1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
ÖnderÇalışkan
11 yıl önce - Cum 03 Şub 2012, 22:37
| Alıntı: |
| Yüksek binalar yapmanın yararları veya varsa zararları nelerdir? |
yerden tasarrufu sağlar yüksek nüfuslu şehirlerde ve düzenli yapılaşma da faydası vardır fakat bunun yanında 100 metre üzerine çıkılan geniş gövdeli yapıların sık bir arada olması hava akımlarını engellemesine neden olur, ayreten de kuşların uçuşlarında yön duygularını yitirmesine sebep verebilirler.
|
 |
Patron
11 yıl önce - Cmt 04 Şub 2012, 07:24
Bir başlıkta böyle bir soru sorulmuş, tartışılabilecek bir konu olduğunu düşünerek ayrı başlık haline getirdim.
Yüksek bina yapılması tabii ki en çok kısıtlı bir alanı değerlendirmeye yarıyor.
Ulaşım kolaylığı sağlıyor.
Şöyle ki : İstanbul'daki bütün apartmanlar bahçeli ev olsaydı, İstanbul'un yüzölçümü 10 kat artardı.
Aynı şekilde, elektrik hattı, su tesisatı, telefon kablosu, kanalizasyon gibi yapım masraflarının neredeyse sıfıra inmesini sağlıyor. Bahçeli evlerde iki ev arasında yer altına kazılması gereken kanalizasyon borusunun uzunluğunu düşünün. Bir de alt alta olan iki daireyi düşünün.
| Alıntı: |
| 100 metre üzerine çıkılan geniş gövdeli yapıların sık bir arada olması hava akımlarını engellemesine neden olur, |
Ben New York şehrinde bu konuda üniversitede bilimsel bir araştırma yapmıştım. Tezimize göre gökdelenlerin üstünde rüzgar daha hızlı esiyor olacaktı. Arkadaşlarla Empire state gökdeleninin tepesinde ve cadde seviyesinde aynı anda rüzgar hızı ölçümleri yaptık. Yer seviyesindeki rüzgar hızı, gökdelenin tepesinden daima daha fazla çıktı. Yüksek binalar yan yana düz bir hat üzerinde yapılınca hava koridorları oluşturuyor ve yer seviyesinde rüzgar daha hızlı esiyor.
|
 |
Osman Yavuz
11 yıl önce - Cmt 04 Şub 2012, 07:40
Istanbul nufus: 13.5M
km2 basina 2500 kisi
Londra nufus: 14M
km2 basina: 5000 kisi
Londra'daki yuksek katli yerlesim binalar ile Istanbul'u karsilastirirsak oyle cok yuksek katli binalara aslinda hic te gerek olmadigi acik ve net bir sekilde gorulur.
Yerlesim binalari diyoruz unutmayalim.
Londra'da Istanbul'daki gibi 20 katli site bloklarini gormek cok zordur, Istanbul'da ama hertaraftalar.
Londra'da hayvani buyuklukte kocaman kocaman parklar vardir, bir Hyde Park tam 2500 donum buyuklugundedir. Istanbul'da 100 donum buyuklugunde park bulabilen mucize yasamis gibi olur.
Londra'da tarih her yerdedir, her tarafindadir. Hic acimaz. Ve o tarihe de kimse dokunamaz. Silueti kimse bozamaz. Istanbul'da ise tarihi binalarin yanina gokdelenler dikerler, dusuk katli binalar ve semtlerin ortasina 30 katli nereden ciktigi belli olmayan (kotu tabiri olan) bir bina dikerler, sonra sak sak alkislarlar.
Londra tarihi ile oyle bir gurur duyar ki her ferdine, her ziyaratecisine resmen zorunlu olarak tikar, boyle gozune gozune sokar adamin tarihini. Hic affetmez. Cunku gururdur o tarih. Kilina dokundurtmaz. Istanbul'da tarih diyince (sadece Istanbul degil, tum Turkiye boyle esasinda) kimsenin umrunda olmaz, hatta kasitli olarak tarihimizi silmek icin ugrasip dururlar.
Londra'da her tarafta muze vardir, ve de bir coguna girisi ise ucretsizdir. O kadar onem verir ki adamlar bu muze olayina, gidip Osmanli halilarini sergilerler hem de haliyi her saat basi ters duz ederek (eskimesin diye), Istanbul'da ise dogru duzgun muze bulmak mucizeyse, muzeyi bulup ta bir seye benzer gorebilmek daha baska bir mucizedir.
Turkiye'de adamlar yuksek katli binalara onem verir, bir matah sanar, ama bir tane kendine ozgu bina yapamaz. Turkiye'deki Turkiye'ye ozgu binalar hep 500 yil oncesinin binalaridir. Osmanli'nin yaptigi yapitlardir devamli gosterilenler. Londra'da adam gider bir Tate Modern muzesi kurar, eski elektrik santralini muzeye cevirmistir, yilda 5 milyon kisi bu muzeyi ziyaret eder. Ve bu bina sehrin simgelerinden teki olur. Turkiye'de ise beton yigar adam, simge mimge umrunda degildir. Muze filan umrunda degildir. Ama Istanbul'a 9 milyon turist geldi diye ovunup dururuz cok matah gibi. Adam sadece muzesine yilda 5 milyon ziyaretci getirir, bununla ovunmez bile. Aradaki fark iste.
Birisi yuksek bina yapmayi bi poh sanar
Oburu ise eski bir binayi modern muze haline getirip sehrin simgelerinden teki yapip yilda 5 milyon ziyaretci getirmesini gozunde buyutmez bile.
Yuksek binalar gereklidir sarttir diyenler gidip bir Londra'yi gorsunler.
Ondan sonra tifil tifil donup bir de Istanbul'a baksinlar.
Sonra karar verirler neyin ne kadar yararli olduguna
|
 |
Patron
11 yıl önce - Cmt 04 Şub 2012, 07:45
| Alıntı: |
| Londra'da hayvani buyuklukte kocaman kocaman parklar vardir, bir Hyde Park tam 2500 donum buyuklugundedir. Istanbul'da 100 donum buyuklugunde park bulabilen mucize yasamis gibi olur. |
Londra'da orman var mı? Belgrad ormanı gibi mesela?
2500 dönüm park, 54000 dönüm orman.. Şehrin ortasında Maslak'ta hem de.
|
 |
Osman Yavuz
11 yıl önce - Cmt 04 Şub 2012, 07:56
Londra'da orman var mı? Belgrad ormanı gibi mesela?
Olmaz mi?
Epping Forest var mesela
24km2 buyuklugunde
Yani 24000 donum
Hainault Ormani var
1.2km2 buyuklugunde
Bunun yaninda irili ufakli bir cok orman var, parklar disinda yesil alan bayagi bol.
Bu arada Londra'nin yuzolcumu 1500km2
Istanbul'un ise 5300km2
Bu orana gore ne kadar parkin ne kadar ormanin olmasi gerektigini artik hesaplasarsa utancimizdan yerin dibine girip bir daha hic cikmamamiz gerekir!
|
 |
semihk
11 yıl önce - Cmt 04 Şub 2012, 08:19
+ yer tasarrufu sağlaması
-görüntü kirliliği ve tabiliği bozması
|
 |
Fatih_Yıldırım
11 yıl önce - Cmt 04 Şub 2012, 10:10
| Alıntı: |
Istanbul nufus: 13.5M
km2 basina 2500 kisi
Londra nufus: 14M
km2 basina: 5000 kisi
|
| Alıntı: |
Bu arada Londra'nin yuzolcumu 1500km2
Istanbul'un ise 5300km2
Bu orana gore ne kadar parkin ne kadar ormanin olmasi gerektigini artik hesaplasarsa utancimizdan yerin dibine girip bir daha hic cikmamamiz gerekir!
|
Verdiğiniz bilgilerdeki tutarsızlığı farketmiyor musunuz? Eğer Londranın nüfusu 14 milyon ve yüzöllçümü 1500 km2 olsaydı km2 başına 5000 değil 9333 kişi düşerdi.
Londranın nüfusu 14 milyon değil kabaca 8 milyondur. 14 milyon Londra dışında kalan bölgelerde dahil edildiğinde çıkan sonuçtur. Lonra metro bölgesi denen yer 14 milyondur.
http://en.wikipedia.org/wiki/London_commuter_belt
Bu metro bölgesi denen kavram Türkiyede yok. Türkçedeki metropoliten bölge aslında farklı anlama geliyor.
http://en.wikipedia.org/wiki/Metropolitan_area
Bu yüzden Lonra şehri ile İstanbul ilini birbiriyle kıyaslayamayız.
İstanbul için km2 başına 2500 kişi Londradaki gibi şehir merkezini değil İstanbul ilinin tamamını kapsıyor. Eğer Londradaki gibi şehir merkezinde km başına kaç kişi düştüğüne bakmak istiyorsak merkez ilçelerin ortalamasını almamız gerekir. Şu haliyle İstanbul ile Londra kıyaslanamaz.
Bütün merkez ilçelerin ortalamasını aldıkmı aslında İstanbulun nüfus yoğunluğu Lonradadan çok daha yüksek çıkıyor. Mesela Fatihte km2 başına 24 bin kişi yaşıyor.
Eğer İstanbuldaki 14 milyon insan şimdiki gibi çok katlı binalarda değil Batı tarzı özellikle ABD deki gibi her aile bir bahçeli evde yaşıyor olsaydı il genelindeki bütün ormanları, tarları ve boş olanları yerleşim yerine çevirmemiz gerekirdi. Bu açıdan bakınca aslında gökdelenlere en çok ihtiyacı olan şehirlerden biri İstanbul.
Gökdelenlerin çok dağınık yapıldığına katılıyorum, belli bölgelerde toplanması gerekir ama İstanbulun gökdelene ihtiyacı var. Etrafı deniz ve orman ile çevrili şehrin batı tarzı yayılmasına imkan yok aksi halde ya bikaç milyon kişiyi başka yere taşımamız gerekir yada ormanları gözden çıkarıcaz.
|
 |
ÖnderÇalışkan
11 yıl önce - Cmt 04 Şub 2012, 11:53
| Alıntı: |
| 100 metre üzerine çıkılan geniş gövdeli yapıların sık bir arada olması hava akımlarını engellemesine neden olur |
Ben bunu yazmıyştım fakat Burç usta şöyle demiş
| Alıntı: |
Ben New York şehrinde bu konuda bilimsel bir araştırma yapmıştım. Tam aksine, yüksek binalar yan yana düz bir hat üzerinde yapılınca hava koridorları oluşturuyor. Yer seviyesindeki rüzgar hızı, binaların tepesinden daha fazla oluyor. |
tabii ki her karşılıklı yükseklik arada hava koridorları oluşturur vadiler gibi fakat benim engeller dediğim hava akımları doğallığını yitirir ve olması gerekenden daha şiddetli akımlara neden olurlar, binanın cephesine çarpan rüzgar ne o binayı aşmak için ne kadar yükselirse o şiddette de aşağı inecektir. Bir akarsu tarzı. New york gibi koridor şekli sık yerleştirilmiş gökdelenler elbet hava akımları için koridor da oluşturacaklardır fakat İstanbul tarzı bir arada fakat düzensiz yerleşim gökdelenler de bu akımlar dağınık olacaklardır...
|
 |
Gökhan Gök
11 yıl önce - Cmt 04 Şub 2012, 12:10
Yüksek binaların yanında ki yahut en alt katta oturanlar Güneşden mahrum oluyor 98 de New York da bir Amerikalı bana şöyle demişti, Burda Güneşi görmek icin çok zengin olmak gerekiyor ki gökdelenlerin en üstünde bir dairede oturabilsein
|
 |
Enes54
11 yıl önce - Cmt 04 Şub 2012, 12:51
tek amacı site yapıp çevre düzenlemesi, görsel güzellik gibi ana hususlara dazla değinmeyen firmalar engellenebilirse, yüksek binalar gerçekten bir çıkış yoludur çoğu zaman.
ama ülkemizde öyle yüksek binalar varki
20 kat yapıyor adam kapıya görevli koymuyor, çevresini düzenlemiyor çamurlu yollardan gidiyorsun evine
saçma sapan renklerle boyuyor binayı
artık devir değişti, yapılan binalar bir tek tapu sahibini değil çevredeki insanları etkiliyor
kimse çevresinde ucube görmek istemez
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|