1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 994  |
 |
Cemalim7
3 yıl önce - Sal 21 Oca 2020, 14:31
| Alıntı: |
Kendiniz yazıyorsunuz ama yaşanan gelişmeleri algılayamıyorsunuz.
Devlet diyorsunuz ama o iki köprüyü son 100 senemizdeki nadir bir kaç icracı siyasetçiler önayak olup yaptırdı, biri Demirel diğeri Özal. Şu anda sizlerin körkütük destek vermeye çalıştıklarınız da sizin gibilerin şu anda yapmaya çalıştığı algı operasyonları ve iftiralar eşliğinde ölümüne engel olmaya çalıştı.
Hadi bakalım, şimdi o iki köprüyü örnek gösteriyorsunuz, peki o iki köprüye de bugünkülere benzer şekilde sataşanları nereye koyacaksınız.
ikinci algılayamadığınız, 1923-1984 arasında geçen koskoca 61 yılda, yapıla yapıla bu iki köprü yapılabilmiş. Hele şükür, bu köprüleri benimseyebilmişsiniz. Dikkat edilmesi gereken nokta şu, bizdeki gibi kıyıcı, hain, takoz bir muhalefete rağmen elbette çok büyük işler bu iki köprüyü yapabilmek. Ancak şunu neden göremiyorsunuz; 61 senede 2 köprü, sadece 17 senede 2'si (YSS ve Osmangazi) bitmiş, Çanakkaledeki yapım aşamasında olan üçüncüsü, ayrıca tüp geçişler de yapıldı bitti..
Ülke aynı ülke, muhalefet aynı hatta daha da hain ve kudurmuş durumda buna rağmen çok daha kısa sürede çok daha fazla iş yapıldı.
Üstelik ülke 70 sente falan da muhtaç durumda değil, ne iş? Nasıl oluyor bunlar? Hiç sorgulamıyor musunuz?
Bir yandan yollar, köprüler, havaalanları, tüneller, barajlar, savunma sanayii, şehir hastaneleri, stadlar, hızlı trenler, say saya bildiğin kadar ama sizler ve desteklediğiniz siyasi oluşumlar bunların hepsine karşı, hepsine küfür ediyor, hepsine bir kulp takıyor, hepsine bir eleştirileriniz var... Buna da ne iş dememiz hak değil mi?
Algılayamadığınız veya anlamamakta ısrar ettiğini üçüncü nokta şu; Ülke daha önce sahip olmadığı imkanlara kavuşuyor, her yeni imkan bir diğerini finanse ediyor. Misal, YSS bir kaç yıl sonra kaynak üretmeye başlayacak. Dilinize dolamaya çalışıyorsunuz ama, YSS yaklaşık 21 milyar liraya mal oldu, devlete toplam yükünü hesaplayın 21 milyar etmeyecek. Toplam yapım maliyetinden de daha az maliyetle 3.5 yıl sonra devlete geçecek ve o andan itibaren de devletin yeni projeleri için kaynak sağlayacak..
Başka bir örnek, muhalif kafanın, yine çok muhalefet ettiği 3. Havalimanı. Devlete bir kuruşa bile mal olmadığı gibi, işletme hakkı süresince devlet yılda 1 milyar EUR'dan fazla kira gelirine sahip olacak. İlgili süre sonunda da bu dünya çapındaki eser de devletimizin olacak. İşte bu projeye bile saldırıp duruyor sizin kafadakiler.
Zerre kadar insaf, ahlak, izan sahiplerine bunların açıklanmasına bile gerek yok ama hala nasıl bir kör inat ise, nereden ne bulsak da neresine saldırsak, nasıl aşağılasak, nasıl değersizleştirsek diye yırtınanlara bunları teker teker izah etmek gerekiyor..
Bu kadar muhteşem esere bunca saldıranlara bakıyoruz;
"pyd terör örgütü değildir" diyenleri destekleyebiliyor,
terörist sevici Demirtaş'ın "terörist övücü" kitabını satmaya başlayanları Belediye başkanı seçmekte beis görmüyor,
Terör destekçiliğinden kayyum atanan belediyelere destek verip, evladını teröristlerden kurtarmak için aylardır eylem yapanlara zerre kadar destek vermeyenlerin taraftarlığını yapıyor,
"TÜRKİYE LİBYA ile anlaşarak malesef ÇİZGİYİ AŞMIŞTIR" diyecek kadar milli benlikten uzak, Türkiye'yi Batının, yani sahiplerinin çizdiği sınırlara hapsetmek isteyenleri dinleyip oy veriyor,
İslam’a, Türkiye’ye, Türk milletine düşmanlık üretiyorlar. PKK ile aynı yayın organlarını okuyorlar, aynı tiyatro gösterilerine gidiyorlar, aynı televizyon kanalını izliyorlar. Seçimlerde aynı adayı destekliyor.
Yerli ve milli olan her eseri güya küçümsüyorlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin Ortadoğu’da, Afrika’da söz sahibi olmasına bir Yunan’dan, Fransız’dan daha fazla kızıyor.
daha ne diyelim.
Bunların hepsi de maalesef ortada.
Mesele köprü değil,
mesele, geçiş garantisi değil,
mesele, vergi değil,
mesele hizmet falan da değil...
Mesele bu zihniyet.. |
Klasik bir mesaj yine. Yine kendini ahlaken üstün görüyor. Yine mesajında ahlak ,iman, izan, insaf vurguları yapıyor ama gelin bakalım bu kişi neler söylemiş.
İlk olarak köprünün işletme süresi 7 yıl 9 ay.
Rüştü Bey bize projenin maliyetinin 21 milyar tl olduğunu söylüyor. Evet bu doğru. Ama şu an için. Köprünün gerçek maliyeti 3.5 milyar Dolar.
Köprünün açıldığı zamanki döviz kurunu da söyleyeyim size. 1 $ = 2.95 tl (2016 Ağustos) yani köprünün o günkü maliyeti 10,325 milyar tl idi.
Rüştü beyin bize verdiği rakamlara artık bir şekilde güvenip toplam 21 milyar tl ödeyeceğimizi düşünelim. Bu 11 milyar tl'yi devlet fazladan ödemiyor mu şimdi? Kamu zararı oluşmuyor mu? Bu köprüyü devlet yapsa hem bütün vatandaşlar çok daha makul ücretlerde bu köprüden geçebilirdi, hem de hem bütçeye yük hem de müteahhitlere kıyak bizim cebimizden çıkmazdı.
Şimdi bu eser de eser diye bu akılsızlıkları bu hesapsızlıkları savunan arkadaşlar, bu ülke için taş üstüne taş koyulduğunda mutlu olduğunu söyleyen arkadaşlar, gerçekten halkın geçemediği köprüyü halk için mi istiyorlar? Halkın sırtına binen bunca gereksiz yükü halk için mi istiyorlar? Peki bu hesapsızlığın hesabının sorulmamasını kim için istiyorlar?
3. köprünün %51'i 700 milyon dolara satıldı ve biz önümüzdeki 4 yıl boyunca takribi toplam 12 milyar tl garanti ödeyeceğiz. Siz bunu içinize sindirebiliyor musunuz? Ben sindiremiyorum.
|
 |
Ustura Faysal
3 yıl önce - Sal 21 Oca 2020, 15:05
| Alıntı: |
| Bu en hafifinden yanlış bir bilgi. 20 yıl boyunca bakımı yapılmamış bir yol gösterebilirmisiniz ? Bu deyişle hayatımızı karartan boğaz köprüsündeki çalışmalar sadece oyun o zaman |
Köprü ile diğer yolları birbirine karıştırmayın.
Köprü'nün rutin bakımlarını yapmak ''Zorundasınız.'' Yapmazsanız size daha fazla sorun çıkarır. Biz burada ''Kar amacı gütmeyen'' yoldan bahsediyoruz.
Peki siz TEM Otoyolunda Mahmutbey Gişelerden çıkıp Edirne yönüne gittiniz mi hiç.? Yolun her yeri yamalı bohça gibi. ya da E5 karayolunda Büyükçekmeceden sonrasına gittiniz mi.? Bizim mahallenin asfaltı E5'ten daha düzgün. Yapmıyorlar işte, en fazla yaptıkları 3-5 metre yama, o da eski yoldan bariz farklılıklar ile yapılıyor ve yolda doğru düzgün gidemiyorsun bile.
Otoyol'da yol bakımı demek 3-5 metrelik yamalar yapmak değildir. Gerekirse 100-150 metre komple asfaltı kazır yenisini dökersin.
TEM Otoyoluna en son ne zaman uzun kapsamlı bir çalışma ile asfalt atıldığını gördünüz.?
Bursa-İzmir arasındaki devlet yolunda otobüs ve kamyonlar yolda resmen çöküntü izi bırakmış, en son ne zaman asfalt atıldı o yola.?
Biz bu bakımlardan bahsediyoruz, siz sadece tek bir istisna olan köprüyü hemen ortaya koyuyorsunuz.
Bana FSM ve Boğaziçi Köprüsü haricinde Türkiye'de komple asfalt atılan bir otoyol söyleyebilir misiniz.? 5-10 metrelik yamalar haricinde ama. Yani buranın asfaltı epeyce eskimişti, 15km uzunluğunda mesafeye komple asfalt attılar diyebileceğiniz bir örnek var mı.?
|
 |
Cemalim7
3 yıl önce - Sal 21 Oca 2020, 15:09
| Alıntı: |
Köprü ile diğer yolları birbirine karıştırmayın.
Köprü'nün rutin bakımlarını yapmak ''Zorundasınız.'' Yapmazsanız size daha fazla sorun çıkarır. Biz burada ''Kar amacı gütmeyen'' yoldan bahsediyoruz.
Peki siz TEM Otoyolunda Mahmutbey Gişelerden çıkıp Edirne yönüne gittiniz mi hiç.? Yolun her yeri yamalı bohça gibi. ya da E5 karayolunda Büyükçekmeceden sonrasına gittiniz mi.? Bizim mahallenin asfaltı E5'ten daha düzgün. Yapmıyorlar işte, en fazla yaptıkları 3-5 metre yama, o da eski yoldan bariz farklılıklar ile yapılıyor ve yolda doğru düzgün gidemiyorsun bile.
Otoyol'da yol bakımı demek 3-5 metrelik yamalar yapmak değildir. Gerekirse 100-150 metre komple asfaltı kazır yenisini dökersin.
TEM Otoyoluna en son ne zaman uzun kapsamlı bir çalışma ile asfalt atıldığını gördünüz.?
Bursa-İzmir arasındaki devlet yolunda otobüs ve kamyonlar yolda resmen çöküntü izi bırakmış, en son ne zaman asfalt atıldı o yola.?
Biz bu bakımlardan bahsediyoruz, siz sadece tek bir istisna olan köprüyü hemen ortaya koyuyorsunuz.
Bana FSM ve Boğaziçi Köprüsü haricinde Türkiye'de komple asfalt atılan bir otoyol söyleyebilir misiniz.? 5-10 metrelik yamalar haricinde ama. Yani buranın asfaltı epeyce eskimişti, 15km uzunluğunda mesafeye komple asfalt attılar diyebileceğiniz bir örnek var mı.? |
Örnek istediğiniz için söyleyeyim. İstanbul'da araba kullanmadığım için bilmem mümkün değil ancak Adana-Gaziantep otoyolunda pek çok kez 150-200 metrenin kazınıp tekrar asfaltlandığını görmüşümdür. Dediğiniz gibi hiç yama yapıldığını görmedim.
|
 |
Sinan Bilgin
3 yıl önce - Sal 21 Oca 2020, 15:12
Su "kopruyu devlet yapsa" tamlamasini artik kullanmayin. Devlet insaat sirketinin diger ismi mi ? Finansman modeli olarak soyluyorsaniz, o zaman da sunu dikkate alin
Koprunun yapiminda kullanilacak seylerden dovize endeksli olan her sey, finansman modeli ne secilirse secilsin fiyat artislarindan etkilenecektir
Cok begene begene sevdigim filan bir model degil yid modeli, fakat devlet kasasindan nakit para ile bir sirkete kopru yaptirilsaydi da benzer hammadde vs fiyat artislarindan etkilenilecekti
Kurla alakali ya da kura bagli degisimleri pasifize edecek sihirli bir yontem yok malesef
|
 |
alperen522
3 yıl önce - Sal 21 Oca 2020, 16:27
| Alıntı: |
Otoyol'da yol bakımı demek 3-5 metrelik yamalar yapmak değildir. Gerekirse 100-150 metre komple asfaltı kazır yenisini dökersin.
TEM Otoyoluna en son ne zaman uzun kapsamlı bir çalışma ile asfalt atıldığını gördünüz.?
Bursa-İzmir arasındaki devlet yolunda otobüs ve kamyonlar yolda resmen çöküntü izi bırakmış, en son ne zaman asfalt atıldı o yola.?
Biz bu bakımlardan bahsediyoruz, siz sadece tek bir istisna olan köprüyü hemen ortaya koyuyorsunuz.
Bana FSM ve Boğaziçi Köprüsü haricinde Türkiye'de komple asfalt atılan bir otoyol söyleyebilir misiniz.? 5-10 metrelik yamalar haricinde ama. Yani buranın asfaltı epeyce eskimişti, 15km uzunluğunda mesafeye komple asfalt attılar diyebileceğiniz bir örnek var mı.? |
Son 10 yıldır TEM'in Kocaeli-Ankara arası kısmında, Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolunda kısım kısım kapsamlı yenilemeler yapılıyor. Genellikle iki kavşak arasını kapatıp trafiği alternatif yollardan veya karşı şeritten çift yön sağlıyorlar.
Eskimiş ve ömrünü tamamlamış, dayanımı düşük beton oranı yüksek asfalt kazınıyor. Yerine Modifiye Asfalt veya Taş Mastik asfalt seriliyor. Bu asfalt türleri ağır taşıtların baskısına daha dayanıklı ve özellikle sağ şeritlerdeki çökme, çatlama ve tekerlek izlerini önlüyor.
Ancak hiç bakım yapılmamış yerler hala mevcut. Daha da vahim olan ise trafiğin en yoğun olduğu otoyol kesimlerinin bu yerlerin içinde olması. Örneğin TAG Otoyolu Adana geçişinde Seyhan Viyadüğü üzerindeki asfalt 1991'de nasıl serildiyse öyle duruyor. Özellikle sağ şeritte dalgalanmalar ve kamyonların ağırlığından kaynaklı çatlak ve tekerlek izleri var. Yenilemede önceliğin bu tip yerlere verilmesi gerekirdi.
|
 |
MuratGezgin61
3 yıl önce - Sal 21 Oca 2020, 16:46
Köprü ve otoyol maliyetleri kimin tarafından işletileceğine göre değişir:
YİD yöntemi ile yapılan bir köprüde yüklenici firma inşaattan değil işletmeden kâr edeceği için, örneğin köprü maliyeti 3 milyar tutabilir.
Ama eğer yüklenici sadece köprüyü inşa edecek, işletmesini devlet yapacaksa işte o zaman inşaattan para kazanmak için kârını da inşaat maliyetine ekleyecektir. Bu yüzden devlete köprünün inşa maliyeti daha yüksek olacaktır. Yüklenici kendi işleteceği köprüyü 3'e yapıyorsa, devlete yapacak olsa belki 4'e, belki 5'e yapar.
Bunu da hesaba katın.
|
 |
Göktuğ07
3 yıl önce - Sal 21 Oca 2020, 16:48
| Alıntı: |
| Bana FSM ve Boğaziçi Köprüsü haricinde Türkiye'de komple asfalt atılan bir otoyol söyleyebilir misiniz.? 5-10 metrelik yamalar haricinde ama. Yani buranın asfaltı epeyce eskimişti, 15km uzunluğunda mesafeye komple asfalt attılar diyebileceğiniz bir örnek var mı.? |
15 km boyunca yeni baştan asfalt atıyorsanız bir yerde yanlış yapmışsınız demektir. Ayrıca geçen yaz sizin istediğiniz gibi bir yenileme TEM otoyoluna yapıldı tam yerini hatırlamıyorum ama Edirneye giderken eğey bir karşı taraftan gitmiştik.
Sizin argümanınızın sonucunu şu anda özel işletmede olan otoyollar 10 yılını doldurduğunda göreceğiz balalım o zaman hem devleti hem vatandaşı soyan müteahhitleri nasıl savunacaksınız
|
 |
Mert200
3 yıl önce - Sal 21 Oca 2020, 21:50
Birileri bizlere devlet bütçeden yapsaydı döviz artışından maliyet etkilenmezdi diye yalan yanlış bir algı oluşturuyor.
Bu işi kim yaparsa yapsın farketmez kur artışından aynı şekilde etkilenir zaten etkilendi de.
Böyle diyenlere bende şunu hatırlatayım, bugün devlet dütçesiyle yapılan yht hatlarında döviz artışı nedeniyle kaç milyar TL maliyet artışı olduğundan haberiniz var mı acaba.
Kimsenin konuşmadığı diğer bir konuda bu işler devlet bütçesiyle gıdım gıdım yıllara sari bölünmüş olarak yapılmaya çalışılsaydı kaç yılda bu işler biterdi diye bir tahmini olan var mı, bunu niye kimse konuşmuyor.
5,10.15 yıl kaç yılda biterdi sizce.
Yidlerin en önemli yapılma amaçlarından biri de, yapımların hızla ve en kısa sürede neticelendirimesi özel sektör kaynakları kullanılarak bundan daha akıllıca ne olabilir ki.
Bugün devlet bütçesiyle yapılan işlerde en büyük şikayet ne yapım sürelerinin uzunluğu değil mi.
Devletin hantallığı ve bütçe imkanlarının yetersizliği bu gecikmeler sebep değil mi.
Hem çok uzun sürüyor bu inşaatlar diye isyan edeceksin hem de yidlere karşı olacaksın.
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu derler adama.
Keşke imkanı olabilse de yht projelerini de Yid ile hızlıca ülkeye yayabilsek.
|
 |
Muallim Akif
3 yıl önce - Sal 21 Oca 2020, 23:59
Kamu garantili YİD'e karşıyım çünkü yanlış bir finansman modeli. Devlet hazinesinden yapılan projenin gıdım gıdım yapılacağı da doğru değil. Bakın böyle bir projeyi üstlenen firma kamu garantisi de cepte olduğu için gider bir banka konsorsiyumundan kredi kullanır. Hiçbir yüklenici firma bunu öz sermayesi ile yapamaz. Bu krediyi de -proje finansmanı mantığına göre- iş bitip geçişler ve kamu garantileri başladığı anda ödemeye başlar. Yani cebinden para mara koymuyor. Aynı işi devlet finanse ettiğinde bu sefer aynı borçlanmayı devlet yapacak. Hiçbir özel kuruluşun kredi notu devletten daha iyi değildir. Bu durumda da devlet hazine bonosu / tahvili ihraç ederek kullandığı borçları köprü/tünel her ne ise kullanıma girince elde ettiği gelirle geri öder. Türkiye'de kamu borcu / GSMH oranı düşük, projeler rantabl olmak şartıyla böyle yapılabilir. Kanal İstanbul gibi abuk projeler ise hiç yapılmamalı zaten. Kamu garantili YİD konusunda ısrar etmeyiniz. Yanlış oğlu yanlış bir iş.
|
 |
Yiğitler
3 yıl önce - Çrş 22 Oca 2020, 03:29
Muallim bey yanlış olan mevcudu kabullenmektir. Nedemek: YİD ve türevleri ne için var ? Geri kalmış bir ülkenin alt yapısını gözünü kapatıp 10 yılda 50 yıl öteye taşıyabilmek için.( Bir bedel ödüyorsun neyin bedeli? = 50 yıl kulağının üstüne yatmanın bedeli). Bu modelleri biz icat etmedik ama uygulamayı nasıl yapıldı. Şöyle: bir ülke düşünün ikiye yarılmış sonra 50 yıl sonra yapıştırılacak aradaki duvar yıkılacak. Ama biri dünyanın en gelişmiş ülkesi diğeri ortalama bir 3. Dünya ülkesi. İşte bu modeller bunun için 2 Almanya'yı tek devlet yapabilmek için. Bizdeki gibi politize edilmediği için sıradan insan bilmez. 50 yılın açığını ya 50 yılda tamamlarsin - zaman buna göz yumarsa - yada 10 yılda sessizce bitirirsin . Başka yolu yok.
En son Yiğitler tarafından Çrş 22 Oca 2020, 17:46 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
sayfa 994  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|