Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 298
ERTUĞRUL
10 ay önce - Sal 04 Ekm 2022, 06:59

Alıntı:
Kimse buna müdahale etmeye çalışmıyor.

Bütün dünyada cinsiyetsizlik özendiriliyor.
Özgürlük adı altında bunu yedirmeye çalışıyorlar.
Gözümüzün gördüğüne, kulaklarımızın işittiğine mi inanacağız yoksa senin ezbere yukarıdaki söylediğine mi?
Bari dürüst ol.


adminc
10 ay önce - Sal 04 Ekm 2022, 09:56



cemil sav
10 ay önce - Sal 04 Ekm 2022, 10:13



Crusader
10 ay önce - Sal 04 Ekm 2022, 17:48

Alıntı:
Bütün dünyada cinsiyetsizlik özendiriliyor.
Özgürlük adı altında bunu yedirmeye çalışıyorlar.
Gözümüzün gördüğüne, kulaklarımızın işittiğine mi inanacağız yoksa senin ezbere yukarıdaki söylediğine mi?
Bari dürüst ol.


Cinsiyetli toplum ve cinsiyetsiz toplum nedir, önce onu bir iyi kavramak gerekir.

Cinsiyetli toplumda toplum, insanların daha çocuklukta oynayacağı oyuncaktan başlayıp, giyeceği kıyafete, davranışlarına ve toplumsal rolüne kadar kadın ve erkeğe farklı normlar yükler. Örneğin kızlar barbie bebekle, erkekler arabalarla oynamalıdır, erkekler şunları şunları, kızlar şunları şunları giymelidir, erkek tayt giyemez, etek giyemez, makyaj yapamaz. Okullarda cinsiyete göre farklı kıyafet zorunluluğu, memurlukta farklı kıyafet zorunluluğu. Kadınlar vücut kıllarını almalıdır, kadınlar denize girerken göğüslerini kapatmak zorundadır ama erkek bunları yapmak zorunda değildir. Erkek ayollu konuşamaz, kırıta kırıta yürüyemez. Evin reisi erkektir. Evin geçimini erkek sağlar... Bu liste bu şekilde uzar gider. Ve cinsiyetli toplum yapısında bu normlara göre hareket etmeyen kişiler diğer kişiler tarafından baskı görür. Örneğin makyaj yapıp, etek giyerek sokağa çıkan bir erkek en iyi ihtimalle diğer insanların rahatsız edici bakışlarına maruz kalır. Daha kötü senaryolarda iş fiziksel şiddete kadar gidebilir.

Ama şöyle bir nokta var ki bu normların hemen hemen hepsi aslında biyolojik cinsiyetle hiç bir bağlantısı olmayan tamamen insanların kendi ürettiği normlardır. Mesela erkeğin tırnaklarına oje sürmesi erkeğin hangi biyolojik yapısına aykırıdır? Erkeğin biyolojisinde tırnaklarına oje sürmemesi veya etek giymemesi gerektiğini söyleyen bir sistem mi vardır? Siz de takdir edersiniz ki öyle bir sistem yoktur. Bu normlar tamamen insanların kendi ürettiği şeylerdir.

Kadınlar ve erkekler bazı biyolojik farklılıklar içerir. Bu doğru. Ama kadın ve erkek sırf bazı biyolojik farklılıklar içeriyor diye neden oyuncak seçiminden kıyafete kadar cinsiyete göre farklı normlar koyuyoruz? Aslında böyle normlar koymamıza hiç gerek yok. İşte cinsiyetsiz toplum yapısının çıkış noktası da burası.

Cinsiyetsiz toplumda insanlara küçüklükten itibaren erkekler şunları şunları, kızlar şunları şunları yapmalıdır diye normlar konulmaz. Bir çocuk hangi oyuncakla oynamak isterse o oyuncakla oynar. Erkek çocuk isterse barbie'yle oynar, kız çocuk arabayla. Mağazalarda kadın/erkek reyonu diye bir şey olmaz. Tüm kıyafetler unisex olur. İsteyen istediği kıyafeti alır ve onu giyip sokakta dolaşabilir. Okullarda ve iş yerlerinde cinsiyete göre farklı kıyafet kuralları olmaz. Herhangi bir davranış ya tüm cinsiyetlerde normal görülür ya da hiç birinde. Ve burda önemli bir nokta var ki siz şu an ki cinsiyet normlarına göre davranmak istiyorsanız cinsiyetsiz toplumda da o şekilde davranmak da özgür olacaksınız. Cinsiyetsiz toplum yapısı size şu an ki cinsiyet normlarına göre hareket edemezsiniz diye bir dayatma yapmıyor. Burası özellikle muhafazakarların çarpıttığı bir yer. Aradaki fark, küçüklükten itibaren insanlara cinsiyete göre farklı normlar dayatılmaması ve şu anki normlara göre hareket etmeyen kişilerinde istediği gibi yaşamak da özgür olması. Asıl dayatmayı cinsiyetli toplum yapısı yapıyor.

Örneğin siz bir erkek çocuğuna içinde barbie bebeklerinde, arabalarında olduğu bir çok oyuncak çeşidini gösterip istediğini seçip oynayabilirsin dediğinizde o çocuğa bir dayatma yapmış olmazsınız. Asıl barbie bebekle oynayamazsın dediğinizde bir dayatma yapmış olursunuz. Ya da şu anki cinsiyet normlarına uymayan oyuncakların üretilmesi, çizgi filmlerde, çocuk kitaplarında şu an ki cinsiyet normlarına uymayan karakterlerin yer alması da bir cinsiyetsizlik dayatması değildir. Eğer tüm oyuncaklar ve tüm karakterler şu anki cinsiyet normların dışında yer alıyor olsaydı o zaman bir cinsiyetsizlik dayatması olurdu. Ama şu an ki cinsiyet normlarına uyan oyuncaklara ilaveten ek bir seçenek olarak bu oyuncaklar üretiliyorsa ya da şu an ki cinsiyet normlarına uyan karakterlerin yanında ilaveten bu karakterler öne sürülüyorsa bu bir dayatma olmaz. Tüm oyuncakları ve tüm karakterleri şu anki cinsiyet normlarına göre yaptığınız zaman asıl o zaman bir dayatma yapmış olursunuz. Yani sizin iddianızın aksine cinsiyetsizlik dayatması yapılmıyor. Son yıllara kadar cinsiyetli toplum yapısı dayatılıyordu ve artık bu dayatmayı kırmak için oyuncaklar, çizgi filmler, çocuk kitaplarında bu dayatılan normlara uymayan oyuncaklar ve karakterler de yer alıyor. Okullarda eğitim ve etkinlikler buna göre düzenleniyor.

Cinsiyetsiz toplum yapısında herkes özgür olup kimse zarar görmezken, cinsiyetli toplum yapısında insanların belli bir kesmi zarara uğruyor. Bu durumda hangi toplum yapısını seçmek daha mantıklı? Tabiki cinsiyetsiz toplum yapısını.


Harun Buz
10 ay önce - Sal 04 Ekm 2022, 19:15



Seyhanlı
10 ay önce - Cum 07 Ekm 2022, 12:32



ali dostbey
10 ay önce - Cum 07 Ekm 2022, 12:41

Alıntı:
bu sapkın projeyi batı inanılmaz bir şekilde destekliyor ve fonluyor,


Batılı ülkelerin ve toplumların çoğu bu şeytani düzenin esiri olmuş durumda. Çok az ülke ve insan bunlarla mücadele edebiliyor.
Üniversitelerde bile(hani Batılıların en özgür ortam dedikleri) nefret ve hakaret içermediği halde sırf eşcinselliğe karşı düşüncelerini ifade ettiği, tezlerini ortaya koyduğu için profesörler bile linç ediliyor, üniversitelerden atılıyor.
Bu küresel siyonist çetenin kurmak istediği düzen kadar tehlikeli bir düzen daha önce insanlık tarihinde görülmemiştir, attıkları bu adımlar daha yeni adımlar sayılır, Firavunluğun ötesinde bile zalim ve köle bir düzeni getirmeye çalışıyorlar.


En son ali dostbey tarafından Cum 07 Ekm 2022, 12:41 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Gökhan Gök

10 ay önce - Cum 07 Ekm 2022, 12:41

Alıntı:
LGBT özendiriliyormuş.
Almanya,Hollanda gibi ülkelerde eşcinsel evlilik yasal. Orada yaşayan gurbetçilere soruyorum:
Gerçekten lgbt ye özeniyor musunuz?


Cizgi filmlerden, anaokulu kitaplarina kadar indirdiler mevzuyu. Cocuklara dahi escinselligi normalmis gibi göstermek, Özendirme deyilmidir. Hadi yetiskin insanlar Özenti duymaz da, daha anaokulundaki cocuk icin durum farkli iste.












Crusader
10 ay önce - Cum 07 Ekm 2022, 20:25

Alıntı:
Cizgi filmlerden, anaokulu kitaplarina kadar indirdiler mevzuyu. Cocuklara dahi escinselligi normalmis gibi göstermek, Özendirme deyilmidir. Hadi yetiskin insanlar Özenti duymaz da, daha anaokulundaki cocuk icin durum farkli iste.


Cinsel yönelim özenmeyle olsaydı zaten daha ilk baştan kimse eşcinsel olmazdı. Ülkemizde son yıllara kadar çocukların aile ve çevresi tamamen hetero bireylerden oluşuyordu ve yine TV'de izlediği şeylerin (tek istisna Bülent Ersoy, o da eşcinsel değil trans bir birey), okuduğu kitaplardaki karakterlerin de hepsi hetero karakterlerden oluşuyordu. Ama buna rağmen eşcinsel kişiler hep vardı.

Mesela Hollanda'da 2001'den beri yani 21 yıldır eşcinsel evlilikler yasal. Aşağıdaki grafikte Hollanda'da 2009'den 2021'e kadar yapılan heteroseksüel ve eşcinsel evliliklerin oranı gösteriliyor.



https://www.statista.com/statistics/520171/number ...therlands/

Grafikten de göreceğiniz üzere eşcinsel evliliklerin oranı hemen hemen 13 yılda da sabit kalmış. En son 2021'de 56 bin 419 evlilik yapılmış. Bunların 55 bin 227'si heteroseksüel çiftler arasında yapılırken 1192'si eşcinsel çiftler arasında yapılmış. Yani 2021'de evliliklerin sadece %2'si eşcinsel çiftler arasında yapılmış. Eğer sizin dediğiniz eşcinsellik özenmeyle artsaydı, 2009'dan 2021'e kadar eşcinsel evliliklerin oranının sürekli artması gerekirdi. Yani "eğer bir ülkede eşcinsel evlilik yasallaşırsa insanların çoğu buna özenip eşcinsel olur" söylemi tamamen bir safsatadan ibaret.

Aynı şey transeksüellik için de geçerli. Bülent Ersoy yıllar boyu televizyonda boy gösterdi. Çocuklar onu televizyonda görünce ona özenip trans olmak istedi mi? Tamamına yakını hayır. Trans olanlarda zaten kendini bildi bileli içinde bu duyguyu hissettiği için oldu.


Yiğitler
10 ay önce - Cum 07 Ekm 2022, 20:57



sayfa 298
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET