güler bey; saydığınız saymadığınız birçok şehir ve ülke gördüm, kimseye de çamur atmaya çalışmıyorum. Şimdi desem (bir büyükerşen destekçisi olan) size büyükerşen mükemmel mi diye, hayır dersiniz (rasyonel olarak), işte ben o yanlışlarından bahsediyorum. Kendisinden hiç haz etmem, bu kadar da açık sözlüyüm ama kişileri hata ve sevaplarıyla değerlendiririm. Şehrimin açık hava tapınağı şeklinde, kalabalık, hayvanlarla vs. dolu bir görüntüye sahip olmasından, her baktığım yerde bir heykel olmasından rahatsızım. Diğer arkadaşların dediklerine de son derece katılıyorum. Bakın odunpazarı evlerini ne güzel yaptı, bizden birşeylere sahip çıkmalı, kendi sanat anlayışını dogmatik bir şekilde şehri babasının malı gibi kullanıp yaymasına son derece karşıyım. Trafik olarak da toplu taşımaya önem verdiği, bu şekilde toplu ulaşımın rahatladığının farkındayım fakat şehirde o kadar çok yol trafiğe kapandı ki alternatifsiz kalan yollarda beklemekten başka çare kalmadı ki trafik tramvay gelmeden çok daha akıcıydı.. Her ne kadar anlayışsız ve saygısız halk otobüsü şöförleriyle uğraşıyor olsaydık da bir otogara Atatürk caddesinden 35 dakikada gidilmiyordu..
Bir de, heykellerden şikayet etmeyi kültür, sanat vs. den anlamamak ve herşeye karşı olmak olarak değerlendiren arkadaşın bence gülmeden önce kendini sorgulaması lazım..
Benim kendimi sorgulamama gerek yok dar görüşü olanlar sorgulasın kendini, heykellere açık hava tapınağı deyip geçenler sorgulasın kendini Büyükerşen i haz etmeyenler sorgulasın. Eskişehir in eski halini hiçmi görmediniz iki eylülü,porsuk çayını. Trafikte beklediğin süre en kalabalık yerde 30 dakika o da saat 17.30 civarı yani herkesin işten çıktığı saat. Diğer saatlerde şehrin bir ucundan diğer ucuna 25 dakikada rahatça gidilebilir. Odunpazarı evleri güzel oldu diğerleri güzel olmadı! neden olmadı ?bizden birşeylere sahip çıkılmadı bu yüzden mi olmadı ? Biraz farklı olmak lazım herşey eskiye sahip çıkmakla olmuyo. Diğer şehirlerden gelip o heykellerin önünde fotğraf çektiren insanların Eskişehir e hayranlıkla bakmaları ztn şehrimizin farkını ortaya çıkartıyo. Her baktığım yerde heykel gördüğüm için çok mutluyum birçoğu aynı şekillerde olsa bile.
Nede olsa İlklerin şehri Eskişehir işte heykelleriyle tramvaylarıyla taraftarıyla..
Fikirlere saygısızca davranmak (gülüp geçmek) sanırım kendini "gelişmiş görenlerin" en büyük sorunu. Halbuki gelişmiş, kültür ve medeniyete ermiş gerçek kişiler karşısındakini saygıyla dinler gülüp geçmez. Burada siyasi bir çekişme ortamı çıkarmaya çalışmayın. Ben size büyükerşeni siz de sevmeyin diyor muyum? Seven sevsin, bana ne, benim sevmememden size ne? Zaten herkesin bu konuda bir görüşü mevcut, benimki size uymadı diye, bana saygısızlık etmek ne haddinize..
Görüşüm açık ve nettir; güzel şehrimdeki lüzumsuz, tonla heykelden çok rahatsızım, şehir açık hava tapınağı ya da büyükerşenin (babasının malı) sergisi gibi, kalabalık, her yer hayvan figürleriyle dolu, bu hale gelmesinden çok rahatsızım, bu kadar heykel dikeceğine şehre biraz ağaç dikseydi, ovanın ortasındaki güzel şehrim, yeşillik şirin bir yer olurdu..
PS: Doğma büyüme esk.liyim, hayatım akarbaşı, deliklitaş, kırmızıtoprak ve polatkan'da geçti, geçiyor..
Heykel sanatina hayran olan biri olarak,bu Eskisehir'deki HEYKEL FURYASI bence artik cigrindan cikti demek geliyor icimden.
Heykeller sehre gercekten farkli bir hava katiyor,cok yakisiyor.
Fakat her kose basinda,ayni renkte( ustelik altin sarisi,tam Dubai işi ),ayni tarzda adeta ayni fabrikadan cikmis cam siseler gibi(ki gercektende heykellerin tamami ayni atolyeden )birbirinin
kopyasi heykeller olunca durum biraz degisiyor.
Malesef bu heykeller cok yapmacik,havadan pat diye inmis gibi, hic bir estetik yani yok bence.
Ne bileyim sanki Disneyland'dan getirilmis plastik animasyon kahramanlari gibi.Canlilik,gerceklik hissi vermiyorlar.
En azindan farkli materyal yada farkli renklerde olmaliydi. Tek tip Ataturk heykellerinden pek bir farklari kalmamis suanda bu heykellerin.
Bazi heykel ornekleri mesela;
[/img]
Demek istedigim farki renklerde,farkli tarzlarda heykeller olmasi daha iyi.