Açıkça haram olan alkolü tüketenlerle midyenin haram olup olmadığını tartışmak anlamsız. Ayrıca Diyanet haram da demiyor üstelik. Tabii Diyanetin fetvaları sadece islam dinine inananları bağlar her türlü. Herkes kendi kulvarında devam etsin, finişe varıldığında anlayacağız herşeyi
Diyanet tavuğuna kış demiş anlaşılan.!
Neticede islami esasları beyan eden bir kurum.
O halde demekki sorun islam ile
Bir tane mantıklı dayanağı varmı diyanet in? Kolaymı önüne gelene haram helal fetvası vermek? Gitsinler yüzlerce saçma sapan çelişkili hadis var, insanları mezhepleştiren, onları ayıklasınlar, kul hakkı yiyen milyonlar a Bi çare arasınlar... [/quote]
İsteyen zıkkımın kökünü de yiyip içebilir. Bizi bağlamaz elbette. Ancak burada Midye yemek haram mı helal mi diye tartışılıyor. Haramı helali bilmeyenlerin bu başlıkta provokasyon yapmaması gerekir.
“Ey insanlar, yeryüzünde bulunan helal ve temiz olan şeylerden yiyin ve şeytanın işlerini/adımlarını takip etmeyin…” (Bakara Sûresi, 2/168).
“Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin ve sadece ona kulluk ediyorsanız ona şükredin.” (Bakara Sûresi, 2/172).
“Sana kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: temiz olanlar (tayyibât) size helal kılınmıştır...” (Mâide Sûresi, 5/4)
Âyet-i kerîmeler, insanın yiyeceklerinin kendi nezâhet ve mükerrem bir varlık olma durumuna uygun olarak temiz ve nezih yiyecekler olabileceğini bildirmektedir.
Yeryüzündeki nimetleri insanoğlunun istifadesine sunan Yüce Allah, yiyecek olarak haram kılınan hayvanlar ile ilgili olarak şöyle buyurmuştur:
“Allah size murdar eti (leş), kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesilmiş olanı haram kıldı…” (Bakara Sûresi, 2/173). Bunun yanında En’âm Sûresi’nin 145. âyeti kerimesinde de aynı şeyler, niteliklerine atıfta bulunularak sayılmıştır.
Bunların yanında Kur’ân-ı Kerîm’de deniz avlarının helal kılındığı ayrıca ifade edilmiştir: “Size ve yolculara geçimlik olmak üzere deniz avı ve yiyeceği helal kılındı…” (Mâide Sûresi, 5/96).
Yukarıdaki açıklamalarının yanında Kur’ân-ı Kerîm, Hz. Peygamber’in helal ve haramları açıklama/bildirme hususundaki görevi ile ilgili olarak şöyle bir ifade kullanmıştır: “…Peygamber onlara iyiliği emreder ve onları kötülükten sakındırır; yine onlara temiz olan şeyleri helal ve pis olan şeyleri de haram kılar…” (A’râf Sûresi, 7/157).
Nitekim Hz. Peygamber, yenmesi helal ve haram olan hayvanlar ile ilgili açıklamalar yapmıştır. Yapılan bir rivayette şunlar ifade edilmektedir: “Resûlullah (s.a.s.) azı dişi bulunan yırtıcı hayvanların ve pençesiyle avlanan yırtıcı kuşların etlerinin yenmesini yasaklamıştır.” (Müslim, “Sayd”, 15-16; Ebû Dâvud, “Et’ime”, 32). Bunun yanında Hz. Peygamber’in, pis ve iğrenç olmaları nedeniyle bazı hayvanların yenmesini yasakladığı da bilinmektedir. (Ebû Dâvud, “Et’ime”, 33-34).
Deniz ürünleri ile ilgili olarak ise Hz. Peygamber; “Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir” buyurmuştur (Ebû Dâvud, “Tahâret”, 41).
İslam âlimleri, Kur’ân ve hadislerde belirtilen hüküm ve ilkeler ışığında hangi hayvanların etinin helâl veya haram olduğunu belirlemeye çalışmışlardır.
Kara ve deniz hayvanları hakkında gerek Kur’ân-ı Kerîm gerekse hadis-i şeriflerde -bazıları dışında- bütün türler isim olarak zikredilmediğinden, bu hususta farklı hükümler ortaya çıkmıştır.
Bu bağlamda, bütün âlimlere göre balık türleri helaldir. Balık dışındaki ürünler, Hanefî âlimler tarafından helal kabul edilmemiştir. Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî alimleri ise Mâide Sûresinin 96. âyetindeki “deniz avı” ifadesinin kapsamlı oluşunu ve Hz. Peygamber’in, “Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir” ifadesine dayanarak, deniz ürünlerinin yenilmesi hususunda oldukça geniş bir yaklaşım ortaya koymuşlardır.
Mâlikî ve Hanbelî âlimlere göre, deniz hayvanları prensip olarak helaldir. Ancak timsah gibi yırtıcı hayvanlar helal değildir.
Şâfiî mezhebinde ise; aslen suda yaşadığı halde karada da yaşayabilen kurbağa, yengeç, kaplumbağa ve su yılanı gibi hayvanlar habis ve zararlı oldukları için helal değildir. Bunların dışında kalan midye, kalamar, ıstakoz, karides gibi deniz ürünlerinin yenmesi ise helaldir.
Görüldüğü gibi Kur’ân ve Sünnette yenilmeyecek olan hayvanlar ile ilgili bir liste verilme yönüne gidilmemiş, domuz gibi ismi belirtilerek yasaklananların yanında diğer hayvanlar için ilke ve ölçüler konulmakla yetinilmiştir. Bu nedenle yenmesinin haram olduğu hususunda ittifak edilen hayvanlar oldukça sınırlıdır. Ayrıca sağlığa zararlı maddelerin tüketilmemesi İslâm’ın genel ilkelerinden kabul edilmiştir. Bunun dışında, hakkında açık hüküm bulunmayan maddelerin hükmü hususunda âlimler, yukarıda da belirtildiği gibi, ihtilaf etmişlerdir. Aslında bu tür ihtilaflar meselelerin daha iyi anlaşılmasına katkı sunduğu gibi mükellefler için uygulamada kolaylık da sağlamaktadır. Bu bağlamda âlimlerin çoğuna göre, yukarıda belirtilen şekliyle, deniz ürünlerinin üretimi ve tüketiminin helal olduğu söylenebilir.
Diyanete laga luga etmeden Önce, ne dediğini okumak zahmetine bi katlansanız keşke.!
Diyanet doneleri sunuyor, yukardaki yazı en cahilin bile tereddütünü ortadan kaldıracak açıklıkta olmuş. Lakin doğru söz ancak kulağı açık olanadır.!
Kim burdan diyanetin avukatligini yapmaya kalkarsa cevabini alir gider
Sen diyanete düşmansın? Birde ne cevap vereceksin acaba? Diyanet size engelmi oluyor? Elinizden yiyeceği mi alıyor? Kişisel kavgalara diyanet kurban gidemez.
Cahit sen ılımlı ve saygıda kusur etmeyen bir gençsin ama bu başlıkta ve diğer bir çok başlıkta provokasyonun alasını yapan insanların bam teline basmak isteyen adı malumun olan adamın yediği nanelere tepki gösteremeyenlerin burada tek taraflı suçlamalaya kalkmalarına sessiz kalma.
Birilerinin din ile sorunu olduğunu söyleyen çok samimiyse kendi tasvip etmedikleri yaşam tarzına sahip olan kişilerin özel hayatlarına burunlarını sokarcasına yorum yapmalarına da tepki gösterecek
Provakasyonu kimin yaptığını iyi tartın önce.
Trolluk peşinde kimlerin koştuğunu iyi bilin
Yoksa bir bir beş para etmez tahrikler peşinde koşan iki yüzlü yalancı ve kıskanç ruhlu bazı tiplerin eski kirli çamaşırlarını bir bir yığarım buraya
Ondan sonra hiç iyi olmaz.
Tahrik etmek isteyen kimlerdir iyi gözlemleyin
Karşı tarafdan bu şekilde yaklaşım gelirse Abdullah gibi arkadaşlarımız da böyle cevap verir
Çünkü bunu hak ediyorlar bunu istiyorlar ve cevabı da böyle alıyorlar
Yapmasınlar almasınlar
Hem yapacaksın hem buna sessiz kalınacak yok öyle bir dünya öyle bir şey olmayacak.
İnsanların özeline burunlarını sokmamayı öğrenecekler yaşları kaç olursa olsun öğrenecekler
Adam geliyor kişisel sayfada dolanıyor hastalıklı hareketlerdir bunlar sonra geliyor tamamen tahrik kokan provoke kokan mesajlarla güya üzerimize oynayacağımızı sanıyor
Adama yine diyorum ki senin gücün yeter mi be hala mı öğrenemedin bunu kaç sene geçti ?
Gidin önce kendinize bakın aynanın karşısına geçin ve suretlerinize bakın haydi.
Midye bahane bunların derdi ne söyledim herkes biliyor bunu