusunu yaparlar.
Bu ekmeği karne ile dağıtma yıllarca çarpıtıldı.Oy propagandalarında kullanıldı.Savaş zamanı doğru olan askeri ekmeksiz bırakmak mıydı.
Doğrudur, devlet adamları memleket ve millet menfaati söz konusu olduğunda oy moy düşünmez.
Ancak İnönü, asla devlet adamı değildir bu bir.
İnönü asla iktidara hiç bir zaman serbest seçimler sonucunda, yani o bahsettiğiniz "oy"ları alarak gelmemiştir, ki oy derdi olsun bu iki.
O asla benimseyemediğiniz Erdoğan, büyük siyasi ve kişisel riskler alarak ülkedeki terör sorununu çözmek için adım atmış, ülke ve millet menfaati için, sizin gibilerin yalan-iftira ve saldırılarla sabote edeceklerini yani şerefsiz yalan propagandalarla oy kaybedeceğini bile bile "çözüm süreci"ni başlatmıştır bu üç.
Sürekli iftiralarla "diktatör" dediğiniz, her vesile ile ve ezici çoğunluğu da iftira içerikli olarak saldırdığınız Erdoğan, tüm makamlara serbest seçimlerle ve "oy" alarak gelmiş olup, tarihimizin gerçek diktatörlerinden birincisi ol(a)masa bile iki numarası yana yakıla savunmaya çalıştığını İnönü'dür bu da dört...
Ayrıca, yine kasti çarpıtma yapmaya çalıştığınız şekilde "askeri ekmeksiz bırakmak" diye kimsenin bir talebi olmadığı gibi, esasen, hem Türk askeri hem de bütün millet açlığa sefalete terk edilirken, kendi mesajınızda itiraf ettiğiniz gibi İngiliz ve Alman askerlerine buğday veren bir aymazlığı savunuyorsunuz.
1940'lı yılların açlık ve sefillik yönetiminde bizzat 3 ağabeyimi, bir ablamı ve babaannemi kaybettim. Basiretsizliği ve merhametsizliği yüzünden fiili "holodomor" yaşattı o dönemin diktatörleri, kime neyi savunuyorsunuz? Aç da bıraktılar, anasız babasız kardeşsiz de...
1940 li yıllarda zaten bütün Avrupa, Rusya, pasifik, ortadogu, Afrika aksirincaya, tiksirincaya, obezite olana kadar yiyordu. Dünya savaşı yoktu çünkü. En azından savaşa girmediğin icin ( bir şekilde) tecavuz edilmedin. Şimdikiler muhtemelen Almanyanin yanında savaşa girer, sonrada Sovyet işgaline davetiye çıkarırdı. %1 milyon.
Türkiye 2. dünya savaşına katılsaydı daha ağır kıtlık yıkım ve ölümlerle karşılaşacaktı.
Savaşa katılmak istemediğimiz Hitler i cidden çok etkilemiş,bizede hayatada küsmüş..Ondan sonra bir dahada iflah olmadı zaten kendini Rusya bozkırına vurdu.
Bunu yazarken gerçekten ciddimiydiniz?
En azından savaşa girmediğin icin ( bir şekilde) tecavuz edilmedin. Şimdikiler muhtemelen Almanyanin yanında savaşa girer, sonrada Sovyet işgaline davetiye çıkarırdı. %1 milyon.
Almanyanın yanında savaşa sokup imparatorluğu İngiliz valiliğine çevirenlerin kim olduğunu bilen biliyor merak etmeyin. O haltı yiyenlerin B takımı bile 2. Dünya Savaşı'na girememiş, lütfen gerçeklerden bahsedin, desteklediklerinizinyedikleri haltları ve karanlıklarını oraya buraya yaftalamayın.
Ne oldu kıtlıktan, sefillikten bahsederken biranda konu başka mercilere A takımı, B takımına kaydı. İnonuyu desteklemem, sempati de duymam. Dünya genelinde yaşanan sefillik ve kıtlığı İnönü ye yamayamazsiniz. Geçin bunlari. İmparatorluğu valilik yapan takımdaki ışığın aynısını şimdilerde görebilirsiniz. Amaç aynı, sonu aynı olmasında ...
Ne oldu kıtlıktan, sefillikten bahsederken biranda konu başka mercilere A takımı, B takımına kaydı. İnonuyu desteklemem, sempati de duymam. Dünya genelinde yaşanan sefillik ve kıtlığı İnönü ye yamayamazsiniz. Geçin bunlari. İmparatorluğu valilik yapan takımdaki ışığın aynısını şimdilerde görebilirsiniz. Amaç aynı, sonu aynı olmasında ...
Ne olacak, müfterinin biri tarihimizin iki numaralı diktatörüne güzelleme yapınca ona cevap verildi,
başka bir müfteri Almanya yanında savaş iftirası atıverdi onun cevabı verildi. Konuyu maalesef müfteriler kaydırıyor.
İlk müfterinin tadı damaklarda kalmış olmalı ki şimdi ikincisi de " Dünya genelinde yaşanan sefillik ve kıtlığı İnönü ye yamayamazsiniz." buyuruyor.
Hadi fiilen savaşanlardaki açlığı sefaleti anladık da, sözümona savaşa ülkeyi sokmamışlar ama ülkemizdeki açlığın izahı nerede?
Hadi Yunanistan işgal edildi de aç kaldı, Türkiye kimin işgalindeydi?
O döneme ait hiç Suriye'de açlık kıtlık duydunuz mu mesela?
Savaşa heran girebilme ihtimalini düşünürsek erzağın depolanmasında bir gariplik yok. Savaşa giren ülkelerde yaşanan kıtlığın "k" sı da yaşanmadı.
Ayrıca Suriye dediginiz ülke eski Osmanlı toprağıydı. Varisi ile karşılaştırmak garip olur. Biryanda millet olabilme potansiyeli olmayan organizasyonsuz "var yiyen" ile ondan bu konuda çok daha ilerde olan varis'in onlemleri, organizasyon yetisi kıyaslanamaz.
Etrafında savaş kriz( dünya savaşı) varken Anadolu da yeterli bir beslenme bekleyip, AC birakildik demek mufteriligin kralıdır.
Anlayabildiyseniz ne güzel, diretiyorsaniz İnönü bizi AC koydu demeye devam edin. Saplantı olusmus.
----------Ne olacak, müfterinin biri tarihimizin iki numaralı diktatörüne güzelleme yapınca ona cevap verildi,
başka bir müfteri Almanya yanında savaş iftirası atıverdi onun cevabı verildi. Konuyu maalesef müfteriler kaydırıyor. ----------Rüştü
İmla ve gramere dikkat ederek yanlış bilgi kasanların durumuna hayret etmemek elde değil. Tarihimizde bi sürü diktatör var, astığım astık kestiğim kestik. Kardeşini öldürecek kadar iktidar hırsı bürümüş kişiler demokrat, İnönü ve Atatürk diktatör öyle mi?
Neymiş kardeşini alem-i nizam için katletmiş. Devletin bekası o kadar kutsalmış ki kardeşini bile feda ediyormuş. Tam komedi. Devletini çok düşünüyorsan kendin çekil de kardeşin geçsin bre gafil katil. Aslında padişahlar dönemin şartlarına göre normal davranıyordu. Sorun bu davranışlarını şimdiki küçük zekalarıyla insaniyete sığdırmaya çalışanların tutumunda.
İnönü ve Atatürk de dönemin şartlarına göre diktatördüler. O dönemde zaten modaydı diktatörlük. Hitler bile doktrinlerini Franklin Delano Roosevelt'in sıkıyönetim formüllerinden almıştır.
Padişahlarımız birer demokrasi ve insan hakları abidesiydi di mi Rüştü kardeşim? :biggrin: