Ortadaki caminin hangi cami olduğunu pek çıkaramadım (Daha doğrusu emin olamadım)
Akın bey,
Resim Teşvikiye meydanında, Maçka Caddesinin ağzından çekilmiş, karşıdaki Teşvikiye Caddesi, sağdan Hüsrev Gerede Caddesi geliyor, bir de hemen sağda Teşvikiye Camii sokak ile onun karşısında solda Atiye sokak var. Eh bu beş yolun ucundaki kesişmeyi düzenlemesi için de bir "memur"'a gerek var. Sanırım kuşkularınızı giderdim. (Şehri bilmeyen ya da hatırlamayanlar için: Ortadaki camii tahmin ettiğiniz gibi Teşvikiye Camii.)
Herkese merhaba
Akın Bey teşekkürler , fotoğraflar çok güzel. Ben sık sık Nişantaşı, Teşvikiye bölgelerine giderim , bu fotoğtafta görülen eski yapıda bugün Mado dondurmacısı var, bir arada
Ahmet Rasim adlı bir işkembeciydi galiba. Arkada görülen geniş binada herhalde Işık Lisesi yada konservatuar binası tam emin değilim. Bu caddede kaldırım kafeleri oldukça yaygın , bende bayağı severim esasında. Ama oturduğum zaman eksoz dumanı beni çok rahatsız ediyor , arkadaşlarım benden bıktı artık her defasında şimdi troleybüs olsa ne güzel hem sessiz hemde dumansız çalışır dediğimde. 40 sene önce doğrusunu yaparken şimdi en güzel caddelerde yayalar eksoz dumanı soluyor.
Trafik o zamanlar 2 yönlüymüş , bu arada Maçka'da troleybüs tam olarak nereden
u-dönüşü yapıyordu hatırlayabiliyormusunuz?
Sizin resmini göderdiğiniz troleybüs Irisbus- Cristalis , yoğun olarak Lyon , St-Etiennne
kullanılıyor. Irisbus , Renault ve Iveco'nun başını çektiği büyük bir konsorsiyum 1999'da
oluşturuldu.Bu araçlar çok pahalı yaklaşık 600,000 Euro gibi bu nedenle çok yaygınlaşamıyor, esasında bugünlerde troleybüsler az üretildiği için yaklaşık bir otobüsün 2 misli fiyatına maloluyor. Esas maliyet pahalı elektronik kontrol sistemleri.
Türkiye'de tekrar troleybüs olurmu konusuna gelince , yakın gelecekte pek görünmüyor gibi. Belediyenin ulaşım master planında troleybüs yok , raylı sistem temel alınıyor.
Bana göre ise yerli troleybüs yerli tramvay'a göre çok daha ulaşılabilir bir hedef. Güleryüz Cobra'nın troleybüs versiyonu Bulgaristana ihraç edilmiş örneğin. Elektrik aksam Romen ve Macar . Ucuz bir yerli troleybüs yapılırsa İstanbul olmasa bile Erzurum gibi yüksek rakımlı Anadolu illerinde pekala kullanılabilir diye düşünüyorum.
bu arada Maçka'da troleybüs tam olarak nereden
u-dönüşü yapıyordu hatırlayabiliyormusunuz?
Semih bey,
Troleybüs, Maçka'da Akaretler yokuşu (Spor Caddesi?) ile Maçka Caddesinin kesiştiği meydancıktan geri dönerdi. Dönüşü kolaylaştırabilmek için kaldırım her iki kenarda da daraltılmıştı, buna rağmen ustalık gerektiren bir manevraydı.
Istanbul'da troleybüsü yeniden görmeyi gönlüm çok istiyor birçoğumuz gibi ama sanırım hayal olarak kalacak, Çok haklısınız özellikle soğuk iklimde düşük maliyeti ve kolaylığı ile çok rahat kullanılır. Bence değil Erzurum, büyükşehirlerin raylı sistem besleme hatları için bile çok uygun bir çözüm.
Istanbul'da troleybüsü yeniden görmeyi gönlüm çok istiyor birçoğumuz gibi ama sanırım hayal olarak kalacak
Merhaba Kemal Bey
Yakın gelecekte hayal gibi ama yinede ümidimizi kaybetmeyelim. Esasında Dünya genelinde troleybüs sistemleri duraklama döneminde halbuki tramvay sistemleri ise Rönesans yaşıyor denilebilir. Troleybüsün en ciddi rakipleri Dizel-elektrik hibrid ve Hidrojen yakıt hücresiyle çalışan otobüsler. Hidrojen yakıtı şu an için pek fizibil görünmüyor
yaygın kullanım için birçok teknik problemin çözülmesi gerekiyor. Hibrid sistemler ise
( dizel jeneratörlü ,elektrik motorlu otobüsler) daha ciddi bir rakip olabilir. Amerikada ciddi
miktarda hibrid otobüs siparişi var ama sonuçta dizel emisyonu var bu araçlarda. Bunların avantajı ise şehir merkezlerini aküyle geçebilecek kadar güçlü aküleri olması olarak gösteriliyor.Bir nevi ara çözüm. Bütün büyük otobüs üreticilerinin Hibrid otobüs
geliştirme programları var ama troleybüs yapan belli üreticiler var. En güzel konsept ise bence Hess marka 2 körüklü troleybüs. 2 ayrı aksta bağımsız 160 Kw motorlar var Genevre 10 adet sipariş verdi bu sene devreye girecek.Bu 2 motorlu troleybüsler en zor şartlarda en iyi performansı verebilecek düzeyde. 90-100 Kw'lik ilave bir dizel jeneratör de
mevcut bu araçlarda , acil durumlarda yolda kalmasınlar diye.
1970'LERDE TROLEYBÜS VE OTOBÜSLERİN ÜZERİNDEKİ PARÇA REKLÂMLAR:
Troleybüslerin çalıştığı 1970’li ve 80’li yıllarda, İETT araçlarının üzerine parça reklâmlar alınması çok modaydı. Kaportanın üzeri yekpare reklâmla kaplanmak yerine, ebatları yatayda 1 metreyi pek geçmeyen birden fazla rengârenk pano monte edilirdi. O yılların ürünleri, çoğunlukla el çizimi panolarda tüm İstanbul caddelerini dolaşırdı. Troleybüs, Taksim’den çıkmış ve Gümüşsuyu Caddesi’ne girmiş, Dolmabahçe’ye doğru yol almakta... Üzerindeyse, boydanboya gözalıcı parlak renkli reklâm panoları...
Başka bir troleybüs, İstiklâl Caddesi’nin Odakule önlerinde Taksim’e doğru gitmekte...
Saraçhane Geçidi inşa edilmeden önce, Aksaray yönünden gelen troleybüsler (ve diğer araçlar), Belediye Sarayı’nın zeminiyle aynı hizaya kadar tırmandıktan sonra, buradaki dörtyol ağzındaki göbeğin etrafını dönerek Müze-Unkapanı istikametine inerken...
NOT: Üstteki üç parça da, rastgele yakalanmış capture görüntüleridir.
İstiklâl Caddesi’nde, Galatasaray Meydanı’ndaki kavşağa troleybüs havaî telleri çekiliyor... Tramvaylar kaldırılmış ve bunların yerine hizmete girecek olan yeni troleybüslerin bir an önce servislere başlayabilmeleri için yoğun bir çaba sarfedilmekte...
30 Ağustos 1961 tarihinde “55-Aksaray-Şişli” troleybüs hattı açıldı ve güzergâhı, “Azapkapı-Meşrutiyet Caddesi-Galatasaray-Taksim” yoluyla çalıştı.
27 Kasım 1961’de ise, “Galatasaray-Tünel” bağlantısı tamamlanarak; “50-Tünel-Şişli” ve “70-Tünel-Kurtuluş” troleybüs hatları servise başladılar.
Buna göre üstteki resim, Ağustos-Kasım 1961 tarihleri arasındaki bir günde alınmıştır.
Akın Bey teşekkürler
Sayenizde çok zengin bir troleybüs arşivi bu forumda oluşturuluyor. 101 no'lu Tosun adlı
aracın Latille marka otobüsten üretildiğini bilmiyordum. Bu dönüştürme işlemi çok basit birşey olmasa gerek , İ.E.T.T 'nin teknik düzeyi oldukça iyimiş. Dün yolladığınız fotolar
filmlerden alıntı değilmi? Çok güzel.
Aşağıdaki fotoda 2 adet troleybüs görülebiliyor.
İşin doğrusu bunu nereye koyacağıma bir türlü karar veremedim, en ön planda solda 56 numaralı Ansaldo, orijinal resimde numara okunuyor, Kabataş'tan doğru da gelen bir Magirüs Satürn var.
Fındıklı meydanı daha yapılmadığına göre daha 1970 yılını geçmemişiz, araba vapurlarının bordaları siyaha döndüğü için de 1966'yı geçmiş olmalıyız.
Ortada doğal olarak ne Swiss Hotel var, ne de öteki ucube gökdelen bozuntuları...
"Eminönü-Beşiktaş-Ortaköy-Bebek" troleybüs bağlantısı; 31 Ağustos 1963'de açıldı. Resim, en basitinden bu tarihten sonra alınmış olmalı... Caddede seyreden Murat-124 ve Anadol da olmadığına göre, 1968-70 yıllarından evvelki bir çekim...
Üstteki mesajda, Kemal Bey'in 1966-70 yıl aralığını, benim; Ağustos 1963> ile <1968-70 yıl aralığıyla üstüste koyacak olursak, herhalde foto; "1966-1967" yılları arasında çekilmiş olmalı...