Dini konularda sorgulayıcı olmayı doğru buluyormusunuz ?
Evet
71.8%
[173]
Hayır
28.2%
[68]
Toplam Oy : 241
Atila@Kara
11 yıl önce - Çrş 25 Nis 2012, 14:49
Alıntı:
Hz. Adem , yeryüzünde ilk insan ve ilk peygamber, bütün insanlarin babasi'dir.
Cesitli memleketlerden getirilen topraklari melekler su ile camur yapip, insan sekline koydular. Mekke ile Taif arasinda 40 yil yatip salsal oldu. Yani pismis gibi kurudu. Önce Muhammed aleyhisselamin nuru alnina kondu. Sonra Muharrem'in onuncu Cuma günü ruh verildi. Her seyin ismi ve faydasi kendisine bildirildi. Boyu ve yasi kesin olarak bildirilmedi. Allahü tealanin emri ile bütün melekler, Adem'e secde etti, ama Iblis (seytan) kibirlenip, bu emre karsi geldi ve secde etmedi : « Hani biz meleklere (ve cinlere): Adem'e secde edin , demistik. Iblis haric hepsi secde ettiler. O yüz cevirdi ve büyüklük tasladi, böylece kafirlerden oldu »(Bakara, 34) . Hz. Adem 40 yasinda Firdevs adindaki Cennet'e götürüldü. Cennet'de yahut daha önce Mekke disinda uyurken, sol kaburga kemiginden Hz. Havva yaratildi. Allahü teala onlari birbirine nikah etti. Yasak edilen agactan unutarak ve Iblis'in oyununa gelerek önce Havva, sonra Adem aleyhisselam yedikleri icin Cennetten cikarildilar. Adem aleyhisselam Hindistan'da Seylan (Ceylon) adasina, Havva ise Cidde'ye indirildi. 200 sene aglayip yalvardiktan sonra , tövbe ve dualari kabul olup, hacca gitmesi emr olundu: «Sonra Rabbi onu seckin kildi; tevbesini kabul etti ve dogru yola yöneltti »(Ta'ha, 122) . Arafat ovasinda Havva ile bulustu. Kabe'yi insaa etti.
Hz. Adem her sene hac yapardi. Arafat meydaninda veya baska meydanda , kiyamete kadar gelecek cocuklari belinden zerreler halinde cikarildi. «Ben sizin Rabbiniz degil miyim ?» diye soruldu. Hepsi «Evet » dedi. Sonra hepsi zerreler haline gelip, beline girdiler. Yahud belinden yalniz kendi cocuklari cikti. Sonra Sam'a geldiler. Burada cocuklari oldu. Neslinden 40.000 kisiyi gördü. 1500 yasinda iken cocuklarina peygamber oldu. Cocuklari cesitli dillerde konustu. Cebrail aleyhisselam 12 kere geldi. Oruc, her gün bir vakit namaz ve gusül abdesti emredildi. Kendisine kitap verilip, fizik, kimya, tip, eczacilik, matematik bilgileri ögretildi. Süryani, Ibrani ve Arabi diller ile kerpic üstüne cok kitap yazildi. Bir rivayete göre 2000 yasinda iken Cuma günü vefat etti. Hz.Havva 40 sene sonra vefat etti. Kabirlerinin Kudüs'de veya Mina da Mescid-i Hif'de veya Arafat'da oldugu rivayetleri vardir.
Habil ile Kabil
Habil ile Kabil Hz.Adem'in ogullarindan ikisidir. Habil'in Allah'a yaptigi kurban'in kabul edildigi ve kendi kurbanin Allah tarafindan kabul edilmedigi icin Kabil, Habil'i öldürür ve böylece dünyada ilk kâtil olma makamina mazhar olur. Sonra bir kargadan görüp Habil'i yerin altina gömdü. Allahü teala Kur'an-i Kerimde mealen buyuruyor ki : « Allah nezdinde Isa'nin durumu, Adem'in durumu gibidir. Allah onu topraktan yaratti. Sonra ona «OL !» dedi ve oluverdi »(Al-i Imran, 59) . Burada deginilen durum, Hz.Isa'nin ve Hz. Adem'in babasiz dünyaya gelmeleridir (M.K.). Peygamberimiz Muhammed (S.A.V.) Hz. Adem hakkinda : « Allahü teala Adem'i (aleyhisselam) yeryüzünün her tarafindan aldirdigi topraktan yaratti. Bu sebeple zürriyetinden siyah, beyaz, esmer, kirmizi renkte olanlar oldugu gibi, bazilari da bu renklerin arasindadir. Bazisi yumusak, bazisi sert, bazisi halis ve temiz oldu » (Hadis-i serif, Müsned-i Ahmed bin Hanbel) buyurmustur.
Hz. Ademin yaratılışı Kuran'da (ayrıca Incilde ve Tevrat'ta) bu şekilde anlatılıyor. Tanıdığım koyu hrıstiyan Almanlar var. Onlara Hz. adem ve dolayısıyla insanlık bakın bu şekilde yaratılmış desem, biraz abartarak söylim 'gülmekten yerlere yatarlar'. Halbuki bir müslamana 'insanlik bu şekilde yaratılmış olamaz bunu mecazi anlamda görmek lazım' derseniz sizi direk iblis ilan ederler
Adem ile Havva'nın yaratılışındaki ilginçliklere girmeden önce şunu hatırlatmakta fayda var diye düşünüyorum...
Müslüman ülkeler içersinde demokrasisi ve ekonomisi en gelişmiş olan ülke Türkiye'dir. Diğer birçok müslüman ülke çağımızın tahminen 500 yıl gerisinde yaşıyor. Ve biz bugün diğer müslüman ülkelere nazaran daha iyi durumda isek bunu Atatürk'ün ülkeyi batı standartlarını örnek alarak kurmasına borçluyuz.
Atatürk'e devleti dini esaslara göre kurmadığı için şükretmeliyiz
Atatürk'e devleti dini esaslara göre kurmadığı için şükretmeliyiz
Bunu yazıp bir de tapınma ibaresi koymuşsunuz ama benim bildiğim verdiği nimetler için sadece ve sadece Allah'a şükredilir.
Zaten Allah'a şükretmeliyiz demek istiyor sanırım.
[quote]Zaten Allah'a şükretmeliyiz demek istiyor sanırım[quote]
Bahsi geçen cümle ''Atatürk devleti dini esaslara göre kurmadığı için şükretmeliyiz'' şeklinde olsaydı haklısınız derdim ancak kurulan cümle ''Atatürk'e devleti dini esaslara göre kurmadığı için şükretmeliyiz'' şeklinde olduğu için fikrimi belirttim,aradaki fark gayet açık ve net sanırım
Din çok tartışmalı bir konu. Dünyada bir dine inanan herkes benim dinim en doğrusu der. Hristiyanlara sorarsanız onlara göre de Müslümanlar kafir şimdi.
Ben kendi inancıma göre dini sadece bir metod olarak görüyorum. İnsanın hedefine ulaşmasına yardımcı olan bir metod, bir yol olduğunu düşünüyorum. Bana göre Semavi dinler bizlere yukarıdan bizleri yaratan tarafından gönderilmiştir, Musevilikten önceki diğer dinler ise insanların kendi başlarına buldukları, kuşaktan kuşağa aktarılmış metodlardır. Ben dinlerin hepsinin aynı şeyi amaçladığını, aynı yere yol gösterici olduklarını düşünüyorum. Ama bütün problem herkes kendi dinini tek doğru din olarak gördüğü için oluyor.
Gelgelelim "dinlerin saçmalıkları" konusuna. Öncelikle insan hangi dini inanca sahip olursa olsun, herhangi bir dini "saçma" diye nitelendirmek saygısızlık olur.
Ben Tanrı korkusundan dolayı inanmıyorum. Bana Allah diye yüce bir Yaratanın olması mantıklı geliyor ondan inanıyorum. Tek bir atomun bile kendi kendine oluşması nasıl mümkün olabilir ki? İnsanların doğup, büyüyüp, ölmesi, ölümün de son olması çok mantıksız geliyor. Allah korkusundan dolayı inanmayı doğru bulmadığım gibi, mantığa göre hareket ederek ve sorgulayarak inananları iğnelemeyi de doğru bulmuyorum.
Ya kardeşim, yataktan kalkan "din sorguluyor". Bazen oldukça saçma sorularda gelmiyor değil.
Felsefi açıdan Nietzsche, Freud, Marx gibiler dini sorgulamıştı. Onlar ciddiye alınır tabii (bu başlıktaki komik elemanlar gibi değildiler ).
Onlara cevabı, Bediüzzaman Said Nursi vermişti.
Materyalizm'in bel kemiği, evrim hipotezidir. Onu elinizden alınca (çoğu gitti azı kaldı); pek birşey kalmayacak sizden.
Ha sonra yataktan kalkan yine Müslümanlığı sorgulamaya devam edebilir.