1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 51  |
 |
Akın Kurtoğlu
17 yıl önce - Cmt 13 May 2006, 20:33
İETT İdaresi'nin elindeki ıskartaya çıkan otobüslerin başka amaçlarla kullanılmaları fikri, tâ 1950'lerde ve 60'larda başlamıştı. Daha önceden hizmet dışı bırakılan bir Mercedes-0321HL İETT otobüsü, kaporta boyası ve iç düzenlemesi değiştirilip; "Gezici Dispanser" şekline sokularak, İstanbul'un kenar mahalleleri başta olmak üzere şehrin çeşitli semtlerine gezici sağlık hizmeti götürürken... Muhtemelen 70'lerin sonu...
Akın KURTOĞLU
|
 |
Akın Kurtoğlu
17 yıl önce - Pzr 14 May 2006, 06:01
2075 kapı numaralı 80 model İkarus Solo İETT otobüsü, Yenicami önlerinde, Galata Köprüsü'nü dönmek üzere. Önünde ise bir başka İkarus körüklü... Tarih, 1980'lerin ilk yarısı... Henüz İkaruslar çok yeniler ve İstanbul'un hemen her noktasına sefer yapıyorlar. 1236 araçlık filonun; 495'i İkarus otobüslerden oluşuyor o yıllarda (305'i solo, 190'ı körüklü)...
Akın KURTOĞLU
|
 |
ümit 806
17 yıl önce - Pzr 14 May 2006, 14:51
| Alıntı: |
| 2075 kapı numaralı 80 model İkarus Solo İETT otobüsü, Yenicami önlerinde, Galata Köprüsü'nü dönmek üzere. Önünde ise bir başka İkarus körüklü |
Resimde ileride gözüken körüklü otobüste bizim şimdikilerde olan 3. kapı yok, daha önceki mesajlardan Istanbul'da 3 kapılı körüklü Ikarus'ların da çalıştığını okumuştum da hangi kapının eksik olduğunu ilk bu resimde gördüm 2. kapı ile son kapı arasında epey büyük bir mesafe ve bir de körük kısmı var, iniş binişlerde sorun olmuyor muydu bu ? Yani otobüsteki kapısız alanın büyüklüğü neredeyse iki kapılı mercedes 302'lerin boyundan fazla imiş, o arada 5 cam bir de körük var, iki kapılı 302'lerde iki kapı arasında 5 cam vardı yanlış hatırlamıyorsam.
Bu arada kapı yerleşimi bakımından en beğendiğim otobüsler MAN SG-220'ler, ikinci kapı epey ileride, ön kapının 3 cam sonrasında. İnsanı ilerlemeye teşvik ediyor.
|
 |
Akın Kurtoğlu
17 yıl önce - Pzr 14 May 2006, 15:07
Evet, hakikaten de nedense o yıllardaki ilk parti 3 kapılı gelmişti. 2. ile 3. kapılar arası çok uzun bir mesafeydi. İnsanlar uzun yol gideceklerse ikinci vagonda, kısa mesafe gideceklerse 1. vagonda dururlardı. Arka vagonun inişleri hep en son kapıdan yapılırdı. Gerçi o güne kadar hep 2 kapılı otobüslere alışık olan İstanbullular'a çok da anormal gelmemişti bu uygulama. Büssing-U47D'ler de upuzunlardı, Leylandlar da, Mercedes-0302-12RST'ler de... Arkadan binip önden inmek azap olurdu o kalabalıkta. Fakat bir sene sonra 4 kapılılar gelince millet çok şaşırmıştı. Tam 4 kapılı bir otobüs (Aman Allah'ım!...)
Ümit üstadın çok iyi hesapladığı gibi, gerçekten de 5 tam cam ve bir de körük mevcuttu. İç yerleşim plânında herhangi bir farklılık yoktu. Yine ilk vagonun bitim yerine yakın karşılıklı yan oturma yerleri vardı. Arka vagonda ise, şimdiki 4. kapının olduğu arada tekli ve çiftli koltuklardan iki sıra mevcuttu. Önce tekli bir koltuk, arkasında çiftli bir koltuk sırası... Yani 3 kişilik ek bir oturma yeri vardı. Ayrıca, arka vagonun sol kısmında yan oturma yerinden sonra ardarda 2 adet de tekli koltuk vardı. Yanı sahanlık olduğu için, bu en arka koltuk pek beğenilmese de (çünkü, hemen yanıbaşınızda yolcunun biri kafanızın arkasına kolunu atarak yolboyu bu şekilde seyahat eder, sizi de illet ederdi ), en ön tarafı, bilhassa viraj dönerken pencereden görmek heyecanlı oluyordu. Trenlerde olduğu gibi, aracın dışını içeriden görebilmek memnuniyeti Bunlar bile, o günler için heyecan verici şeylerdi.
Tutunma boruları şimdikiler gibi siyah değil, beyaz metaldendi. Körüklerin rengi de bir kısmında kahverengiydi. Bu 3 kapılılar toplam 110 adettiler. 1600-1709 arasında filo numaraları mevcuttu. Ardından 1980'de gelen 4 kapılılar ise 80 adet olup; 1710-1789 arasında kodlanıp, çoğunlukla Anadolu yakası ve Köprü geçişli hatlara tahsis edilmişlerdi.
Akın KURTOĞLU
|
 |
ümit 806
17 yıl önce - Pzr 14 May 2006, 15:26
| Alıntı: |
| Ayrıca, arka vagonun sol kısmında yan oturma yerinden sonra ardarda 2 adet de tekli koltuk vardı. Yanı sahanlık olduğu için, bu en arka koltuk pek beğenilmese de (çünkü, hemen yanıbaşınızda yolcunun biri kafanızın arkasına kolunu atarak yolboyu bu şekilde seyahat eder, sizi de illet ederd |
Akın üstâdım, sanırım en arka kapının hizasındaki sahanlıktan bahsediyorsunuz. 91 model körüklü Ikarus'ların 130'unda da bu iki tekli koltuk vardı. Eskiden 91-841'den sonraki otobüsler Sarıgazi Garajı'ndan başlayarak Anadolu Yakası'na dağıtılmışlardı ve Anadolu Yakası'ndaki bütün 91 model körüklü Ikarus otobüslerden (90 otobüs) bu iki tekli koltuk söküldü (180 koltuk). Ben 1996-1997 yıllarında Maslak YTÜ kampüsüne giderken 91-840 ve öncesi filo numaralı otübüslere 41 Mecidiyeköy - Sarıyer hattında çok bindim ve o otobüslerde arkadaki iki tekli koltuğun durduğunu farkettim. O zamana kadar Solo'lardaki arka sahanlıkta dik tutunma demiri varken körüklülerde niye olmadığını çok merak ediyordum çünkü bu kısım çok savrulmasına rağmen tutunacak yer bulamıyorduk. Çünkü körüklülerde yan koltukların bitimindeki sahanlığı başlatan dik demir ve dolayısı ile yan koltukta oturanın dayanabileceği, o dik demirden otobüsün yan cephesine bağlanan yatay demir de yoktu. Koltuklar sökülünce yan koltukların yan tarafı tamamen demirsiz bir boşluk olarak kalıyordu. Daha sonra 841-852 arasındaki otobüsler de Avrupa yakasına geçti. Hasanpaşa Garajı da elindeki 21 körüklü Ikarus'ta bu arka sahanlık ile yan koltukları ayıran dik demirler monte etti ama bu demirlerin ucu sololardaki gibi tavana değil, daha arkaya doğru ilerleyen yatay, 2. vagon boyunca gelen tutunma demirine monte edildi. Yenilenmemiş Ikarus körüklülerde bu koltukların yerdeki ve yan cephedeki metal kısımdaki vida yerleri görülebilir. İETT yerdeki civataları koltukları söktükten sonra tekrar yerlerine takmış ki, içleri pislikle dolmasın.
Şimdi yenilenen körüklü otobüslerde İETT ikinci vagonda genellilkle o iki koltuktan tekini koyuyor.
|
 |
Akın Kurtoğlu
17 yıl önce - Pzr 14 May 2006, 15:35
İkarus 280.25'lerin yerleşim plânı şu şekildeydi:
3. kapının yerindeki yerleşim ev en arka sol koltuklar ile diğer detaylar yukarıda görüldüğü gibiydi...
Akın KURTOĞLU
|
 |
ümit 806
17 yıl önce - Pzr 14 May 2006, 16:13
Evet bu resim benim kafamda canlandırdığım gibi. Bahsettiğim sökülen koltuklar da arka kapının karşısındaki en son düz tekli koltuklar.
(+)
Bu resim Doğalgazlı Solo Ikarus İETT otobüslerinin birinden alınma. Doğalgazlı otobüslerin de en arkasında 2'li 2 sıra koltuk vardı ve İETT bu koltukları da söktü. Resimde mavi çembere aldığım civatalar sökülen koltukları yere tutturan civatalar. Yeşil çembere aldığım delikler koltukların diğer taraflarını yan cepheye tutturan civata-somun çiftlerinin delikleri. Kırmızı çembere aldığım tutunma demiri körüklü Ikarus'larda yok dediğim, Hasanpaşa Garajı'nın sonradan otobüslerine taktığı demirler. Bu demirler doğalgazlı otobüslerde ön tarafa daha yakın. Normal solo Ikarus'larda tam iki pencerenin arasında. Yine normal solo Ikarus'larda o çizdiğim mavi çemberden daha arkaya doğru, tam sahanlığın ortası gibi bir yerde bir dik tutunma demiri daha var. Körüklü Ikarus'larda o demir de yok. Körüklülerde mavi çembere aldığım civatalar hem sökülen koltuklar tekli oldukları için yan cepheye daha yakın, hem de tutunma demiri ve yan koltuklar daha geride, arkaya daha yakın yerde bittikleri için arkaya daha yakın. Bu arkaya sıkışmışlıktan ve arka köşedeki metal sütundan dolayı körüklülerdeki en arka tekli koltuk otobüsün arka köşesine kırmızı ile çizdiğim fazlalık bir metal levha yardımı ile monte edilmişti. Yenilenmeyen 91 model körüklü Ikarus'larda o metal levha da görülebilir.
|
 |
Akın Kurtoğlu
17 yıl önce - Pzr 14 May 2006, 16:23
Ümit üstad, mükemmel bir keşifte bulundu. Dedektif gibi olayın üzerine giderek, meseleyi aydınlattı...
Bu arada, 79 model İkarus 280.25'lerin kapılarının en arkaya konulması yeriner, arka vagondaki imkân dahilindeki 2 pencereden (3 değil, çünkü biri tekerleğe denk gelmekte) hangisinin yerinde olsaydı daha mantıklı olurdu? Sorusunu sordum kendime ve en arkadaki garip kalan kapıyı biraz daha öne yürütmeye çalıştım... Böylece mümkün mertebe homojen bir mesafe kalmasını sağlamaya çalıştım.
Akın KURTOĞLU
|
 |
onur orhon
17 yıl önce - Pzr 14 May 2006, 16:33
Bu bölümde son günlerde Ikarus model otobüslerle ilgili değerlendirmeler ağırlık kazanmış bulunuyor. Bunlara katkı amacıyla bir iki bilgi aktarmak istiyorum. Son Ikarus'lar 1994 yılında alınmıştı. Bu tarihten sonra Macaristan'ın Avrupa Birliği macerası ile birlikte özelleştirme rüzgarları ağırlık kazanmış ve Ikarus'un değişikşehirlerdeki üç fabrikası ayrı ayrı satılmıştır.
Geçtiğimiz günlerde bunlardan Debrecen kentind eolan fabrikayı gezme olanağım oldu. Yeniden Ikarus alt yapısı ile gelişen teknolojiyi de dikkate alarak MJT markası altında çift katlı otobüs üretimine başlıyorlar. Bu amaçla İstanbul özel halk otobüsleri için üretilen 3 adet prototip çift katlı da önümüzdeki günlerde İstanbul'a getirilecek. Ayrıca körüklü ve standart otobüse yönelik çalışmalarda var.
Bir başka ek bilgide İETT filosuna 450 Citaro ile birlikte satın alınmasına karar verilen çift katlı otobüslerde Macaristan'da üretilecek ve 2007 başından itibaren İstanbul'a gelecek. Bu konuda da her türlü anlaşma ve ödeme tamamlanmış bulunuyor.
|
 |
ümit 806
17 yıl önce - Pzr 14 May 2006, 17:05
Akın üstadın kapı yeri tasarladığı son resimlerini görünce aklıma geldi, şöyle muzip muzip bir düşündüm, tekerleğe denk gelmeyen her yer kapı olsaydı ne olurdu diye kafa yordum.
Önce kafamda şu aşağıdaki resim canlandı.
Sonra aklıma şu geldi : 93 model Ikarusların bir kısmı ile Doğalgazlı Ikarus'ların kapıları açılırken asla tam açılmazlar ve birbirlerine de çarpmazlar. Meselâ MAN solo ve körüklü kapıları açıldıkları zaman sonuna kadar açılırdı ve otobüsün dışında kapı birbirine çarpmasın diye kapı kanatlarının üst ve alt köşelerine mantar tabancalarının mantarlarını andıran lastikler vidalanır, otobüsün içinde de basamak boşluğunda kapı arkasına kaynatılan V şeklindeki bir demir üzerine bu mantara benzeyen lastiklerden vidalanırdı. Tabi zamanla otobüs içerisindeki lastikler ayak vb. darbeleri ile (akıllı adamın ayağının orda işi olmazdı ama o lastiklere zarar veren çıkardı) dağılır, orada kalan vida başı da kapıya zarar verirdi. İşte Ikarus otobüslerde bu tür lastiklere hiç gerek olmadı. Açılırken kapısı çarpan Ikarus çok nadirdir zirâ çoğunun kapısı tam açılmaz. 4 kapı kanadı genişliğindeki giriş çıkışlar kapıların tam açılmaması nedeni ile 2.5-3 kapı kanadı genişliğine düşer. Halbuki MAN'larda (Mercedes 345 ve Citaro'ların kapıları akordion kapı dediğimiz türden olmadığı için karşılaştırmıyorum bile) kapılar tam açıldığı için kapı girişi tüm genişliği ile kullanılabilirdi. Şimdi yenilenen Ikarus otobüslerde durum daha da vahim. İki kanat açılınca bile tek kanat açılmış gibi boşluk kalıyor ve yarım açılan kapı ile tutunma demirinin arasından ikisine de sürtünerek inmek gerekiyor. Tabi "sen kilo almışsındır" da diyebilirsiniz bana 
|
 |
sayfa 51  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|