Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 7
mmburak
10 yıl önce - Cmt 15 Eyl 2012, 23:14



fıratblack
10 yıl önce - Cmt 15 Eyl 2012, 23:29



İBRAHİM DİLBER
10 yıl önce - Cmt 15 Eyl 2012, 23:49

Alıntı:
Film bariz provokasyon amacli yapilmis, islam dinine hakaret edilmistir ama ilginctirki basbakan hosuna gitmeyen herseye sert cikmasina ragmen bu konuda kendisinden beklenilen tepkiyi vermedi. Ayrica musluman nufusun fazla oldugu Turkiye'dede ses getirecek bir protesto olmamasi beni cok sasirtti


Alıntı:
Okan Turkiyede bir zamanlar Aziz Nesinin islamla ilgili 1-2 elestirisi yuzunden olanlarida biliyoruz o yuzden toplumun bilinclendigini olgunlastigini ve artik bu tip oyunlara gelmedigini gormek sevindirici bir gelisme.


Sayın fıratblack, İki mesajınız birbirine zıt değil mi?

Alıntı:
Olmaz, illa olum tehditleri savuracaklar. Sokaklarda atesler yakip insanlara saldiracaklar.


Okan Bey, bu dedikleriniz olmadan da çok sayıda gösteriler, mitingller, basın açıklamaları yapıldı. Vatandaş yeri geldiğinde tepkisini koyacak. İlla kahve köşelerinde mırıldanarak olayları geçiştirmek mı lazım?(Belki sizin kahvehaneyle filan işiniz yoktur ama toplumun geneli açısından söylüyorum)

12 Eylül Doğru Muydu Başlığı'nda yazan arkadaş güzel yazmış:

Alıntı:
13 Eylül sabahı Sağcı-Solcu kanı durdu.Akabinde Kürt-Türk kanı akmaya başladı.Buda bitse sırada Laik-İslamcı dosyası duruyor.Stress pompalaması sürüyor.Bir kibrite bakacak gibi gözüküyor.

Bırakın demokrasinin kesintiye uğramasını düşünemeyen,pısırık,sindirilmiş bir toplum olduk.Eğitim politikaları ile gelecek nesillerde tehlikede.

1983'ten beride konuşan TÜRKİYEYİZ.Ama boş konuşan Türkiye.Herkezin doktor,mühendis,mimar vs.olduğu konuşmaya gelince mangalda kül bırakmayan ,eyleme gelince aman şahit yazarlar zihniyeti. 12 Eylül'ün en büyük faydası buydu bence.


Okan Yayla
10 yıl önce - Cmt 15 Eyl 2012, 23:52

Alıntı:
Okan Bey, bu dedikleriniz olmadan da çok sayıda gösteriler, mitingller, basın açıklamaları yapıldı. Vatandaş yeri geldiğinde tepkisini koyacak. İlla kahve köşelerinde mırıldanarak olayları geçiştirmek mı lazım?(Belki sizin kahvehaneyle filan işiniz yoktur ama toplumun geneli açısından söylüyorum)


Benim protestolara kesinlikle lafim yok. Boyle terbiyesiz bir filmi protesto etmek Muslumanlarin en dogal hakki. Ben sadece siddetin dozunun kacirilmasina tepki gosterdim.


fıratblack
10 yıl önce - Pzr 16 Eyl 2012, 00:24



ahmet28
10 yıl önce - Pzr 16 Eyl 2012, 10:47



Oguzhan34
10 yıl önce - Pzr 16 Eyl 2012, 18:27



İlker Doğan

10 yıl önce - Pzr 16 Eyl 2012, 19:25



Sezgin Cengiz

10 yıl önce - Pzr 16 Eyl 2012, 19:30

Alıntı:
Youtube'dan Beyaz Saray'a: Kaldırmayacağım


Yeri geldiğinde dağları titreten Amerika'ya Youtube nasıl oluyor da rest çekiyor? Herkes biliyor zaten kimlerin estek verdiğini. Al birini vur ötekine. Danışıklı dövüşü anlamayanınız var mı ki?


İBRAHİM DİLBER
10 yıl önce - Pts 17 Eyl 2012, 15:21

Alıntı:
Gizli Dünya Devletinin son filmi!

İslam dünyası bir kez daha şiddetli protesto gösterileri ve çatışmalara sahne oluyor. "Özgürleştirilen" Libya'da ABD'nin Bingazi Konsolosluğu'na gerçekleştirilen saldırı sonrasında yaşananlar; tüm dünyayı, ağırlıklı olarak da BOP coğrafyasını derinden etkileyecek yeni bir operasyon-çatışma sürecinin önünü açmışa benziyor. Bu seferki senaryonun adı: "Müslümanların Masumiyeti"...

Görünen o ki, 11 Eylül hadisesinin bir benzeri Libya üzerinden sahneye konmuş vaziyette. Bir diğer ifadeyle, BOP'a ivme kazandırma ve bir takım yeni meşruiyet zeminleri yaratma düşüncesinin sonucu olarak yeni bir planlı kriz durumuyla karşı karşıyayız.

Bu kapsamda, Hıristiyan Kıpti ve Musevi ortak yapımı olan ve yapımcısı İsrail kökenli Amerikan vatandaşı Sam Bacile tarafından da bizzat "provokatif bir siyasi tutum" için çekildiği itiraf edilen "Evanjelik Film" şimdiden hedefine ulaşmış görünüyor.

Kuşkusuz, burada olayların başlangıç noktasıyla izlediği seyrin BOP haritasına paralellik arz etmesi, akıllara "11 Eylül içinde bir diğer 11 Eylül mü" sorusunu getiriyor. Nitekim, söz konusu saldırı sonrası yapılan açıklamalar, gelişmeler bir çoğumuzun zihninde; "Biz bu filmi daha önce de seyretmiştik..." türünden bir düşünceye yol açmış bulunuyor.

Özellikle de Hillary Clinton'un; "Özgürlük getirdiğimiz ülkede bunun olduğuna inanamıyorum, demek ki 11 Eylül'den beri işimiz bitmemiş, bu durum dünya barışına zarar verecek gelişmelere yol açabilir." sözleri, çok büyük bir olasılıkla Bush'un o meşhur çıkışını sizlere de hatırlatmıştır.

"Çak ortak" Clinton'un sarf ettiği sözlerin anlamı şu: "Birinci Haçlı Seferi sonrası ikincisi yolda..." Kafalar haçlı olunca, kaçınılmaz olarak dilleri de böyle sürçebiliyor, sonrasında ne kadar kıvırmaya çalışsalar da! Dolayısıyla, 11 Eylül'ün 11. yılında gündeme damgasını vuran bu saldırıyı; zamanlaması, hedefleri, kullanılan aktör ve yöntemleri itibarıyla ele almak gerekiyor.

Öncelikle söz konusu saldırı Libya bağlamında yerel, bölgesel ve küresel bazda yaşanan rekabet-mücadele çerçevesinde ortaya çıkan güç-otorite boşluğunu bir kez daha ortaya koymuş durumda. Kaddafi sonrası iç savaş ortamına sürüklenen ülkede yeni yönetim demokratikleşme sürecini başlatamadığı gibi, bundan umduğu sonucu elde edemeyen gruplar ülke içinde bir güvenlik zafiyeti, sorunu yaşatıyorlar. Bu da Libya'yı, Batı'nın istediği türden Kuzey Afrika'nın bir Afganistan'ı, Irak'ı olma yoluna sürüklüyor.

Hatırlayın Afganistan'a gerçekleştirilen operasyonu! Gerekçe neydi, sonuç ne oldu? Terörü bitirme gerekçesiyle girdiler, ülkeyi daha da içinden çıkılmaz bir hale getirdiler. Sadece ülkeyi mi? Tüm bölgeyi! Afganistan'daki terör üsleri üzerinden bölgede bir çok operasyona imza atıldı, o ülkeler de karıştırıldı. Örnek mi? Pakistan ve İran'da yaşananlara bir bakın, fazlasıyla göreceksiniz. Dolayısıyla, Kuzey Afrika ve Libya'nın doğusu için bu tür yerlere olan gereksinim, Libya'yı daha uzunca bir süre gündemde tutacağa benziyor. Ne de olsa BOP ve onun "Kanlı Baharı" halen devam ediyor.

Aslında ülke bir süredir "terör merkezi"ne dönüştürülmüş vaziyette. Bunun en somut göstergesi de, öyle ya da böyle Amerikalı diplomatların bile rahatlıkla hedef alınabilmesi, öldürülmesi. Hedefin niteliği, kolayca vurulabilmesi kafalarda bir taraftan "organize işler" çağrısı yaparken, diğer taraftan da "Zavallı Libya halkı" dedirtiyor. Çünkü bu saldırı, Kaddafi sonrası Libya'nın bundan sonraki geleceğini de bir anlamda belirlemiş vaziyette. Ülke, uzunca bir süre daha istikrarsızlığa mahkum gibi...

Diğer taraftan, film olduğu iddia edilen garabet ile Libya'da gerçekleştirilen ve tüm İslam dünyasının ayağa kaldıran asıl provokasyon girişimi, ABD içindeki sistem çatışmasını göstermesi açısından da dikkat çekici. Saldırının seçimlerde oldukça kritik bir aşamaya girildiği döneme denk gelmesi ve sonuçları itibarıyla da şahin aday Mitt Romney'in elini kuvvetlendirir türden olması, dikkatlerden kaçmıyor. Bu da bizi, Anglo-Sakson ve Evanjelik Amerikalar arasındaki sistem içi güç mücadelesine götürüyor. Kuşkusuz bunun bir anlamı da Yahudi lobisi ve İsrail demek...

ABD'nin Ortadoğu politikasında, özellikle de İran boyutunda görüş ayrılığı yaşayan ve Obama'nın İsrail'i dışlayan tutumundan rahatsızlık duyan söz konusu kesimin bu süreci sonlandırmak ve dış politikayı yeniden "Büyük İsrail Projesi"ne endekslemek arzusu burada devreye girmişe benziyor. Özellikle de ABD Genelkurmay Başkanı'nın son açıklamaları ve Obama'nın Netanyahu karşısındaki son tavrı sonrası...

İşte tam bu noktada filmin yapımcısı Siyonist Bacile'nin, "100 Musevi bağışçıdan 5 milyon dolar aldım" ifadesi burada oldukça büyük bir önem kazanıyor. Bu işadamı bağışçılar(!), muhtemelen çok da masumane bir gerekçeyle bu parayı Bacile'ye vermemiş olsalar gerek!

"Gizli Dünya Devleti" böyle çalışıyor; ya Müslümanlar, İslam Dünyası?

http://www.milligazete.com.tr/makale/gizli-dunya- ...250114.htm


http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=109321 ...p;start=10

İslam Dünyası da İslam Birliği ve Yeni Bir Dünya için çalışsın.



sayfa 7
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET