1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 8  |
 |
serkanvmp
11 yıl önce - Çrş 25 Tem 2012, 20:30
Üniversite çalışan bir akademisyen olarak bu gelişmeyi mutlulukla karşılıyorum.
Ünversitede öğrenci olduğum yıllarda ufak tefek işler hariç çalışmadığım için benim harcımı ailem öderdi. Ailem zegin olmamakla birlikte devlet üniversitesinin harcını rahat ödeyebiliyordu bende üniversite harçlarını komik öğrencilerin itirazlarını saçma bulurdum.
Başka şehirden gelip ev kirası ödeyen öğrencilerinin sadece bir ay ödedikleri kiranın, harcın bir taksidi kadar ya da daha fazla olduğunu düşünüp, (ne kira ne de harç ödeyen ailesinden harçlık alan bir öğrencinin rahatlığı ile) her bu ay bu kadar kira ödeyen yılda iki defa da harç taksidi öder derdim.
Zaman geçtiktçe her ay binbir zorlukla kirayı ödeyip haftanın çoğu günü makarna yiyen arkadaşlarımın yeri geldiğinde yılda iki defa bile o taksidi ödeyemediklerini, harç taksidini ödeyemedikleri için günlerce çalıştıkları sınavların geçersiz sayıldığını görünce fikrim değişti.
Üniversiteyi bitirdikten sonra önce yüksek lisansa girdim sonra da çalışmaya başladım. Çalışmaya başladıktan sonraki ilk harç taksidinde tabii ki artık çalışan biri olmanın gururuyla harcımı kendim yatıracaktım zaten komik bir paraydı.
Tabii o ay işyerim girdiği ekonomik sıkıntı yüzündün maaşımı yatıramayınca harcımı ödemek için arkadaşımdan borç aldım. Aslında bu arkadaşım benim yüksek lisans yaptığım okulda doktora yapıyordu (yani onunda harcını yatırması gerekiyordu) ve benimle aynı iş yerinde çalışıyordu yani maaşını alamamıştı.
Neyse ki benim aksime kenara koyduğu bir miktar parası vardı da ikimizinde harcını yatırdım. Duygu sömürüsü yapmak istemiyorum elbette ailem gene harcımı öderdi ama çalışan biri olarak "Anne anne bana para ver harcımı yatıracam" demek istemedim.
Bir sonraki harç dönemi gelmeden o işten ayrılıp üniversitede asistan oldum ve benim için harç dönemi kapandı. Çünkü asistanlar yüksek lisans içinde doktora içinde harç ödemezler. Ama asistanlık yaptığım bunca yıl içinde o komik harcı ödemekte zorlanan, ödeyemediği için sınava giremeyen, sınava girdiği halde geçersiz sayılan veya sınavı geçerli sayılan ama not listelerinde adı gözükmeyen, (her dönemin kendine göre farklı uygulamaları), harç borçlusu olduğu için öğrencilik haklarından yararlanamayan çok öğrencim oldu.
Ayrıca birde işin bürokratik boyutuyla yüzleşti öğrencilerim. Normalde bir faturayı zamanında ödemezseniz cezalı olarak ödersiniz. Oysa harç ödeme dönemi kapandığında harcı yatıramıyorsunuz, (en azından benim üniversitede) bir yerden para bulsalar bile hesaplar kapandığı için yukarda saydığım yaptırımlara maruz kalan öğrencilerim oldu.
Hatta sırf parasızlık değil mesela tam yatırma döneminde trafik kazası geçirdği için harcını yatıramayan sonra bin türlü sorunla uğraşan tanıdıklarım oldu.
Sonuç olarak bu gelişmeyi olumlu karşılıyorum, eğitim kalitesinin düşeceğini sanmıyorum çünkü harç miktarının düşük olması, üniversite için önemsiz bir para olduğu anlamına da gelir. Öğrencilerin harç ödemesi ekonomik değerinden öte bir politika. Bence yanlış bir politika.
|
 |
alvardar
11 yıl önce - Çrş 25 Tem 2012, 21:00
| Alıntı: |
| Ama asistanlık yaptığım bunca yıl içinde o komik harcı ödemekte zorlanan, ödeyemediği için sınava giremeyen, sınava girdiği halde geçersiz sayılan veya sınavı geçerli sayılan ama not listelerinde adı gözükmeyen, (her dönemin kendine göre farklı uygulamaları), harç borçlusu olduğu için öğrencilik haklarından yararlanamayan çok öğrencim oldu. |
Harcını ödeyemeyen öğrenci yoktur. İsteyen herkese katkı kredisi çıkar ve harç parası sorun olmaz. Hergün bir paket sigara alıp harç yatıramadım diyen öğrenci de vardır. Kim ki param yoktu o yüzden üniversite okuyamadım diyorsa yalan söylüyordur.
|
 |
Boran
11 yıl önce - Çrş 25 Tem 2012, 21:20
| Alıntı: |
| Kim ki param yoktu o yüzden üniversite okuyamadım diyorsa yalan söylüyordur. |
Üniversite öğrencisi olmak kolay iş değildir.
Ben üniversitede okuyorum üstelik ikinci öğretim.Şikayetçi olduğum iki konu var.
1) Devlet üniversitelerinde ikinci öğretim okuyan öğrencilere zengin çocuğu muamelesi yapılması:Okudukları bölümlerin 1. öğretimlerini iki veya üç puanla kaybetmişlerdir.Oysa orada okuyanların neredeyse hepsi normal aile çocukları.Ben şu an 1150 tl'lik harç paramı kazanabilmek için Çukurova'nın sıcağında bahçede çalışıyorum.
2)Üniversite öğrencilerinin hayatını yaşıyor gibi görünmesi.Yaşayan çoktur ama bazı öğrenciler ise o gün bir kaç bisküvi yiyerek uyuyabiliyor.Bu yüzden ne aile suçlanır ne de başta bizi yönetenler.İnsanlık halidir maddi durum sonuçta.O yüzden yok şu parayı yatıramayıp okuyamayan öğrenci yoktur gibi laflar yanlıştır.Gerçekten işin içinde olup görmek gerekir.
|
 |
aytac2011
11 yıl önce - Çrş 25 Tem 2012, 21:53
sayın alvardar !
ikinci öğretim öğrencileri katkı kredisi alamıyorlar !
okuyan öğrencilerin çoğunlukla yarısının ikinci öğretim olduğu düşünülürse ,
öğrencilerin yarısı katkı kredisi alamıyor ! anlamına gelir ...
|
 |
alvardar
11 yıl önce - Çrş 25 Tem 2012, 22:37
İkinci öğretime zorla mı yazdırıyorlar sizi? Devlet birinci öğretim diye birşey açmış farkında mısınız? Başlangıçta ikinci öğretimler istisna olarak açılmıştır. Ancak zamanla üniversitelerdeki kontejanı artırmak için birinci öğretimin alternatifi haline gelmiştir. İkinci öğretimlerin birinci öğretime göre daha yüksek harç tutarları olması sebebiyle üniversiteler için ek gelir kaynağı haline gelmiştir. Bana kalsa tamamen kapatılması gerekir. Ücretini bilerek ve isteyerek ikinci öğretimi yazıyorsunuz ama ödeyemeye gelince devlet bize parasız eğitim versin. Devlet bedavaya sizlere akşam saatin on buçuğunda üniversitede hoca tutmak zorunda değil.
|
 |
serkanvmp
11 yıl önce - Çrş 25 Tem 2012, 22:48
| Alıntı: |
| Harcını ödeyemeyen öğrenci yoktur. |
Öğrencilik yıllarımı da sayarsak 18 yıldır üniversitedeyim. Sizin ki biraz keskin bir genelleme. Harcını ödeyemeyen öğrenci vardır. Harcını zor ödeyen oradan buradan para bulmaya çalışan öğrenci de vardır. Sigara içmeyen öğrenci de vardır. Akşam ekmeğe ketçap sıkıp yiyen öğrenci de vardır.
|
 |
osmancık
11 yıl önce - Çrş 25 Tem 2012, 22:54
| Alıntı: |
| okuyan öğrencilerin çoğunlukla yarısının ikinci öğretim olduğu düşünülürse , |
İkinci öğretim küçük bir azınlık. Puanı yetmeyip 2. öğretim yazıyorsa harcın yüksek olduğunu bilerek yazmıştır.
Bunun esprisi bu zaten, aynı harcı yatıracaksan niye daha az puanla senden çok puan alanların bölümünde okuyasın?
O zaman özel üniversitelerin ücretleri de yüksek, onlar 2. öğretimden çok çok daha düşük puanla, daha yüksek ödeme yaparak okuyor.
|
 |
Levent Barlas
11 yıl önce - Çrş 25 Tem 2012, 22:56
| Alıntı: |
| Ücretini bilerek ve isteyerek ikinci öğretimi yazıyorsunuz ama ödeyemeye gelince devlet bize parasız eğitim versin. |
Bir çok öğrencinin hayali birinci öğretim okumaktır. Ama puanı ve sıralaması tutmuyorsa o mesleği edinmek için ikinci öğretimi mecburen tercih eder.
*Genellemelere dikkat lütfen..
|
 |
İ.Hakkı Erdoğan
11 yıl önce - Çrş 25 Tem 2012, 23:04
Harçlar hiçbir işe yaramayan, sadece maddi durumu zor olan öğrenciyi zora sokan, müzmin muhaliflerin ağızlarına sakız ettikleri bir siyaset malzemesinden öteye geçmeyen ücretlerdir.
Bugün ortalama olarak bir öğrencinin ödediği harç miktarı, senelik 1000 TL'yi aşmamaktadır.
Buna karşılık devletin okullara verdiği ödenekler de öğrenci başına 10-15 bin TL para verilmektedir.
Devletin ayırdığı öğrenci başına ödenek :
ODTÜ : 13 bin TL
Hacettepe : 11 bin TL
İTÜ : 10 bin TL
Gazi Üniversitesi : 8 bin TL
Şimdi rakamlar böyleyken, kimsenin çıkıp harçlar ile kasaların dolduğunu, devletin eğitimden para kazanmaya çalıştığını, hükumetin tüccarlık yaptığını söylemeye hakkı yoktur.
Öğrenci ne kadar harç veriyorsa, onun on katı kadarını devletimiz vermektedir. Şimdi devlet ODTÜ'ye 13 bin TL verirken, 14 bin TL verse batar mı? Batmaz...
Ne olur, ağızlarından kemikleri alınmış köpeğe döndürür bazı kesimleri o kadar.
|
 |
aytac2011
11 yıl önce - Çrş 25 Tem 2012, 23:04
siz hangi ülkede yaşıyorsunuz bilmiyorum !
kimse ikinci öğretime sizi zorla yazdırmıyor bik bik .. tarzı söylemler çok komik , kaldı ki sanıldığı gibi zengin öğrencileri falan değil , gündüzleri çalışmak zorunda olan öğrenciler tercih ediyor ! ve benim sınıfımda ikinci öğretim sınıflarının not ortalaması her zaman birinci öğretimlerden yüksek oldu , ve gözlemlediğim kadarıyla birçok yerde de bu böyle , bu da gösteriyor ki ikinci öğretimde yanlış bir uygulama söz konusu değil !!!
| Alıntı: |
| Devlet bedavaya sizlere akşam saatin on buçuğunda üniversitede hoca tutmak zorunda değil. |
bedavaya çalıştıklarını nereden çıkardınız ?
| Alıntı: |
| Ücretini bilerek ve isteyerek ikinci öğretimi yazıyorsunuz ama ödeyemeye gelince devlet bize parasız eğitim versin |
sanki sanırsınız öğrenciler devlet üniversitesi değil de özel üniversite tercih ediyor !!!
devletin üniversitesi bu tabii ki daha çok insana hizmet edebilmek için bütün kaynaklarını kullanacak (bazı uygulama ağırlıklı bölümler hariç )
ah bi bilseniz ne kadar öğrenci kütüphanede , yemekhane de , orda burda çalışabilmek için kendini paralıyor !! siz hiç karşılaştınız mı 2 liraya yemekhaneden yemek alıp da 5 arkadaş 1 kap yemekle karnını doyurmaya çalıştığını ? siz hiç gördünüz mü evinden kuru ekmek getirip yiyenleri ? ben gördüm hepsini günde yüzlere öğrenci gördüm , yemekhanede yüzü yere eğilerek sadece ekmek alıp da yiyenleri gördüm !!!
vicdan ne kadar önemli birşey ...
|
 |
sayfa 8  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|