Aslında tuncoo'nun fikri gayet mantıklı. Böyle insanlık dışı insanımsılara insanlık dışı otobüs ikarus lazım. Otobüslerde ki kameralara gelince kameralar görevlerini yapıyorlar ama yeterli değil. Sanırım şöför önünde ki ekrandan kamerayı izleyebiliyor. Böyle durumlarda yapan kişiyi uyarsa iyi olabilir.
Yapilan insanlık dışı olabilir fakat bunu herkes yapmıyor. Otobüsün bir seferinde bir kişi zarar verdi diye o hattı kullanan kişilerin ne suçu var da İkarus'a binsinler tüm seferlerde. O insanlık dışı muamele bunu yapanlara verilmeli artık cezası neyse. Zaten kameralar bunun için değil mi? Veya Ikarus verme gibi cezalandırma olsaydı ne gerek var kameraya.
Bir de burdan zarar verenleri savunduğum anlamı çıkmasın da. Sadece bir kişi yüzünden binlerce veya yüzlerce kişinin Ikarus'a binmesinin herhangi bir mantığı yok. Zaten öyle olsa bile EGO'nun yeni Ikarus alması lazım.
Otobüslerde ki kameralara gelince kameralar görevlerini yapıyorlar ama yeterli değil. Sanırım şöför önünde ki ekrandan kamerayı izleyebiliyor. Böyle durumlarda yapan kişiyi uyarsa iyi olabilir.
Halkımız artık öyle bir noktaya gelmişki herşeyi şoförden bekliyor.
Araçlarda kamerada var nasıl olsa yolcuların hiç umrunda değil.
Bir kaç örnek vereyim.
Yer: Ovacık etlik Forum önü, araç kameralı 2009 MAN
Yolcular araca biniyor kartını basan geçip otuyor tabiri caizse zibidi kılıklının biri geliyor karta basıyor ve kartı aşağıda bekleyen arkadaşına veriyor, tabii aşağıda beklyende bir arkadaki diğer hat aracına yöneliyor. Burdaki mantık şu 75 dakikalık transfer süresinde tek kontörle 2 kişinin ayrı araçlardan istifade etmesi.Tabi şöfor arkadaş olaya müdahele ediyor "arkadaşım kartını aşağıya veremezsin "diyor bu insan kılıklı yaratıkta sen ne karşıyon lan veririm vermem diyerek şoföre kafa göz giriyor. Bu arada araçtaki diğer yolcular olaya sadece seyirci ağzını açıpta ne yapıyorsun diyen yok. Şöfor direksiyona yığılıyor, bu mahlukat aşağı iniyor ve bir daha araca binerek gene şoförü dövüyor tabiri caizse aracın içersindeki yolcular mel mel olaya bakıyor hiç tepki yok.
Yer : Kızılay ,araç gene kameralı genç bir zibidi araca biniyor elinde tesbih asarım keserim havalarında bir kız çocuğunu sıkıştırmış orta havuza kız dayanamıyor sonunda hem bağırıyor hem ağlıyor, yolculardan gene tık yok şoför müdahele ediyor, servisi karakola çekiyor, polis geliyor araçtan indiriyor bunları olaya şahit varmı ? diyor şoförden başka şahitlik eden yok.
Şoförde olaya sinirleniyor araçtan inerken aynen şöyle diyor : " lan sizin insanlığınıza tükürüyüm bir tane şahitlik yapacak delikanlı yokmuş içinizde".
Şoför araçtan iniyor karakola gidiyor araçtaki insancıklar kendi kendilerine şoföre çıkışıyorlar" buna ne oluyor, bizim insanlığımıza sorgulamak şoföremi düşümüş , görevi değilmi müdahale etsin bizi ne karıştırıyor. "
İşte millet olarak nasıl bir yozlaşma içinde olduğumuzun, nasıl vurdum duymaz olduğumuzun ve üç maymunu oynadığımızın kanıtı bunlar.
Anca kendimizin ya da bir yakınımızın başına yukarıdaki olayların gelmesi lazım ki üç maymunluktan çıkalım.İlk olay neyse ama ikinci olay gerçekten -devede kulak kalacak ama- şerefsizlik ve bu şerefsizliğe göz yumanların insanlığına tükürmek az kalırmış.
Otobüslerdeki kameraların sadece kanıt aracı olduğunu iyice anlamamız gerekiyor.
Yer: Ovacık etlik Forum önü, araç kameralı 2009 MAN
Yolcular araca biniyor kartını basan geçip otuyor tabiri caizse zibidi kılıklının biri geliyor karta basıyor ve kartı aşağıda bekleyen arkadaşına veriyor, tabii aşağıda beklyende bir arkadaki diğer hat aracına yöneliyor. Burdaki mantık şu 75 dakikalık transfer süresinde tek kontörle 2 kişinin ayrı araçlardan istifade etmesi.
Mustafa Bey; size göre ya da EGO'ya göre yanlış hatta suç olabilir. Kişilerin insanlığı konusunda diyeceğim bir şey yok. Konu açıldığı için yazıyorum.
EGO, kartların üzerine yazmış "başkasına verilemez" diye. Ancak bu "kural"ın bir geçerliliği olduğunu sanmıyorum. Ben, aldığım kullan-at biletimi başkasına verebilirim. Sonuçta parasını vermişim. Kurum sırf zarar ediyor diye insanları bir şeye zorlamak doğru değil. Ben yolcu otobüsteyken böyle yapmasını doğru bulmuyorum. Ancak bir örnek de ben vereyim:
Mesela biletimin kredisi bitmiş ve hala aktarma süresi devam ediyorsa indiğim durakta gördüğüm herhangi birisine biletimi veriyorum. Aynı mantıkla suç mu işlemiş oluyorum, yanlış mı yapmış oluyorum?
Sonuçta kendi hakkımı bir başkasına veriyorum, kendi irademle. Ha, oradaki yolcu kendi tanıdığı olduğu için bileti vermek istemiş olabilir. Ona karışmam. Bir keresinde şoförlerden biri gördüğü halde sesini çıkarmadı.
Eğer kişisel kartlar olsaydı dediğiniz türden bir zorunluğun olması kabul edilebilir bir durum olarak düşünülürdü.
Mesela ben Antalyalıyım. Antalya'da kişisel kartlar çoğunlukta, kullan-at kartlar da mevcut. Ama kimse sen şuna kartını verdin, şöyle aktarma yaptın diyen yok. Ulaşımın büyük çoğunluğu özel olmasına rağmen. Hadi kişisel kartını başkasına verdin diyelim. Kartı okuttuğum cihazda kart sahibinin resmi apaçık ortada, adı da yazıyor. Şoförler bu gibi durumlarda karta el koyabiliyor.
Sonuç olarak EGO'nun işlettiği kullan-at bilet sistemi kapsamında yolcuya "sen biletini başkasına veremezsin" kuralı geçerliliği olan bir şey değil.
Sakın söylediklerimi kişisel algılamayın, kurumsaldır
Otobüs biletleri kişiseldir. Bir biletle, bir yolcu binebilir. İkinci yolcu, aynı biletle bir sonraki otobüse aktarma yaparak binemez. Aktarma hakkı, bir yolcunun başka ikinci bir otobüse binmesi için verilen haktır. Bir biletle iki kişi binsin denilerek konulmamıştır.
Tabi bizim millet çok zeki ya, oradan kurtardığı bir bilet parasıyla zengin olacak ya, ondan ötürü mübah görür böyle şeyleri. Çok zeki olduğu için bir otobüs bileti parasına tamah edecek kadar da düşkündür. Bunları düşüneceğine o zekasıyla iş yapsa ya...
Gerçi bunu düşünmek pek zeka gerektirmiyor, kurnaz olmak yeterli. Zaten kafa olsa, bir bilet parasına göz dikecek hale düşmez. Başkasının hakkı hukuku ise önemli değildir. Gündelik karı her şeyin üzerindedir bu tiplerin. Bir günlük otobüs parası için namusunu satar...
Bir namuslu personel de buna karşı çıkınca gözü döner. Bir bilet parası için bunca katakulliye katlanan zerzevat, şoförle mi tartışıp, kavga etmekten geri duracak sanki...
Aktarma hakkı, bir yolcunun başka ikinci bir otobüse binmesi için verilen haktır.
Evet kural budur, her şehirde bu kişisel kartlarla sağlanır. Ancak EGO'da kişisel daha doğrusu kişiselleştirilmiş kart yok. Sorunun daha doğrusu "açığın" kaynağı da burası.
Aktarma hakkının verildiği kişinin belli olması gerekir. Belli olmadığı için insanlar bu durumu kendi lehlerinde kullanabiliyor. (ya da tanıdıkları için)
Alıntı:
şoförle mi tartışıp, kavga etmekten geri duracak sanki...
Aktarma hakkı dediğimiz gibi bir kişiye, ikinci otobüse binmesi için verilmiş bir haktır. İki kişi tek biletle otobüse binsin diye verilmiş bir hak değildir. Şoför de bu kontrolü yapmış. Kişiselleştirilmiş kart olsaydı da, bu mahluklar aynı hareketi yapabilirlerdi. Neticede orada da, birisi binecek kartını gösterecek ve geri vermeye çalışacaktı. Şoför yine müdahale edecekti. Ve bu aciz tipler yine saldıracaktı.