1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 94  |
 |
Akın Kurtoğlu
16 yıl önce - Cmt 23 Arl 2006, 18:27
Sirkeci... İETT durakları ve Gar'ın önü...
1983-84 model (egzost borusu altta) MAN solonun filo numarası 4 haneli. 1993'deki değişimden evvel. Sağda görülen direk reklâmındaki; Töbank, Mayıs 1992'de kapatıldı. Solda mavi renkli ÖHO görünüyor. Bir Mercedes-0302 Mavibüs...
10 Temmuz 1992'de Sirkeci tramvay istasyonu hizmete girdi. İnşaatı ise 6 ay kadar evvel başladı. Görünürde inşaatın esamesi okunmadığına göre, tavan; 1991 sonu...
8 Aralık 1988'de İstanbul'daki tüm Mavibüsler'in komple Turuncu renge boyanması kararlaştırıldı. 1990 içinde Mavi renkli ÖHO kalmadı.
Sirkeci-Eminönü yol ağzındaki birahanenin olmamasına bakarak, zaman aralığını daha da daraltabiliriz. Troleybüs telleri henüz yerlerindeler. Temmuz 1984'den evvel. Muhtemelen; 1983-84 döneminde bir bahar mevsiminde, saat 10:00 civarlarında çekilmiş.
Akın KURTOĞLU
|
 |
Oktay Kasman
16 yıl önce - Pts 25 Arl 2006, 20:58
Ben yaşım gereği okula başladığım tarihten itibaren burada fotoğrafı olan otobüslere 1947 den beri binmiştim.İlkokul öğrencisi olduğum 1951 yılında Ameriken Whayt marka otobüsler geldiğinde çok şaşırmıştık.Acaip havalı kornaları vardı.Son durakta bekleyen otobüsün şoförüne; Şoför amca birdaha çalsana diye rica eder, okul çıkışı özellikle korna dinlemeye giderdik.Ne otobüslerdi onlar.Sonra Skoda lar geldi,uzun zaman da onlarla yolculuk yaptık.
|
 |
Akın Kurtoğlu
16 yıl önce - Sal 26 Arl 2006, 21:56
White'ların iç oturma düzenlerini hatırlayabilenler var mı (ve de Fordlar'la Scanialar'ın)
Akın KURTOĞLU
|
 |
Oktay Kasman
16 yıl önce - Çrş 27 Arl 2006, 01:45
1950 li yılların başlarında İstanbulda yollar çoğunlukla, kaba döşenmiş paket taşı da denilen Granit Parke taşları ile ve Arnavut Kaldırımı denilen kaba taşlar ile döşeli idi.Büyük göçler daha başlamadığı için şehrin nüfusu takriben 600.000 civarındaydı.Taşınacak fazla yolcu olmadığı için bu gün Taksim-Tünel arasında çalışan (Nostalji) Tramvayları kafi geliyordu.Sabah ve akşam saatlerinde biraz izdiham olsa bile diğer saatler fazla dolmuyordu.Yukarıda anlattığım gibi,yolların bozukluğu İETT Otobüslerinin sarsıntılı seyahat etmesine sebep olduğu gibi,fazla sarsıntıdan şikayet edenler ve acelesi olmayanlar raylar üzerinde kayar gibi giden Tramvayları tercih ediyorlardı.Bazı yerlerde çift hatlar,tek hata düşüyor,burada da ışıkla karşı karşıya gelen Tramvaylara geç işareti veriliyordu.Benim gibi çok eski Kurtuluşlular hatırlarlar Tepeüstü ile Sinemköy arasında ışık yakıp söndüren bir görevli otururdu.Neyse bir zaman sonra araya da ray döşenince adamcağız kurtuldu.Daha sonraları sabah 8,15 de bir adet Öğrenci Tramvayı Kurtuluş-Eminönü (19 Hat numaralı) arasında çalıştırılır,semtin kızlı erkekli bütün öğrencileri aynı tramvayda okullarına giderlerdi. O Tramvayda yaşanan olayları tek tek yazssam Hababam Sınıfı solda sıfır kalır.Aynı zamanda zannımca ilk burunsuz Skoda Otobüşler de servise konmuşlardı.Neyse bu yazım da herhangi bir sebeple Kilitlenmezsse bir başka sefer o hatıralara da değiniriz.
|
 |
Oktay Kasman
16 yıl önce - Prş 28 Arl 2006, 01:31
15, Sahifeye bakarken Taksim meydanının eski halini ve meşhur Kristal Gazinosunu gürdüm.Çok eski günlerden bir değerli hatıra.Ayrıca İsveç malı Scanıa Vabıs Otobüsleri çok sağlam arabalardı,uzun yıllar hizmet etmişlerdi.O bozuk yollarda bu çok zor bir işti.Direksiyonları sağda idi.
| Alıntı: |
| 1951 model Büssing-Trambus, arkasındaki Magirus-Saturn-II, en arkadaki Skoda-RO... |
Bu otobüsler eski istanbula uzun yıllar hizmet etmiş,konfordan çok sağlamlığa dayalı araçlardı.Fakat Magiruslar daha ayrıcalıklı idi,genellikle asfalt yollarda çalıştırılırdı.Süspansiyonları diğerlerine göre fevkaladeydi.Biletçiler önce ayakta gezerek bilet keserken,sonraları oturarak çalışmaya başladılar.Biletçi o zamanlar otobüsün yetkilisi idi,Şoför onun sorumluluğundaydı.
|
 |
Akın Kurtoğlu
16 yıl önce - Prş 28 Arl 2006, 02:57
| Alıntı: |
| Biletçi o zamanlar otobüsün yetkilisi idi,Şoför onun sorumluluğundaydı. |
Yani bu duruma, dükkânın sahibi olup kasada duran üst ile (biletçi), yanında çalışan ve denetimi altındaki personel (şoför) benzetmesi gözüyle de bakabiliriz.
Akın KURTOĞLU
|
 |
M.Ali Sade
16 yıl önce - Prş 28 Arl 2006, 10:28
Biletçi dediniz de o yıllardan bir fıkra aklıma geldi.Sıkmazsam anlatayım.
Adamın çok haylaz bir oğlu varmış.Bir tahsili de olmadığından doğru dürüst bir işe sahip olamıyormuş. Babasının da ona bir iş açacak durumu yok, ne yapsın ,her gün oğluna bir iş bulup geliyor,yeter ki bir baltaya sap olsun diye.
Bakkalın yanında iş buluyor,oğlan akşama eve geldiğinde bakkallığın ağır olduğunu,sabah çok erken işe gitmek gerektiğini,akşam da gecenin bir yarısı dönmek gerektiğini bahane edip ertesi gün gitmeyeceğini söylüyormuş.
Kasapta iş bulsa bütün gün bıçakla çalışırken bir tarafını kesmekten korktuğunu bahane edip yine gitmeyeceğini söylüyormuş.
Kömürcüye bahane,lokantaya bahane,kahveye bahane derken anneleri adama "Adam,bu çocuk hiç bir işte tutunamıyor,bu yaşa geldi bir baltaya sap olamadı şununla akşama bir konuş bakalım ne istiyor da ona göre bir iş bul bari"demiş.
Oğlan o akşam eve en son bulunan işinden de ayrıldığını müjdeleyerek gelmiş.Yemeğini yedikten sonra babası onu yanına çağırmış."Oğlum gel otur,insanca konuşalım,ne istiyorsun,ne iş bulalım?"demiş.
O da "Baba,ben öyle bir iş istiyorum ki hem bütün gün gezeyim,cebimde b..k gibi para olsun,altımda da araba "demiş.
Adam ertesi gün boyu düşünüp taşınmış ve sonunda aranan işi bulmuş.Akşam da oğluna müjdeyi vermiş."Oğlum istediğin işi buldum"."Ne işi baba?"
Adam cevap vermiş:Otobüs Biletçiliği.Bütün gün geziyorsun,cebinde b..k gibi para,altında araba...
Herkese selamlar...
|
 |
Semih Yaşar
16 yıl önce - Prş 28 Arl 2006, 10:48
Kurtuluş
| Alıntı: |
| Benim gibi çok eski Kurtuluşlular hatırlarlar Tepeüstü ile Sinemköy arasında ışık yakıp söndüren bir görevli otururdu |
Oktay Bey, Kurtuluş, Feriköy troleybüs hatlarını anlatabilir biraz misiniz, Ergenekon Caddesi,
Feriköy son durak. Özellikle Ergenekon Caddesinde troleybüslerin çok şık bir görüntü
oluşturduğunu hayal ediyorum.
Teşekkürler
|
 |
Oktay Kasman
16 yıl önce - Prş 28 Arl 2006, 13:08
196o İhtilalinden sonra başlayan çağdaş şehirleşme özleminin bir sembolü olan Troleybüsler,1980 li yılların ilk yarısına kadar saltanatını sürdürmüştür.1975 sonrası yokluklarını damardan yaşayan kişiler olarak,Troleybüslerin cefasını da uzunca bir zaman çektik.Sn.Ahmet İsvan ın Belediye başkanlığı sırasında uygulamaya konulan Taksim-Zincirlikuyu arasındaki Tercihli Yol uygulaması sırasında sık sık kesilen şehir ceryanı dolayısı ile Taksim - Harbiye arası tercihli yol,gidiş geliş ceryansız kalan Troleybüsler tarafından karşılıklı kapanır ve Otobüsler de arada sıkıştıysa onlar da ceryanın gelmesini beklerdi.En kısa kesinti 2 saat sürdüğüne göre Trafiğin halini siz düşünün.O devirde yaşayanların hali daha hallice değildi.Kulaktan kulaga haberleşmelerle çok uzak yerlerde Geceden benzin kuyruklarına girilir,arabanın içinde tavşan uykusuna yatılarak KARNE ile benzin alınırdı.Diyelim benzin gece 3 te geldi araya kaynayanlara fırsat vermeden,adım adım, bir kilometreyi bulan kuyruklara girerek şayet benzin bitmezsse benzin alınırdı.Aynı olaylar Margarin Sigara ve diğer ihtiyaç maddelerinde sık sık yaşanırdı.Rahmetli Kemal Sunal'ın Bekçi filminin de konusu buydu.Yönetim becerksizliğinden İstanbullulara yaşatılan bu yapay yokluk yıllarının ulaşımı ilgilendiren bölümünün baş rollerinde de Troleybüsler vardı.Zamanın berjer tipi,maroken kaplı koltuklu Banliyö Trenlerinden sonra soğuk,Formika kaplı Troleybüs oturakları İstanbullulara garip gelmişti.Bu araçlarla sollama yapmak özellikle ustalık işiydi.Öndeki parketmiş aracı geçerken çoğunlukla Boynuz telden çıkar,ya Biletçi ya da şoför inerek boynuzu tele denk getirene kadar uğraşırlar,dolayısı ile trafik ve yolcular bir müddet beklerdi.Şimdi yaz günü serin serin seyahat ettiğimiz ,kışın sıcacık İETT vasıtalarını düşündükçe Demek istenirse yapılabiliniyormuş diyorum.Troleybüslerin seferden kaldırılmasına o zamanlar sevinmiştik.Tercihli yola da.Sollama imkanı çok az olduğu için,On araba öndeki yolcunun inip binmesini beklerdik.Otobüsler arka arkaya dizilirlerdi.Tercih tersine olurdu.Neler geldi geçti hamdolsun.
|
 |
Akın Kurtoğlu
16 yıl önce - Pzr 31 Arl 2006, 18:32
wowTURKEY üyeleri arasında; bindikleri en eski model İETT otobüsünü hatırlayabilen var mı? Meselâ benim bindiğimi hatırladığım en eski İETT otobüs modeli; 1951 model Büssing-5500'lerdir (1979'a kadar çalıştılar).
Akın KURTOĞLU
|
 |
sayfa 94  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|