Herkese Merhaba
Ben ilk mavi kartı aldığımda bütün gün keyfi olarak bedava otobüse bineceğim derdim ama
insan öyle yapmıyor, İstanbul trafiğinde insan kapağı biranönce gideceği yere atmaya çalışıyor. İstanbul troleybüsleri en fazla 45-50 kmh gibi bir hız yapardı sanırım, yüksek hızda aracın oldukça titreşimli çalıştığını hatırlıyorum , birde bu araçlara yokuş troleybüsü deniyormuş , Orhan Berent hoca söylemişti , bunun nedeni yüksek oranlı bir diferansiyel kullanılmış olabilir , troleybüs tek vitestir bildiğiniz gibi. Aracın diferansiyel oranı yüksek olduğunda yük taşıma ve yokuş çıkma performansı iyi ama son sürati daha düşük olur.Bizim araçlarda DC motor vardı ama bugünlerde AC motor neredeyse standard oldu, güç elektroniği teknolojisi çok geliştiği için AC motorları değişken hızlarda kullanmak ve kontrol etmek mümkün. ( ben elektrik mühendisi değilim genel bilgileri vermeye çalışıyorum). Troleybüslerin dizele göre üstünlüklerinden biride araç daha uzun ömürlü ve bakımı daha kolay. Dizel 10-14 sene ömre sahipken troleybüs 20-25 sene ömürlü , tabi araç gövdesi ikisindede aynı sadece motor ve aktarma parçalarını söylüyorum. Seattle'de son olarak 1979 model troleybüslere yeni gövde yapılmak suretiyle yenileme yaptılar yani toplam ömür olarak 40-50 sene öngörülüyor.
Bizmkilere benzer bir Parma troleybüsü.
Nekadar kötü bir şey kullandığımız araçların doğru dürüst resimlerini bile bulamıyoruz da başka ülkelerde bizimkilere benzer otobüs troleybüs resimleri bulup buraya koyuyoruz.Onlar restore edip saklıyorlar biz yok ediyoruz. nerede kaldı müze açma fikri.İETT bunlardan birer tane saklamayı akıl edeceğine elinde halihazırda bulunan vede dünyada eşi olmayan tramvayları bile İkitelli deposunda çürümeye bırakmış fareler kemiriyor onları.Dış ülkelerde hemen her yerde bu tip müzeler var ve çok da ilgi çekiyor İETT ise itfaiyelere başka yer yokmuş gibi elindeki müzeyi de dağıttı helal olsun ... Ne beklenir ki Yavuz zırhlısını parçalayıp yok eden bir milletten.
Kemal merhaba
Rahmi Koç müzesi oldukça güzel, tramvaylar var orada. Ben birkeresinde müdürüyle temasa geçtim, bana verdikleri cevap Türkiyede koruma altına alınmış bir troleybüs yok ama hibe olmak şartıyla ve yerimiz müsaitse her türlü teknolojik objeyle ilgileniriz dediler.
Türkiyemizde bu gibi konular ihmal edilmiştir haklısın ama yinede çok ümitsiz olmayalım en azından İstiklal Caddesinde tramvay çalışıyor , troleybüslere yazık oldu gerçekten tam anlamıyla gümbürtüye gitti. İsviçre Lozanda 1930 model troleybüs var yılda birkere çalıştırıyorlar , insanlar biniyor. Esas çok ilginç bir olay Kanada Toronta'da 1992 yılında troleybüs işletmesi son buldu , eski bir GM troleybüsü hurdaya atmışlar , çok meraklı bir kişi gidiyor ve o hurda aracı onarmaya çalışıyor , bununla ilgili bir web sitesi var adamın ,okurken insanın gözleri doluyor , değişik zamanlarda çekilmiş fotoğrafları var aracın.
merhabalar
Troleybüs konusu soğumasın diye arada mesaj göndereyim dedim.
Fransa-Lyon oldukça geniş bir troleybüs hattına sahiptir. 6 numaralı Croix-Rousse hattı çok keskin virajlı yollardan bir tepeye çıkan bir hat ve burada 1950 yılından beri Vetra marka 9.5 metrelik kısa troleybüsler kullanıldı ,1999 yılında araçları değiştirmek gerektiğinde Fransız bir imalatçı bulamadılar kısa troleybüs yapacak mecburen İsviçre Hess firmasına özel sipariş verildi ve kısa MAN şasi üzerine aluminyum gövdeli Hess kasa oturtuldu. Bu hatta dizel otobüs kullanılması kesinlikle düşünülmüyor, performans olarak troleybüs çok üstün. İstanbul'da yokuşlu yollar ve keskin dönüşler olduğu için troleybüsler hantal ve trafiği tıkıyor diye bir görüş vardı, ama görüyoruzki Lyon'da tamamen farklı bir durum var. Ekteki resimleri inceleyebilirsiniz.
Selamlar arkadaşlar
Troleybüs konusunu soğutmaya hiç niyetim yok. Maalesef İstanbul troleybüsleri ile ilgili ancak sınırlı materyal olabilir elimizde . Sınırlı sayıda resim , sınırlı sayıda yerli film ve sınırlı sayıda hatıra, bu nedenle ben dünyadanda bazı haberleri yazmaya çalışıyorum kusuruma bakmazsanız.
Son yıllardaki en başarılı tercihli troleybüs uygulaması Ekvator-Quito'da devreye alındı.
Biletler ön ödemeli , araçlar duo-bus ( ilave dizel motor ) , 20 centlik bilet ücreti bütün işletme maliyetini karşilıyor, yatırım maliyeti tramvaya göre ucuz.
BRT ( Bus rapid transit) uygulamaları Güney Amerika'da hızla yayılıyor. Bogota , Curitaba,
Merida. Türkiye'de çok zengin bir ülke olmadığına göre en ucuz elektrikli ulaşım alternatifi olarak troleybüs öne çıkıyor. Anadolu Belediyelerinin olmayan bütçeleriyle tramvay hayalleri kurmak yerine daha gerçekçi projeler üretmesi gerekir diye düşünüyorum.
Aşağıdaki Quito resmi, yuvarlak istasyonlar ilginç.
Dünyadaki troleybüs şebekelerinden sayenizde bayağı bir haberdar oluyoruz. Teşekkür ederiz... Sizin adınıza ayrı bir directory bile açtım makinamda...
Üstteki resimde troleybüsün çalıştığı güzergâh tercihli benzeri bir yol galiba... Bizde de 1979'da açılan ve 3 sene önce iptal edilen Taksim-Mecidiyeköy-Zincirlikuyu tercihli yolu gibi... Tabii bizde farklı olarak geçen araç adedi; 12 adet/dakika mertebelerindeydi. Troleybüslerle ilgili arşivlerimi daha bilgisayara geçiremedim. Yakın zamanda resimleri yollarım...
Akın Bey merhaba
Tarihi bir fotoğraf, teşekkürler. Gündelik hayatımızda bize sıradan gibi gelen ve sanki hep
var olacakmış hissiyle kabul ettiğimiz herşeyinde esasında bir sonu var.
Aracın tavanında klimaya benzer birşey var , yoksa yanlışmı gördüm.
Selamlar
Roma'da çok ciddi bir tarihi şehir merkezini koruma projesi var. Tarihi şehir merkezine araç girişleri kısıtlanıyor, dar sokaklarda hareket edebilsin diye aküyle çalışan minibüsler var merkezde. Metro genişletme çalışmaları var. En önemlisi ise 33 yıl sonra troleybüs Roma'ya geri dönüyor. 90 no'lu ekspres hattan sonra en az 10 hat kademeli olarak troleybüse dönüştürülecek. Solaris marka troleybüsler Polonya-Macar yapımı , aküyle 10 km gidebiliyor ( ben yinede akülerin gerçek koşullardaki ömrünü merak ediyorum). Şehir merkezinde elektrifikasyon olmayacak , araç aküyle geçtiktan sonra dönüş yolunda şarj olacak.
Benzer bir senaryoyu İstanbul için düşünelim. Beşiktaş- Sarıyer ana aksı troleybüs yolu
oluyor. Seyrantepe , Gültepe , Sanayi Mah. , troleybüsleri anahattan çıktıktan sonra 4-5 km'lik küçük ringleri aküyle geçiyor ( trafikten dolayı hepsinin aküsü boşalıyor- espri!)
Araçlar birbirini kolaylıkla sollamayacağı için trafik terörü yok. Duraklarda birbirinin önüne geçebilmek için sol şeridi bile tıkayabilen halk otobüsleri yok. ( Zincirlikuyu ,Levend durakları). Sanılırki trafikte fazla serbestlik daha iyidir. Bence değil, otobüslerin birbirini sollaması trafiği tıkıyor. İstanbulun kaosunda bunlar biraz hayal ama insan hayal ettiği müddetçe yaşar demişler. Ekte Solaris Roma troleybüsü.
Saygılar
Bizim Ansaldo'lar da akülüydü. Ben hiç görmedim ama sürücülerden Tünel'de geri dönüşün ilk zamanlarda akü ile yapıldığını öğrenmiştim. Bir de, bir kesinti sırasında içinde bulunduğum troleybüsün İstiklal caddesini Parmakkapı'dan Taksim'e kadar aküyle geçip orta durağa geldiğini hatırlıyorum.
Trafikte otobüslerin birbirini sollamasına hem izin vermek hem de vermemek gerekli bence. Şimdi bu ne demek diyorsunuz, duyuyorum. Bizdeki gibi ayrı ayrı yönlere giden tüm hatları aynı durakta durdurursanız, sürücüler her şeye rağmen birbirini sollar ve trafik tıkanır. Yasaklarsanız da bazı arabalar boş yere bekler. Ama durak yerlerini yönlere göre ayırsanız bir durakta durmayacak otobüsler, diğer araçlar gibi, duran otobüsleri sollayarak kendi duraklarına ulaşırlar. Buna tam bir sollama denmese de otobüs akımını hızlandıran bir uygulama olduğu kesin ve gerçek. Taksim - Mecidiyeköy tercihli yolunun bence "tercihsiz yola" dönüşmesinin nedeni de sollamaya izin verilmemesi, durakların ayrıştırılmaması idi. (Mühendislik lisans mezuniyet tezimizdi, 4 arkadaş bunu gayet güzel de kanıtlamıştık, ya da en azından jüriyi ikna etmiş olmalıyız ki "yıldızlı tam not" almıştık). Bu konuda da paylaşacak çok şeyim var ama bunun yeri bu site mi kararsısızım.