Az..di ve son olarak katiller sürüsünün kurdugu parti yine karalama ve küfretme anlayisi üzerinde ayakta durabilmektedir. Karalama ve küfretme olmasa zaten devletinden onay almasi mümkün degildir. Ancak devlet gelenegine göre kötü K..rde her türlü kötülük mübahtir. Devlet gelenegine göre karalamaya devam edersen ödüllendirilirsin ve iyi K..t olursun. Ki onlarin onlarin gözünde aslinda bir T...ali bir kisiliksin.
Valla beni cemaatçi ya da hizbullahçı da yaptın ya helal olsun. Benim yaşam felseme göre cemaatçilik çok saçma birşeydir, hiçbir cemaate saygıyla bakmam, hele islami terör örgütleri ise insanlığa aykırı çağdışı yapılanmalardır. Devletlerse hep karanlık içinde olduklarından devletin herhangi bir kurumuna mutlak güven duygusuyla bakmam. Ayrıca ben henüz çok gençken Bdp nin 2006 yılındaki mitingine katılmıştım ve dağılışta bir kaç gerizekalının sağa sola taş atması yüzünden polislerden kafama jop yemiştim. Yani emin ol ki herşeyi ve herkesi çok iyi değerlendiriyorum.
Hamit kardeş, seni tebrik ederim. Tek başına büyük mücadeleler veriyorsun ama nafile. Geniş bir vizyon sahibisin fakat at gözlüğünü biraz çıkart istersen. Siyaset o kadar çok iliklerine işlemişki. Kişiler,partiler,fikirler ve hatta kimlik bahane önemli olan bu şehir ve içinde yaşayan insanlarının huzuru,mutluluğu,zenginliği ve refahı. Gerisi boş bir teferruat. Saygılarımla.
Tesekkür ederim, ancak surasi bir gercekki 90 yillik Türkiye tarihinde siyaset alani biz Kürtlere dar edildi. Siyaset disinda yapmadigimiz sey kalmadi. Ne zaman siyaset yapmak istedik, ya ensemizden bir kursum yedik, ya kafamiz yarildi, yada iceriye tikilip iskencelere maruz kaldik. Tamda bu konuda en büyük eksikligimiz siyaset yapma olanaginin olamdigindan insanlarimizin huzuru, mutlulugu, refahi hic bir zaman olmadi. Günümüzde bile hala siyaset yapma olanagi mümkün degildir. Bize giydirilen gömlek bir türlü kalibinada sigmiyor dogrusu. Ölümlere, iskencelere, tutuklamalara ragmen biz bu gelenegi sürdürme karaligindayiz. Bizler halkimizin huzuru, mutlulugu ve zenginligi icin bedel ödüyoruz ve ödemeyede devam edecegiz.
Bak örnek vereyim; Güney Kü..stan 50 yillik bir sayaset geleneginden sonra, öyle yada böyle kismende kazanmis oldugu bölgesel yetkiyle halkinin huzurunu ve zenginligini kismende olsa saglamaya baslamistir. Eger o mücadele siyaseten ve bedel vererek yapilmasaydi bugün baskasinin esareti altinda inim inim inlemeye devam edecektiler. Bugün ayni sey Güneybati Kü..stan icinde gecerli. 10 yillarin birikimiyle bir kazanim elde edilmeye calisiliyor ve kismende basarilmis bulunmakta. Kendi bölgelerinde kantonlara ayrilarak isvicre modeli bir yapilanmaya gidip halkinin huzurunu ve zenginligini saglamlastirmaya calisiyorlar. Bundan da anlasiliyorki, siyaset yapmadan ve at gözüyle (genis pencereden bakma anlamina gelir) bakmadan ne halkinin huzurunu, nede zenginligini saglayabilirsin.
90 yildir Türkiyedeki bölgesel ekonomik dengesizlikler malumunuzdur. Özellikle Güneydogu anadolu bölgesi diger bölgelerin en arkarilarindadir. Kimse burdan hemen demesin kardesim terör var iste. Ilginctir terör diye adlandirilan 1985 sonrasi o bölgenin ekonomi durumu geliskinlik bakimindan 1985 öncesi yillarin ekonomik veri oranindan daha yüksektir. Buda demek oluyorki Resmi ideolojinin o bölgeye bakis acisi o bölgeyi bilincli olarak geri biraktirmistir. Karakollar güvenlik icin, okullar asimilasyon icin, hastahaneler dahi sadece oradaki devlet birimlerinin daha iyi kosullarda yasamasina olanak vermek icin tasarlanmistir. Dikkat ederseniz hastahaneler genellikle askeri kislanin hemen bitisiklerinde insa edilmistir.
Sonuc olarak siyaset ile ekonomi, huzur, güven, zenginlik ic icedir. Kendi siyasi idelojig paragdigman güc ile birlesmedigi sürece bosunada siyaset yapmis olursun. Cünkü karsi güc güclülügünün verdigi ergümanla sana kendi ideolojisini dayatir ve seni yok etmeye calisir. Senin halkinida ona ittat ettigi sürece agzina bir kasik bal calar. Örnek biri gelir sana Kemalizmi dayatir, ya uyarsin yada seni 7 kat yerin dibine sokar. Digeri gelir sana yesil fasizmi dayatir, seni din sömürüsüylle kardes edebiyatina göre 7 kat yerin dibine sokar. digeri gelir sana kendi milliyetci anlayisini dayatir. Aslinda sonucta her ücüde seni yok etmek icin vardir ve seni hic ama hic sevmezler.
Bu Diyarbakir sevgisi ve Diyarbakir belediyeciligine gelirsek, tam yukaridaki bakis acisi vardir birde devletin senden istedigi iste örnek veriyorum. Diyarbakirlilik kimligine gurur duy ama mesela Diyarbakirsporu tut, yesil-kirmizi naralari at. 24 saat onla yat, kalk. Diyarbakir hovardaciligi kimliginle gurur duy, onla saga sola satas. Ama hic bir zaman Diyarbakir siyasi kimliginle düsünme. Siyaset yapma, hatta haramdir, günahtir fetvalari bile cikarildi o bölgede. Belediyecilik siyasi bir kimliktir. Bir partinin ideolojisi dogrulutusunda secimle o bölgeyi kazanirsin. Kazandigin zamanda kendi partinin ideolojisi temelinde hem siyaset yaparsin hemde belediye hizmetleri yaparsin. Eksik veya fazla ama Belediye siyaset yapmasin mantigi dogru degildir. Bunu söyleyenler saptirma icine girip halkin beyinlerini bulandiriyor. Yada kendisi siyasetten zerre kadar bir sey anlamiyordur.
Mesela basbakan gelir Diyarbakira hep sunu söyler. "Belediye kimlik siyaseti yapmayi biraksin hizmet yapsin". Peki adama sormazlarmi senin partin ne siyaseti yapiyor veya sen niye ordasin? Bulgurmu ayikliyorsun demezlermi? Peki Istanbul büyük sehir belediyesi neden genellikle yanina bir bakanla basin aciklamasina yapma geregi duyar? Daha gecenlerde Istanbulun su sorunu konusunda yine bir bakani alip basin aciklama yapmadimi? Madem belediye cözüm üretme, hizmet etme makani ise, kendi basina cözsün o zaman. Peki neden bir bakan gelip Diyarbakir belediye baskaniin yaninda oturup, Diyarbakirin sorunlarini cözecegiz demez. Demez cünkü karsi tarafi kendine siyasi rakip görür. Bu nedenledirki kimse demesin Belediye siyaset yapmasin. Belediye pekaala siyasi bir kimligi olan kurumdur.
Düzeyli ve seviyeli yorumlar yazanalar icin bende saygilar sunarim. Yazisi kisinin aynasidir benim icin yoksa tanimam etmem. Karsi yorumumda onun yorumunun icerigine göre olur. Benim ideolojim bilimsel ve ekolojik siyasettir.
ya ınnakı ben hayretler ıcınde takıp edıyorum bırısı beledıye keşek bu kadım kente daha ıyı hızmet yapsaydı dese vay halıne dıkkat edıyorum hıc kımse burada bdp sıyası ıdolojık bır eleştırı yapmıyor evet bende söylüyorum bdp nın suerecınde bu kente ne yapıldı beledıye başkanın görevı ney? bağlı olduğu kente hızmet etmek deyılmı evetmı o zaman bızde bunu soruyoruz ben bır beledıyecıyım hızmetlerı ıyı bılırım vede takıp ederım dıyarbakırın da ufak bır yağmurda neden bır cok yerı suyu basıyor ha bdp lı beledıye calıştıda devletmı bırakmadı? ya yapmayın kurban olayım büyükşehır beledıyeler ıcınde en gerı kalmıl kent maalesef vede maalesef dıyarbakırımız
Kardeş yaşım 45, demekki bu kadar yaşı boşuna yaşamışım,hiç birşey görmemiş,idrak edememişim.Artık kusuruma bakmazsın. Uzun yıllardır Amerika dahil Avrupanın pek çok ülkesini de şehirlerini de gezdim,yaşadım,bulundum (naçizane). Bu ülke Doğusuyla batısıyla çok büyük. Bu ülkenin yapamayacağı şey de yok. Bu ülkenin başına ne geldiyse (tabiki menfi) Siyaset denen olgudan geldi,Kutuplaşmadan geldi! İnşallah bir gün gelir bu ülkede insanlar siyaset denen şeyi hayatlarının en önemli olmayan bir yerine oturturlar (Maalesef O bahsettiğim ülkelerdeki en gıpta ettiğim durum).Ama ne yapmak lazım:Akıllı olmak lazım!!!!!! Tekrar saygılarımla...
Binlerce kişi öldü, binlerce kişi cezaevlerinde işkence gördü, yüzbinlerce kişinin köyü yakıldı. bunları hepimiz biliyoruz. Bu yüzden de 15 yıldır bu şehri BDP yönetiyor. Peki bu 15 yılda bu halka hangi hizmetleri yaptı, yapılanlar yeterli mi? bize bunlardan bahset....
Bütün ödenen bedellere karşılık Diyarbakır halkının ödeyeceği bir bedel de tembellere, beceriksizlere katlanmak mı olmalı?
osman abi kusura bakma burda sana katılamayacağım. çünkü bu kadar köy yakan bu kadar kişiyi öldüren bir zihniyet nasıl belediyenin iş yapmasını engellemeyecek. her şey beklenir bu zihniyetten. ben bu yüzden bazen hizmetin üstünde şeylerde beklerim. benim gözümde türkiye normalleşme olmadan ben seçimlere ideolojik bakarım arkadaş. bu yüzdende kesinlikle teredüt etmem oy kullanırken.
Ya Allah aşkına Hamit Ceylan isimli kişiyi dikkate almayın. Hoş isminin soy isminin bu olduğu da meçhul. (!) Eğer hakikaten Diyarbakır sevdalısı birisi olaydı burda Diyarbakırla ilgili değerli paylaşımlarda bulunurdu. Kurtuluş, Ömer, Osman, Muhammed Bilben, Romedi666 arkadaşlarımız birbirinden güzel birlgiler paylaşıyorken bu arkadaştan sadece provakatör dolu mesajlar okuyoruz. Sanki özel görevlendirilmiş gibi bu siteye gönderilmiş. Bu gibiler niye site de tutuluyor onu da anlamış değilim. İlk önce siyah güneş gözlüklü gayet ürkütücü birinin avatarını yüklemişken, sonra birdenbire ne olduysa gamzeli bıyıklı ve sevimli bir abinin avatar resmini kullandı. Hangi resimdekinin sen olduğuna inanacağız. Madem o kadar savunduğun ideolojinin arkasındasın gerçek bir avatar resmi paylaş insanlar senin samimiyetine inansın. Öyle ak parti'yi savunanları öcü gibi göstererek sanki ak partiyi savunmak kötü birşeymiş gibi göstererek bdy'yi savunmak çok ulvi bir meseleymiş gibi göstererek bir yere varamazsın. İnsanlar arş-ı ala'ya kadar senin gibilerin ideolojisinden, zihniyetinden bıktı.
Saide Kalkan Düsüncelerim ve siyasi gerceklikler seni cok korkuttu. Tipki 90 yillik resmi ideolojiyi korkuttugu gibi. O isim verdigin arkadaslarinda benimle bölge gercekligi konusunda ayni görüste oldugunu sana söyleyebilirim. Ama onlar siyasi konulara girmeyecegini biliyorum. Girdikleri zaman bilki senin gibilerinin anlayisini 7 kat yerin dibine batiracak kadar ideolojik yapidadirlar.
Provakatiflik, ancak ayakkabi kutularinin acilmasiyla ortaya cikan iktidar gercekliginin sana hic ama etki etkilemedigidir bence. Felsefe düsünürü Cato derki; Aptallar, akıllılardan pek az şey öğrenirler; ama akıllılar aptallardan çok şey öğrenirler. Bizim aptal gibi olma bir lüksümüz yoktur ama olmak isteyenede engel degiliz.
O en bastaki avatar fotografina gelince o Diyarbakirda cekirdekci Misto diye bilinir. ünvani ise genc kizlarin sevgilisi cekirdekci Misto´dur. Sanat sokaginda dolasir cekirdek satar ve Diyarbakirlilar tarafindan sevilir. Ve o bile seni siyasi olarak matara eder. Git yanina sana Diyarbakir gercekligini anlatir ve sani bir güzel agirlar. Diyarbakirin bir gercekligi ve sevilen biri oldugu icin Ironi olsun diye ve taninsin diye avatar olarak koydum. 2. fotograf benim gercek fotografimdi. Benim hayat gercekligimdir.
osman abi kusura bakma burda sana katılamayacağım. çünkü bu kadar köy yakan bu kadar kişiyi öldüren bir zihniyet nasıl belediyenin iş yapmasını engellemeyecek. her şey beklenir bu zihniyetten. ben bu yüzden bazen hizmetin üstünde şeylerde beklerim. benim gözümde türkiye normalleşme olmadan ben seçimlere ideolojik bakarım arkadaş. bu yüzdende kesinlikle teredüt etmem oy kullanırken.
Hasan kardeşim, sen de biliyorsun ki köy yakmalar, faili meçhuller ,Hapishanelerdeki insanlık dışı işkenceler 80'lerden 2000 yılı başlarına kadar devam etti. Yine 1999- 2004 yılları arasında ilk kez Feridun ÇELİK döneminde HDP DiyarbakırI aldı. O dönemde Feridun ÇELİK gerçekten çok büyük engellerle karşılaştı. Gerek asker gerekse de bürokrasi büyük zorluklar çıkardı. ancak AKP nin ikidara gelmesiyle zaman içerisinde hem asker hem de bürokrasinin etkisini azalttı. Hepimizin de bildiği gibi Ergenekon ve faili meçhul cinayetler araştırılmaya başlandı, bunun sonucunda hapis cezaları verildi, köye dönüşler başladı, köyleri yakılıp yıkılanlara tazminatlar ödenmeye başladı. ( sadece diyarbakırda ödenen toplam tazminat 700 trilyona yakın. Tabii ki ödenen bu tazminat yaşananların yanında hiç bir şeydir.)
Aynı dönemlerde Türkiyedeki belediyelerin çok büyük çoğunluğunun da AKP ye ait olmasından dolayı belediyelerin yetkileri ve bütçeleri daha önceki dönemlerle kıyaslanmayacak şekilde arttı. Bu dönem Osman BAYDEMİR in ilk başkanlığına denk geldi.
Osman BAYDEMİR ise Feridun ÇELİK e göre çok şanslıydı. Asker etkisi tamamen ortada kalkmış, Bürokrasinin keyfi davranışları (tamamen olmasa da) sona ermişti. Belediyecilik için uygun bir ortamdı.
ancak her mantıklı insanın görebileceği gibi BAYDEMİR,hem birinci hem de 2. döneminde vaadlerini büyük ölçüde yerine getiremedi. Getirememesinin birçok sebebi olabilir. ama bunlardan hiç biri devletin hizmeti engellemesi değildir.
zaten Osman Baydemir de böyle bişi söylemiyor. aşağıda linkini verdiğim programı izlersen İMÇ tv de spiker Baydemir e soruyor, Hükümet hizmetlerinizi engelliyor mu diye; Osman Baydemir bu soruya engelliyor diyemiyor. çünkü öyle bişi yok... Olsa söyler değil mi? Buyrun izleyin:) 15ve 25. dakikalar arası...
Eğer gerçekten hükümet belediyeyi engelleyecek olsaydı mecbur olmadığı halde projelerine yardım eder miydi? Yaptığı birkaç projeye de devlet destek vermiş.
Hasan kardeş belediyenin 2013 yılı bütçesi yaklaşık 400 trilyon. Bu parayla neler yapıldı. ortada bu kadar paranın harcandığı hizmetler görebiliyor musun? Bir yıllık bütçe bu kadar.15 yıllık bütçe ne kadar?artık bunu siz hesaplayın...
Bu kadar para harcandı, peki, hangi sorun çözüldü? sorunlar her geçen gün daha da artmıyor mu? trafik, otopark, gecekondular vs.
En basitinden sana bir örnek vereyim. Bu örneği sürekli veriyorum, (çünkü bu örnek "devlet çalıştırmıyor " bahanesini boşa çıkartıyor.) 4 yıl önce kışın ailemi ziyarete gelmiştim. Ofis Ekinciler caddesindeki orta refüj çamur içerisindeydi. insanlar karşıdan karşıya geçerken o çamura basıyor, sonra çamuru bütün kaldırımlara yayıyorlardı. ve ofisin kaldırımları çamur içinde kalmıştı. daha önceki yıllarda aynı şeyi gördüğümden dolayı sinirle belediyeye gittim. Beni yönlendirdikleri müdüre durumu anlattım. Neden bu soruna çözüm bulmuyorsunuz diye sordum. Adamın bana söylediği aynen şu " bizim orayla ilgili bi projemiz yok" )))
Ve yıllardır hala bi proje üretmediler ))
Hasan kardeş şimdi sen olsan bir hafta da oraya bi çözüm getiremez misin?
Bunu yapmalarını devlet mi engelliyor? Hayır hasan bunlar tembel,( bunlar derken kastettiğim sorumlu kişilerdir. parti değil. ) bunlar beceriksiz, Bunlar bizim dert ettiğimiz kadar Diyarbakırı dert etmiyorlar, iş lafa geldiğinde halkımızı en fazla bunlar seviyorlar ama en basit işleri bile yapmadıkları gibi sürekli bahaneler uyduruyorlar.
bu başlığın 25 ve 26. sayfasında ilçe otogarının pislik içindeki durumunu gösteren fotoğraflar yayınlamışım. bi zahmet bakar mısın. Bu halk bu pisliği hakediyor mu?
Peki oranın temizlenmesini devlet mi engelliyor?
Ya fişkaya şelalesi biteli uzun zaman oldu. peki niye hala açılmadı? devlet mi izin vermiyor buna?
Hasan kardeşim 10 yıldır Başkanlık yapan osman baydemir i kaç defa sokaklarda iş yaparken, inceleme yaparken gördün. Ya diğer belediye başkanlarını??
Özet olarak şunu söylüyorum. hangi partiden olursa olsun iyi belediyecilik yapmanın belli şartları vardır.
Bunlar;
1-Kişi çalışkan olacak
2-şehrini sevecek
3-halkını sevecek(bunu lafla değil, işini iyi yaparak gösterecek)
4-Partisi destek olacak
5- doğru bildiğini yapacak, oy kaybetme korkusu olmayacak
Tabii ki gelecekte bu durum değişebilir. Gelecek dönemlerde BDP daha başarılı belediyecilik yapabilir. Daha çalışkan bir başkan gelebilir, parti yönetimi belediyeciliğe daha fazla önem verebilir. ( Diyarbakır belediyelerinin başarısızlığında sadece başkanları suçlamıyorum. hem yerel yönetimlerden sorumlu siyasetçileri hem de yılın büyük bölümünü diyarbakır da geçiren parti yöneticilerini de suçluyorum. Belki onların da değiştirilmesi iyi olur. Benim gördüklerimi onlar gömüyor mu? otopark sorununu, trafik sorununu, ofis ve koşuyolunu birbirine bağlayan (yukarda resimleri olan) köprülü kavşağın bakımsızlığını, Elazığ caddesi- ofis kavşağında gerekli olan köprülü kavşak ihtiyacını v.s görmüyorlar mı.
Erdoğan İstanbula geldiğinde gördüğü bir sorunu hemen belediye başkanına söylüyor ve beraber çözüm üretiyorlar. BDP yöneticileri neden bu kadar ilgisizler sorunlara karşı?
Bu kadar eleştiriden sonra gördüğüm güzel şeyleri de söylemek insanlık vazifem daha önceki meajlarımda da belirtmiştim.
Ahmet bilgin zamanında yapıldığını sandığım kayapınar imar planına sadık kalarak, taviz vermeyerek türkiyenin en yeşil, en düzenli ilçelerinden biri yine yukarıda bu kadar eleştirdiğim belediye tarafından yapıldı. Yine Kayapınar gibi ranta açık bir bölgeye türkiyenin en büyük parklarından iki tanesini (kayapınar kent ormanı 1200 dönüm, büyükşehir belediyesi kent ormanı 1500 dönüm)yaparak diyarbakırın gelecekte çok daha yeşil bir kent olmasını da bu belediyeye ve BDP ye borçluyuz.
osman abi adamsın sonuna kadar katılıyorum sana.
yazdıklarının altına imzamı atarım o kadar yani.
ben yine bdpye oy verecem bu hizmet için değil tabiki. ama onların da bize layık olacak şeyler yapmaları gerek artık. onlar da zaten oyların pek hizmetle alakası olmadığını biliyorlar. ama madem bu halk seni başa getiriyor o zaman sen de halka layık olmaya çalışacaksın. sokağa kendin çıkıp dolaşacak ve halkla empati yapacaksın. ama gülten kışanaktan da hiç umutlu değilim
osman abi birçok konuda sana katılıyorum. ama birkaç konuda katılamayacağım.
Alıntı:
ancak AKP nin ikidara gelmesiyle zaman içerisinde hem asker hem de bürokrasinin etkisini azalttı. Hepimizin de bildiği gibi Ergenekon ve faili meçhul cinayetler araştırılmaya başlandı, bunun sonucunda hapis cezaları verildi, köye dönüşler başladı, köyleri yakılıp yıkılanlara tazminatlar ödenmeye başladı. ( sadece diyarbakırda ödenen toplam tazminat 700 trilyona yakın. Tabii ki ödenen bu tazminat yaşananların yanında hiç bir şeydir.)
bence akp iktidara geldikten sonra siyasi bakımdan daha çok baskı olmaya başladı. tamam infazlar olmadı ama bdp nin iş yapacak nerdeyse bütün yöneticileri içerde yerine geçenlerde genelde yiyici kişiler. parti geleneğini tam olarak benimsememiş kişiler. aralarında yine işini layıkıyla yapanlar elbet vardır. ama onlarda ne kadar işi biliyor muamma. gelelim tazminatlara. devlet keyfine yada hak için bu tazminatlar vermiyor avrupa birliğindeki baskıdan dolayı çünkü vermemeler demek avrupaya baş vuran aileler daha fazla tazminat almaları demektir. devlet burda en az zararlan bu işi kapatmak istiyor. nerden biliyorsun diyebilirsiniz. az çok araştırdım. her komisyonda en az bir tane polis oluyor o polis memuruda mühendislerin belirlediği miktarı çok aşağılara çekiyor. osman baydemiri kaç kere gördün diyorsun toplamda bir sefer oda uzaktan gördüm newrozları saymasak. çünkü ben yedi senedir çok az diyarbakıra gelebiliyorum iş yüzünden bu arada birgün sen belediye başkanlığına adaylığını bırakırsan söz bir oyun benden ikametgahım diyarbakırda oyumu sana vereceğim belki diyarbakırı gerçek anlamda düzelte bilirsin