Cemali.. http://www.cemali.com/mainpage.html
Cem ve Ali, iki kardesin kurdugu grup..
Cemali “Duymak Istiyorum” isimli ilk albümleriyle 1995 yilinda Türk dinleyicisiyle bulustu. Müzik tarzlari ve anlatim üsluplariyla bir anda dikkatleri üzerlerine çeken ikili müzigimizde yeni bir alternatif olarak tanindilar. “Cilali Tas Devri Bitti simdi Cemali Vakti” diye baslik atan bir köse yazari Cemali’nin müzik sektöründeki yenilikci önemini vurguladi. Daha simdiden klasikleslmis olan “Duymak Istiyorum”, “Simdi Hayallerdesin” ve “Sever Misin O Zaman” parçalari, Dj ve Vj lerin vazgeçemedikleri favorileri arasinda yer aliyor.
Cemali, 1996 yilinda Amerika’da dünya müzik marketlerinde satisa giren “WHIRL” isimli albümlerini piyasaya sundular. Amerikan medyasinda “Dünya müzigine açilan ilk modern Türk müzigi sanatçilari” olarak tanimlandilar. Cemali’nin Amerika’da verdigi konserler, katildigi festivaller, gazete, radyo ve tv programlari yabancilar tarafindan büyük ilgi toplamakta. “WHIRL” albümü Dünya Müzigi tarzinda yayin yapan radyo ve tv lerde devamli yayinlanmakta.
Aslen Malatya'lıdır. Babasını 17 yaşında kaybeden oyuncu İzmir’de, Konak Belediye Tiyatrosu’nda kursiyer olarak başladı. Daha sonra tiyatroyla yeni tanışan Evrim Akın Müjdat Gezen Sanat Okulu'na girdi.
Kariyeri[değiştir]
İbo Show'da çeşitli skeçlerde yer aldı. İlk televizyon deneyimi olan Eltiler'de Fitnat karakteriyle dizi hayatına başladı. Show TV'de yayınlana İbrahım Tatlıses'in yazıp yönettiği İmparator adlı dizide Çiçek karakterini canlandırdı. Daha sonra çeşitli dizilerde oynayan Evrim Akın, asıl ünü Avrupa Yakası adlı dizide buldu. Canlandırdığı Selin Yerebakan karakterinin kullandığı "Ohaaa falan oldum yani", "kal geldi yaa" gibi repliklerle özdeşleşti. Daha sonra Bez Bebek dizisinde Nana rolünü oynadı. Ardından Koca Kafalar TV'de sunuculuk yaptı. Daha sonra tv8'de Uzman Avı adlı bir yarışma programı sundu. 2011-2013 yılları arası Atv'de Alemin Kıralı adlı bir dizide Jülide karakterini canlandırmıştır.
Oyunculuk[değiştir]
Sinema
Yıl Film Rolü Notlar
1998 Kimsecikler Semiha
2005 Şaşkın Zeynep
Televizyon
Yıl Dizi Rolü Notlar
1997 Eltiler Hande
2000 İmparator Çiçek
2001 Nisan Yağmuru Kiraz
2002 Canım Kocacığım Lara
2003 Estağfurullah Yokuşu Gümüş
Analık Derya
Şizofren Aşk Zeynep Gülfer
2004 Avrupa Yakası Selin Yerebakan
2005
2006
2006 Memleket Hikayeleri - Ana Beni Eversene Handan Karadağ
2007 Bez Bebek Nana
2008
2009
2010
2011-2012 Alemin Kıralı Jülide Mermercin
Tiyatro
Yıl Oyun Rolü Notlar
1995 Yarın Başka Koruda Ayşegül eser: Melih Cevdet Anday
Bir Yaz Gecesi Rüyası Peri eser: William Shakespeare
Oyunculuk Sınavı Nina eser: Anton Çehov
Sevgili Doktor Linda eser: Anton Çehov
1997 Tükürür Kaçarım Betül eser: Uğur Uludağ ve Gökhan Semiz
2000 Renkler Krallığı Kraliçe eser: Ender Yasever
Sunuculuk[değiştir]
Akşam Yıldızı (2005) Star TV
Koca Kafalar TV (2007) Kanal D
Ford Boyard (2007) FOX
Uzman Avı (2009) tv8
HİKMET TANRIVERDİ İHKİB (İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği) Başkanı
1962 yılında Malatya’da doğmuştur. İstanbul Haydarpaşa Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Marmara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun oldu.
1975 yılından beri, tekstil ve hazır giyim sektörünün içinde bulunmaktadır. Bugün, konfeksiyon, hammadde üretim ve ihracat şirketleri, dış ticaret sermaye şirketi ve otomotiv sektöründe faaliyet gösteren şirketlerden oluşan İnci Grup Yönetim Kurulu Başkanlığı görev ve sorumluluğunu üstlenmektedir.
Hikmet Tanrıverdi, 1976 yılında kurulan Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) üyesi, 1986 yılında kurulan Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) üyesi, Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneğinin (KYSD) kurucu üyesi ve kurucu başkanı olup, konfeksiyon yan sanayicileri derneğinde 1995 - 1999 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmıştır. Ayrıca, İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB)’nde Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmıştır. 1996 - 1998 yılları arasında İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyeliği yapmış olup çok ortaklı olarak kurulan GİSAD Dış Ticaret A.Ş.’nin kurucularındandır. 1997 – 2000 yılları arasında GİSAD İcra Kurulu Başkanlığı ve 2000 – 2002 yılları arasında ise Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmıştır.
Hikmet Tanrıverdi, 1998 - 2000 yılları arasında Merter Sanayici ve İşadamları Derneği (MESİAD) kurucu üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmıştır. 1998 yılında kurulan Malatyalı İşadamları Derneği (MİAD) kurucu üyeliği ve 1., 2. ve 3. dönem olmak üzere üç dönem Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı yapmıştır. Hikmet Tanrıverdi, 1998 - 2005 yılları arasında İstanbul Ticaret Odası’nda (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi, 1996 yılından itibaren Meclis Üyesi, 1999 - 2001 tarihleri arasında Engelliler Federasyonu Yönetim Kurulu As Başkanı, Doğu Yatırım Holding Anonim Şirketi Kurucu ortağı ve 2001-2005 yılları arasında Yönetim Kurulu Üyesi, 2001 - 2006 yılları arasında Malatya Spor Kulübü Başkanlığı ve 2007-2009 yılları arasında Malatya Sivil Toplum Örgütleri Birliği (MASTÖB) Başkanlık görevlerini yürütmüştür.
Makedonya Cumhuriyeti Malatya Fahri Konsolosu, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Vakfı, Vakıf Üyeliği, Malatya Eğitim Vakfı (MEV) vakıf üyeliği, Kastamonu Holding Anonim Şirketi kurucu üyesi ve ortağı olup, şu anda şirkette herhangi bir görevi bulunmamaktadır. WUSHU Federasyon Yönetim Kurulu Üyesi, İstanbul Hazır giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKIB) Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçilmiş olup halen görevine devam etmektedir.
Fuat Kozluklu (d. 1965, Malatya), gazeteci ve sunucusu.
Gazeteciliğe 1982 yılında Malatya’da yerel günlük Görüş gazetesinde başladı. Meslek yaşamına 1983 yılından itibaren İstanbul’da Cumhuriyet gazetesinde devam etti. 1985 yılında Sabah gazetesinin kuruluşunda muhabir kadrosunda yer aldı. 1989 yılında Cumhuriyet gazetesine döndü. Türkiye’de çalıştığı dönemde uluslar arası haber ajansları için foto muhabirliği de yaptı.
1990 yılında yabancı televizyon kanalları için Türkiye ve Ortadoğu’daki gelişmeleri takip eden Bağımsız Basın Ajansı ‘nda (BBA) kamera asistanı olarak televizyon dünyasına adım attı. Aynı yıl Körfez Savaşı’na Irak’ın Kuzeyinde tanıklık etti. Savaşın ardından Saddam Hüseyin yönetimine ayaklanan Kürtlerin başkaldırısını kameraman olarak belgeledi. Kürtlerin başarısızlığıyla sonuçlanan başkaldırının ardından yaklaşık yarım milyon kişi kaçarak Türkiye’ye sığındı. Bu kaçışa kamerasıyla tanıklık eden dünyanın sayılı gazetecilerinden biri oldu.
1991 yılı sonbaharında Türkiye’den ayrıldı ve 1991-2006 yılları arasında ABD’nin başkenti Washington D.C. merkezli gazeteci olarak mesleğini sürdürdü. Cumhuriyet gazetesinin yanı sıra TRT, Star TV, NTV, TV8 ve Power FM’in temsilciliğini yaptı.
2002-2005 yılları arasında Washington'da Amerika'nın Sesi Radyo ve Televizyonu Türkçe (VOA) servisinde muhabir, sunucu ve editörlük yaptı.
2006 yılında Türkiye’ye döndü ve kuruluşundan itibaren (2007) haber kanalı 24’te 2008 Haziran ayına dek gece kuşağı sunuculuğunu yaptı.
2008 yılı Haziran ayında Türkiye’nin 4 büyük televizyon kanalından biri olan atv’de haber sunucusu olarak çalışmaya başladı. Temmuz ayının ikinci haftasından itibaren de atv Ana Haber Sunucusu oldu.
27 mayıs 2009 tarihi itibariyle reytinglerin düşük düşük olması neden gösterilerek atv ile ilişkisi kesilmiştir ve Fuat Kozluklu avukatı Süleyman Eren ile atv'ye işe iade davası açmıştır.
Televizyon haberciliğinde adını duyurduğu haberlerinin başında ise terör örgütü PKK'nın lideri Abdullah Öcalan'ın yakalanıp Türkiye'ye getirildiğini Dünyaya duyuran ilk gazeteci olması geliyor. Bir başka ilki de 17 Ağustos 1999'daki Marmara Depremi’ni sarsıntıdan 2 saat kadar sonra bölgeye ulaşıp 20’nci yüzyılın en büyük doğal afetleri arasında sayılan trajediyi canlı yayında dünya televizyonlarına aktaran gazeteci olmasıdır.
Belleklerde yer eden tarihi haberleri arasında 1992 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın talimatıyla Iraklı Kürt liderler Celal Talabani ile Mesut Barzani'ye Türk diplomatik pasaportu verildiğini ortaya çıkarması da bulunuyor.
1991 Körfez Savaşı ile 2003 Irak’ın ABD öncülüğündeki uluslar arası güçler tarafından işgaline Irak topraklarında tanıklık etti. Pakistan'da darbeyle yönetime el koyan General Pervez Müşerref'in röportaj verdiği ilk gazetecilerden birisiydi.
Bugüne kadarki meslek yaşamında İran ve Irak’tan Afganistan ve Etiyopya’ya, Bosna-Hersek ve Kosova’dan Ermenistan ve Pakistan’a kısacası dünyanın onlarca ülkesinde darbelerden, savaşlara, göçlerden, depremlere ve çok sayıda uluslar arası anlaşmaya değin tarih sayfalarına geçen bir dizi sürecin yakın tanıkları arasında yer aldı.
1988 yılı 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamaları sırasında İstanbul'da polis kurşunuyla öldürüldüğü belirlenen Mehmet Akif Dalcı adlı gencin 4 Mayıs'ta cenazesinin kaldırılışı sırasında çıkan olaylarda fotoğraf çektiği için Çevik Kuvvet polislerince sol kolu kırıldı.
Birçok meslek örgütü tarafından yılın başarılı habercisi ve sunucusu olarak ödüllendirildi. Ayrıca sansursuz.com ve reklam_link.com adlı haber sitelerinin de sahibidir.
2008 yılı Haziran ayından itibaren ATV Ana Haberi sundu. 27 Mayıs 2009'da "İyi sunamadığın için reytinglerde 4'üncüyüz" denilerek işten çıkartıldı. Tazminatsız işten çıkarıldığı için İstanbul 5. İş Mahkemesi'nde dava açan Kozluklu, haklı bulundu ve mahkemeden işe iade kararı çıktı. Mahkeme, Fuat Kozluklu'nun hazırlamadığı ve sadece sunduğu haber bültenleriyle öncesinde Mehmet Barlas'ın sunduğu bültenlerin reytinglerini de karşılaştırarak ATV'nin işten çıkartma gerekçesini haksız buldu. Kozluklu ise mahkemede, "atv Haber'i layıkıyla, en iyi şekilde sundum. Ancak içeriğinin hazırlanmasına karıştırılmadım. Reytinglerdeki başarısızlık bana atfedilemez. Ben başarıyla elimden geleni yaptım" dedi. Kozluklu'nun argumanlarını haklı bulan mahkeme de işine iadesi yönünde karar aldı. Mahkeme ayrıca Fuat Kozluklu'ya tazminat ödenmesine de karar verdi. Yargıtay'a taşınan süreçte Fuat Kozluklu, kuruluşundan itibaren çalıştığı haber kanalı 24'e dönüş yaptı. 18 aylık bir aradan sonra Aralık 2009'da eski kanalı 24'e dönen Kozluklu, hafta içi her gece 23:00 ile 00:30 arasında Moderatör olarak günün gelişmelerini sundu, konuklarıyla yorumladı. Kozluklu 1 Nisan 2012'de TGRT Haber kanalıyla anlaştı.
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Günseli Özen Ocakoğlu
Doğum Malatya, Turkiye
Milliyet Türk
Meslek Yazar, gazeteci
Günseli Özen Ocakoğlu, Zaman Gazetesi yazarı, Rota Yayıncılık yönetim kurulu başkanı, Marketing Türkiye genel yayın yönetmeni.
2007 yılından beri Zaman gazetesinde daha çok pazarlama ve reklam üzerine yazıları ile öne çıkan yazar, bunun yanı sıra kişisel gelişim, girişimcilik, nitelikli yönetim ve kariyer üzerine odaklanan kitaplar basan Rota Yayıncılık'ın yönetim kurulu başkanıdır.
2002'den bu yana Türkiye'nin en yetkin reklam ve pazarlama dergilerinden olan ve Rota Yayıncılık bünyesinde yayınlanan Marketing Türkiye'nin de genel yayın yönetmenidir.
Yönetimde Mükemmelliği Arayanlara isminde bir kitabı 2007 senesinde Rota Yayıncılık'dan okuyucuyla buluşmuştur. Başarı Tesadüf Değildir , Başarı Hala Tesadüf Değil ve Başarı Hala Tesadüf Değil 2 adlı kitaplarında iş dünyasının önde gelen isimleriyle Zaman Gazetesi için yaptığı röportajları toplayıp yorumlamıştır.
1958 yılında doğdu. Malatyalı 7 kardeşli bir ailenin üyesi. İstanbul’a, İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi’nde okumaya geldi. Ertesi Ankara Hukuk Fakültesi’ne girdi. Anka Ajansı’nın İstanbul ofisinde çalışmaya başladı. 1981 yılında Dünya gazetesine girdi. Daha sonra Para Dergisi ve Ubay’da çalıştı. 3 yıl Tercüman’da görev yaptı. 1984 yılında Hürriyet’e girdi. Başbakanlık Basın Yayın’ın bursuyla 6 aylığına İngiltere’ye gitti. Dönüşünde yeni kurulan Söz gazetesinin dört yazı işleri müdüründen biri oldu. Milliyet’e geçti. 5 yıl Milliyet’te görev yaptı. 1992’de Hürriyet’e transfer oldu. Hürriyet Ekonomi Müdürü oldu. Köşesinde ekonomi yazıları yazıyor.
HAKKINDA YAZILANLAR
Gözünün yaşına bakmaz, doğruyu söyler Boş bulunduğun anda, dank diye
FERAİ TINÇ
Hürportreler Hürriyet 2002 İlavesi
Vahap'ın Doğrucu Davut'luğunu, üslubundaki yumuşaklığa bir isyan gibi taşıması, her şeyden önce haberciliğinden kaynaklanıyor.
K ORİDOR sohbetleri sırasında Vahap'ın önünde durmayın. Ya yanına oturun, ya da ilk bakışta dikkatini çekmeyecek bir yer seçin kendinize. Hiç acımaz. Gerçeği söyleyiverir: ‘‘Sen yine şişmanlamışsın.’’
Ya da ‘‘Amma yaşlandın bugünlerde!’’
Onu tanıtmaya bu sözlerle başlamak ne anlama geliyor?
Patavatsız olduğunu mu ima ediyorum? Hayır. Kesinlikle hayır.
Yoksa kırıcı olduğunu mu söylemeye çalışıyorum. İnanın değil.
Ekonomi servislerinin, üç kişiyle gazete binalarının minicik odalarına sığdığı günlerden beri tanıdığım Vahap Munyar, aslında bir denge adamıdır.
İlişki cambazıdır.
Servis yönetmek kolay bir iş değildir. Hele de ekonomi servisini.
En ufak bir hatayı kaldırmaz o sayfalar. Örneğin borsa sayfaları, benim gibi paradan puldan anlamayanlar için hiçbir şey ifade etmezler ama, yüz binlerce gözün satır satır izlediği o sayfalarda bir rakkam oynadı mı ortalık karışır. Hiç kimse fark etmese, patronlar fark eder.
Ekonomi haberleri de öyle. Herkesin herkesi çok iyi tanıdığı, kurt gibi izlediği, birbirine bakarak pozisyon aldığı bir dünyanın haberlerinde hatalı bir başlık, hiç tahmin edilmedik sonuçlara yol açabilir.
İşte ekonomi servisinin yöneticiliğini saçıp dökmeden, üstelik de servisini sürekli güçlendirerek ve de yazı işlerinin güvenini kazanarak başarıyla sürdüren Vahap Munyar, nasıl olur da bazen, en son söylenecek lafı en başta söyler?
Hatta bu, hiç söylenmemesi gereken bir laf da olabilir pekala, ‘‘Amma da yaşlanmışsın’’ gibi.
Bu sorumun yanıtını Vahap yazı yazmaya başladıktan sonra bulabildim.
Köşe yazarları kendi aralarında ikiye ayrılır.
Haberci köşe yazarları ve fikir adamları.
Haberciler kendilerini hemen belli ederler. Ey okuyucu, ‘‘ben zaten demiştim, iki gün önce yazmıştım, daha önceden bilmiştim’’ demezler pek.
İddialarını, mutlaka bir haberle desteklemek gerektiğini düşünürler.
Yazılarındaki heyecan haberdir. Habersiz, yazı yazsalar içleri rahat etmez. Gerçeğin ipini elinden kaçırıverme korkusu, okuyucuya saygıyı, kendi saygınlığını korumayı fanatiklik haline getirmiş habercilerin saplantısıdır.
İşte Vahap'ın ‘‘Doğrucu Davut’’luğunu, üslubundaki yumuşaklığa bir isyan gibi taşıması onun her şeyden önce haberciliğinden kaynaklanıyor.
Kemal Derviş'in, ‘‘Hazirandan itibaren piyasalar rahatlayacak’’ açıklamasından henüz geri adım atmadığı o haziran ayında yazdığı bir yazısında Vahap ‘‘Alkışlar arasında bu hafta bir milyar dolar gitti... Doların her bir liralık yükselişi cepteki lirayı hemen eritiyor’’ diyordu. Demekle de kalmıyor tablonun üzerindeki pembe tülü, örnekleriyle çekip alıyor, tablonun pembe olmadığını ortaya çıkartıveriyordu.
Vahap kimsenin gözünün yaşına bakmaz, doğruyu söyler. Hem de en boş bulunduğunuz anlarda, dank diye. Bana göre haberciliğinden kaynaklanıyor bu, kimine göre ise Malatyalı olmasından. Hem de en hasından bir Malatyalı.
Cebrail Mungan kimdir?
1971 yılında Malatya'da doğdu. İlk, Orta ve Lise tahsilini Malatya'da tamamladı. Van 100.Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu. Evli ve üç çocuk babasıdır.
Van Bölge Tiyatrosunda dört yıl kurucu üye ve oyuncu olarak görev yaptı.(1992)
NFK Kanlı Sarık oyununda oyuncu olarak görev yaptı. Andrew Sheva'nın Arka Bahçe oyununda yer almış, Murathan Mungan'ın oyunlarında görev üstlenmiştir. Bilgesu Erenus'un Misafir adlı oyununda ve yine kendisinin yazıp yönettiği Ağar Kabare tiyatro oyununda yer almıştır. Adalet Davası adlı yayımlanmamış bir oyunu bulunmaktadır.
1995 yılında İstanbul' gelen yazar Cebrail Mungan TRT2'de Şükrü Demirci'nin asistanı olarak göreve başlamıştır.
İstanbul'a geldikten sonra tiyatro çalışmalarına devam eden yazar Cebrail Mungan, Dilek Türker Tiyatrosunda, Mümtaz Sevinç vasıtasıyla AKM'de birçok oyunda sözleşmeli oyuncu olarak görev almıştır.
TGRT Telekritik, TGRT Haber, Star TV'de çeşitli programlarda görev almış, Kanal D'de Spor ve Magazin Haber Editörlüğü yapmış olan yazar Cebrail Mungan, Kanal D'de program koordinatörü olarak çalışmış, Sabah Sabah Seda Sayan programında Metin Yazarlığı, Çeşitli TV'lerde Editör ve Program Koordinatörlüğü yapmış ve Pozitif Yapım adlı şirketin kurucusu olarak kendi işine başladıktan sonra 17-18 adet Eğlence, Haber, Aktüel programları olarak birçok Televizyon kanalına Dış Yapım projesi kapsamından hizmet vermiştir.
Cebrail Mungan şiire hayatı boyunca yazmış olduğu yaklaşık 250 adet şiirin arasından 75 çeşit şiirini seçerek kitaplaştırarak başlamış oldu.
Yaşamının her evresinde karşılaştığı zorluklar, sosyal meselelere duyarsız kalamamasının yansımasını şiirlerine dökmüştür.
Cebrail Mungan'ın yayımlanmak üzere beklettiği roman ve deneme çalışmaları bulunmaktadır. Önümüzdeki günlerde Paradoks Yayınları'ndan yayımlanacaktır.
Cebrail Mungan kendisini kesinlikle şair olarak tanımlamamaktadır. Ancak yaşanan hayatın içerisindeki olayların ve toplumsal gözlemlerindeki başarısının yıllarca muhabirliğinin yanında haber koklama özelliği ve takibindeki hassasiyeti ile yaşamasından ötürü karşılaşmış olduğu bütün vakıalara ve duygulara duyarsız kalmamak adına şiire dökmüştür. Acı-keder, sosyal meseleler, müşahede ettiği ve tecrübe ettiği şekliyle sevgilerin karşılık bulmaması, dostluk, ahde vefa ve inanç meselelerinde hissettiği duygularını şiir olarak kaleme almıştır.
Cebrail Mungan şiirlerini kitaplaştırmasındaki tek amacı hayatındaki bütün farklılıkların paylaşılması olduğunu söylüyor. Sadece otobüste seyahat halinde ilham gelerek veya havalimanında beklerken ya da Nişantaşı'nda bir kafede kahvesini yudumlarken, elinde bir çiçek sevgiliyi beklerken ilham neticesinde yazmadığını söylüyor yazar. Şiir için gerekli olan bir takım duyguların olmasını gerektiğini söyleyen yazar, sadece romantik hayallerin içinde ya da yaşanmamış bir anın ilham getirmesi gibi sıradanlığın içinde olmayarak realitenin hayata yansımalarını yazdığını söylüyor.
Paradoks Yayınlarından çıkan Cebrail Mungan'ın şiir kitabı Toprağın Yağmuru Beklediği Yerdeyim 25 Mart'ta Türkiye genelinde kitap satılabilen her noktada raflarda siz okurlarıyla buluşuyor.
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Abdullah Kiğılı, (d. 20 Nisan 1943, Malatya)[1]) ünlü Kiğılı giyim mağazaları zincirinin kurucusu ve sahibi ayrıca Fenerbahçe Spor Kulübü başkanvekili olan iş adamıdır. Aynı zamanda İstanbulspor, Güreş Federasyonu, Kayak Federasyonu ve Futbol Federasyonu'nda yöneticilik yapmıştır. 1997'de kısa bir dönem Futbol Federasyonu Başkanı da olmuştur.
Biyografisi[değiştir]
Kiğılı 1943 yılında Malatya'da doğmuştur. 9 yaşında iken ailesi İstanbula göç etmiştir. Babası tekstil işiyle uğraşmaktaydı.[2]
Orta ve lise öğrenimini İstanbul Erkek Lisesi'nde bitirmiş, 1959'da Sultanhamam'da bir kumaş mağazasında iş hayatına başlamıştır.
1965 yılında Kiğılı markası ile gömlek ve pantolon üretimine başlamıştır. 1969 yılında İstiklal Caddesi'nde şimdiki Kiğılı mağazasını açmış, 1973 yılında Beymen Beyoğlu mağazasına ortak olmuştur. 1980 yılında Kiğılı Konfeksiyon Fabrikası'nı kurmuştur. Bu tarihten itibaren fabrikasında Almanya ve Hollanda'ya erkek takım elbise fason üretimi yapmıştır. Ayrıca ürünlerini Türkiye genelinde 300 bayi aracılığıyla satar hale gelmiştir. 1995 yılından itibaren toptan satışlarını kaldırmasıyla, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde toplam 180 mağaza aracılığıyla satışlarını sürdürmektedir.