Yılmaz Büktel'in 12.05.07 /00:58 tarihli mesajındaki troleybüs fotosunda iki detay daha dikkatimi çekti.
Troleybüsün analizi üstte Akın Kurtoğlu tarafından zaten yapılmış, diğer iki detay:
1) Yolun sağ tarafında dolmuşlar bekliyor (yanlış görmüyorumdur umarım, kapı üstü sarı siyah damalı eski Amerikan arabaları). Burada dolmuş hattı var mıydı yoksa onlar vapurdan çıkan yolcuları bekleyen zamanın taksileri mi?
2) Denizcilik İşletmesi binasında bayraklar var, resmi bayram günü olmalı. Ancak resmin solundaki mavi binada hiç bayrak yok, acaba kabotaj bayramı olabilir mi diye düşündüysem de, kıyafetler pek yazlık durmuyor. Ayrıca rıhtımdaki römorklar bayrakla donatılmamış, demek ki 1 Temmuz değil.
Troleybüs fotosundaki kıyafetler 23.04 ya da 29.10 tarihlerine işaret ediyor gibi.
Merak ettiğm için 1970lerin başında troleybüs şöförlerinden birine sormuştum,
bir tanesinin geri hareket kolu olduğunu, diğerinin ise imdat freni olduğunu söylemişti.
Başka merak ettiğim bir şey de, şöförün sol ayağı hizasında, sürekli hareket eden (düşey)
silindir şeklinde bir parça vardı. (Ankara troleybüslerinde de vardı). Hâlâ bir fikrim yok.
Göstergelerin bulunduğu tablo üzerinde, sinyal ışıklarının altındaki düğmelerde "KAPASİ KOLU"
yazardı. Yıllar sonra öğrendiğime göre, troleybüslerin, kapıları açıkken hareket etmesini
engellemeye yararmış
Üstteki resme insanın inanası gelmiyor. Elimizdeki araçlara dahi sahip çıkamayıp, birer nüsha olsun kenara ayıramadığımız için, buradaki tramvay direği rûya gibi geliyor insana. Aradan 46 sene geçmiş tramvaylar kalkalı... Hatta bu direğin dikilişi muhtemelen 46 seneden de evvel... Belki de 70-80 sene önce buraya konulmuş...
Şehirde, böyle evvelden kalan son kent mobilyalarını arayıp bulup resimlemek de bizlere düşüyor artık...
Az evvelki sadeleştirdiğimiz çizimi, şimdi daha da basitleştirelim:
Troleybüs şebekesinin omurgası aslında bir "8" şeklindeydi. Bu 8 görüntüsüne, yol boyunca muhtelif noktalardan katılımlar olurdu. Güney tarafındaki dairesine; Edirnekapı, Topkapı ve Yenikapı'dan, Kuzey tarafındaki göbeğine ise; Kurtuluş, Maçka, Sahilyolu (Ortaköy ve Bebek) ile Levend'den girişler mevcuttu.
Bu 8'in üzerinde; Taksim, Beşiktaş, Bayazıd, Eminönü, Tünel ana kalkış noktaları bulunmaktaydı. Ringler tarafından ağırlıklı olarak alttaki daire kullanılırken, Sahilyolu istikametli gelen ringler, üstteki daireyi kullanırlardı. Her iki daireyi birden kullanan ring ise, Levend yönünden gelendi.
Sami Güner'in objektifinden bir Unkapanı ya da Atatürk köprüsü akşam üstüsü. tabi resim size gelene kadar doğallığından çok şey yitirmiş durumda. Sanki şişhane yönünden unkapanına bakış gibi geliyor. soldaki yüksek kasnaklı kubbe de Zeyrek kilise caminin kubbelerinden biri gibi.
Sağda ön planda ardarda giden iki troleybüs, köprünün kavis noktasını geçen leyland otobüsler görülüyor. leylandlarla aynı hizada, sanki bir başka otobüs var ama modelini seçemiyorum, belki de bir bussing olmalı.
(+)