Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Ufuk

14 yıl önce - Sal 22 Şub 2005, 10:15
Rum kafalı Mehmet Ali Talat


http://www.hakimiyetimilliye.org/modules.php?name ...e&sid=5195

Gelin, biraz gerilere gidelim. Önce, muhafazakar demokrat olduğunu iddia eden AKP’nin yoğun biçimde desteklediği Kıbrıs'taki sosyalist Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat'ın söylediklerine bir göz atalım:


"Türkiye, bazı gericilerin anavatanı olabilir ve benim anavatanım değil." (19 Aralık 1997-Kıbrıs Gazetesi)
"Türkiye'nin bizi kurtardığını söyleyebilirsiniz, ancak burada yeterinden fazla kalmıştır. Denktaş, Kıbrıs Türklerinin değil, Türkiye'nin stratejik çıkarlarını korumaktadır." (25 Eylül 2001-İngiliz The Guardian)

"Denktaş, egemenlik gibi bir konuya takılıp kalmıştır. CTP olarak artık böyle saçma konularla vakit geçirilmesine izin vermeyeceğiz." (19 Mayıs 2002-Yeni Düzen Gazetesi)

Türkiye'nin Kıbrıs'taki varlığı uluslararası hukuka aykırıdır." (19 Eylül 2003-Vatan Gazetesi)

"Eylemlerimizde AB fonlarını kullandık. Fullbright, British Council ve AB fonlarını kullanarak, çeşitli etkinlikler, seminerler ve konferanslar düzenledik. Genç kadınlar motive edildi. ABD'de Fullbright fonları ile 20 Türk, 20 Rum kadını eğittik. Bu kadınlar, dönüşte Annan Planı'nı desteklemek için yapılan eylemlerde önemli roller oynadılar." (29 Mayıs 2003-Yeni Düzen Gazetesi)

"Otorite kimse... Senin görevin otoriteyi değiştirmektir. Demokratik yolla, silahlı mücadeleyle, gerilla faaliyetiyle, kavga çıkararak veya seçimle..." (24 Şubat 2003-Yeni Düzen Gazetesi)

"Planımızın ikinci aşamasına gelmiş bulunuyoruz. Referandumla rejimi ve devleti yıkacağız, meşruiyetini yok edeceğiz. Referandum sonucuna dayanarak anlaşmaya da biz imza koyacağız. Denktaş bizi temsil etmez, Denktaş'la da hesaplaşacağız." (10 Mart 2003-Volkan Gazetesi)

Biraz da CTP'nin Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer'in şu sözlerine göz atalım:

"Türkiye, artık lütfen bizi kurtarmasın. Bu kurtarılmanın bedelini yeterince ödedik. Kimse tarafından bir daha kurtarılmak istemiyoruz." (31 Mart 2002-Cumhuriyet Gazetesi)

Peki, diğer CTP'liler neler demişler?

Şimdi de onları sıralayalım:

"Lütfen dünyaya KKTC'nin açık bir hapishane olduğunu söyleyin. Bir büyük askeri bölge ve tüm kapıları da kilitli." (CTP Milletvekili adayı Ahmet Barçın-25 Eylül 2001 Guardian Gazetesi)

"Bizi Amerikalılar örgütledi, 30 eğitimci olarak eğitti. Biz de 3.000 kişiyi etkiledik, 10 bin kişiyi harekete geçirdik, 100 bin kişiyi etkiledik." (CTP Üyesi ve Yenidüzen Gazetesi Yazarı Sevgül Uludağ- 15 Temmuz 2002 Yeni Düzen Gazetesi)

"Kıbrıslı Türkler, biraz Türk, biraz Kıbrıslı, biraz Ermeni, Biraz Rum, biraz Venedikli, biraz İngiliz'dir. Çok kültürlü ve kimlikler yumağı insanlardır." (CTP milletvekili adayı Mehmet Çağlar-9 Ekim 2003 Yeni Düzen Gazetesi)

"Yapılacak yeni eylemlerde polis ve askeri zor kullanmaya zorlayacak ve konuyu AB gündemine getirip, Türkiye ve Denktaş'ı zor durumda bırakacağız." (CTP Parti Meclisi Üyesi Tema Irkad'ın eşi Emine Irkad-28 Mart 2003 Volkan Gazetesi)

İsterseniz, bir de diğer "Annan Plancı"ların söylediklerine bakalım:

"Ankara, ne paranı, ne paketini, ne de memurlarını istemiyoruz. Ben, Türkiyeli seçmenlerden oy beklemiyorum. Bize oy vermesinler." (BDH kurucusu Önder Konuloğlu-20 Eylül 2003 Volkan Gazetesi)

"Anlaşılmıştır ki TC Devleti, AB'ye üye olana kadar bizi rehin olarak tutmakta kararlıdır. Aralık seçimleri, referandum sınırlarını da aşmakta, rehinelikten kurtulmak için toplumsal kurtuluş savaşına dönüşmektedir." (DBH kurucusu Özker Özgür'ün 17 Ekim 2003 tarihli Afrika Gazetesi'ndeki köşe yazısı)

Son olarak da KKTC'ye yönelik psikolojik harekatın kilit ismi Costas Carras'ın 20 Ekim 2003 tarihli Volkan Gazetesi'ne yer alan sözlerinden birkaç cümle:

"Seçimleri, Annan Planı konusunda bir referanduma dönüştürün. Denktaş mutlaka götürülmelidir. ABD, AB ve biz, size her türlü desteği vermeye hazırız. Vatandaşlıklar konusunda bize bilgi verin. Dünyayı ayağa kaldıralım."


Burç

14 yıl önce - Sal 22 Şub 2005, 11:30

Alıntı:
Bizi Amerikalılar örgütledi, 30 eğitimci olarak eğitti. Biz de 3.000 kişiyi etkiledik, 10 bin kişiyi harekete geçirdik, 100 bin kişiyi etkiledik


Kürtler ile yapılan oyunun aynısı.


Hikmet
14 yıl önce - Sal 22 Şub 2005, 19:36

Brüksel kafali desek daha iyi bence.. Bunlardan bol miktarda var , Medyada, sanattada, politakada...



Gökçe Katun
14 yıl önce - Sal 22 Şub 2005, 20:47

Bu güzel konuya ben de katkıda bulunmak istiyorum!

TALAT'TAN İNCİLER:

Bir akşam vakti Talat Bey televizyonda. Stüdyo kalabalık, gazetecilerle dolu. Sıcak tartışmalar yapılıyor.

Talat Bey konuştukça gerginlik artıyor, sonra birden baklayı çıkarıveriyor:

Siz Kore'ye de asker gönderdiniz, orası da mı sizin vatanınız oldu?!

İki numaralı hadisemiz ise Talat Bey'in konuk olduğu televizyon programına bir seyircinin telefonla bağlanmasıyla yaşanıyor. Talat Bey'e soruyor, gayet yalın ve açık:

- Siz Türk müsünüz?

Talat Bey yüzünü ekşitiyor : - Böyle (anlamsız/gereksiz?) sorular sormayın lütfen artık dünya vatandaşlığı diye bir şey var!

(Emin değilim, bütün cümleler kelimesi kelimesine aynı olmayabilir ama üzerinden bayağı bir zaman geçti. Yalnız yanılmıyorsam ilk program Basın Kulübü, ikincisi ise Ceviz Kabuğu idi. Bu sözlerin tarihlerini hatırlamıyorum, bilen varsa yardım etsin.)


burakmusic

14 yıl önce - Sal 22 Şub 2005, 21:12

Benim gordugum kadari ile bu gruptaki (CTP) kisiler, AB'ye katilip, serbest dolasim hakki elde edip, onlar icin herseyin biranda duzelecegini saniyorlar. Muhtemelen akibetleri
Fransa vatandasi Cezayililer gibi olacak, yani gene istedikleri saygiyi goremeyecekler Avrupa'dan. Insanlar kagit uzerinde bazi haklari elde etse bile bunlarin pratige gecmesi o kadar kolay degil. Avrupa onlari gene Turk sayacak ve bizim gordugumuz muameleyi gorecekler



Fatih
14 yıl önce - Çrş 23 Şub 2005, 08:53

Evet Denktaş'ın çözümsüzlük politikasıyla yıllar yılı aldığımız 2 mikron yola bakın. Yazık. Kıbrıs halkı yeni yeni anladı bazı şeyleri. Rum kesimine her sabah çalışmak için geçen zavallı Türk gençleri... Parasızlık, ambargo. Tıpkı Dogville gibi. Koruduk adayı hakkaten koruduk yıllardır.
Cennetten parçamız, yavru vatan dediğimiz Kıbrısıda paralı üniversite cenneti ve seviyeli sanatçılarımızın sahne aldıkları beş yıldızlı otel manyağı yaptık. Evet cennet oldu hakkaten.


burakmusic

14 yıl önce - Çrş 23 Şub 2005, 09:06

Fatih elestirinde haklisin, lakin benim gozlemledigim Kibris'ta kolay yoldan Avrupa'ya girelim derken, yakin tarihte baslarina gelen olaylari (yunan mezalimini) tamamen unutma egilimi var. Turkiye'de onlari destekleyip, korurken cok fedakarlik yapti, bu olaylari cok cabuk unutmuslar gibi gozukunce, anavatandaki dostlarini uzuyorlar



Ufuk

14 yıl önce - Çrş 23 Şub 2005, 10:13

Kıbrıs'ta bazı sorunlar yaşanmıştır. Ekonomik olarak iyi bir durumda değildir. Fakat bunu düzeltmeye ne bizim nede Denktaş'ın gücü yetmedi. Çünkü karşımızda tüm Avrupa vardı bize karşı olan. Doğu illerimiz başta olmak üzere birçok bölgemizin ekonomik durumu KKTC'den de kötü. Ne yapalım şimdi o bölgeleride başkalarına mı verelim. Hatta Türkiye'nin ekonomik durumuda Güney Kıbrıs'tan daha kötü. Ne yapalım şimdi hazır almak isteyenlerde varken komple satalım mı ülkeyi. Vaz mı geçelim bağımsızlıktan. Kıbrıs'ta herşey güllük gülistanlıktı da Ecevit harekatıyla mı herşey altüst oldu? Kıbrıs halkında bir düşünce oluşturuldu. Bizim doğu illerimizdeki kürtlerdeki gibi. "Biz çalışmayalım başkaları bizim için çalışsın" diye düşünüyorlar. Hep Türkiye'den Avrupa'dan bekliyorlar. Kendileri sadece nankörlük ediyorlar. Oysa çalışmak bir milletin içinde olmalı. Geçenlerde doğu illerini gezen bir bakan bir olay anlattı. İşsizlikten yakınıp boş boş oturan oradaki kürt halka, hiç bir şey yoksa buraya (Muş ovası sanırım) kavak ağaçları dikin onları satın diyor. Karşısındaki adamda "ohooooo kim bekliycek on sene" diyor. Zihniyet bu... Oysa aynı bölşgede lazlar yaşasaydı durum farklı olurdu.

Durum sadece bölge şartlarına bağımlı değil. İstanbul'a göç etmiş olan lazlara ve kürtlere bakın. Lazlar herzaman bulundukları ortam koşullarına uyum sağlarlar. Mekanlarına bakıp ağaçlandırırlar. Oysa kürtler geldikleri yerde nasılsa İstanbul'da da aynı şekilde yaşıyorlar.

Neyse konu biraz dağıldı. demem o ki Kıbrıs'taki Türk'lerde biraz kendilerinde kabahat bulsunlar. Türkiye ve Denktaş'tan daha kabahatli kendileridir.

(Yukarıdaki "lazlar", "kürtler" genellemelerim tamamen kişiseldir. Her ikisinde de istisnalar vardır.


Pepe
14 yıl önce - Çrş 23 Şub 2005, 11:13

Kıbrıs Türk'ündür Türk'ün kalacak !

KiMSE BUNA MANİ OLAMAZ !

1974'ten bu yana yaşayan Kıbrıs, ayakta duran Kıbrıs, Türkiye saysinde bunu başarmıştır.

Satılmışlara burada zaten yer YOKTUR !


Ufuk

14 yıl önce - Çrş 23 Şub 2005, 14:10

KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat: Halk KKTC'yi istemiyor

SEFA KARAHASAN Lefkoşa

KKTC'de 20 Şubat'ta yapılan seçimlerden zaferle çıkan, 50 üyeli Cumhuriyet Meclisi'nde 24 milletvekilliği kazanan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) lideri ve Başbakan Mehmet Ali Talat, halkın tercihini birleşik bir Kıbrıs Cumhuriyeti'nden yana kullandığını söyledi.
Milliyet'e açıklamalarda bulunan Talat, "Halk KKTC'yi değil de, birleşik bir Kıbrıs Cumhuriyeti mi istiyor?" sorusu üzerine şunları kaydetti:
"Evet. Ama KKTC dönüşecek ve daha üst seviyeye çıkacak. Çıta yükselecek ve dünya tanıyıp, ilişki kuracak. Egemenliği paylaşan bir düzeye çıkacak. Kıbrıs Türk halkının koruyuculuğunu Kıbrıs Türk Devleti (KTD) yapacak. Bu da, KKTC'nin KTD'ye dönüşmesiyle olacak. KKTC'nin KTD'ye dönüşmesi yukarı bir adımdır."

Rauf Denktaş'ın sonu
Talat, seçim başarısının sırrı ve planları konusunda da şu değerlendirmelerde bulundu:
"Cumhurbaşkanı Denktaş eskiyi, yenilen, kaybedilen davayı temsil ediyor. Onun savunduğu kaybedildi. Bana göre, bu seçim Denktaş'ın sonudur. Zaten 24 Nisan referandumuyla bu son başlamıştı. Bugün Kıbrıs Türk halkının kararını CTP'den yana göstermesi Denktaş'ı sona erdirmenin yeni bir adımıdır. Serdar (Denktaş) beyi "Annan Planı ölümdür, felakettir" diyen Rauf Denktaş ile aynı katagoriye, ayni kefeye koymamak lazım. Ama bunu Serdar beye sorarsanız, Denktaş babası olduğu için size bunu söyleyemez.

Türkiyelilerle bütünleşme
Türkiyeli insanlar gerçekten yoksul, o nedenle elbette CTP'nin yanında olacaklar. Çünkü CTP emeği, yoksul insanları korumayı ve fakir insanları desteklemeyi öngörür. Her gün, Türkiye kökenli yurttaşlarla daha fazla bütünleşiyoruz. İskele'de, 2003'te ilk kez bir milletvekili çıkardık. Bu yıl 2 çıkardık. Daha önce hiç çıkaramıyorduk.

Halkın duygularını anlıyoruz
Başarının sırrı Kıbrıs Türk halkının duygularını, düşüncelerini, eğilimlerini yansıtan doğru politikalar yürütmek. Kıbrıs Türk halkı, kesinlikle bize böyle büyük bir destek vermekle Kıbrıs sorununun çözümü, AB ve dünya ile bütünleşme politikasına destek vermeye devam ettiğini gösterdi. Halk bizi doğru buluyor.

Kararı partim verecek
Uluslararası platformda Kıbrıs Türk Toplumu'nun lideri olmak için cumhurbaşkanı olmak gerekiyor. Bu uluslararası toplum KKTC'yi tanımadığı için böyle. Bu seçimlerin cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinde bir etkisi olacak. Çevremde, benim başbakan olarak kalmamı isteyen de, cumhurbaşkanlığına layık gören de var. Ancak, ben Kıbrıs sorununun çözümünü kendime misyon edindim. Kararı partim verecek."

Milliyet



sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET