İstedikleri kadar mücadele etsinler o AVM oraya yapılamaz, yapılamayacaktır. Bunların amacı hizmet değil rant sağlamaktır. Hizmet olsaydı tereddütsüz meydan yapılırdı. Nasıl ki kendileri Lunapark alanındaki projeye arsa kendilerinin olmamasına rağmen karşı çıktılar. Bu arsa her ne kadar Belediyeninse de bunu kullanacak olan halktır. Bu yüzden buna halk karar vermelidir.
Halkın kararı da AVM değil Meydandan yanadır.
Zağnos Paşa Meydanı`nın temeli dün Belediye Başkanı İsmail Ok, Başkan Yardımcıları Yusuf Özenç, Ali Öztozlu, Belediye Meclis Üyeleri, Balıkesir Mimarlar Odası Başkanı Tevfik Aykul, BESOB Başkanı Mesut Aşanel ve yoğun bir halk katılımıyla dualarla atıldı.
Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz hafta içinde Bölge İdare Mahkemesi`nin de bir heyet göndererek incelediği inşaat alanı dün coşkulu bir katılımla temeli atıldı. Başkan Ok Üstü meydan, altı iki kat otopark olacak proje için hayırlı olmasını diledi. Belediye Başkanı İsmail Ok burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Geçen yıl yine bir Ramazan ayında Balıkesir için büyük bir temel atma törenini gerçekleştirdik. Alpaslan Türkeş Spor Kompleksi. Bugün bitmek üzere. İçerisinde yarı olimpik yüzme havuzu, spor salonu, tenis kortları, açık spor alanları, halı sahası ve bir çok sosyal donatı alanı ile birlikte 34 bin m²`nin üzerinde bir kompleksin temelini attık ve bugünlerde artık bitmek üzere. Özellikle yarı olimpik yüzme havuzunda bugün istesek yüzme programlarına açmış oluruz. İşte bugünde yine şehrimizin en güzide meydanlarından biri olan, çarşı merkezinde Zağnos Paşa Camimizin dibinde, Karesi Türbesi`nin hemen başucunda Balıkesir halkı için yine bir hayırlı hizmetin ve temel atma töreninin sizlerle birlikte mutluluğunu ve onurunu yaşıyoruz. Bugün burada tabiri caizse bir avuç suda fırtına koparanlara inat Balıkesir halkına hizmet amacıyla cilalama devri değil, Balıkesir halkına hizmet edecek zemin altına iki kat otopark üzerine meydan düzenlemesi yapacağız. 2009 döneminden sonra Balıkesir`de cilalı taş devri bitti. Göz boyama devri sona erdi. İsteseydik buraya 2 ayda 3-5 ağaç, 3-5m² çim ve birkaç bankla çok şahane bir gözleri boyayacak bir meydan yapardık. Ama gördüğünüz gibi binlerce ton hafriyat yaptık, Balıkesir halkına çarşı bölgesine, çarşı esnafına, Zağnos Paşa Camiine, Karesi Türbesine yakışır bir eser ortaya çıkarıyoruz. `Buradaki rantı kime söz verdiniz söyleyin` diyorlar. Söylüyorum. Balıkesir halkı huzurunda söylüyorum. Bu rantsa Balıkesir halkının rantı, Balıkesir halkının esnafının, Balıkesir`e gelen misafirlerin, Balıkesir`e gelip şereflendiren büyüklerimizin araçları burada otoparkta Balıkesir`e hizmet verecek. Bu rantsa bunu yapmaktan, bu eseri yapmaktan iftihar ediyorum, onur duyuyorum, gurur duyuyorum. Bizim rantla parayla, turayla işimiz olmaz. Bu hesaplardan anlamayız biz. Biz bir tek Allah Rızası için bu millete hizmeti biliriz. Dolayısıyla bize rant diyenler, kimlere rant kazandırıyorsunuz diyenler, bugün bu temeli atılan eserin altında kalıyorlar, kalacaklarda. Çünkü Balıkesir halkı ajandalarına not ediyor. Günü geldiğinde, nasıl 2009`da hesabını sordularsa, bu çamur at izi kalsın politikalarını 2014`te yine sandıkta soracaklardır. Evet, buraya zemin altına 2 kat yaklaşık 8000 m² otopark yapıyoruz. Bunu yapmak para ister. Sizin iflas ettirdiğiniz belediye, bugün biraz önce saydığım Alpaslan Türk Spor Kompleksi, Bölgenin ve Türkiye`nin en büyük ve modern hayvan pazarını, hemen onun yanında 250 bin m²`den büyük Balıkesir Belediyesi Mezarlığı, kaç tane kapalı Pazar yeri, Balıkesir`in en büyük ikinci parkı, Balıkesir`e 250 bin m²`nin üzerinde yeşil alan, Balıkesir`e yeni bulvarlar, en önemlisi de AKP`nin engellemesine rağmen, Meclis`teki hayır oylarına rağmen 25 milyon Avro`luk evsel katı atıkların geri dönüşüm projesi de çimento fabrikasını geçtiğimiz yerde hem de % 90`ı hibe olarak büyük bir hızla devam etmekte. Bizler bu gruptan hiçbir şey beklemiyoruz. Gölge etmesinler ihsan istemiyoruz. Çünkü Balıkesir halkının hayır duası bizimle. Balıkesir halkının karşısında duranlar, ezilip geçilmeye mahkumdur. Çünkü bu irade kendilerine hizmet bekliyor. Onun için bizi görev getirdi. Ve Bizlerde Allah`ın izniyle Balıkesir halkından aldığımız bu destekle onların hayır dualarıyla işte bugün temelini attığımız birçok eseri 4 yıl gibi bir zaman içerisinde Balıkesir halkının huzuruna getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Yine bu meydandan zeminin üzerinde yaklaşık 7 bin m²`lik bir alan oluşacak. Neresinde rant var bunun. Eğer eski proje olmuş olsaydı yine zeminin 2 kat altı otopark, zeminin üzerinde ise 1200 m²lik bir bina olacaktı. Bugün Cengiz Topel Caddesi üzerindeki birçok süper market bu 1200 m²`den daha büyük. Neresi rant bunun. Ama bizler STÖ`lerinin de özellikle görüş ve önerilerini dinleyerek ve huzurlarınızda kendilerine de teşekkür etmekten onur duyduğum, şeref duyduğum, her türlü tahriklere kapılmadan bizlerle diyalogu kesmeyen ve bu meydanın şekillenmesinde de yine onların görüşlerini ve önerilerini alacağımız Balıkesir Mimarlar Odası Başkanı Sayın Tevfik Aykul`a ve onun şahsında yönetimine teşekkür ediyorum. Birilerinin tahriklerine rağmen başta Mimarlar Odamız olmak üzere STÖ`lerine, sağ duyulu Balıkesir halkı hiçbir zaman tahrike kapılmadı. Bizi dinledi, bizleri dinledi. Çünkü Balıkesir hepimizin biz bir emanet aldık. Balıkesir`e hizmet etmek için ve onu daha da güzelleştirmek için. İşte başta mimarlar odası olmak üzere Balıkesir halkının temsilcilerinin, STÖ`lerinin görüşlerini dikkate alarak üstteki bina kısmını da iptal ettik. Mahkeme de zaten yürütmeyi durdurma vermişti. Ama buna rağmen mahkemeden aksi bir sonuç çıksa dahi başta Mimarlar Odası Başkanımız ve Balıkesir halkı olmak üzere buranın tamamen meydan olması için yasal zeminde bütün gücümüzle çalışacağız. Bir kez daha altını çizerek sizlerinde huzurunda ifade etmek istiyorum. Buraya katılan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Biraz sonra temeli atacağımız bu eserin Balıkesir`imize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Müteahhit firmaya ve çalışanlarına da Allah`tan kazasız, belasız her ne kadar orada teslim tarihi Mayıs 2014 yazsa da yılbaşından önce teslim edecekler. Ekibine kazasız belasız hayırlı işler diliyorum. İnşallah bundan sonraki güzelliklerde sizlerle birlikte olmak dileğiyle hepinizi muhabbetle selamlıyorum. Allah`a emanet olun. Sağolun var olun.”
Balıkesir Belediyesi İsmail Ok`un konuşmasının ardın zemin altı iki kat otopark ve meydan projesinin temeli dualarla atıldı.
Her ne kadar Balıkesir Belediyesi Yürütmeyi Durdurma Kararına rağmen inşaata devam ediyorsa da hukuk çalışır ve netice verir.
Mahkeme bu raporu esas alarak karar vereceğinden şimdiden bütün Balıkesirlilere şehre yakışır bir Meydana sahip olma yolunda ilk ve en büyük adımı müjdelemek isterim..
Artık Belediye Bşakanı kim olursa olsun burası Meydan olacak..
Tarihe bir belge olması ve başka şehirlere örnek/emsal olması için raporu aşağıda yayınlıyorum:
" T.C.
BALIKESİR İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI
2013 / 666 Esas
BİLİRKİŞİ RAPORU
Davacı V.:Avukat Mehmet Birol Şahin
Davalı :Balıkesir Belediye Başkanlığı
Konu : 02.01.2013 tarih ve 25 sayılı Balıkesir Belediye Meclisi kararı iptali istemi, Balıkesir İli, Merkez İlçesi, Karesi Mahallesi 27 pafta, 259 ada, 29 parselde kayıtlı taşınmazla ilgili olarak Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 22.06.2012 tarih ve 854 sayılı kararına göre tescilli Zağnos Camii ve Meydanı’nın Koruma Alanı sınırının ve aynı Kurul’un 11.07.2012 tarih ve 916 sayılı kararına göre hal binasına ilişkin yeni yapılaşma projesinin izdüşümünün 1/5000 ölçekli 19-20 LM no’lu Nazım İmar Planı’na ve 1/1000 ölçekli 19LI ve 20LIV no’lu Uygulama İmar Planları’na işlenmesine ilişkin 02.01.2013 tarih ve 25 sayılı Meclis Kararı’nın iptali istemiyle Balıkesir Belediye Başkanlığı’na karşı açılan dava nedeniyle 16.07.2013 tarihinde Naip Üye Murat KELEŞ başkanlığındaki Mahkeme Heyeti ile birlikte keşif yerine gidildi. Yerinde yapılan incelemeler, ilgili taraf iddiaları ve dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ışığında oluşturulan bilirkişi görüşümüz aşağıda özetlenmiştir.
1-KONUNUN GELİŞİMİ:
22.06.2012 tarih ve 854 sayılı Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile dava konusu alanı içeren bölgenin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası’nın 8. Maddesi uyarınca, tescilli “Zağnos Paşa Camii ve Meydanı Koruma Alanı” olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Anılan kararın 01.08.2012 tarih ve 1852 sayılı yazı ile
Balıkesir Belediye Başkanlığı ve diğer kurumlara dağıtımı yapılmıştır.
09.07.2012 tarih ve 6154-2333 sayılı Balıkesir Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü yazısı ile 22.06.2012 tarih ve 854 sayılı Koruma Kurulu kararı uyarınca hazırlanan hal binasına ait yeni yapılanma projesini Kurul onayına sunulmuştur.
11.07.2012 tarih ve 0916 sayılı Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile dava konusu parselde konumlanan hal binasına ilişkin yeniden yapılanma projesinin uygun olduğuna, uygulamanın proje müellifi ve belediyesinin denetim ve sorumluluğunda yapılabileceğine karar verilmiştir. Anılan Koruma Kurulu Kararı 31.08.2012 tarih ve
13.04.2909 sayılı Balıkesir Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü kaydına alınmıştır.
05.11.2012 tarih ve 263 sayılı Balıkesir Belediye Meclisi Kararı ile Koruma Alanına ilişkin Kurul kararının imar planına işlenmesi konusunda İmar Komisyonuna görüş sorulmuş,
Komisyonca anılan işlemin oyçokluğu ile uygun bulunduğu belirtilmiştir.
03.11.2012 tarihi itibariyle Hal Binası yıkım işlemleri başlatılmıştır.
02.01.2013 tarih ve 25 sayılı Balıkesir Belediye Meclisi kararı ile “1/5000 ölçekli Balıkesir (Merkez) Nazım İmar Planı Değişikliği – 19-20 LM pafta 252 ve 259 No’lu Adalar ve Çevresi” (Harita 1) ile “1/1000 ölçekli Balıkesir (Merkez) İmar Planı Değişikliği – 19LI – 20 L IV pafta 252 ve 259 no’lu Adalar ve Çevresi” (Harita 2) oyçokluğu ile kabul edilmiş, 14.02.2013 tarih ve 2013/2 sıra no’su ile onanmıştır. Anılan plan değişikliği ile Zağnos Paşa Camii ve Meydanı Koruma Alanı sınırı ve 11.07.2012 tarih ve 916 sayılı Koruma Kurulu Kararı’na göre Hal Binası’na ilişkin yapılaşma projesinin izdüşümü imar planlarında gösterilmiştir.
14.02.2013 tarih ve 448 sayılı Belediye Başkanlığı yazısı ile dava konusu işlemle gerçekleştirilen plan değişiklikleri TC. Balıkesir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne gönderilmiştir.
14.03.2013 tarih ve 1674472 sayılı itiraz dilekçesi ile Balıkesir Belediye Başkanlığı’na başvurarak, dava konusu Meclis Kararı’nın iptali talebinde bulunmuştur.
15.02.2013 – 16.03.2013 tarihleri arasında Balıkesir Belediye Başkanlığı yazısı ile Balıkesir Belediye Meclisi’nin 02.01.2013 tarih ve 25 sayılı kararı ile onanması uygun görülen ve Belediye Başkanlığı’nca 14.02.2013 tarih ve 2013/2 sıra no ile onanan imar planı değişikliği Belediye kurumsal websitesi (www.balikesir.bel.tr) ana sayfası, “Duyurular” bölümünde yayınlanmıştır.
29.03.2013 tarih ve 3793 sayılı TC. Balıkesir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün Belediye Başkanlığı’na hitaben yazısında dava konusu edilen imar planı değişiklikleri ve plan açıklama raporunun yönetmelik gereğince incelenerek arşivlenmek üzere kaldırıldığı bildirilmiştir.
30.04.2013 tarih ve E:2013/666 sayılı Balıkesir İdare Mahkemesi ara kararında davalı idare tarafından dava konusu ile ilgili bilgi ve belgeleri içeren işlem dosyasının temin edilmesini talep etmiştir.
19.06.2013 tarihinde E:2013/666 sayılı Balıkesir İdare Mahkemesi ara kararında 2013/666 esaslı davada yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
03.07.2013 tarih ve 174 sayılı Balıkesir Belediye Meclisi kararı ile dava konusu edilen parseldeki taşınmaz Zağnos Paşa Camii Koruma Alanı sınırı içinde 02.01.2013 tarih ve 25 sayılı Belediye Meclis kararının iptaline ve yürütmenin durdurulmasına oybirliği ile karar verilmiştir.
16.07.2013 tarihinde Naip Üye Murat KELEŞ başkanlığında mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir.
2.TARAF İDDİALARI:
Davacı tarafın Balıkesir İdare Mahkemesi Başkanlığı’na sunduğu 26.04.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle aşağıdaki hususlar yer almaktadır:
Koruma Kurulu’nun ilgili kararında “Balıkesir ili, Merkez, Karesi Mahallesi, 27 Pafta, 2259 ada ve 29 parselde yer alan mülkiyeti Balıkesir Belediyesi’ne ait hal binasının da yer aldığı, Balıkesir kentinin merkezinde tarihi binaların ve kent için önemli mimari mekânların bulunması nedeniyle ekli imar planında sınırları gösterilen alanın, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası’nın 8. Maddesi uyarınca, tescilli Zağnos Paşa Camii ve Meydanı Koruma Alanı olarak belirlenmesine, bu alanda yapılacak olan her türlü projelendirmenin Kurulumuzca değerlendirilmesi gerektiğine ve söz konusu hal binasının strüktür sistemi olarak dikkat çeken ve kent belleğinde yer eden orta bölümünün yükseklik, cephe ve mekânsal özelliklerinin dikkate alındığı ve imar planında meydan olarak düzenlenen alana yapılmak istenen düzenleme ile bütünleşen bir bina yapılmasının uygun olduğuna ve meydana cephe veren binaların yapılacak cephe sağlıklaştırma projesi ile düzenlenmesinin kent bütünlüğü açısından olumlu katkı sağlayacağına” karar verildiğini,
Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 22.06.2012 tarih ve 854 sayılı ve 11.07.2012 tarih ve 916 sayılı kararlarında Hal Binası’nın tescili ile ilgili talebin olumlu bulunmadığını,
Koruma Kurulu’nun yıkılmasına karar verilen Hal Binası’nın yerine herhangi bir yapı yapılmasının gerekliliği yönünde bağlayıcı bir kararının olmadığını,
Sadece bu alana bir yapı yapılması düşünüldüğü takdirde “hal binasının strüktür sistemi olarak dikkat çeken ve kent belleğinde yer eden orta bölümünün yükseklik, cephe ve mekânsal özelliklerinin dikkate alındığı” bir yapı yapılabileceğine karar verildiğini,
Koruma Kurulu’nun yıkılan Hal Binası’nın yerine yapılacak yapı projesinin izdüşümünün imar planına işlenmesi konusunda herhangi bir yaptırımı olmadığını; kaldı ki 11.06.2012 tarih ve 1971 sayılı Balıkesir Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü’nün yazı ekinde yer alan “rölöve” projesinde hal binasının yeri ile ilgili referansların mevcut olması gerekeceğini,
Meydanların bir kent için en önemli sosyal mekanlar olduğunu; insanların biraraya geldiği, iletişime geçtiği, ortak aktiviteler düzenlediği meydanları ve kamusal açık alanları olmayan yerleşim alanlarının ne kadar büyük olursa olsun kent sayılamayacağını; bir kentin merkezi sayılan meydanların, cadde ve sokak gibi diğer kentsel mekan elemanlarına göre sosyal yaşamın daha fazla yansıtıldığı alanlar olduğunu; kenti kent yapan olgunun binalardan ziyade, park, sokak ve meydan gibi kentin kamusal açık alanları olduğunu; ve meydanların bir kenti farkedilir ve heyecanlı kıldığını,
Böylesi meydanlar olmaksızın farklılıkların birbirleriyle karşılaşmasının, iletişime geçmesinin ve bir toplum oluşturmasının olanaklı olmadığını; bunların olmadığı bir mekânda kent kimliği ve kültürünün oluşmayacağını,
Balıkesir gibi merkez yapılaşması yoğun ve karmaşık yerleşmelerde ‘meydan’ kavramının daha fazla önem arz ettiğini; kent için önemli bir fırsat olan bu alanın daha iyi değerlendirilmesinin kentin geleceğine yön vermesi açısından da gözardı edilmemesi gerektiğini,
Bölgenin eski hareketliliğini kazanmasının Zağnos Paşa Camii ve Hamamı ile Karesi Türbesi gibi kentin tarihi kimliğini oluşturan ögelerin ön plana çıkarılarak yeni meydan düzenlemesi yapılmasının, kente dışarıdan gelen misafirlerin gururla gezdirilebileceği ve kent kimliği ile bütünleşen bir meydan yaratacağını, kent halkı için buluşma, iletişime geçme, tarih ile kucaklaşma olanağı vereceğini; meydandaki insan yoğunluğunun pozitif değerlendirilerek ticari hareketin artmasını ve bölgenin değer kazanmasını sağlayacağını,
Tescil talebi olumlu bulunmayan yapının geçmişe referans teşkil eden en önemli özelliğinin “mimarisi ve mükemmel mühendislik çözümü” olduğunu; bugünün teknolojisi ile farklı malzeme ve anlayışla yapılacak olan yeni yapının (mevcut görsellerine göre) geçmişe referans vermesinin olası olmadığını ve geçmişin taklidinden öteye bir anlam taşımayacağını,
Koruma Kurulu kararında yapı ile ilgili olarak “imar planında meydan olarak düzenlenen alana yapılmak istenen düzenleme ile bütünleşen bir bina yapılmasının uygun olduğuna” ön koşulu kadar önemli bir başka ön koşulun da “meydana cephe veren bir bina yapılacak cephe sağlıklaştırma projesi ile düzenlenmesinin kent bütünlüğü açısından olumlu katkı sağlayacağına” ilişkin olduğunu; alanda yapılmak istenen binadan önce alanı çevreleyen 114, 126, 127, 254, 258, 263 ve 312 no’lu adalardaki yapı cephelerinin, 530 ve 531 adalardaki anlayış ile bir bütün olarak sağlıklaştırılmasının öncelikli olması gerektiğini,
Koruma Kurulu kararı gereği “Zağnos Paşa Camii ve Meydanı Koruma Alanı” olarak tescil edilen alanın “Zağnos Paşa Camii ve Meydanı” olarak yapılması ve hayata geçirilmesinin öncelikli hedef olması gerektiğini; kentin tarihi ile kucaklaşmasına olanak sağlayacak bu uygulama sonucunda süreç içerisinde bu alana hal benzeri bir yapının yapılmasına yönelik bir gereksinim doğması halinde, gerek rölöve ve restitüsyon projelerindeki veriler, gerekse meclis kararı ile alana işlenen izdüşüm referans alınarak daha sonra karar verilebileceğini ve Balıkesir Belediyesi’nce Kurul onayına sunulan ve 11.07.2012 tarih ve 916 sayılı karar ile kabul edilen bu aşamadan sonraya sokulabileceğini,
Ayrıca Koruma Kurulu kararı 11.07.2012 tarihinde verilmiş olmasına rağmen, bu kararın uzun bir süre Belediye Meclisi gündemine getirilmediğini; üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra ancak Belediye Meclisi’nin 05.11.2012 tarih ve 263 sayılı kararı ile İmar Komisyonuna sevk edildiğini ve 02.01.2013 tarihli Meclis toplantısında oy çokluğu ile itiraz olunan kararın alındığını; bu şekilde Koruma Kurulu kararına karşı 3 aylık üst kurula itiraz süresinin geçirilmiş olmasının düşündürücü olduğunu,
Kamuoyun ve çeşitli sivil toplum örgütlerinin ortak talebinin bu alanın mevcut imar planında olduğu gibi “meydan” olarak bırakılması ve buraya herhangi bir yapının inşa edilerek meydan vasfının değiştirilmemesi yönünde olduğunu,
Davalı idarenin plan değişikliğinden önce projeyi “acil alım” usulü ile ihale edilerek çizdirdiğini ve yapacağını kamuoyuna duyurmuş olup, yapım işinin 26.04.2013 günü itibariyle ihaleye çıkarıldığını; bu nedenle telafisi imkânsız bir durumun oluşmaması için yürütmenin ivedilikle durdurulması gerektiğini belirtmiş ve 02.01.2013 tarih ve 25 no’lu Balıkesir Belediye Meclisi kararının iptaline karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
Davalı İdarenin Balıkesir İdare Mahkemesi Başkanlığı’na sunduğu 14.06.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle aşağıdaki hususlar yer almaktadır:
Davacının dava konusu ettiği planlama bölgesinde herhangi bir mülkiyet hakkı bulunmaması ve husumet ehliyeti olmaması sebebiyle davanın usul yönünden reddinin gerektiğini,
Dava konusu imar planı değişikliklerinin kapladığı alanın yaklaşık 42.200 m2 büyüklüğünde olduğunu,
Mülkiyeti Belediye’nin olan ve halihazırda yıkılan hal binasının içerisinde bulunduğu Balıkesir kent merkezinde tarihi binaların ve kent için önemli mimari mekanların bulunması nedeniyle imar planında gösterilen alanın Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nca 22.06.2012 tarihli kararla Koruma Alanı olarak belirlendiğini; bu alanda yapılacak projelerde yıkılan hal binasının strüktür sistemi olarak dikkat çeken ve kent belleğinde yer eden orta bölümünün yükseklik, cephe ve mekansal özelliklerinin dikkate alındığı ve imar planında meydan olarak düzenlenen alana yapılmak istenen düzenleme ile bütünleşen bir “bina yapılmasının uygun olduğu” ve meydana cephe veren binaların cephe sağlıklaştırma projesi ile düzenlemesinin kent bütünlüğü açısından olumlu katkı sağlayacağına da Koruma Bölge Kurulu’nca karar verildiğini;
Kurul kararından açıkça anlaşılacağı üzere Kurulun davalı idareye meydan olarak düzenlenen alana bu düzenleme ile bütünleşecek bir bina yapılmasının TELKİN edildiğini,
Davalı idarece yapılmak istenebilecek bir binanın şartlarının belirlenmesinden öte, salt meydan olarak düzenlenmesindense kent bütünlüğü açısından da yapılacak binanın olumlu katkı sağlayacağı belirtilerek, Kurul’un binanın yapılması hakkındaki düşüncelerinin vurgulu bir şekilde ifade edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafından Balıkesir İdare Mahkemesi’ne sunulan 15.06.2013 tarihli ikinci dilekçede özetle aşağıdaki görüşlere yer verilmiştir:
Davalı idarenin dava cevap süresi içerisinde dava konusu imar değişikliği yapılan yerde planladığı binaların yapımı için Kamu İhale Kanunu’na uygun olmayan biçimde “Öncelikli Alım” suretiyle proje çizdirip ihale yaptığını ve binanın yapımına 10.06.2013 tarihinde başlandığını,
Dava konusu şehir meydanının imarının değiştirilerek bina yapımının hiçbir ivediliği olmadığını; ancak davalı idarenin işbu davanın yasal sürelerinden istifade ederek bina yapımı dolayısıyla şehir meydanını geri dönülmez biçimde ortadan kaldırmaya başladığını,
Bu konuda yerel gazetelerin haber yapması üzerine, şehirlilerin tepkilerinin ortadan kaldırılması için, bina yapılmasının istenmediğini, mecburen yapıldığını içeren gerçek ile örtüşmeyen açıklamaları yapılmak durumunda kalındığını; şehirlilerin tepki ve görüşlerini gazetelere açıklamaya devam ettiğini,
Balıkesir il merkezinin yapılaşmasını tamamladığını; şehir merkezinin işyeri yoğunluğu, kenti yapılaşmasını tamamlamış alandaki kentsel sosyal alanların yapılmasının artık mümkün olmaması karşısında, nüfus, trafik gibi sıkışıklıkların giderek yoğunlaşması ile ortaya çıkan fırsatların bina yaparak değil, yeşil alan, meydan yaparak şehirlilerin yararına kullanılmasının daha doğru olduğunu; ülkemizin diğer illerinde buna benzer fırsatların yeşil alan, kent meydanı oluşturmak şeklinde kullanıldığını,
Zağnos Paşa Camii, Saat Kulesi ve şadırvanın Balıkesir ilinin sembolü olduğunu; bu yapıların kentin kimliği ve silüetini oluşturduğunu; çevrelerinin yeni bina, alışveriş merkezi şeklinde sıkıştırılıp boğulması yerine süreç içerisinde ortaya çıkan fırsatların değerlendirilerek ortaya çıkarılmasının, daha geniş açılardan, daha ihtişamlı biçimde görünür kılınarak şehre özgü kimlik ve silüetine katkıda bulunulmasının şehircilik ve medeniyetin, çağdaş yaşama biçiminin bir gereği olduğunu,
Balıkesir ilinin meydanı olmayan bir şehir olduğunu; oysa şehir meydanlarının medeni kentin sembol alanlarını oluşturduğunu; kentlinin ve kente gelenlerin buluştuğu, geçmişten günümüze akıp gelen değerleri gördüğü, sosyal, kültürel etkinliklerini paylaştığı, önünde durup fotoğraf çektirdiği, şehrin olmazsa olmaz unsuru olduğunu,
Öte yandan, şehrin hiçbir yeşil alanı, dinlenme alanının bulunmadığı gibi yapılaşmanın tamamlanması sebebiyle oluşturulabilmesinin mümkün olmadığını; 70 yıl öncesinin planında bunun öngörülerek, dava konusu alanın plana şehir meydanı olarak tescil ettirildiğini; sonrasında şehircilik ilkelerini ve yasayı uygulama sorunu olan belediyelerin bu alana “hal binası” yaptıklarını ve yine meydana bazı özel şahısların konut yapmasına göz yumduklarını ve şehir meydanını imar planına aykırı biçimde fiilen ortadan kaldırdıklarını,
Bina ömrünü tamamlayan ve artık tehlike arz eden hal binası olarak kullanılan binanın yıkılmak zorunda kalmasına ilişkin fiili durumun şehrin tarihi bir fırsatı olduğunu,
Davalı idare tarafından plan değişikliği yapılarak Koruma Kurulu’na onaylatılan projede restoran, kafeterya gibi şehir için hiçbir biçimde ihtiyaç hissedilmeyen, bu anlamda hiçbir kamu yararı olmayan sadece birkaç işletmeciye rant oluşturacak bina yapılarak, şehrin yakaladığı tarihi fırsatın ötelendiğini,
Eski Hal binasının yıkılarak zaten ortadan kaldırıldığını ve geçmişle bağın koptuğunu; yeni yapılması planlanan binanın eskisi gibi baharatçı, kasap, manavlardan oluşan bir bina değil, restoran, kafeterya gibi işyerlerinden oluşacak bir yapıda olacağını, belirterek, dosyanın süreler beklenmeksizin ivedilikle ele alınarak yürütmenin durdurulması taleplerini yinelemişlerdir.
3. DAVA KONUSU YERİN MEVCUT DURUMU
Balıkesir İli, Merkez İlçesi, Karesi Mahallesi 27 pafta, 259 ada, 29 parselde kayıtlı taşınmazı kapsayan alanda ve çevresinde 16.07.2013 tarihinde Naip Üye Murat KELEŞ başkanlığındaki Mahkeme Heyeti ile birlikte yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinde;
Dava konusu edilen Hal Binası’nın 1952 yılında yaklaşık 1000 m2’lik kapalı alana oturan bir yapı olarak inşa edilmiş olduğu (Resim 1),
Yıkılan Hal Binası’nın izdüşümünü kaplayan alanda inşaat alanı sınırının kapatılmış ve temel çukurunun atılmış olduğu (Resim 2 ve Resim 3),
Dava konusu mahallin Zağnos Paşa Camii’ne bitişik konumunun yanısıra, Karesi Türbesi ve Zağnos Paşa Hamamı gibi kültürel miras yapıları ile ilişkili bir konumda yer aldığı (Resim 4 ve Resim 5),
Dava konusu mahallin Zağnos Paşa Külliyesi olarak 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet’in vezirlerinden Zağnos Paşa tarafından yaptırıldığı; konum olarak kentin merkezinde yer aldığı; 1000 kişilik kapasitesiyle Balıkesir’in en büyük camii olan Zağnos Paşa Camii’nin Mustafa Kemal Atatürk’ün hutbe verdiği ilk ve tek cami olduğu,
Dava konusu edilen mahalde uygulama imar planı üzerinde meydan olarak düzenlenmesi öngörülen alanın Zağnos Paşa Camii’nin bitişindeki Boyluca Sokak’tan (Resim 6) başlayarak yıkılan Hal Binası’nın doğu yönünde Turan caddesi (Resim 7), kuzey yönünde Alankuyu sokak ve batı yönünde Başyunak Sokak ile çevrelendiği,
Dava konusu mahalde uygulama imar planında meydan olarak düzenlenmiş olan alanda herhangi bir eğimin ve bitki örtüsünün bulunmadığı;
Çevre yapılaşmaların ağırlıklı olarak ticaret ve hizmetler sektörlerindeki kent merkezi fonksiyonlarında faaliyet gösteren ve çeşitli kat yüksekliklerine sahip yapıların oluşturduğu sıkışık bir mekânsal doku sergilediği,
Yakın çevrede konumlanan Ali Hikmet Paşa Meydanı ve Şehitler Meydanı’nın (Resim 1) ağırlıklı olarak trafik kavşağı niteliğinde oldukları,
Balıkesir Belediyesi mülkiyetinde bulunan 25 parselde Hal Binası’nın yıkımı öncesinde kasap, manav, aktar türü birimlerden oluştuğu ve yapısal bozulmalarına karşın strüktürel olarak dikkat çeken bir yapı özelliğine sahip olduğu, ancak tescille değer bulunmadığı (Resim 8 ve Resim 9),
Koruma Kurulu tarafından 06.07.2012 tarihinde onaylanan ve Hal Binası izdüşümüne oturan yeni yapı projesinin zemin altı iki kat otopark ve zemin üstü 12 m. kotuna çıkacak şekilde içerisinde çeşitli dükkân birimlerinin bulunduğu bir alışveriş merkezi niteliğinde olduğu, ve
Konunun yerel basında kayda değer oranda yer aldığı tespit edilmiştir.
4. DEĞERLENDİRME
Balıkesir İli, Merkez İlçesi, Karesi Mahallesi 27 pafta, 259 ada, 25 parselde kayıtlı taşınmazla ilgili olarak Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 22.06.2012 tarih ve 854 sayılı kararına göre tescilli Zağnos Camii ve Meydanı’nın Koruma Alanı sınırının ve aynı Kurul’un 11.07.2012 tarih ve 916 sayılı kararına göre hal binasına ilişkin yeni yapılaşma projesinin izdüşümünün 1/5000 ölçekli 19-20 LM no’lu Nazım İmar Planı’na ve 1/1000 ölçekli 19L I ve 20L IV no’lu Uygulama İmar Planları’na işlenmesine ilişkin 02.01.2013 tarih ve 25 sayılı Meclis Kararı’nın iptali istemiyle Balıkesir Belediye Başkanlığı’na karşı açılan davada Bilirkişi Heyetimizden:
1.“Tescilli Zağnos Paşa Camii ve Meydanı’nın Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 22.06.2012 tarih ve 854 sayılı kararı ile belirlenen koruma alanında yapılması planlanan hal binasına ilişkin yeni yapılaşma projesinin, tescilli Zağnos Paşa Camii’nin silüetine olumsuz etkisi olup olmayacağı,
2.Bahse konu projenin Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması ile ilgili mevzuata ve imar mevzuatına uygun olup olmadığı,
3.Yukarıda sorulan hususlarla birlikte değerlendirilmek suretiyle, dava konusu 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planların uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin kısımlarının imar mevzuatına, şehircilik esaslarıyla, planlama teknikleri ve ilkelerine ve de kamu yararına uygun olup olmadığı, ve
4.Dava konusu 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile dayanağı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nın uyuşmazlık konusu parsellere ilişkin kısımlarının uyumlu ve planlar arasındaki hiyerarşiye uygun olup olmadığı”nın
değerlendirilmesi istenmiştir.
Bu kapsamda değerlendirme yapılabilmesi için, Bilirkişi Heyetimiz konunun
i.Dava konusu 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliklerinin imar mevzuatına, planlama tekniği ve esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygunluğu, ve
ii.Zağnos Paşa Camii ve Meydanı Koruma Alanı’nda yapılması planlanan hal binasına ilişkin yeni yapılaşma projesinin ilgili mevzuata ve kentsel tasarım ve şehircilik ilkelerine uygunluğu açılarından irdelenmesini uygun bulmaktadır.
1.Dava konusu 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliklerinin imar mevzuatına, planlama tekniği ve esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygunluğunun değerlendirilmesi:
İmar planları ve çevre düzeni planları kentlerin fiziki biçimlenmesi açısından var olan durum ve eğilimleri bazı amaç ve ereklere göre değiştiren ve düzenleyen belgelerdir. Planlar bu değişiklikler ve düzenlemelerle, kentte yer alan tüm kullanımların dağılımı açısından, kentsel işlevlere yetecek büyüklükte ve sayıdaki araziyi, gelecekteki nüfusu ve gereksinimleri göz önünde tutarak ayırmak hedefi ile yapılırlar.
3194 sayılı İmar Kanununda da yer alan biçimi ile “İmar Planları”, insan, toplum ve çevre ilişkilerindeki kişi ve aile mutluluğu ile toplum yaşamını yakından etkileyen fiziksel çevreyi, sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın koruma ve kullanma dengesini en akılcı biçimde belirlemek amacıyla hazırlanan belgeler olarak ele alınmakta ve bu temel amaç doğrultusunda da söz konusu belgelerin, kent yaşamı içerisinde gereksinim duyulan kentsel fonksiyonların kent bütünü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği üzerinde durulmaktadır. Dolayısıyla kentsel kullanımların kentsel alan üzerindeki dağılım ilkeleri ve mekânsal büyüklükleri öncelikle, bütünsel ilişkiler çerçevesinde belirlenmekte ve kent nüfusu için önem teşkil eden ticaret, sanayi, teknik ve sosyal altyapı ve idari, yönetsel tesisler gibi kullanımların ya da açık ve yeşil alanların kendi iç ilişkileri ve diğer kullanımlarla olan ilişkileri de düşünülerek, öncelikle mevcut ihtiyaçları sağlayacak ve daha da kritik olarak büyüyen kentli nüfusun gelecekte ortaya çıkaracağı taleplere cevap verecek biçimde hesaplanmakta ve konumlandırılmaktadır.
Planlama ilkelerine göre, kamusal alana hizmet veren kentsel fonksiyonların dağılımında özellikle hizmet eşitliği ve kolay erişilebilirliğin sağlanması amacıyla kentsel alanının ya da bölgenin bütününde bir değerlendirme yapılması zorunludur. Bu ilke, kent ve çevresine ait herbir arazi kullanım türünün kentsel alan üzerindeki tasarım ve dağılım ilkeleri ile mekânsal büyüklüklerinin kent bütünü veya planlama alanı için düşünülerek dağıtıldığını ve konumlandırıldığını varsaymaktadır. Nazım İmar Planları, arazi kullanım türleri arasındaki büyüklük, konum ve bütünlük ilişkisini ve bunlar arasındaki ulaşım bağlantılarını ilkesel düzeyde kurarken, Uygulama İmar Planları da mülkiyet ve arazi ilişkileri temelinde tasarım çözümleri üretir ve uygulama araçları geliştirir. Bu ele alış biçimi Nazım İmar Planları ve Uygulama İmar Planlarının birbirini tamamlayıcı niteliğini vurgulamaktadır.
Ancak, planlamanın öngördüğü hedef ve stratejilerin durağan olduğu iddia edilemez. Değişen koşullar, gereksinimler, dengeler ve zorunluluklar nedeniyle arazi kullanım kararlarında değişiklik yapılması gerekliliği ortaya çıkabilmektedir. Zaman içerisinde yeni oluşan şartlar ve gereksinimler nedeniyle plan bütününde kurulan dengelerin yeniden ele alınmasının gerektiği durumlara ilişkin belirli zorunluluklar ve koşullar imar mevzuatında da tanımlanmaktadır.
Plan değişikliklerinin kentsel ölçekte operasyonel müdahaleleri gerçekleştirmek üzere bir araç olarak kullanılması amacıyla 3194 Sayılı İmar Kanunu çerçevesinde tariflenen “Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik”in 3. Maddesi 6. bendinde “plan değişikliği”; “Plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, teknik ve sosyal donatı dengesini bozmayacak nitelikte, bilimsel, nesnel ve teknik gerekçelere dayanan, kamu yararının zorunlu kılması halinde yapılan plan düzenlemeleri” olarak tanımlanmaktadır.
Plan değişikliklerinin hangi durumlarda ve hangi usullerle yapılacağı konusunda “Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik”’in (Değişik:17/3/2001-RG:24345) 27, 28, 29 ve 30. maddelerinde (Eski yönetmeliğin 21,22,23 ve 24’üncü maddeleri);
1.İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişikliklerinin “zorunluluk” olmadıkça yapılamayacağı,
2.İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı kullanımlarından başka herhangi bir amaca ayrılmış olan bir alanın kullanılışının değiştirilmesi durumunda;
Nazım plan ana kararlarını bozucu fonksiyonel değişikliklerin, plan değişikliği yolu ile yapılamayacağı,
Yerleşmenin gelişme yönü, büyüklüğü ve arazi kullanımlarının fonksiyonel dağılımı ve genel yoğunlukları gibi nazım plan ana kararlarının değiştirilmesinin, ancak imar planının yeniden yapılması ile mümkün olabileceği belirtilmektedir.
Dava konusu işlem Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 22.06.2012 tarih ve 854 sayılı kararına göre tescilli Zağnos Camii ve Meydanı Koruma Alanı sınırının ve aynı Kurul’un 11.07.2012 tarih ve 916 sayılı kararına göre hal binasına ilişkin yeni yapılaşma projesinin izdüşümünün 1/5000 ölçekli nazım imar planına ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planına işlenmesini içermektedir. Söz konusu işlem plan değişikliği yoluyla gerçekleştirilmiştir. Anılan plan değişikliğinin bu çerçevede Koruma Kurulu kararı ile Zağnos Paşa Camii ve Meydanı Koruma Alanı ilanı gibi “bilimsel, nesnel ve teknik” bir gerekçeye dayandırılmış olması sebebiyle, aynı doğrultuda ilgili yönetmeliğin “imar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişikliklerinin zorunluluk olmadıkça yapılamayacağı” yönündeki hükmüne de uygun olduğu değerlendirilmektedir.
Nitekim 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 3. Maddesinin a bendi 5 no’lu fıkrasında “Korunma Alanı”: “Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu alan” olarak tanımlanmış, yine aynı kanunun korunma alanı ile ilgili karar alma yetkisinin tarif edildiği 8. maddesine göre “…tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tespiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi Koruma Kurullarına aittir.” hükmü getirilmiştir.
Aynı hükümde “Korunma alanlarının tespitinde, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunması, görünümlerinin ve çevreleri ile uyumlarının muhafazası için yeteri kadar korunma alanına sahip olmaları dikkate alınır.” iadesi yer almaktadır. Söz konusu yetki çerçevesi 10. maddede ise şöyle tarif edilmiştir: “Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir.”
Dava konusu plan değişikliklerinde anılan mevzuat hükümleri gereğince Bursa Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nca 22.06.2012 tarih ve 854 sayılı karar ile “koruma alanı” olarak tescil edilen alana dair tüm plan kararlarının Kurul onayına bağlanması böylelikle bir zorunluluk teşkil etmektedir.
Koruma Kurulu’nun 22.06.2012 tarih ve 854 sayılı kararında “..ekli imar planında sınırları gösterilen alanın, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası’nın 8. Maddesi uyarınca, tescilli Zağnos Paşa Camii ve Meydanı Koruma Alanı olarak belirlenmesine, bu alanda yapılacak olan her türlü projelendirmenin Kurulumuzca değerlendirilmesi gerektiğine ve söz konusu hal binasının strüktür sistemi olarak dikkat çeken ve kent belleğinde yer eden orta bölümünün yükseklik, cephe ve mekânsal özelliklerinin dikkate alındığı ve imar planında meydan olarak düzenlenen alana yapılmak istenen düzenleme ile bütünleşen bir bina yapılmasının uygun olduğuna ve meydana cephe veren binaların yapılacak cephe sağlıklaştırma projesi ile düzenlenmesinin kent bütünlüğü açısından olumlu katkı sağlayacağına” karar verilmiş olduğu gözlenmektedir. Bu karar bölgenin tarihi önem arz eden niteliğinin korunma yetkisini Kurul onayına bağlarken, diğer taraftan Hal Binası’nın kent belleğindeki yerine vurgu yaparak, yapıyı tescile değer bulmamış, ancak izdüşümünün imar planlarına işlenmesi yoluyla söz konusu alanda yeni bina yapılabilmesine olanak tanımıştır.
İzleyen süreçte Kasım 2012 itibariyle hal binasının teknik olarak güçlendirilme olanağı olmaması gerekçesiyle yıkıldığı görülmüştür.
Diğer taraftan 1/1000 ölçekli plan değişikliği öncesinde Zağnos Paşa Camii ve çevresinin “meydan” olarak düzenlenmesine ilişkin planlama kararı söz konusudur. Daha açık bir ifadeyle, dava dosyasında onama tarihine ilişkin herhangi bir bilgi bulunmayan 1/1000 ölçekli Balıkesir Merkez Uygulama İmar Planı’nda 252 adanın üzerindeki tescilli yapı harici tutulan parselleri ile hal binasının bulunduğu 259 ada “meydan” olarak düzenlenmiştir (Harita 3).
Dava konusu edilen 1/1000 ölçekli Balıkesir (Merkez) 19L I- 20M IV Pafta 252 ve 259 No’lu Adalar ve Çevresi Uygulama İmar Planı Değişikliği’nde böylelikle açık alan düzenlemesi (meydan) olarak verilen bir planlama kararı, Koruma Kurulu’nun 22.06.2012 tarih ve 854 sayılı kararına göre koruma alanı sınırı ile hal binası izdüşümünün işlenmesi ile yapılaşmaya yönelik olarak bozulmuş olmaktadır (Harita 4). Nitekim, Koruma Kurulu Kararı uyarınca hazırlanan ve Kurul onayına sunulan yeni hal binası projesi, içerisinde otopark ve dükkân birimlerinin bulunduğu ticaret işlevi ile 11.07.2012 tarih ve 916 sayılı karar ile onaylanmış ve inşa sürecine başlanmıştır (Resim 2 ve Resim 3).
Bu yönüyle bakıldığında, Harita 3 ve Harita 4 karşılaştırıldığında, Kurul kararına göre “meydan” kullanımının “ticaret alanı” kullanımına tahsisinden bahsedilebilecekse de, anılan işlemler 2863 sayılı yasa hükümleri uyarınca gerçekleştirilmiş olduğundan, ve Plan Yapımına Ait Esaslara Dair yönetmeliğin 27. Maddesinde tanımlanan biçimiyle zorunluluk içerdiğinden Bilirkişi Heyetimizce 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin koruma mevzuatına ve imar mevzuatına uygun olduğu değerlendirilmektedir.
Planlama esasları açısından, “planların kademeli birlikteliği ilkesi”ne göre planlar arasında harita ölçeğinden kaynaklanan hiyerarşik bir yapı bulunmakta, bu hiyerarşik yapı içerisinde de plan kararları açısından bir bütünsellik ve tutarlılık aranmaktadır. Bir başka ifadeyle, bu sistem içerisinde planlar üst ölçeklerden başlanarak alt ölçeklere doğru hiyerarşik bir sıra içerisinde yapılmakta ve üst ölçekli plan ana kararları alt ölçekli plan kararlarını bağlayıcı nitelikte olmaktadır. Dava konusu özelinde 1/5000 ölçekte gerçekleştirilen plan değişikliği, anılan planlama ilkesi gereği olarak gerçekleştirilmiştir. 1/5000 ölçekli planda da Koruma
Alanı ve Hal Binası’nın izdüşümü olarak işlenmiş olan alanın, 1/1000 ölçekli plan değişikliğinde de Koruma Alanı sınırları ve izdüşümü çizilen Hal Binası sınırları olarak ifade edilen bir plan kararına dönüşmüş olmasıyla, planların kademeli birlikteliğine uygun olduğu görülmektedir. Bu yönüyle bakıldığında 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile dayanağı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nın uyuşmazlık konusu parsellere ilişkin kısımlarının uyumlu olduğu ve planlar arasındaki hiyerarşiye uygun olduğu değerlendirilmektedir.
Diğer taraftan, şehircilik ilkeleri ve kamu yararı, kent içerisindeki tüm kullanımların belirli bir bütünlük, tutarlık ve denge içerisinde dağılımının esas alınmasını gerektirirken, dava konusu özelinde açık alan (meydan) gibi bir kentsel fonksiyon kararı da salt Koruma Alanı sınırları içerisinde değil, tüm kent bütünündeki fonksiyonel dağılımın ve doluluk-boşluk dengelerinin dikkate alınmasını gerektirdiği düşünülmelidir. Bunun anlamı, dava konusu edilen plan değişiklikleri öncesindeki 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kararlarında açık alan (meydan) kullanımının bütünsel ilişkiler çerçevesinde tarif edilmiş olmasına ve Zağnos Paşa Camii ve Külliyesinin önemini vurgulayacak ve kentli nüfusun gelecekteki taleplerine cevap verebilecek konum ve alansal büyüklük hesaplarına dayanmış olmasına dikkat edilmesi gerektiğidir. Ancak, salt Koruma Alanı sınırları içerisinde değerlendirildiğinde ve Hal Binası gibi kent belleğinde yer ettiği düşünülen bir yapının özel koşullarının dikkate alınması gerekliliği dâhilinde, söz konusu bütünsel yaklaşımın yerini proje özelindeki değerlendirmelere bırakmakta olduğu gözlenmektedir. Koruma Alanı’nda planlama kararları arasındaki bütünsel ilişkilerden bağımsız olarak salt yapısal özelliklere vurgu yapan ve alana getirilecek bir fonksiyonel atamanın kent merkezi işlevleri arasındaki bütünsellik ilişkilerini nasıl farklılaştırabileceğini tarif etmeyen bir plan değişikliği, şayet Koruma Kurulu kararından bağımsız olarak gerçekleştirilmiş olsaydı, özünde nazım plan ana kararlarını bozucu bir fonksiyonel değişiklik olarak nitelendirilmesi gerekirdi.
Bununla birlikte, Koruma Alanı tespitinin plan değişiklikleri öncesi planlama kararları ile çelişmediği söylenebilecektir. Şehircilik ilkeleri ve kamu yararı açılarından, alanın açık alan (meydan) olarak düzenlenmesinin bölgenin kültürel miras niteliğinin kent merkezindeki öneminin vurgulanmasını sağlayacak olması nedeniyle Koruma Alanı tescil kararına uygun olduğu gözlenmektedir. Ancak, Koruma Kurulu kararı ile Hal Binası tescile değer bulunmamış olmasına karşın, kent belleğindeki öneminin yapının mekânsal izdüşümü üzerinden korunması karara bağlanırken, bu kararın hangi fonksiyonel karar ile şekillendirilmesi gerektiği bağlayıcı Koruma Kurulu kararı kapsamında ifade edilmemiştir.
Bu yaklaşımda, Koruma Alanı sınırları ve yapısal özelliklerle sınırlı kalan bir plan kararı, kent genelinde ve merkez alanı özelindeki plan kararları arasındaki bütünsellik ilişkilerinin gözardı edilmesine neden olabilecektir. Nitekim kamu yararı, kent merkezinin odağı konumundaki bir alanın ticari faaliyetler itibariyle doygunluğunun da kayda değer bir veri olarak değerlendirilmesini; yapılaşma anlamındaki bir kararın ise bu doğrultuda kentlilerin gereksinimleri temelinde belirlenmesini gerektirmektedir. Bu hususlara ek olarak, dava konusu plan değişikliklerinin gerekçesini oluşturan Koruma Kurulu kararının, yapılaşma anlamında ilkesel bir tarifle sınırlı kalmış olduğu, yapılaşmayı örneğin kat yüksekliği, kat adedi, kullanım alanı büyüklüğü ve fonksiyon gibi herhangi bir koşula bağlamadığı, salt ilkesel yönlendirmelerde bulunduğu gözlenmektedir.
Bu gerekçeler ışığında, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin plan bütününde arazi kullanım kararları arasındaki bütünsellik ilişkilerinin dikkate alınmaması nedeniyle şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığı değerlendirilmektedir.
2.Zağnos Paşa Camii ve Meydanı Koruma Alanı’nda yapılması planlanan hal binasına ilişkin yeni yapılaşma projesinin ilgili mevzuata ve kentsel tasarım / şehircilik ilkelerine uygunluğunun değerlendirilmesi:
Dava konusu alan Balıkesir Merkez ilçesinin kent merkezinin tam odağı sayılabilecek bir konumda, Zağnos Paşa Camii ve Külliyesi olarak 1461 yılına tarihlenen kültürel miras yapılarının komşuluğunda yer almaktadır. Anılan çevrenin kültürel miras niteliğinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılabilmesi amacıyla 22.06.2012 tarih ve 854 sayılı Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından “Zağnos Paşa Camii ve Meydanı Koruma Alanı” kararı getirilmiştir. Söz konusu karar, alanın kent için farklı öneme sahip olduğunun altını çizmekte, koruma kapsamına sadece tescilli yapıları ve doku bütünlüğü sağlayabilecek çevre yapılaşmaları değil, bunun yanısıra “meydan” olarak nitelendirilmesi istenen açık alan düzenlemelerini de almaktadır (Şekil 1).
Dava konusu edilen 259 adada, Koruma Kurulu 22.06.2012 tarih ve 854 sayılı kararı gereğince, yıkılan Hal Binası’nın izdüşümünün temel alındığı bir yeni yapılaşma öngörüldüğü ve Balıkesir Belediyesi’nce hazırlatılan Yeni Hal Binası mimari projesinin 11.07.2012 tarih ve 916 sayılı Koruma Kurulu kararı ile onaylandığı anlaşılmaktadır. Koruma Kanunu’nun 8. Maddesi uyarınca gerçekleştirilen bu süreçte, Yeni Hal Binası projesinin Koruma Kurulu yetkisi ile şekillendirilmesinin koruma alanı ile ilgili mevzuata uygun olduğu
değerlendirilmektedir. İmar mevzuatı açısından bakıldığında ise, her ne kadar 3194 sayılı İmar kanunu ile Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik hükümleri gereğince, imar planlarında yapılaşma biçimlerinin yapı adalarına özel belirli yapılaşma yoğunlukları, çekme mesafeleri, kullanım türü ve kullanım kararına özel hususlar gibi planlama araçlarıyla tarif edilmesi beklenmekteyse de, Koruma Alanı olarak tescil edilen alanlarda her türlü projelendirme Koruma Kurulu’nun değerlendirme yetkisine bırakıldığından, anılan projenin Koruma Kurulu değerlendirme süreci üzerinden imar mevzuatına uygun olduğu değerlendirilmektedir.
Ancak anılan mimari projenin, şehircilik ve kentsel tasarım ilkeleri itibariyle değerlendirilebilmesi için davacı iddialarında belirtilen kimi hususlara değinmek gerekecektir.
Davacı iddiaları irdelendiğinde, kent merkezinin sıkışık yapılaşma dokusunun meydan ihtiyacını öncelikli kılması, meydanların kamusal kültür mekânı işlevleri ile önemli fırsatlar sunmaları, Koruma Alanı’nda yaşanan gelişmelerin tarihi fırsat değeri taşıması, kent merkezinin ticari doygunluğu gibi temel konular üzerinde yoğunlaşılmış olduğu gözlenmektedir.
Dava konusu projelendirmenin kentsel mekân üzerinde yaratabileceği olası etkiler öncelikle alanın “meydan” niteliği üzerinden sorgulanmalıdır. Meydanların günümüz kentlerindeki işlevi kuşkusuz tüketim odaklı kamusal mekânların varlığında daha önem kazanmaktadır. Nitekim, dünya üzerindeki meydanların ortak özelliği esasen “kamusallık” nitelikleridir. Kamusallıkla ilişkili olarak akla ilk sokaklar gelmesine rağmen, sokakların geçiş mekânı olduğu ve kamusallığın ancak belirli bir oranda yaşanmasına olanak verdiği; öte yandan meydanların çeşitli işlevler çerçevesinde toplumsal etkileşimin sağlanabilmesi, somut ve/veya sembolik toplumsal ritüellerin gerçekleştirilebilmesi için özel olarak tasarlanmış esas ve tek kamusal mekânlar olduğu kabul edilmektedir.1 Oluşan bu kamusallık genellikle meydanın tek kullanıma bağlı kalmasını engellerken, meydanın farklı kullanımlar üzerinden örgütlenen toplumsal ilişkilerin mekânı olmasının önünü açar. Kuşkusuz bu süreçte, toplumsal ilişkilerin güçlendirilmesi için bir olanak yaratılmasını sağlayabilecek meydanlara kent içerisinde gereken önemin verilmesi ve kentsel kamusal kültür mekanları olarak meydanların bir sistematik ilişki dâhilinde planlanması son derece önemlidir.
Dava konusu mahal özelinde Balıkesir kent merkezinin sıkışık yapılaşma dokusu ve kentin meydandan yoksun olması gibi iki asal hususa dikkat çekilmektedir. Mevcut bitişik nizam yapılaşma yoğunluğunun yüksekliği özellikle Balıkesir kent merkezi alanında meydan türü açık alanların varlığını daha önemli kılmaktadır. Özellikle mevcut doku içerisinde Ali Hikmet Paşa veya Şehitler Meydanı (Resim 1) türü meydanların taşıt yükleri ve trafik yolu düzenlemeleri kaynaklı olarak salt kavşak niteliğinde olmaları kent merkezinde meydan kullanımına yönelik gereksinimi artırmaktadır. Bu açılardan bakıldığında, yıkımı öncesinde Hal Binası’nın mimari özelliklerinden bağımsız olarak bölgenin yapılaşma yoğunluğunu kayda değer düzeyde artırdığı görülmüştür. Aynı yapılaşma oranlarının korunması ile bölgenin kent merkezi dokusunun rahatlatılamayacağı açıktır. Davacı iddialarında değinilen ticaret doygunluğunun da bu noktada ayrıca dikkate alınması gereklidir.
Bu noktada Koruma Alanı içerisindeki kültürel miras yapıları ile kent belleğine ilişkin değerlendirmeler önem kazanır. Koruma Alanı özü itibariyle Zağnos Paşa Camii ve külliyesi ve çevresinin muhafaza altına alınması amacını taşımaktadır. Buradaki temel öncelik kent tarihi içerisindeki asal yeri tartışılmayacak olan tescilli anıtsal yapı olarak Zağnos Paşa Camii’nin olmalıdır. Anılan kültürel miras yapısının sıkışık ve yer yer niteliksiz yapılaşma dokusu içerisinde görünür kılınması ve kente kimliğini veren bir yapı olarak değer verilmesinin Koruma Alanı tespitinin gerekçesini oluşturmasına karşın, yeni mimari proje ile alan için başlangıçta hedeflenen “koruma” amacı ile çelişir nitelikte bir yapılaşmaya olanak tanındığı gözlenmektedir. Zağnos Paşa Camii’nin özellikle kuzeyden erişim yönünde yeni bir yapılaşmanın gölgesi altında bırakılması eski Hal Binası’nın kent belleğinde yer eden niteliği ile açıklanmaktadır. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, anıtsal mimari örnek ile yeni yapılaşmanın yarışır nitelikte olmaması gereğidir. Her ne kadar, dava konusu edilen izdüşüm kararı ile “meydan olarak düzenlenen alana yapılmak istenen bir strüktür”ün “kent belleğinde yer edeceği” öngörüsü Koruma Kurulu kararının gerekçesini oluşturmaktaysa da, kent belleğinde eski Hal Binası’na gereken vurgunun yapılabilmesi için farklı çözüm olasılıkları da bulunmaktadır. Bir tasarım meselesi olarak ele alınabilecek konu, mimari projelendirmesi yapılan yeni bir yapının aynı koordinatlarda inşa edilmesi ile sınırlı değildir. Örneğin, İzmir Konak Meydanı’nda geçtiğimiz süreçte yenilenen kentsel tasarım projesi geçmişe yönelik referanslarla doludur. Tarihi Sarıkışla yapısının tarih içinde konumlandığı fiziki hat bir duvar tasarımı ve yönlendirme sistemi ile öne çıkarılırken, dolgu öncesi kıyı hattı bir su ögesi ile vurgulanmıştır. Keza, kimi batı kentlerinde endüstrisizleşme süreci sonucunda atıl kalan eski sanayi ve depo alanlarının kente kazandırıldığı kentsel dönüşüm projelerinde, söz konusu alanların geçmiş kullanımlarına referans veren tasarım unsurları kimi zaman bir açık alan sürekli sergisinde, kimi zamansa farklılaşan zemin döşeme malzeme ve formunda kentlilerin kullanımına sunulmaktadır. Bu tür tasarım olasılıkları sayıca çoğaltılabilir. Ancak esas olan, kentlilerin belleğinde yer eden bir kullanım biçiminin kent için son derece önem arz eden bir kültür varlığına, bir başka deyişle, Zağnos Paşa Camii ve külliyesine zarar vermeyecek şekilde düzenlenmesi olmalıdır.
Son olarak 11.07.2012 tarihli ve 916 sayılı Koruma Kurulu kararı ile onaylanan yeni yapılaşma projesinin mimari özelliklerinin Koruma Alanı üzerindeki olası etkilerine değinmek gerekecektir. Yeni yapılaşma projesinin strüktür sistemi olarak dikkat çekmesi ve kent belleğinde yer etmesi için gerekli mimari dilin eski Hal Binası projesindekine benzer makaslar, 12.00 metrelik kot yüksekliği ve planlanan izdüşüme oturması şeklinde özetlenebilecek özelliklerden oluştuğu gözlenmektedir. Ancak yapı projesinin örneğin blok cephe düzeni geçmişe referanslardan yoksun olarak nitelendirilebilecektir. Sahip olduğu mimari nitelikleri ile yeni yapılaşma projesinin tescilli Zağnos Paşa Camii’nin silüetine olumsuz etki bırakacağı düşünülmektedir.
Bu gerekçeler doğrultusunda, Bilirkişi Heyetimiz, Zağnos Paşa Camii ve Meydanı Koruma Alanı’nda yapılması planlana hal binasına ilişkin yeni yapılaşma projesinin kentsel tasarım ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı görüşündedir.
5. SONUÇ
Balıkesir İli, Merkez İlçesi, Karesi Mahallesi 27 pafta, 259 ada, 25 parselde kayıtlı taşınmazla ilgili olarak Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 22.06.2012 tarih ve 854 sayılı kararına göre tescilli Zağnos Camii ve Meydanı’nın Koruma Alanı sınırının ve aynı Kurul’un 11.07.2012 tarih ve 916 sayılı kararına göre hal binasına ilişkin yeni yapılaşma projesinin izdüşümünün 1/5000 ölçekli 19-20 LM no’lu Nazım İmar Planı’na ve 1/1000 ölçekli 19L I ve 20L IV no’lu Uygulama İmar Planları’na işlenmesine ilişkin 02.01.2013 tarih ve 25 sayılı Meclis Kararı’nın iptali istemiyle Balıkesir Belediye Başkanlığı’na karşı açılan davada Bilirkişi Heyetimiz;
Dava konusu 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile dayanağı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nın uyuşmazlık konusu parsellere ilişkin kısımlarının uyumlu ve planlar arasındaki hiyerarşiye uygun olması,
Dava konusu işlemlerin 2863 sayılı yasa hükümleri uyarınca gerçekleştirilmiş olması ve Plan Yapımına Ait Esaslara Dair yönetmeliğin 27. Maddesinde tanımlanan biçimiyle zorunluluk içermesi
Yeni yapılaşma projesinin 2863 sayılı Kanun’un 8. ve 10. Maddeleri uyarınca Koruma Kurulu yetkisi ile şekillendirilmiş olması nedenleriyle 1/5000 ölçekli 19-20 LM no’lu Nazım İmar Planı’na ve 1/1000 ölçekli 19L I ve 20L IV no’lu Uygulama İmar Planları değişikliklerinin yasal mevzuata uygun olduğu;
Ancak:
1-Plan bütününde arazi kullanım kararları arasındaki bütünsellik ilişkilerinin dikkate alınmamış olması,
2-Mevcut bitişik nizam yapılaşma yoğunluğunun yüksekliğinin özellikle Balıkesir kent merkezi alanında meydan türü açık alanların varlığını daha önemli kılması,
3-Dava konusu mahal çevresindeki meydanların taşıt yükleri ve trafik yolu düzenlemeleri kaynaklı olarak salt kavşak niteliğinde olmalarının kent merkezinde meydan kullanımına yönelik gereksinimi artırması,
4-Temel önceliğin kent tarihi içerisindeki asal yeri tartışılmayacak olan tescilli anıtsal yapı olarak Zağnos Paşa Camii’nin olması gerekirken ve anılan kültürel miras yapısının sıkışık ve yer yer niteliksiz yapılaşma dokusu içerisinde görünür kılınması ve kente kimliğini veren bir yapı olarak değer verilmesinin Koruma Alanı tespitinin gerekçesini oluşturmasına karşın, yeni mimari proje ile alan için başlangıçta hedeflenen “koruma” amacı ile çelişir nitelikte bir yapılaşmaya olanak tanınması,
5-Anıtsal mimari örnek ile yeni yapılaşmanın yarışır nitelikte olmaması gereği,
6-Kent belleğinde eski Hal Binası’na gereken vurgunun yapılabilmesi için farklı tasarım çözüm olasılıklarının bulunması,
7-Yapılaşma oranlarının korunması ile bölgenin kent merkezi dokusunun rahatlatılamayacağı ve ticaret doygunluğunun da bu noktada ayrıca dikkate alınması gereği,
8-Sahip olduğu mimari nitelikleri ile yeni yapılaşma projesinin, tescilli Zağnos Paşa Camii’nin silüetine olumsuz etki bırakacak olması
nedenleri ile
A) 1/5000 ölçekli 19-20 LM no’lu Nazım İmar Planı’na ve 1/1000 ölçekli 19L I ve 20L IV no’lu UYGULAMA İMAR PLANLARI DEĞİŞİKLİKLERİNİN
VE
B) Tescilli Zağnos Paşa Camii ve Meydanı’nın Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 22.06.2012 tarih ve 854 sayılı kararı ile belirlenen koruma alanında yapılması planlanan HAL BİNASI İLİŞKİN YENİ YAPILAŞMA PROJESİNİN KENTSEL TASARIM VE ŞEHİRCİLİK İLKELERİNE UYGUN OLMADIĞI kanısına varmıştır.
Karar Yüce Mahkemenizindir.
BİLİRKİŞİ
Doç. Dr. Şebnem GÖKÇEN DÜNDAR
DEÜ. Mimarlık Fakültesi
Şehir ve Bölge Planlama Bölümü
BİLİRKİŞİ
Doç. Dr. Mine TANAÇ ZEREN
DEÜ. Mimarlık Fakültesi
Şehir ve Bölge Planlama Bölümü
BİLİRKİŞİ
A.Murat DEMİRBAŞ
TC. Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürlüğü