Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
İstanbul Saraçhane - Şehzadebaşı Camii
123 ... 343536   sonraki »

ANA SAYFA -> İSTANBUL
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 1
Aydinsert
12 yıl önce - Çrş 02 Şub 2005, 13:01
İstanbul Saraçhane - Şehzadebaşı Camii


Kanuni Sultan Süleyman’ın genç yaşta ölen oğlu Şehzade Mehmet adına Mimar Sinan tarafından yapılmıştır.
Kanuni Sultan Süleyman’ın ve Osmanlı İmparatorluğu’nun en parlak devrinin büyük mimarı Mimar Sinan, Şehzade Camii ve külliyesini 1544-48 tarihleri arasında dört yılda tamamlamıştır. Koca Sinan daha sonraları yaptığı bir değerlendirmede “Şehzade çıraklık, Süleymaniye kalfalık, Edirne Selimiye de ustalık eserimdir” diyecektir. İşte Şehzade Camii Sinan’ın mimari dehasındaki ana devirler olan bu üç abide eserin ilk basamağıdır.

Yarım kubbe problemini ilk defa ele aldığı bu camide Mimar Sinan dört yarım kubbeli ideal bir merkezi yapı meydana getirip, Rönesans mimarlarının rüyasını gerçekleştirmiştir.Cami kare planlı olup, üstü yarım küre şeklinde bir büyük kubbe ve bunun etrafında dört yarım kubbeyle örtülmüştür. Dört köşede yarım küre, dört de küçük kubbe vardır. Bütün kubbeler dört büyük fil ayağı üzerine oturur. Mimar Sinan’ın eserlerinde görülen sadelik ve tezyinat bu camide de görülür.

Şehzade Camii’nin büyük dış avlusu altı kapılıdır. Caminin cümle kapısı duvarının iki yanındaki ikişer şerefeli çift minaresi yapının en dikkat çeken bölümlerindendir. Diğer cami ve minarelerdeki sadelik burada yoktur. Koca Sinan’ın bu minarelerdeki tezyinatı emsalsizdir.



(+)




(+)


 

(+)


Kubbe Sevdamız tüm hızıyla devam ediyor...
 

(+)




TolgaTek
12 yıl önce - Pts 07 Şub 2005, 16:07

Ben de hemen yanındaki İmaretlerin bir fotoğrafını yükliyeyim.



(+)


Öndeki Şehzadebaşı Mektebi, arkadaki de Dede Efendi İmareti. Şehzade Camii'nin külliyesinin parçalarını oluşturuyorlar.


Bu binalar Şehzade Camiinin hemen yanındaki Vefa Lisesine giden Dede Efendi İmaret Cadde'sinde, Damat İbrahim Paşa Medresesinin arkasındalar.


esra_okur

12 yıl önce - Çrş 09 Mar 2005, 00:44

türk mimarlık tarihi dersim için bir ödev hazırlamıştım
dileyen okusun- camiyle ilgili bir derleme şeklinde oldu:

ŞEHZADE KÜLLİYESİ

İstanbul
Yapım Tarihi: 1543-1548
Mimar: Mimar Sinan

Giriş:
Şehzade, Osmanlı’da padişah sülalesinin erkek evlatlarına verilen sıfattır. Oğlu Şehzade Mehmed’in adını taşımasına karşın, Kanuni Sultan Süleyman’ın külliyeyi kendisi için yaptırmaya başladığı, padişah olmasını dilediği oğlunun ani ölümü üzerine O’na adadığı tahmin edilmektedir (1543-1548). Mimar Sinan’ın inşa ettiği ilk selatin külliyesidirve ilk anıtsal yapısıdır. Cami, medrese, sıbyan mektebi, tabhane, ahır, kervansaray, muvakkıthane ve türbelerden oluşur.

Mimar Sinan:
Osmanlı tarihinin, aynı zamanda da Osmanlı mimarlığının en yüksek çağı kabul edilen 16. yüzyıla damgasını vurmuştur. Türk mimarlık tarihinin en tanınmış kişisi Sinan’dır.
“Mimarbaşı olduktan sonra yaşamının sonuna kadar 477 yapı ve onarımın tasarlayıcısı ya da sorumlusu olmuştur. Bunların 300 kadarı İstanbul’da ve çevresindedir. Kanuni Sultan Süleyman’a yaklaşık 28 yıl, 2. Selim’e 8 yıl, 3. Murad’a 14 yıl hizmet etmiş olan Sinan’ın yaklaşık elli yıllık mimarbaşılığı döneminde yıl başına sekiz yapı düşmektedir. Bunların bir bölümü yıllarca süren büyük külliyelerdir. Bu nedenle sözkonusu 477 yapının ne kadarının doğrudan kendi elinden çıkmış olduğu bilinmemektedir. Ancak saraydaki ve İstanbul’daki inşaatlardan imparatorluğundan her yöresindeki inşaatlara bütün ayrıntılarıyla sorumlu olduğu açıktır. Hem tasarımcı, hem bayındırlık ve imar bakanı hem de yapı polisidir.
Tezkiret’ül-Bünyan’da verilen listeye göre Sinan, İstanbul’da ve İstanbul’a bağlı kazalarda
85 cami, 43 medrese, 29 hamam, 22 saray, 19 türbe, 6 kervansaray, 6 darûlkurra, 5 sukemeri, 3 darûlhadis, 3 ambar, 2 darûşşifa, 2 köprü, 2 mahzen, 1 tıp medresesi, 1 imaret, 1 su toplama havuzu, 1 saray mutfağı yapmıştır.¹” İstanbul’daki Şehzade Mehmet ve Süleymaniye Külliyeleri, Edirne’deki Selimiye Külliyesi Osmanlı mimarlığının önemli yapı grupları ve Sinan’ın mimarlığının, kendi adlandırmasıyla, dönüm noktalarıdır. “İlginç olan bu kadar sayıda eser veren bir insanın, kendini bu kadar az tekrarlamasıdır².”
Konum:
Eminönü İlçesi'nde, Şehzadebaşı semtindedir. Eski Saray’ın (bugünkü İstanbul Üniversitesi’nin bulunduğu alan) hemen yakınında, Fatih ve Bayezid külliyelerinin arasında, kente hakim bir düzlükte yapılmıştır.

Cami:
Dört yarım kubbe ile desteklenen bir merkezi kubbe ile örtülüdür. “Kare içine oturan haçvari plan tipolojisinin Osmanlı mimari geleneği çerçevesindeki gelişiminin son noktasıdır. Bu gelişimin bir önceki adımları Edirne’deki Üç Şerefeli Cami, eski Fatih Camisi ve Üsküdar’daki Mihrimah Sultan camilerinde görülür.¹”
Mimar Sinan daha sonra inşa ettiği Süleymaniye ve Selimiye camilerinde Şehzade Camisi’nden daha ileri mimari çözümlemelere ulaşmışsa da, Şehzade Camisi plan şeması Sultanahmet Camisi, Yeni Cami gibi 17. yüzyıl camilerinde beğenilerek kullanılmıştır.
Şehzade Camisi’nde şadırvan avlusu ve cami kitlesi iki eş karedir. “Kubbe çapı 19 m, kubbenin zeminden yüksekliği 37 m dir. Merkezi kubbe pandantifli kare bir baldaken oluşturur.¹” Kubbeyi taşıyan dört ayakların çok fazla yer kaplamamasıyla mekan bütünlüğü sağlanmaya çalışılmıştır. Örtü, yarım kubbeler ve eksedralarla yapı kanatlarına ulaşır. Dışarıda, büyük orta kubbenin oturduğu kare kısmın dört köşesine ve yarım kubbelerin yanlarına dört ağırlık kubbesi konularak kemerlerin açılması önlenmiştir. Bunlar camiye aynı zamanda kademe kademe yükselme vermiştir. Yan galeriler yoktur ve böylece mekân daha fazla bir bütünlük kazanmıştır. Sadece hünkar ve müezzin için küçük birer mahfil bulunur. “Örtünün eğrileri ile planın doğruları küresel geçit öğeleri ve mukarnaslarla birbirleriyle buluşurlar. Masif duvarların yerine Osmanlı mimarlığında ilk kez dış mimaride revak kullanılmıştı. Yan revaklar iki kareden oluşan harem ve avlu planına bir ek olarak akıtılmıştır ve avlu yönünde minareler sonlanır.¹” 2’şer şerefeli bu minareler oldukça zarif bezemeye sahiptir.
Şehzade Cami’sinin simetrik modülasyonu avluda da kendini gösterir. “Şadırvan avlusu da cami gibi 5x5 modüle bölünmüştür. Kubbe açıklığına eşit olan açık bölüm 3x3 modül olarak açık bırakılmıştır. Kubbe büyüklükleri ve yükseklikleri aynıdır. Osmanlı mimarlığının en dengeli avlularından biridir.¹” Merkezde bulunan sekizgen şadırvan yaklaşık bir modül büyüklüğündedir. Revak kubbelerinin büyüklükleri birbirine eşit, yükseklikleri birbirne eştir ve hemen cami planındaki köşe kubbelerle aynı büyüklüktedir. “Bu yüzden Şehzade Cami avlusu Beyazıd Cami avlusu ile birlikte Osmanlı Mimarisinde bulunan en dengeli ve güzel avlularından biri sayılır.¹” Mermer ve somaki kaidelere oturan revak sütünları 12 adettir. Revakları örten kubbelerin sayısı da 16’dır.
“Bezeme özellikleri açısından özgün bir yapıdır. 15. yüzyıldan itibaren başlayan yalınlaşma eğiliminin dışına çıkmıştır. Çokrenkliliğin vurgulanışı, yapının dış profillerine getirilen bezemesel öğeler, minarelerin yüzey bezemeleriyle benzersiz yapıdır. Mihrap, minber ve müezzin mahfili mermerdendir.¹”

Türbe:
“Şehzade Mehmed’in türbesi camiden daha önce bitirilmiştir. Sonraki yıllarda eklenen çeşitli türbelerle bu alan bir hazireye dönüşmüştür. Şehzade Mehmed türbesi, Osmanlı mimarlığının en güzel mezar yapılarından biridir. Bilinçli bir bezeme endişesi görülür. Mermer, breş ve terrakotta ile polikrom bir kaplamaya sahiptir. Tek kubbe ile örtülü sekizgen bir yapıdır. Üç açıklıklı, düz saçaklı revaklı bir girişi vardır. Kubbe yivleri sıklaştırılmış ve derinleştirilmiş; silindirik tambur, yivli bir sütun tamburu niteliği kazanmış, bir palmet dizisiyle sonlandırılmıştır.Külliyenin en erken tamamlanan yapısıdır.¹”

Medrese:
“Dış avlu duvarının kuzeydoğu duvarını oluşturur. Asimetrik bir planı vardır. Bir dershane ve yirmi hücreden oluşur. Dershanesi kıbleye dönüktür. Aynı zamanda mescit olarak da kullanılmak üzere bir mihrap nişi vardır. Girişin karşısına bir eyvan yerleştirilmiştir. Camide olduğu gibi çokrenkli taş ve palmet dizisiyle süslenmiştir.¹”

Sıbyan Mektebi:
“Dış avlunun güneyindedir. 7.50 m çapında tek kubbe ile örtülüdür. Dershane ocaklı, kubbeli tek bir mekândır. Özgün revaklı girişi günümüze ulaşmamıştır.¹”

İmaret:
“Külliyenin güneyindedir. Bir avlu çevresine yerleştirilmiş mutfak, yemekhane, ambar ve kilerlerden oluşur.¹” İmaretin helaları avluya bitişiktir.

Tabhane:
“Sıradışı bir plana sahiptir. Caminin dış avlusundan girilen asıl tabhane, iki eşit ama bağımsız bölümden oluşur. Bölümler, bir giriş holüne açılan dört odalı konut planındadır. Odalar kubbeli, dikdörtgen planlı; orta sofalar ise kubbeli ve aydınlık fenerlidir.¹”

Sinan’ın mimarisi, büyük bir yapıcılık mirası ve kuralları üzerine gelişmiştir. Sinan’a Şehzade Mehmet Külliyesi’ni inşa emri verildiği zaman, kubbeli cami mekanının, Ayasofya şemasının yinelenmesi dahil, hemen bütün aşamaları geçilmişti. Hem büyük çaplı kubbelerin taşıyıcı sistemle olan boyutsal ilişkileri sayısız örnekte denenmişti., hem de kubbe, yarım kubbe, köşe kubbesi, duvardan ayrılmış taşıyıcı, yani kubbeli çardak motifinin mekan içindeki bağımsız tavrı ortaya konmuş ve Sinan’ın görebileceği örnekler başkentte inşa edilmişti. Osmanlı mimrisi, Bursa ve Edirne2deki başlangıcından bu yana, kesintisiz bir çizgide, oldukça değişik şemalar ve yavaş yavaş kişilik kazanan öğelerle, örneğin sadece Osmanlı dönemine özgü minareler, pencereli duvarlar ve mukarnaslı nişler ve Beyazid Cami’sinde görülen keskin modüler tavırla olgunlaşmıştı. Şehzade Camisi bu nedenle Türk mimari tarihinde bir dönüm noktasıdır. Çünkü Sinan ilk kez bu büyük projede, kendisine kalan mirası yoğurup yeni bir söylem getirmiştir.




En son esra_okur tarafından Çrş 09 Mar 2005, 01:02 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


esra_okur

12 yıl önce - Çrş 09 Mar 2005, 01:00



(+)




(+)





(+)





(+)





(+)





(+)





(+)


Aydinsert
12 yıl önce - Pts 14 Mar 2005, 19:06



(+)




sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
123 ... 343536   sonraki »
ANA SAYFA -> İSTANBUL