Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Hüseyin_44

8 yıl önce - Cum 08 Hzr 2012, 16:29
İstanbul Aşıkları


İstanbul Aşıkları bu başlık altında sohbet edebiliriz (umarım benzer başlık yoktur)

İstanbul'un benim için ayrı bir yeri var çok özel AŞK gibi mesela..

Her geçen gün bu sevda katlanarak sürüyor bu gelişimde toplam 900 adet resim çektim hatta anı kalsın diye yol tabelalarını bile görüntüledim

Defalarca aynı gün içerisinde Vapur ile Üsküdar Eminönü yaptım ama hiç sıkılmadım trafikte hiç bunalmadım İETT otobüslerinde ayakta yolculuk yaptım İstiklal Caddesinde 4 defa bir aşağı bir yukarı yürüdüm hiç yorulmadım

Beşiktaş Fiyapı İnönü Stadı önünde 50 adet resim ile rekor kırdım çünkü Beşiktaş'tı


İbrahim YILDIZ

8 yıl önce - Cum 08 Hzr 2012, 16:39

Hüseyin Bey
Beni ilk sıraya yazınız.
İstanbul'da geçen yıllarımın ardında Harem'den otobüs ile Selimiye'ye doğru çıkarken ayrılık acısından gözlerimden yaş aktığını bir ben bilirdim, şimdi sizler de biliyorsunuz.



Hüseyin_44

8 yıl önce - Cum 08 Hzr 2012, 16:52

İbrahim Abi ilk sıradasınız Esenler'e gelişimde mutluluk'dan havalara uçuyorum neredeyse Harem Otogarı dönüm noktası diyebiliriz sanki hiç İstanbul'a gelemeyecekmiş gibi çok kötü bir duygu Allah Nasip ederse 2013 yılını sabırla bekliyorum..

sengulb

8 yıl önce - Cum 08 Hzr 2012, 17:25

Ben de İstanbul aşıklarından biriyim... Burada doğduğum halde bu şehire doyamıyorum diyebilirim... Daha birkaç gün önce vapurda içimden; ulaşımda yoruculuğundan dolayı trafiğine, kalabalığına rağmen, ben bu şehre aşığım kelimeleri geçti inanın...Zaman zaman ayrı kalsam da bazı nedenlerle ( toplam beş yıl kadar galiba) uzakta olduğumda burnumda tüttü... İstanbul hasretiyle yandım... Bazen bunalıp birkaç gün bir yerlere gitsek de, yapamıyoruz başka yerlerde maalesef... Allah sevenleri ayırmasın denir ya hani, gerçekten İstanbul aşıklarını bu kentten ayırmasın... Sevenlerine de bu kentte yaşamayı nasip etsin...

Aslında gittiğim ve gördüğüm ülkemin diğer bazı şehirlerinde de aklım kalıyor... Bu duygu nasıl adlandırılıyor bilemiyorum...Ara sıra oraları özlesem tekrar görmek istesem de yine de İstanbul'un dayanılmaz cazibesi ve aşkı üstün geliyor... Bu şehir size bazı zamanlar eziyet çektirse de, söylenseniz de yine de kendini bağışlatıyor ve sizi kendine daha çok aşık ediyor...

İstanbul'un dünyada çok özel bir şehir olduğunu düşünüyorum... Bu ülkede ve de bu şehirde doğmayı nasip ettiği için de Allah'a hep şükrediyorum...


Barış Sevin2

8 yıl önce - Cum 08 Hzr 2012, 17:27

İstanbul'un Parası, Denizi, Aşkı herşeyi güzel... Dünyaya bir daha gelirsem İstanbul'da yine Küçükyalı'da yaşamayı isterdim. Küçük yaştan gelen vapur aşkı, bugünki derinliği ile bende geniş bir ufuk, değişik bir hava ve değişik bir efsane yarattı... Her seyirde İstanbul'un farklı güzelliklerini keşfedebilmek, deniz üzerinden şehrin, silüeti vs. adeta ben burdayım dercesine haykırıyor... Dünya'nın neresinde Asya ile Avrupa 8 Dakika veya bir köprü ile bağlantılaşmış?

Bence dünyadaki her insanın İstanbul'u bir defa izlemesi, Eminönü'nde vapura bindiğinde bir İstanbul Tavrı, Salâtin Ezan sesi duyması gerekmektedir. Sonra hava karardığında gök kızıl ve laciverte boyandığında, O tarihi yarımadadaki eserlerin eşsiz, aydınlatılması büyüleyici bir renk çıkarmaktadır ortaya...

İstanbul'da herşeyi yaptım. Gerçek bir İstanbul'lumusunuz derseniz EVET.



En son Barış Sevin2 tarafından Cum 08 Hzr 2012, 17:28 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Ahmet Nadir İşisağ

8 yıl önce - Cum 08 Hzr 2012, 17:28

Hüseyin Kardeşim!..
Bu çok uzun bir hikaye...Nasıl anlatılır ki!...
İstanbul'a aşık olmak çok tehlikeli olduğu kadar,çok heyecan vericidir..Çok da hüzün vericidir!...
Gümüşsuyu'ndan Taksim'e çıkmak ayrı bir heyecandır,Çırağandan,Bebek'e aheste yürümek ayrı bir güzelliktir,Tarlabaşında, Tahtakalede,Tophanede, Cankurtaranda gezmek ayrı bir keşiftir!..Kumkapı da balık yemek,Bebekte kağıt helvası almak,Aşiyanda bir çay içmek,Anadolu kavağında Hemşerim Erkan'ın yanına gitmek..İstanbul'u yeniden keşfetmektir...ama....
İstanbul'a aşıksan!...,,ya babandan kalma ütülü paralar olacak..cebinde/bankada...yada hiç..
orada kazanıp yiyeceksin..ortası yok bunun...Yürümesini değil..koşmasını bileceksin...Gideceğin yöne hangi araçların gittiğini bileceksin..Eğer İstanbul'da yaşıyorsan/yaşamak istiyorsan..Etrafındaki güzellikleri göremezsin..Koşacaksın..insanları aldatacaksın..yalan söylemesini bileceksin..Kim hancı,kim yolcu bir sarraf gibi karşıdan gelirken ona karar vereceksin...
Uzun hikaye be..Hüseyin!....
Herşey kurduğun hayal gibi olmayıverir..dımdızlak ortada kalabilirsin...
Bayıldım yokuşunda bayıltırlar insanı.....Gece,Tarlabaşının arka sokaklarında boş gezemezsin...Beyoğlunun karanlık sokaklarındaki tavernalara girmeyeceksin..gireceksen çıkmasınıda bileceksin..Zor iş be Hüseyin...İstanbul'u sevmek gerçekten zor ve uzun bir iş...
Yürümesini,yeri gelince koşmasını..yeri gelincede durmasını, hatta ve hatta kaçmasını da bileceksin..Hiçbir anın ihmale gelmeyecek..Dedim ya!...en küçük bir zaafında dımdızlak ortalarda biryerde kalabilirsin..
Sen İstanbul'u uzaktan sev..Git oraya..gez-toz ve günün sonunda memleketine/ evine dön..
İstanbul o zaman güzeldir...Gün batarken Kızkulesini seyret..Bir ada vapuruna bin ve vapur iskeleden açılırken,Galatayı seyret..Topkapının,Gülhanenin fotoğraflarını çek..Denk düşersen..Hafta sonu tuttuğun o İstanbul takımının bir maçına git...deşarj ol!..Ve anılarla memleketine dön...
İstanbul'u sevmek zordur be!...Hüseyin!..
Ben onu sevdimde o beni hiç sevmedi...
Ben ona doğruları söylediğimde o bana yalan yanlış hareketler yaptı...
İşte böyle Hüseyin..
İstanbul'u sevmek zordur...
Son ada vapurunu kaçırırsan..O, sevdiğin; orada sabaha kadar yanlız kalır!...
Haydarpaşa'dan Boğazı seyretmeye benzemez...İstanbul!.....
O eskidendi....
Sen gene de Sevmeye devam et..Ama bilmelisin ki o seni sevmiyor
Neden diye soracaksın?..Bir kere olsun,o sana geldi mi? Hayır!...
Sen!....hep sen ona gittin değil mi?
(Not:Metni gönderdiğim anda,Benden önce yazan değerli üyelerin yazılarını okumadım.Kimseye ters düşmem umarım))


En son Ahmet Nadir İşisağ tarafından Cum 08 Hzr 2012, 17:49 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Hüseyin_44

8 yıl önce - Cum 08 Hzr 2012, 17:32

Alıntı:
Sevenlerine de bu kentte yaşamayı nasip etsin...


İnşallah
Çok sevdiğim aşık olduğum bu şehirde yaşamayı çok istiyorum


Hüseyin_44

8 yıl önce - Cum 08 Hzr 2012, 17:38

Hocam anlattıklarınıza katılmama durumum olamaz haklılık payı çok yani bir şehrin ne kadar güzelliği varsa o kadarda zorluğu var ama yazdıklarınızda yinede İstanbul'un güzellikleri zor olan kısmı geride bırakıyor tabi iyi şekilde yaşamak gerekiyor tadında..

Hüseyin_44

8 yıl önce - Cum 08 Hzr 2012, 17:54

İbrahim Yıldız Hocamın kişisel sayfamda paylaştığı İstanbul'u anlatan şiirler


Alıntı:
İstanbul Türküsü

İstanbul’da, Boğaziçi’nde,
Bir garip Orhan Veli’yim;
Veli’nin oğluyum,
Tarifsiz kederler içinde.
Urumelihisarı’na oturmuşum,
Oturmuş da bir türkü tutturmuşum:

“İstanbul’un mermer taşları;
Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları;
Gözlerimden boşanıyor hicran yaşları;
Edalı’m,
Senin yüzünden bu halim.”
“İstanbul’un orta yeri sinema;
Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama;
El konuşur, sevişirmiş, bana ne?
Sevdalı’m,
Boynuna vebalim!”

İstanbul’da, Boğaziçi’ndeyim.
Bir fakir Orhan Veli;
Veli’nin oğlu,
Tarifsiz kederler içindeyim.

Orhan Veli KANIK


Alıntı:
Canım İstanbul

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
İstanbul,
İstanbul...

Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
Bulutta şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at;
Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare?..
Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet;
Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet...

O manayı bul da bul!
İlle İstanbul'da bul!.
İstanbul,
İstanbul...

Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
Oynak sular yalının alt katına misafir;
Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
Cumbalı odalarda inletir "Katibim"i...

Kadını keskin bıçak,
Taze kan gibi sıcak.
İstanbul,
İstanbul...

Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler....
Eyüp öksüz, Kadıkoy süslü, Moda kurumlu,
Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından.
Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
Güleni şoyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

Gecesi sünbül kokan
Türkçesi bülbül kokan,
İstanbul,
İstanbul…

Necip Fazıl KISAKÜREK


Hüseyin_44

8 yıl önce - Cum 08 Hzr 2012, 17:57

Alıntı:
Her seyirde İstanbul'un farklı güzelliklerini keşfedebilmek, deniz üzerinden şehrin, silüeti vs. adeta ben burdayım dercesine haykırıyor...


Barış Kardeşim çok şanslısın İstanbul'u doya doya izleme şansın var yerinde olmayı çok isterdim



En son Hüseyin_44 tarafından Cmt 09 Hzr 2012, 10:51 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


sayfa 1
ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet