Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
İstanbul İETT Troleybüsleri - Tarihçe, Nostalji ve Hatıralar
« önceki   123 ... 404142 ... 929394   sonraki »

ANA SAYFA -> ULAŞIM
cevap yaz
sayfa 41
güçlükaya
14 yıl önce - Çrş 08 Ekm 2008, 00:13



yılmaz büktel

14 yıl önce - Çrş 08 Ekm 2008, 01:20



En son yılmaz büktel tarafından Çrş 08 Ekm 2008, 02:20 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Gökhan AsGül
14 yıl önce - Prş 09 Ekm 2008, 00:47



yılmaz büktel

14 yıl önce - Prş 09 Ekm 2008, 01:52



murat salkaya

14 yıl önce - Cum 10 Ekm 2008, 05:08



Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Cum 10 Ekm 2008, 08:39

Alıntı:
1. Troleybüsün şoför arkasına isabet eden 1 ve arka tekerlek üzerine isabet eden 2 penceresinde -eğer yanlış algılamadımsa- perde bulunuyor. Böylesi bir mefruşatın belediye aracında bulunabileceğini insan hayal dahi edemiyor.

Evet, o senelerde hemen hemen tüm İETT araçlarında perde bulunuyor. Troleybüslerde de her iki pencerede bir, ayıraç çubuklarının üzerinde perde toplama aparatları mevcuttu. Bunlar kalın tellerle oluşturulan çengeller şeklindeydi. Bu pencere çubuklarından birisinde iki yönlü çengel, diğer çubukta inme düğmesi (ama hiçbir zaman için çalışmayan), sonra tekrar iki yönlü çengel, sonra yine düğme... şeklinde devam ederdi.

Benim çocukluğumda troleybüslerde bu perdelerden vardı. Krem-gri arası bir renkte idiler. Ama güneşten ve kirden bayağı bir renkleri koyulaşmışlardı (Belki de ilk alındıkları günlerde beyaz idiler).

Alıntı:
2. Gerek troleybüste, gerekse diğer araçlardaki trafik tescil plakalarının halen yürürlükteki tipe dönüşmüş oldukları da bu fotoğrafın 1962'den sonra çekilmiş olduğunun bir diğer ipucu.

Doğru... "21" numaralı troleybüsün plakası da, buradan okunamasa da ben listemden hemen numarasını vereyim: [34 AD 400]... 1961'den sonra başlatılan "İST-O.SSSSS" sistemi terkedilmiş ve plakalar "34 HH SSS" standardına getirilmeye başlanmış. Taksi-dolmuşların plakaları da bu tarzda. Buradan seçilemeseler de, en azından zeminleri beyaz. Eski plakalarda zemin siyah veya gri seçiliyor çünkü ve bu şekilde ince uzun dikdörtgenler şeklinde değil de, tok dikdörtgenler (dar ebatlı) iliştiriliyorlar. "İSTANBUL" ibaresi üstte, kodlar ise alt satırda olacak şekilde...

Alıntı:
3. Güneşin konumu ve ayrıca Sirkeci Garı'nın cephesindeki saate bakılırsa fotoğraf öğleden sonra; üstelik mesai saatinin bitimine az bir zaman kala çekilmiş olmalı...Buna rağmen bölgenin bu denli tenha olması -o zaman bile ülkemizin en kalabalık şehri olan- İstanbul'umuzun en merkezi bölgesi için oldukça şaşırtıcı bir durum

Elektrik direğinin gölgesi Sirkeci tren garına doğru 1:3/4 mertebesinde düştüğüne göre, güneş Sultanhamam-Mercan-Hobyar yönünden geliyor. Yani öğleden sonra 15:30-16:30 civarları... Şayet kış ise 14:00-15:00 civarı. Bahar mevsimlerinde ise de; 30 dakika kadar geri almalıyız (Yani 15:00-16:00 civarları)... Mevsimi kontrol edelim: Troleybüsün içindekiler ceketsiz ama uzun kollular. Dışarıdakilerin ise kimi ince ceketli, kimi ise kısa kollu... Yaz değil, kış da değil. Pekiyi, ilkbahar mı, yoksa sonbahar mı? İlkbahar: Çünkü Gar'ın hemen bahçesindeki iki ağaç açık yeşil renklerde yapraklarını salmışlar ve gür bir şekilde durmaktalar. Sonbahar olsa idi, yapraklar sararmış, en azından açıktan koyu yeşile dönmüş olurlardı. Ağaç tamamıyla yapraklandığına göre Nisan geçmiş ve Mayıs'a girilmiş veya girilmek üzre olmalı.

Sirkeci transit duraklarının başında plantonluk olduğuna göre, halen bir kısım İETT otobüsü buradan kalkmaktalar. Zaten elektrik direğindeki sarı levhalar buna işaret etmekte. Bunlar, hatların kalkış saatlerini/orerlerini vermekteler... Bebek, Emirgân, Eyüb vs... otobüsleri henüz buradan kalkıyorlar. Gerideki (resimde dalgalı çıkan ve pek seçilemeyen) Skoda RO otobüsün arka kısmı kırmızıya boyanmış.

Büyük Postane tarafından gelen Hamidiye Caddesi'nin Sirkeci'ye ters "C" şeklinde troleybüs bağlantısı mevcut. Bu da gösteriyor ki, daha henüz Galata istikametinden gelen troleybüsler Eminönü'nde manevra yapamıyorlar. Nimet Abla Gişesi-Bahçekapı-Hamidiye Caddesi üzerinden sirkeci Meydanı'na, oradan da Eminönü'ne çıkıyorlar ve tekrar Galata Köprüsü yoluyla Galata tarafına geçiyorlar (düz bağlantı da mevcut, yere düşen gölgede Ankara Caddesi'ne dönen bir çift troley teli seçiliyor resmin en sağında ).

(Ek Bilgi: Sirkeci Garı üzerindeki "Demirbank" levhasından 1953'den sonra takılmıştır. Çünkü Demirbank 1953'de kurulmuştur. "Ray Sigorta" da 1958'de kurulmuştur. )

Cadde üzerindeki tramvay rayları tamamıyla sökülmüşler. 1961'in 12 Ağustos'unun üzerinden bir süre geçmiş demek ki... Ancak, "Puro" şemsiyeli trafik polis noktasındaki "askeri inzibat"a bakılacak olursa, 27 Mayıs 1960 ihtilalinin üzerinden çok da fazla bir zaman geçmemiş. Örfi İdare'nin etkileri henüz İstanbul caddelerinde hissedilmekte...

İleride görülen benzin istasyonunda "Bel-Pet" arması seçiliyor. Demek ki 1962 ve sonrası... Muhtemelen 1962-63 senelerinde, Mayıs ayı ve saat de öğleden sonra (bahar olduğuna göre) 15:00-16:00 arası...

Bir de meteorolojik bilgi verelim: Havada hafiften bir lodos var (Güney-Güneybatı tarafından itekliyor), bulutları makul bir yükseklikte parçalamış ve Üsküdar yönüne doğru sürüklüyor. Kısa kollu dolaşanlar da bu ekstra sıcağa aldanıp, evlerinde çıkarlarken ceket giymeyen takımından... Hava muhtemelen sıkıntılı... Beyoğlu ve karşıyakada oturanlara, günboyu iyot ve yosun kokusu taşıyacak bu rüzgâr...

Akın KURTOĞLU


Rifat Behar
14 yıl önce - Cum 10 Ekm 2008, 12:36



mehmet özerhun
14 yıl önce - Cum 10 Ekm 2008, 14:43



mert1969

14 yıl önce - Cmt 11 Ekm 2008, 01:31



Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Cmt 11 Ekm 2008, 14:45



sayfa 41
« önceki   123 ... 404142 ... 929394   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM