Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
İstanbul İETT Troleybüsleri - Tarihçe, Nostalji ve Hatıralar
« önceki   123 ... 717273 ... 929394   sonraki »

ANA SAYFA -> ULAŞIM
cevap yaz
sayfa 72
Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Cmt 09 Nis 2011, 17:28



tunc sirman

12 yıl önce - Cmt 09 Nis 2011, 18:11



Hüsamettin KBaca
12 yıl önce - Cmt 09 Nis 2011, 20:56

Alıntı:
Bu güzel troleybüslerin hepsi mi hurda oldu? Acaba taşıt müzesinde var mıdır bir-iki tane?

İstanbuldaki vazifelerini tamamladıktan sonra hepsi İzmire gönderildiler. İzmirdede belirli bir süre çalıştıktan sonra, hepsi İzmir körfezinin serin sularında bu kez balıklara yuva olma görevini üstlendiler. İstanbulda hatıra olsun diye ayrılmış bir treleybüs yok, İzmirde varmı bilmem. Gerçi bu konu tarihleriyle da önce anlatılmıştı.
Tosun ne olmuştu bu arada


Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Cmt 09 Nis 2011, 20:58

Alıntı:
Ilk troleybusler geldiginde yumusak otobus koltuklarina alismis olan bizler,troleybusun o fildişi renkli ,sert koltuklarini garipsemistik.

1970'lerin ikinci yarısından itibaren elden geçirilen 85 kadar 1951-52 model Büssing 500 ve 6000 modifiye modellerinin (U-2D'lerin) koltukları da bu şekilde tasarlanmıştı. Ah bir de o ani frenlerde insanın poposunun kayma hadisesi olmasaydı. Uzun süreli yolculuklarda (şehiriçindeki kırkbeş-elli dakikalık seyahatlerde mesela) ciddi anlamda insanı rahatsız ederdi bu koltuklar, sünger şiltelerin rahatlığı bunlarda yoktu. Sık sık oturma şeklinizi, konumunuzu değiştirmek durumunda kalırdınız, ama İdare açısından da üstadın dediği gibi uzun ömürlü idiler.

Akın KURTOĞLU


ÇAĞATAY2009

12 yıl önce - Cmt 09 Nis 2011, 21:24

Alıntı:
bunun dışında Şişhane yokuşu ve Tünele çıkan yokuşlar var. Ehh Gülhane yokuşunun, Laleli yokuşunun ve her iki yönden Saraçhaneye çıkışların da çok düzayak olduğu söylemez

Evet bu akslar da hatırı sayılır derecede yokuşlu yollardır ancak kısa mesafeli yokuşlardır bunlar. Aralarında en uzun ve en dik yokuş yine Dolmabahçe Yokuşudur.



tunc sirman

12 yıl önce - Cmt 09 Nis 2011, 21:43

Alıntı:
1970'lerin ikinci yarısından itibaren elden geçirilen 85 kadar 1951-52 model Büssing 500 ve 6000 modifiye modellerinin (U-2D'lerin) koltukları da bu şekilde tasarlanmıştı

Akin Ustadim,ben Levent -Karakoy arasinda seyahet ettigim ve bu bolgede Bussing ler olmadigi icin bilemiyorum.Ama frenlemelerde popo kayma hadisesine biz troleybus kullananlar uzun sure alisamamistik.Hele troleybuslerin sert ve gıcırtılı frenleri tam bir kabus oluyordu.Ama güzeldi be ustadım


Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Cmt 09 Nis 2011, 22:43

Alıntı:
Evet bu akslar da hatırı sayılır derecede yokuşlu yollardır ancak kısa mesafeli yokuşlardır bunlar. Aralarında en uzun ve en dik yokuş yine Dolmabahçe Yokuşudur.

Aslında Çağatay'ın Dolmabahçe yokuşu olarak isimlendirdiği yol, Gümüşsuyu Caddesi olarak adlandırılan ve Ayaspaşa semtini güneyine alarak kıvrımlı bir geometriyle Taksim meydana ulaşan geçmişi oldukça eskiye dayanan bir bayırdır. Bu caddenin profili bundan bir ve iki asır evvelinde çok daha keskin. Öyle ki, dolanmadan sahille buluşan bir dik üçgen şeklinde. Hipotenüsü oluşturan kısmı, yani cadde yüzeyinin tabanı şimdiki Vakıflar İdaresi önünden başlayarak, Gümüşsuyu askeri hastahanesi ile kışlayı (İTÜ kampüsü) soluna, Alman Konsolosluğu'nu da sağına alacak şekilde dik ve insanı çok yoran bir formatta uzanıyor. O senelerde motorlu taşıt trafiği olmadığı ve yolun zaten kuzey kesimi Ayaspaşa mezarlığı olduğu için bu sıkıştırılmış toprak yolu kullananların sayısı oldukça az.


(+)

(1819-Kauffer&Bocage haritası, Plan de la Ville de Constantinople et de Ses Faubourgs-63.0x52.0-Paris)

Üstte kırmızı ile gösterilen düz ve keskin aks, "Gümüşsuyu-Ayaspaşa yolu"nun ilk nüvesidir. Mavi bant sahilyolu, sarı güzergâh ise Cadde-i Kebir'dir.

Zaman içinde Taksim meydanı önplana çıkıp Ayaspaşa giderek dolmaya ve meydanın sahille irtibatına alternatif gerektiği zaman bu yola topografyaya uygun bir eğim ve kurp verdiriliyor. Bu şekilde yol biraz daha uzuyor ama meyil de nisbeten yumuşatılmış oluyor. Gazhane Bayırı olan (daha da alt kesimlerde Müneccim Kuyusu mevkii olarka bahsedilen) adı Gümüşsuyu olarak değişiyor. Mozaik parke döşeniyor ve varyant geometrisine uygun bir şekil alıyor. İşte ardından Müneccim Kuyusu bölgesi park haline getirilip taraçalandırılıyor, üzerine seyir terasları inşa olunuyor.

Akın KURTOĞLU



yılmaz büktel

12 yıl önce - Pts 18 Nis 2011, 16:23



Gökhan AsGül
12 yıl önce - Cum 22 Nis 2011, 23:04
... 50 nolu Ansaldo Kabataş'ta / 1983 ...




mert1969

12 yıl önce - Prş 28 Nis 2011, 16:10



sayfa 72
« önceki   123 ... 717273 ... 929394   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM