Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 10
İbrahim Sarıca
10 yıl önce - Pzr 26 Ağu 2012, 21:14

Alıntı:
Allah'ın evlatlıkları kabul etmediği hangi ayette yer almaktadır? Gösterebilirmisiniz.. Ayrıca siz diyorsunuzki Hz Muhammed'in Allah'ın bu konudaki emri her neyse bunu söylemesi yetmiyor.. halk buna inanmaz.. o nedenle uygulamalı olarak göstermesi gerekiyor..

yazdığınızın ne anlama geldiğinin farkındamısınız.. bu açıklamayı hangi islam alimimiz uydurmuşsa.. durumu kurtarmaya çalışırken iyice batırmış.. Allah'ın ve resulünün sözlerinin yeterli olmadığını söylemiş.. Gerçekten bravo..


Vardır Allah celle celaluh'un bir bildiği.

Ayet'i Ömer Mete Bey 8. sayfada paylaşmıştı. Yine paylaşalım.

Alıntı:
Hem hatırla o vakti ki, o kendisine Allah'ın nimet verdiği ve senin de ikramda bulunduğun kimseye: "Hanımını kendine sıkı tut ve Allah'tan kork" diyordun da nefsinde Allah'ın açacağı şeyi gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah kendisini saymana daha lâyıktı. Sonra Zeyd o kadından ilişiğini kestiği zaman, biz onu sana eş yaptık ki, oğulluklarının ilişkilerini kestikleri hanımlarını nikâhlamada müminlere bir darlık olmasın. Allah'ın emri de yerine getirilmiştir.
Ahzab 37. Ayet

Edit:

Alıntı:
Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resülü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

Ahzab 40. Ayet

Alıntı:
Bakara 133. Yoksa siz Yakub ölmek üzereyken yanında mıydınız? Hani O oğullarına; «Benden sonra kime kulluk edeceksiniz (kime tapacaksınız?)» diye sordu. Onlar da; «Senin ve ataların İbrahim´in, İsmail´in ve İshak´ın ilâhı olan tek Allah´a kulluk edeceğiz; biz O´na teslim olmuşuz» dediler.

Alıntı:
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin hadislerinin Allah celle celaluh'un izni ve emri olmadan söylendiğini nereden biliyorsunuz ki? Allah celle celaluh hiç bir ayetinde "hükümlerimi size Peygamber aracılığı ile iletmem" demiyor ki. SİZE DAHA ÖNCE SORDUM, CEVAP VEREMEDİNİZ. KENDİSİNE KİTAP GÖNDERİLMEYEN PEYGAMBERLERİN ÜMMETLERİ NE İLE AMEL ETTİLER?


ibrahim sarıca sorunun cevabını biliyorsun ama amacın üzüm yemek değil bana verdiğin eksi puanlar içinde saol, kendisine kitap verilen peygamberlere resul, resuller ile aynı dönemde yada soyundan ve peşinden gelen ve dah önce gelen resulun kitabı ile hükmeden peygamberlerede Kuranda nebi denir, örneğin İbrahim a.s ile lut a.s aynı dönemde idi sonra peşinden ismail ishak yakup yusuf a.s. geldiler bu nesil musa a.s. kadar ibrahim a.s. mın kitabı ve şeriatı ile hükmettiler. aliimran suresinde var musa a.s.dan isa .a.s. kadar da gelen nebiler musa peygamberin kitabı ile hükmettiler.

sen ve senin gibiler islamı ve resullerin gönderiliş amacını asla anlayamazsınız çünkü harddiskinize milyonlarca uydurma hadis fetva görüş yorum kitap sünnet bidat hurafe yüklenmiş hardiskinizin kapasitesi yeni bilgi almaya ve anlamaya müsait değil onun için sana la kılıcı ile format çekilip la ilahe ile o eski biligiler silinip illa Allah ile kuran yüklenmeli aksi takdirde asla vahiy ile tanışamayacasınız...


Tamam da madem kitap var, bir daha peygamber niye geliyor ki. Yani Hz. İbrahim aleyhisselam'a gönderilen Suhuf Sayfalar duruyorsa, peygambere ne hacet. Yok durmuyorsa kim ne ile amel etti.

Ben eksi puan vermedim size.


En son İbrahim Sarıca tarafından Pzr 26 Ağu 2012, 21:26 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


uakbulut

10 yıl önce - Pzr 26 Ağu 2012, 21:25

Alıntı:
Tamam da madem kitap var, bir daha peygamber niye geliyor ki.


bende hep bu soruyu sorar dururum..

Ortada bir kitap yok.. yazılı gelen hiç bir şey yok.. sadece Muhammed'in kendisine Allah tarafından gönderildiğini söylediği cümleler var. Tam 23 yıl boyunca bir melek tarafından gelişen olaylar üzerine hüküm vermek gerektiğinde gelen cümleler..

Hz Muhammed öldükten sonra bu cümleler birleştirilip kitap haline getiriliyor..

madem yazılı bir kaynak bir inancın temeli olacak, neden en başında bir seferde bir kitap gönderilip en başından beri insanların tüm kuralları öğrenmesi ve dinini her kuralıyla yaşaması sağlanmadı.. neden namaz kılmaya 10, oruç tutmaya 20 yıl sonra başladılar..

durun ben size cevabı vereyim..

vardır Allah'ın bir bildiği..

Alıntı:
Ayet'i Ömer Mete Bey 8. sayfada paylaşmıştı. Yine paylaşalım.

Alıntı:
Hem hatırla o vakti ki, o kendisine Allah'ın nimet verdiği ve senin de ikramda bulunduğun kimseye: "Hanımını kendine sıkı tut ve Allah'tan kork" diyordun da nefsinde Allah'ın açacağı şeyi gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah kendisini saymana daha lâyıktı. Sonra Zeyd o kadından ilişiğini kestiği zaman, biz onu sana eş yaptık ki, oğulluklarının ilişkilerini kestikleri hanımlarını nikâhlamada müminlere bir darlık olmasın. Allah'ın emri de yerine getirilmiştir.


bu ayette, müminlerin, evlat edindikleri oğullarının karısı ile boşandıktan sonra o kadınla evlenmeleri caizdir deniyor..

benmi okuduğumu anlamıyorum, yoksa sizmi olmayan bir şeyi varmış gibi göstermeye çalışıyorsunuz anlamadım..

bu ayetin neresine evlat edinilmek caiz değildir diyor? gösterebilirmisiniz

bu ayette çok açık ve net olarak, Allah, Muhammed'e diyorki.. sen evlat edindiğin kişinin karısına ilgi duyuyorsun ama insanlardan çekiniyorsun, bunu diyemiyorsun.. Halbuki çekinmen gereken şey insanlar değil, ben izin verdikten sonra çekinmeden evlenebilirsin..

çok açık ve net olarak evlat edindiğin kişi diyor.. kölen falan demiyor.. bazı arkadaşlarımızın iddaa ettiği gibi..


En son uakbulut tarafından Pzr 26 Ağu 2012, 21:33 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


muCephei
10 yıl önce - Pzr 26 Ağu 2012, 21:33



İbrahim Sarıca
10 yıl önce - Pzr 26 Ağu 2012, 21:34

Alıntı:
bu ayette, müminlerin, evlat edindikleri oğullarının karısı ile boşandıktan sonra o kadınla evlenmeleri caizdir deniyor..

benmi okuduğumu anlamıyorum, yoksa sizmi olmayan bir şeyi varmış gibi göstermeye çalışıyorsunuz anlamadım..

bu ayetin neresine evlat edinilmek caiz değildir diyor? gösterebilirmisiniz


Editleyip bir ayet daha paylaştım ya.

Alıntı:
Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resülü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.


Ahzab 40. Ayet

Efendimiz sallahu aleyhi vesellem Zeyd radıyallahu anh'ın babası değildir yani. Halbuki Efendimiz sallahu aleyhi vesellem Hz. Zeyd'e oğlum demişti. İşte Allah celle celaluh bunu kabul etmediğini söylüyor.


malibeg

10 yıl önce - Pts 27 Ağu 2012, 00:27

Alıntı:
Alıntı:
Çünkü görebildiğimiz kadarı ile onlarda bir İnanç sistemi var ve Ulu Manitu lafı hepimizin hafızalarında olsa gerek ...


çok ilginç bir noktaya gidiyor muhabbetimiz ama keyif alıyorum

Kuran'da geçen peygamber isimleri diyince şu bilgilere ulaşıyoruz

Alıntı:
Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen Peygamberler
1-Hz. ADEM
2-Hz. Sit
3-Hz. İdris
4-Hz Nuh
5-Hz. Hud
6-Hz. Salih
7-Hz. Zülkarnyen
8-Hz. İbrahim
9-Hz. Lut
10-Hz. İsmail
11-Hz. İshak
12-Hz. Yakup
13-Hz. Yusuf
14-Hz. Eyüp
15-Hz. Şuayp
16-Hz. Musa
17-Hz. Harun
18-Hz. Hızır
19-Hz. İlyas
20-Hz. Zülkifl
21-Hz. Davut
22-Hz. Süleyman
23-Hz. Yunus
24-Hz. Lokman
25-Hz. Uzeyr
26-Hz. Zekeryya
27-Hz. Yahya
28-Hz. İsa
29-Hz. MUHAMMED


Ben bunların arasında oturan boğa, rüzgarın oğlu ya da uçan kartal gibi isimlere rastlamadım
nedense bu isimler hep ortadoğuda ortaya çıkan peygamberlerin isimleri


Kuranda şit ve hızır ismi geçmez, tabi hızır birilerine malzeme olsun diye hadislere konu olmuş bazı mealcilerde bunu meaallerine yamamışlardır, kehf suresinde geçen musa .as. kıssasında kitaptan ilim verilmiş kişi diye bahsedilir isim yoktur orda ayetin orijnaline bakabilirsiniz,

uakbulut istediğine inanmakta hürsün, ama bu hür olmak sana islam dini ile alay etme hakkını vermez , burada bir arkadaşın isteği ile doğru bilgileri paylaşmak amacı ile bulunuyorum, eğer eğlenmek yada geyik yapmak istiyorsan kendin gibi seviyesizlerin olduğu siteleri tercih etmelisin. uakbulut seni kınıyorum...



uakbulut

10 yıl önce - Pts 27 Ağu 2012, 00:37

Alıntı:
uakbulut istediğine inanmakta hürsün, ama bu hür olmak sana islam dini ile alay etme hakkını vermez , burada bir arkadaşın isteği ile doğru bilgileri paylaşmak amacı ile bulunuyorum, eğer eğlenmek yada geyik yapmak istiyorsan kendin gibi seviyesizlerin olduğu siteleri tercih etmelisin. uakbulut seni kınıyorum...


Ben islam dini ile alay etmiyorum..

Kızılderililere, Aborjinlere, Çinlilere, Vahşi afrika yerlilerine, dünyada ne kadar kavim, insan topluluğu varsa onlara peygamber gönderilmiştir diyen arkadaşıma (çünkü kuranda tüm kavimlere gönderdik der) neden hiç bu toplumlarda bir peygamberden bahsedilmediğini, Kuran'da adı geçen peygamberlerin neden hep ortadoğuda ortaya çıkmış olduklarını soruyorum..

Benim geyik yapmadığımı ve seviyemin ne olduğunu aylardır yazdıklarımı takip edenler bilirler..

Siz Kurandan başka kaynak kabul etmiyorsunuz.. öyleyse açık yüreklilikle söyleyin..

Hz Muhammed, üvey evladının karısı ile evlenmek istemiş, bunun üzerine bir ayet gelerek üvey evladının karısı kendine helal kılınmışmıdır yoksa kılınmamışmıdır?

Allah, sen müminlerden çekinme, ben sana helal kılıyorum onlara ne.. gibisinden bir ayet göndermişmiir, göndermemişmidir?


Atila@Kara
10 yıl önce - Pts 27 Ağu 2012, 00:42

Alıntı:
Bunun üzerine Resûlullah (s.a.s.), Zeyd'i çağırtarak, kendisini istemeye gelen bu kişileri tanıyıp tanımadığını sorar. Zeyd de, bunlardan birinin babası diğerinin de amcası olduğunu söyleyerek tanıdığını ifade eder. Bu sefer Resûlullah Zeyd'e, dilerse babasıyla gidebileceğini, şayet isterse yanında kalabileceğini söyleyince, Zeyd, Resûlullah (s.a.s.)'in yanında kalmayı tercih eder. Peygamberimiz de Zeyd'i elinden tutarak Hicr denilen yere çıkarır ve: "Şahid olun, Zeyd benim oğlumdur. O bana mirasçıdır, ben de O'na mirasçıyım!" diyerek Zeyd'i evlat edindiğini ilan eder


Benim gözümde Zeyd'in evlatligi Allah tarafindan kabul edildi, edilmedi türü tartismalar degersiz.

Ortada Islami kaynaklarin yalanlamadigi ve hatta olayin özünü dogruladigi bir hadise var...
(Öyleyse olayi yalanlamak, carpitmak, durumu bir sekilde kurtarmaya calismak kimsenin haddine degil diye düsünüyorum)
Bizlere iyilik abidesi, yaratilanlarin en sereflisi diye ögretilen Hz. Muhammed sallallahu vessellem efendimiz evlatligi olan Zeyd'den den onun karisi ve kendisinin gelini olan Zeyneb'i es olarak istiyor ve istedigini aliyor ve bu evliligi mesrulastirmak icin ayet "indirmekten" bile geri kalmiyor. Nokta. Gerisi hikaye.


malibeg

10 yıl önce - Pts 27 Ağu 2012, 01:54



İbrahim Sarıca
10 yıl önce - Pts 27 Ağu 2012, 08:49

Alıntı:
ibrahim sarıca sen hadis silahına sarıldıkça, atılan iftiraların haddi hesabı olmayacak, çünkü islam düşmanlarıda uydurmakta senden aşağı kalmıyor. seni Allaha havale ediyorum,


Adamlar ayetlere kusur buluyorlar, hatta bir tanesine hadis söyledim teşekkür etti. Bir ara umutlandım imana gelecek diye. Gerçi hadislere de kusur bulurlar ama. Benim suçum ne adam anlamıyorsa oğulluğun üvey evlat olmadığını.

Bu arada neyi uydurmuşum? Buyrun siz doğrusunu söyleyin.

EDİT:

Alıntı:
Sual: (Kur’andan başka kaynak tanımam, benim için sadece Kur’an delildir. Meal okuyup onunla amel ederim) diyenler haklı değil midir? Allah’ın kitabı yetmiyor mu, başka kaynağa ne ihtiyaç var?
CEVAP
Bunu söyleyen kimsede, zerre kadar samimiyet yoktur. Böyle söyleyenler Kur’an-ı kerime kesinlikle inanmıyorlar. Kur’an-ı kerime inansalar, onun bildirdiklerine de inanırlar.

Allahü teâlâ, (Yalnız bana tâbi olun, yalnız bana itaat edin) buyurmuyor. Resulüne ve âlimlere de uyulmasını emrediyor. Şu âyet-i kerimeleri, hangi mezhepsiz inkâr edebilir ki:
(Allah’a ve Resulüne itaat edin!) [Enfal 20] (Resule itaat de Kur’an-ı kerimin emridir.)

(Allah ve Resulüne itaat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.) [Ahzab 71]

(Resulüm de ki: “Bana uyun ki, Allah da sizi sevsin!”) [Al-i İmran 31]

(Allah’a ve Resulüne inanmayan [kâfir olur] kâfirler için çılgın bir ateş hazırladık.) [Feth 13] (Resulüne inanmayan da kâfirdir. Resulullaha inanmak demek, Onun bildirdiklerinin tamamını kabul etmek, inanıp hepsini beğenmek demektir.)

(De ki, Allah’a ve Resulü’ne itaat edin! [İtaat etmeyip] yüz çevirenler [kâfir olanlar], bilsinler ki, Allah, kâfirleri sevmez.) [Âl-i İmran 32] Allah’tan değil, Resulünden de yüz çeviren kâfirdir.)

(Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]

(O Peygamber, güzel şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılar.) [Araf 157] (Allahü teâlâ, haram kılma yetkisini Resulüne de vermiştir.)

(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]

(Allah’a ve Resulüne karşı gelen, apaçık bir sapıklıktadır.) [Ahzab 36]

(Allah ve Resulüne itaat eden Cennete, isyan eden Cehenneme gider.) [Nisa 13,14]

(İhtilaflı bir işin hükmünü Allah ve Resulünden [Kitap ve sünnetten] anlayın!) [Nisa 59]

(Biz her Peygamberi, kendisine itaat edilsin diye gönderdik.) [Nisa 64]

Allahü teâlâ, Resulüne Kur’anın açıklamasını, hüküm koymasını emredip, iman, itaat ve kelime-i şehadette de Resulünü kendisiyle birlikte bildiriyor. İki âyet-i kerime meali:
(Kur’anı insanlara açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 44]

(Size kitabı, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi öğreten bir Resul gönderdik.) [Bekara 151] İmam-ı Şafii hazretleri buyuruyor ki: Bu âyetteki hikmet, sünnettir. Önce Kur’an, peşinden hikmet bildirilmiştir. (Risale s.78)

Bu konudaki hadis-i şerifler de şöyledir:
(Cebrail, Kur’anla beraber, onun açıklaması olan sünneti de getirdi.) [Darimi]

(Bana Kur’anın misli kadar daha hüküm verildi.) [İ. Ahmed]

(Yalnız Kur’andaki helal ve haramı kabul edin diyenler çıkar. İyi bilin, Peygamberin haram kılması, Allah’ın haram kılması gibidir.) [Tirmizi, Darimi]

(Bana uyan Cennete girer, bana isyan edense Cennete giremez.) [Buhari]

(Ümmetim bozulunca, sünnetimi ayakta tutana şehit sevabı verilir.) [Hakim]

(İhtilaflarda, sünnetime ve hulefa-i raşidinin sünnetine sımsıkı sarılın!) [Tirmizi]

(Bana uyan, Allah’a uymuş, bana asi olan da, Allah'a asi olmuş olur.) [Buhari]

Mezhepsizler, dindeki dört delilin ikisini kabul etmeyip, kitap ve sünnetten başka delil yok diyorlar. Mezhepsizleri de geride bırakan türediler, kitap ve sünnet tabirine bile saldırıp, (Kur’andan başka, sünnet adı altında din çıkarılıyor, Kur’anı getirmekle Peygamberin işi bitti, o bir postacıdır) diyerek sünneti Kur’andan farklı gibi gösteriyorlar. Âyet-i kerimelerde bunların kâfir oldukları bildiriliyor.

Görüldüğü gibi, yalnız Kur’an diyerek, Resule uymayanların, sahtekâr birer kâfir olduklarını, Allah ve Resulü bildirmektedir. Bunların, Kur’ana inanıyorum demeleri yalandır; çünkü Kur’an-ı kerimi toplayanlar da, hadis-i şerifleri bildirenler de Eshab-ı kiramdır. Birine inanıp öteki inkâr edilmez. Resulullah efendimiz, bunların çıkacağını mucize olarak 14 asır önce bildirmiştir. Üç hadis-i şerif meali:
(Bir zaman gelir, beni yalanlayanlar çıkar. Bir hadis söylenince, “Resulullah böyle şey söylemez. Bunu bırak, Kur’andan söyle” derler.) [Ebu Ya’la]

(Bazı kibirli kişiler çıkacak, “Allah Kur’anda bildirilenden başka bir şeyi haram kılmadı” diyecek. Yemin ederim ki, benim de emrettiğim, yasakladığım, koyduğum hükümler vardır. Bunların sayısı Kur’andaki hükümlerden daha çoktur.) [Ebu Davud]

(Kur’andan başka delil kabul etmem diyenler çıkacak.) [Ebu Davud]

Kur’an-ı kerimde, (yalnız Kur’ana uyun) denmiyor, (Allah’a ve resulüne uyun) deniyor. Resulünü dışlayıp, Kur’anın açıklaması olan hadisleri delil saymayan, Kur’anın ifadesiyle kâfir olur.

(Bize yalnız Kur’andan söyle) diyen birine, İmran bin Husayn hazretleri, (Ey ahmak! Kur’anda, namazların kaç rekât olduğunu bulabilir misin?) dedi. Hazret-i Ömer, farzların seferde kaç rekât kılınacağını Kur’anda bulamadık diyenlere, (Kur’anda bulamadığımızı, Resulullah’tan gördüğümüz gibi yaparız. O, seferde, 4 rekâtlı farzları iki kılardı) buyurdu. (Mizan-ül-kübra)

Resulullah’a uymanın önemi anlaşılınca, Kur’an-ı kerimin açıklaması olan hadis-i şeriflere de uymak gerektiği anlaşılır. Hadis-i şerifler olmasaydı, namazların kaç rekât olduğu ve nasıl kılınacağı, zekâtın, orucun, haccın farzları, hukuk bilgileri bilinemezdi. Yani hiç kimse, bunları Kur’an-ı kerimden çıkaramazdı. Şu halde Kur’an-ı kerimi anlamak için, onun açıklaması olan hadis-i şeriflere ihtiyaç vardır. Hadis-i şerifleri de anlamak için âlimlere ihtiyaç vardır. Allahü teâlâ, (Peygambere sorun, âlimlere sorun) buyuruyor. Herkes Kur’anı anlayabilseydi o zaman peygambere ne lüzum kalırdı? Kur’an-ı kerimi doğru anlayamadıkları için 72 sapık fırka meydana çıktı? Üç ayet-i kerime meali:
(Eğer onun hükmünü peygambere veya ülül-emre [yetkililere, âlimlere] sorsalardı, öğrenmiş olurlardı.) [Nisa 83] (Demek ki, ülül-emre de uyulması gerekiyor.)

(Verdiğimiz bu misalleri ancak âlim olanlar anlar.) [Ankebut 43]

(Bilmiyorsanız âlimlere sorun.) [Nahl 43]

Bu âyetler, Kur’an-ı kerimi anlamak için âlimlerin açıklamasına da ihtiyaç olduğunu bildiriyor. Zaten Kur’an meali okuyan, murad-ı ilahiyi öğrenemez. Tercüme edenin bilgi derecesine göre, yaptığı açıklamayı öğrenir. Bir cahilin veya bir sapığın yazdığı meali okuyan da, Allahü teâlânın bildirmek istediğini değil, tercüme edenin anladım sanarak kendi kafasından anlatmak istediğini öğrenir. Kur’an-ı kerim mealini okuyan, amel ve ibadetle ilgili bilgileri öğrenemez. İtikada ait bilgileri ise öğrenmesi hiç mümkün olmaz; çünkü 72 dalalet fırkası, Kur’an-ı kerime yanlış mana verdiği için sapıtmıştır.

Kur’an-ı kerim, dinin anayasası hükmündedir. Yüz binlerce hadis-i şeriflerle açıklanmıştır. Âlimler, Kur’an-ı kerimi ve hadis-i şerifleri açıklamıştır. Bu açıklamalar olmadan Kur’an-ı kerime uyulamaz. Bugünkü Anayasa da öyledir. Kanunlar, tüzükler, yönetmelikler ve mahkeme ictihadlarıyla ülke yönetilmektedir. Bunlar olmadan sırf anayasa ile ülke yönetilmez. Anayasa hep kanunlara havale eder. Kur’an-ı kerim de hep Resulullaha havale eder, âlimlere havale eder. Onun için, sırf anayasa ile memleket idare edilmez, Kur’an mealinden de din öğrenilmez.


Atila@Kara
10 yıl önce - Pts 27 Ağu 2012, 13:14

Alıntı:
Nisa 22; Geçmişte olanlar bir yana, babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin; çünkü bu bir hayasızlıktır, iğrenç bir şeydir ve kötü bir yoldur.
23. Analarınız, kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kızkardeş kızları, sizi emziren analarınız, süt bacılarınız, eşlerinizin anaları, kendileriyle birleştiğiniz eşlerinizden olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız size haram kılındı. Eğer onlarla (nikahlanıp da) henüz birleşmemişseniz kızlarını almanızda size bir mahzur yoktur. Kendi sulbünüzden olan oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi birden almak da size haram kılındı; ancak geçen geçmiştir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
24. (Harp esiri olarak) sahip olduğunuz cariyeler müstesna, evli kadınlar da size haram kılındı. Allah'ın size emri budur. Bunlardan başkasını, namuslu olmak ve zina etmemek üzere mallarınızla (mehirlerini vererek) istemeniz size helal kılındı. Onlardan faydalanmanıza karşılık kararlaştırılmış olan mehirlerini verin. Mehir kesiminden sonra (bir miktar indirim için) karşılıklı anlaşmanızda size günah yoktur. Şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir.

Maide 5. Bugün size temiz ve iyi şeyler helal kılınmıştır. Kendilerine kitap verilenlerin (yahudi, hıristiyan vb. nin) yiyeceği size helaldir, sizin yiyeceğiniz de onlara helaldir. Mümin kadınlardan iffetli olanlar ile daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz şartıyla, namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helaldir. Kim (İslami hükümlere) inanmayı kabul etmezse onun ameli boşa gitmiştir. O, ahirette de ziyana uğrayanlardandır.



Bu ayetlere aklı başında olan hiçbir insanın en ufak itirazı olamaz elbet. Üste vermiş olduğunuz ayetler insanlara ahlaklı olmalarını öğütlüyor. (Belli ki bu tür ayetler ahlak sahibi sahabiler tarafından yazılmış)
Kuran'da insanlara güzelliği tembihleyen ve kimsenin itiraz edemeyeceği birçok ayet vardır.

Ben diyorum ki elmalarla armutları birbirine karıştımayalım... Mevzu Hz. Muhammed'in bir yıllık evli gelini Zeyneb bint Çahş ile evliği ve bu evliğe meşruiyet kazandırmak için ''indirttiği'' şu ayetler.
Alıntı:

Ahzab 37. (Resulüm!) Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana layık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikahladık ki evlatlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir. 38. Allah'ın, kendisine helal kıldığı şeyde Peygamber'e herhangi bir vebal yoktur. Önce gelip geçenler arasında da Allah'ın adeti böyle idi. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecek, yazılmış bir kaderdir.


Eğri oturun doğru konuşun... Bu evlilik hakkında ne düşünüyorsunuz ??



sayfa 10
« önceki   123 ... 91011121314   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET