1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 10  |
 |
ali dostbey
3 yıl önce - Pzr 08 Eyl 2019, 20:22
| Alıntı: |
Gördüğünüz gibi günümüzün en güvenilir iki kaynağında bile "o da olabilir, o da olabilir, doğrusunu Allah bilir" diyor. Bunları yazanlar da mı aklı başında değiller?
Lütfen sizin verecek olduğunuz kaynaklar bu yukardaki iki kaynaktan daha güvenilir olsun ki itimad edelim. |
Bizim "en ve tek güvenilir kaynağımız" Kur'an'dır.
Kur'ana parça parça değilde BİR BÜTÜN olarak bakmak gerek.
Ayetler arasındaki mantıki ilişkiği kurmak gerek.
Kur'anı temel kaynak değilde "kainat imamı" gibi şarlatanların, sapıkların, hainlerin fikir ve batıl dünyasını kaynak alanlar Kur'anı hiçbir zaman tam anlamıyla anlayamayacak ve yaşayamayacaktır...
|
 |
Hasan Pullu
3 yıl önce - Pzr 08 Eyl 2019, 20:50
1- Buradaki "İncir ve Zeytin"den Kasıt:
"Andolsun incire ve zeytine" buyruğu hakkında İbn Abbas, el-Hasen, Mü-cahid, İkrime, İbrahim en-Nehâî, Ala b. Ebi Rebâh, Câbir b. Zeyd, Mukatil ve el-Kelbi şöyle demişlerdir: Bu sizin yemekte olduğunuz, incir ve yağını sıkıp çıkardığınız, bildiğiniz zeytindir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Ve Turu Sina'dan çıkan yağ veren ve yiyenlere katık olan bir ağaç da (yarattık)." (Mu'minun, 23/20)
Ebu Zerr dedi ki: Peygamber (sav)'a bir sepet incir hediye edildi, o: "Yeyiniz" diye buyurdu ve kendisi de ondan yedi. Sonra da şöyle buyurdu: Eğer bir meyvenin cennetten inmiş olduğunu söyleyecek olsaydım, o budur diyecektim. Çünkü cennetin meyvelerinin çekirdeği yoktur. Siz bunu yiyiniz. Çünkü bu meyve basurları keser ve nükris (diye bilinen eklemdeki ağrılar demek olan gut) hastalığına karşı fayda sağlar." [2]
Muaz'dan rivayet edildiğine göre o bir zeytin çubuğu ile dişlerini misvaklamış ve şöyle demiştir: Peygamber (sav)'i şöyle buyururken dinledim: "Zeytin (ağacının çubuğu} ne güzel misvaktır! O mübarek bir ağaçtandır, ağıza hoş bir koku verir ve dişlerin sarılığını giderir. O benim de, benden önceki peygamberlerin de misvakıdır." [3]
Yine İbn Abbas'tan rivayet edildiğine göre incir, Nuh (a.s)'ın Cudi üzerin¬de inşa ettiği mescid, zeytin Beytu'l-Makdis mescididir, demiştir. ed-Dahhak da, incir Mescid-i Haram, zeytin Mescid-i Aksa'dır demiştir, ibn Zeyd'e göre incir Dimaşk mescidi, zeytin de Beytu'l-Makdis'in mescididir.
Katade: încir Şam'ın üzerinde inşa edildiği dağdır, zeytin Beytu'l-Makdis'in üzerinde bulunduğu dağdır, demiştir.
Muhammed b. Ka'b dedi ki: İncir Ashab-ı Kehfin mescidi, zeytin İlya mescidi demektir.
Ka'b el-Ahbar ve yine Katade ile İklime ve İbn Zeyd şöyle demişlerdir: İncir Dımaşk, zeytin Beytu'l-Makdis'tir. et-Taberi'nin tercih ettiği de budur.
el-Ferrâ dedi ki: Ben Şam ahalisinden bir kişiyi şöyle derken dinledim: İncir llulvan'dan, Hemezan'a kadar olan bölge arasındaki dağlardır. Zeytin ise Şam dağlandır.Bunların Şam'da iki dağ oldukları da söylenmiştir. Süryanice de bunlara Turu Zeytâ (zeytin dağı) ve Turu Tinâ (incir dayı) denilir. Bu dağlara bu isimlerin veriliş sebebi bu dağlarda bu meyvelerin yetişmesidir. Ebu Mekîn de İkrime'den böylece rivayet etmiştir. Buna göre Ikrime, incir ile zeytin Şam diyarında iki dağın adıdır, demiştir. en-Nabiğa da şöyle demiştir:"O bulutlar yan taraftan Teyn denilen yere geldiler."Burada (Teyn) bir yerin adıdır. Muzafın hazfedilmiş olma ihtimali de vardır. Yani incir ve zeytinin bittiği yere andolsun, demek olabilir. Fakat Kur'ân'ın zahiri ifadelerinden buna dair bir delil olmadığı gibi; ona muhalefet etmenin caiz olmadığı zatın buyruklarından da böyle bir delil bulunmamaktadır. Bu açıklamayı en-Nehhas yapmıştır. [4]
2- Bu Görüşlerin Sahih Olanları:
Bu görüşlerin en sahih olanı birincisidir. Çünkü hakikat anlamı odur. Bir delil bulunmadıkça da hakikat anlamı bırakılıp, mecazî anlama geçilmez. Şanı yüce Allah'ın incire yemin etmesi, cennette Adem (a.s)'ın kendisi ile örtündüğü ağaç oluşundan dolayıdır, Çünkü yüce Allah: "Ve üzerlerine cennet yapraklarından üstüste koyarak örtmeye başladılar." (el-A'raf, 7/22) diye buyurmuştur ki; bu koydukları şey de incir ağacının yaprağı idi.Bir başka açıklamaya göre, incir ile yemin etmesi, bu meyvedeki pek büyük lütfü açıklaması içindir. O görünüşü itibariyle güzel, tadı hoş, kokusu hoş, toplanması kolay ve büyüklüğü de bir lokma kadardır. Bu hususta şu beyitleri söyleyen ne güzel söylemiş:"Kuşluk vaktinde dallardaki incire bak! Derisi parçalanmış, boynunu yana yatırarak Sanki elinden alınmış bir nimetin sahibi idi De, elbisesi yeni iken. sonra eskidi Tepelerdeki en küçük, onların en büyükleridir Fakat yollarda onun için çağırılır."Bir başka şair de şöyle demiştir:"İncir bana göre her meyveden üstündür Parlak dalında eğilip büküldüğü vakit Yüzü tırmalanmış, balı akmış Sanki Allah'a haşyetinden rükuya eğilmiş."Yüce Allah'ın zeytine yemin etmesi ise şu buyruğunda onu ibrahim (a.s)'a benzetmesinden dolayıdır. "Mübarek bir zeytin ağacından tutuşturulan..,". (Nur, 24/35) Şam ve Mağrib ahalisinin çoğunlukla kullandıkları katık odur. Onlar zeytini katık olarak kullandıkları gibi, pişirdikleri yemeklerde de (yağını) kullanıyorlar, onunla kandillerini tutuşturarak aydınlanıyorlar. Karın hastalıkları, çeşitli yaralar ve irinlerin tedavisinde kullanılır. Onda pek çok faydalar vardır. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Siz zeytinyağını yiyiniz, onu vücudunuza sürünüz. Çünkü o hiç şüphesiz mübarek bir ağaçtandır.' [5] (Kurtubi Tefsiri- İslam ansiklopedisinden daha güvenilir bir kaynak)
En son Hasan Pullu tarafından Pzr 08 Eyl 2019, 20:54 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
Suzi Dilara
3 yıl önce - Pzr 08 Eyl 2019, 20:50
| Alıntı: |
Bizim "en ve tek güvenilir kaynağımız" Kur'an'dır.
Kur'ana parça parça değilde BİR BÜTÜN olarak bakmak gerek.
Ayetler arasındaki mantıki ilişkiği kurmak gerek.
Kur'anı temel kaynak değilde "kainat imamı" gibi şarlatanların, sapıkların, hainlerin fikir ve batıl dünyasını kaynak alanlar Kur'anı hiçbir zaman tam anlamıyla anlayamayacak ve yaşayamayacaktır... |
Savunma mesnetsiz olmuş havada kalmış,
Elbette ki Kur 'an güvenilir tek kaynağımız .
Yeminli ifadeler kullanmak, insanoğlunun yabancısı olduğu bir üslûp değildir.Birini iknada sık sık kullanırız, Kur’ân’da geçen yeminli ayetler de insanın anladığı seviyeden insana hitap eden sözlerdir.
Âyetlerde, Cenâb-ı Allah bizzat Kendi Yüce İsmi üzerine yemin ettiği gibi Peygamberlerine , peygamberlerin yaşadığı veya vahyin geldiği beldelere, meleklere, Kur’ân’a, kıyâmet gününe hatta kâinâtta var olan önemli varlıklar üzerine, meselâ kaleme, gökyüzüne, güneşe, aya ,geceye , sabaha, kuşluk vaktine, zamana, yıldıza , havaya ve bitkilere yemin etmiştir.Ki İncir ve Zeytin gerçekten bu manada kullanılmış olabilir
Cenâb-ı Hak, bazen yeminle âyetlerini doğrulamış ve kuvvetlendirmiş; bazen de bir takım nesne ve varlıkları yemin konusu yaparak bu varlıkların insanlık için değerine ve kıymetine işâret etmiş ve dikkatleri bu varlıklar üzerine çekmiştir.
Kat'i suretle Meyve değil diyemezsiniz
Hikmetini biz bilemeyiz kalben iman edip, inanırız ;tek şart Vahiy olsun
|
 |
Gokhan Bayraktar
3 yıl önce - Pzr 08 Eyl 2019, 20:54
Incir yuzunden bile birbirimize giriyoruz
Turk milleti, dunyada esi olmayan bir mantiga sahip.
|
 |
Mehmet BLC
3 yıl önce - Pzr 08 Eyl 2019, 20:55
| Alıntı: |
| Bizim "en ve tek güvenilir kaynağımız" Kur'an'dır. |
Ne alaka beyefendi, Kur'an-ı Kerim'deki bir ayetin manasını kafanıza göre kesin budur diye hüküm bildiriyorsunuz, kaynak istiyoruz yok şarlatan, yok sapık, yok hain. Diyanet işleri başkanlığının tefsiri diyoruz, İslam Ansiklopedisi diyoruz kaynak olarak, siz ne diyorsunuz peki bu durumda, cevap yok, işi saptırma var. Bir şey söylüyorsanız kaynağını söyleyiniz, kendi kafanızdan ayete tefsir mi yapıyorsunuz siz; şarlatan sapık hain kim oluyor bu durumda?
| Alıntı: |
| Aklı başında her insan Tin suresini okuyunca mantıken yemin edilen kavramların belde olduğunu anlar. |
Bu sözün karşılığı bu mudur?
| Alıntı: |
| Kur'anı temel kaynak değilde "kainat imamı" gibi şarlatanların, sapıkların, hainlerin fikir ve batıl dünyasını kaynak alanlar |
24 saat düşünüp sonra verdiğiniz cevaba bakın; Kur'an-ı temel kaynak almak. Alaka nedir konuyla? Ayete tefsir veriyorsunuz siz, eğitiminiz nedir diyorum, "şarlatanları kaynak almayın", sizi mi alalım, siz kimsiniz? Diyanet İşleri Başkanlığı mı şarlatan, İslam Ansiklopedisini yazan alimler mi hain?
KUR'AN-I KERİM'DEKİ BİR AYETE KENDİ KAFANIZA GÖRE MEAL VE TEFSİR VEREREK AYETİ SAPTIRMAYIN. "KESİN OLARAK TİN VE ZEYTUN KELİMESİNİN KARŞILIĞI BELDEDİR, BAŞKA BİR MANASI YOKTUR" DİYORSANIZ KAYNAK VERİN, YOKSA KONUYU SAPTIRMAYIN. BİLİYORSANIZ SÖYLEYİN, BİLMİYORSANIZ SUSUN.
|
 |
Mehmet BLC
3 yıl önce - Pzr 08 Eyl 2019, 20:57
| Alıntı: |
Incir yuzunden bile birbirimize giriyoruz
Turk milleti, dunyada esi olmayan bir mantiga sahip. |
Hiç de öyle değil. Ayet bu ayet, ciddi bir konu.
"Ayetin manası o değil budur" diyor adam. Ne diyelim, hemen kabul mü edelim, hem eğitimi nedir, ya da kaynağı nedir diyoruz, biz kaynak gösteriyoruz öyle değildir böyle diye. Sen aksini iddia ediyorsan o zaman sen daha güvenilir bir kaynak ver ki biz de ikna olalım.
|
 |
Gokhan Bayraktar
3 yıl önce - Pzr 08 Eyl 2019, 21:07
O donemler bolgede en çok yetisen urunler oldugundan ve insanlar bu urunlerden riziklandigindan dolayi, once nimet sonra etraftaki daga ve sonra butun bolgeyi örnek gostererek, yapilan bir uyari aslinda..
|
 |
Mehmet BLC
3 yıl önce - Pzr 08 Eyl 2019, 21:09
| Alıntı: |
Katade: încir Şam'ın üzerinde inşa edildiği dağdır, zeytin Beytu'l-Makdis'in üzerinde bulunduğu dağdır, demiştir.
Muhammed b. Ka'b dedi ki: İncir Ashab-ı Kehfin mescidi, zeytin İlya mescidi demektir.
Ka'b el-Ahbar ve yine Katade ile İklime ve İbn Zeyd şöyle demişlerdir: İncir Dımaşk, zeytin Beytu'l-Makdis'tir. et-Taberi'nin tercih ettiği de budur.
el-Ferrâ dedi ki: Ben Şam ahalisinden bir kişiyi şöyle derken dinledim: İncir llulvan'dan, Hemezan'a kadar olan bölge arasındaki dağlardır. Zeytin ise Şam dağlandır. |
Hımmm evet, harikulade, müthiş bilgiler, ben ikna oldum. Özellikle son örnek tam güvenilir, "Şam ahalisinden bir kişi" . Tefsir ilminde yeni bir boyut.
Bizim Aydın ahalisinden bir kişiyi de ben "Tin suresinde geçen Tin, bizim Aydın'daki incirdir" derken dinlediydim. Kime inansak acaba?
Bu ne laçkalık? Biliyorsanız söyleyin, bilmiyorsanız her i'rabta mahal olmak zorunda değilsiniz. Ayet bu ayet, Allah'ın ayeti.
|
 |
Mehmet BLC
3 yıl önce - Pzr 08 Eyl 2019, 21:13
| Alıntı: |
O donemler bolgede en çok yetisen urunler oldugundan ve insanlar bu urunlerden riziklandigindan dolayi, once nimet sonra etraftaki daga ve sonra butun bolgeyi örnek gostererek, yapilan bir uyari aslinda..
|
Konunun başlangıç noktası şurada yazılan mesaj:
| Alıntı: |
paylaştığın surenin(Tin Suresi) incir meyvesi ile ne alakası var?
Tin suresinde yemin edilen zeytin(zeytun) ve incir(tin) meyve/yiyecek değildir.
Tin suresinde yemin edilen Zeytin(Zeytun) ve İncir(Tin) kutsal belde/bölge adlarıdır |
Ve devamında
| Alıntı: |
| Aklı başında her insan Tin suresini okuyunca mantıken yemin edilen kavramların belde olduğunu anlar. |
diyor. Yani Tin kelimesini "incir " olarak tefsir edenler akılsız demek istiyor.
Ben Diyanet İşleri başkanlığının ve İslam ansiklopedisindeki tefsirlerde " meyve ismi de olabilir, belde ismi de olabilir, doğrusunu Allah bilir" yazdığını söyledim. Siz de eğer aksini iddia ediyorsanız daha güvenilir kaynak söyleyin biz de sizin dediğinize ikna olalım dedim.
Cevap: "şarlatanlar, hainler, sapıkları kaynak almayın". Kim oluyor bu şarlatan, hain, sapık, devletin din alanındaki en büyük resmi kurumu olan Diyanet işleri başkanlığı mı?
|
 |
Suzi Dilara
3 yıl önce - Sal 10 Eyl 2019, 17:27
Ürün bahçemizden, havalar geç ısındığından meyvenin olgunlaşması gecikti
nihayet bu sene nasip oldu yemek
(+)
|
 |
sayfa 10  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|