Adana daha yaşanılır bir kent olursa bu dediğiniz olabilir. Yani ters göç. Bunun için de yapılması gereken çok şey var. Durduk yerde olmaz.
Yaşanılır olmasının da kriteri var Kime göre neye göre Belki Emeklilere göre Mersin daha yaşanılır Öğrencilere ya da çalışanlara göre, Adana daha yaşanılır Belki de tam tersi..
Şu an Adana ve Mersin gibi mesafe olarak İklim olarak ve artı Kültürel anlamda birbirine yakın Kentlerin çok aman aman yaşanılırlık farkı olacağını sanmıyorum
Bu yüzden dedim Yapılan Göçler in içerikleri aslında Kişilerin durumuna göre Yaşanılır olup olmasını etkiliyor..
Yaşanılırlık kriterleri öyle çok da karmaşık değil...
Şehirde iş imkanları olacak, kiralar ve konut fiyatları uygun olacak, büyük bir trafik ve ulaşım sıkıntısı olmayacak, artı bir de iklimsel konuda rahatsızlık verici durumlar olmayacak. Bunlar ana kriterler, buna herkes kendine göre başka şeyler de ekleyebilir. Mesela suç oranı gibi..
Bu ana kriterlere göre baktığın zaman Adana giderek kan kaybediyor, iş imkanları eskisi gibi değil, kiralar ve konut fiyatları çok arttı, trafik ve ulaşım her gün daha da kötüleşiyor, bunlara bir de yaz aylarındaki nemli ve aşırı sıcak hava eklenince, insanlar Adanadan kaçmak için bahane arıyor. Mersin ise Adanaya nisbetle her geçen gün daha olumluya gidiyor. Nemin düşük olması, sahil kenti olması, turizm vb gibi şeyler de eklenince insanların Mersini tercih etmesi çok da anlamsız değil.
Ama her şeye rağmen, Adananın bu durumu terse çevirecek imkanları da var. Sadece biraz vizyon.
mersin türkiyenin en nemli yeridir. adanada yazın nem yüzde 40 50 civarındayken mersinde yüzde 70 80 civarıdır ve daha çok bunaltır ve yaz geceleri adana mersinden nispeten daha serindir.
Deniz sahilinde esinti çok okur. Dolayısıyla nem ve sıcak daha az hissedilir. O yüzden millet Mersin tarafına kaçar yaz aylarında. Adana esintisi çok az olan bir şehir. Yazın nem ve sıcak çöküyor şehrin üstüne. Millet kazandığı parayı klima ve elektriğe harcıyor.
COĞRAFYACI; doğu akdeniz kıyılarında öyle yaz aylarında ege kıyıları marmara gibi öyle serinlik veren bir esinti olmaz. hafif bir esinti olur ya olmaz . olursade sıcak eser serinlik vermez. antalya kıyılarında bile yazın nem oranı düşüktür doğu akdenizden. sebebini açda öğren coğrafya kitaplarından
Coğrafyacı, sıcak iklim kötü olsaydı Adanalı emekliler kışın da Tekir yaylasında kalırdı, Mersindeki yazlıklar kışın da dolu olurdu ama insanlar sadece 3 ay kullanıyor buraları. Adana 9 ay Türkiyenin en güzel ikliminin olduğu şehirdir.
Sevgili coğrafyacı kardeşim Adana hakkında çok atıp tutuyorsun ama yok aslında birbirimizden farkımız.Adana ve Mersin iki kardeş şehir.Birbiriyle zaten birleşmiş olmuş şu anda. Bizim burda ne kadar Mersinli kardesim var biliyormusun ekmeğinin peşinde.Ayrıca orada da ne kadar Adanalı kardeşim vardır kimbilir ekmek parası derdinde.Adana ve Mersin her ikisi de yıllardır ihmal edildi.Daha yeni yeni bir şeyler yapılmaya başlandı.Sen Adanayı kötülemeyi bırak Mersini övmeyi bırak Çukurova için ne gibi projelerin var onu anlat.İki ili bir değil tek il gibi gör artık.Ben artık öyle yapıyorum uzun zamandır.Memleketimi sorduklarında artık Çukurova diyorum.Türkiye değişiyor artık.Güneş enerjisi veya rüzgar enerjisi ile ilgili bir projen varsa onu anlat.Bırak Çukurovanın sıcağını tartışmayı.Bu sıcaktan nasıl kazanırız onu anlat.Çukurovada ormanlarla ilgili bir projen var mı onu anlat.Çölleşmeyi nasıl durdururuz Çukurovada onu anlat.Su ve elektrik tasarrufu için projelerini anlat. Bırak bunları Çukurova hep sıcaktı zaten. Atı alan Üsküdarı geçti biz çok geride kaldık hemşehrim. Bak adamlar Çukurova Bölgesel Havaalanını yapıyor.Adını Çukurova Bölgesel havaalanı koyuyor.Niye, artık sen ben yok biz varız da ondan.Anlayana mesaj çok.Saygı ve sevgilerimle.
Ama bence bunda bi terslik var 1909 Ermeni olaylarında bile Adana'nın nüfusu yarım milyondan fazlaymış tabi o zamanlar Mersin de Adana sınırlarına dahildi Ermeni ve Rum nüfus da Adana nüfusu içerisindeydi ama onları aradan çıkartmış olsak bile 227 bin nüfus az geldi bana.
Kaynaklardan sadece biri
Alıntı:
1909 ADANA İĞTİŞAŞI
31 Mart Olayı ile eş zamanlı olarak başka merkezlerde de kalkışmalar oldu ama en önemlisi Adana’da Osmanlı kaynaklarına göre ‘Adana İğtişaşı’ (karışıklığı), Ermeni kaynaklarına göre ‘Adana Faciası’, misyoner kaynaklarına göre ‘Adana Katliamı’ yaşandı.
Kilikya (Adana havalisi), 14. yüzyıldan beri Ermeni nüfusun yoğun olduğu, ancak 1894-96 çatışmalarında zarar görmemiş bölgelerden biriydi. Görmemişti ama Doğu vilayetlerinden kaçan, göçen Ermenilerle nüfusu neredeyse ikiye katlamıştı. O yıllarda, zengin bir liman bölgesi olan Adana’nın 550 binden biraz fazla olan nüfusunun 60 bin kadarı Ermeni, 25 bini ‘Arap Uşağı’, 10-15 bini Rum, geri kalanı yani 450 bin kadarı da Müslüman/Türk’tü. Yönetim bu kesimin elindeydi ama ekonomi Ermenilerden soruluyordu. Özellikle Adana’daki pamuk tarımı ve ticaret Ermenilerin elindeydi.
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ayse-hur/1905- ...i-1338855/
Günümüzde de merkez nüfus bakımından 5. sıradayız aradan geçen süre zarfında Bursa'ya geçildik ve gerilerden çok çok Gaziantep merkez nüfusta Adana'yı geçebilir yani aslında nüfusta gerileme ilçelerden kaynaklanıyor bunun en başta gelen nedeni yaklaşık 600 bin nüfuslu Osmaniye'nin ayrılması + ilçelere yatırımın çok az olması + devletin Adana'yı ihmal etmesi. Konya da Adana'ya toplam nüfus olarak yakın ama merkezi nüfus bakımından bi hayli gerimizde ayrıca toprak bakımından en büyük ilimiz orası doğal olarak bağlı olan köy ve ilçe sayısı daha fazla olup nüfus olarak Adana'ya yakın olması doğaldır.
Ve ayrıca Adana Cumhuriyetin ilk zamanından günümüze kadar hala Ankara'nın doğusunun en büyük ili olma özelliğini sürdürmektedir bu bize aynı zamanda ülkemizin doğusunun ihmal edildiğini de göstermektedir onca senedir Adanayı geriden geçen tek bir doğu şehri dahi olmamış buna şimdilerde en çok yaklaşan kent 250 bin nüfus geriden gelen Gaziantep ama onlar da ne kadar doğu sayılır orasını siz yorumlayın.
Alıntı:
Adanadan Mersine net göç olayı epeydir vardı zaten, hızlı tren devreye girdikten sonra bu daha da artacaktır diye tahmin ediyorum.
Ne alaka?
Hızlı tren olacakmış da 1 saatlik yol yarım saate düşünce göç artacakmış!
Adanalıların tüm dertleri yolun yarım saat kısalacak olması!!!
Sanki Mersin'e Gidiş-Geliş için hiç para verilmeyecek
Bu her iki il için de avantaj yada dezavantaj oluşturmaz.
Adana ihmal edildiği için geriledi sadece Adana değil ülkenin (Ankara'nın) doğusundaki yerler de ihmal ediliyor G.Antep hariç yatırımlar hep batıya yapılıyor Karadeniz Doğu ve Güneydoğu hep göç veriyor buralardan göç İstanbul Bursa Kocaeli üçlüsüne yapılıyor zira oraları devlet pohpohluyor.
1927 yılında İstanbul ilinin ülke nüfusu içindeki toplam oranı %5'miş tabi o zamanlar başkentliğin İstanbul'dan alınıp Ankara'ya verildiği Cumhuriyet döneminin ilk yılları sonra başkent Ankara'nın gelişmesiyle birlikte İstanbul'un toplam nüfus içindeki oranı 1940 Yılında %4.5'e kadar düşmüş.
Yani 1940'lı yılların başında ülkemizde yaşayanların sadece %4.5 kadarı İstanbul'da yaşıyormuş ki o zamanlar o şehir ülke kaynaklarını şimdiki gibi tek başına sömüremiyordu.
1980 yılı başlarında bile ülkemizde yaşayan her 100 kişiden 6.2 kadarı İstanbul'da yaşıyormuş ki o yıllar Adana'nın ekonomisinin zirve yaptığı yoğun göç aldığı Çukurova bölgesi illerinin Marmara'ya Kürt göçünü dizginlediği yıllardı.
Holding merkezlerinin Adana'dan taşınması Adana'ya yatırımın dur(durul)ması Kocaeli ve Bursa'nın sırf İstanbul'a yakın diye pohpohlanması + Körfez savaşı ve Osmaniye ilinin ayrılması ve 1998 depremi neticesinde Adana buraya kadar gerilemiş yani 4. sıradan 6.lığa gerilemiş merkez nüfusta 5. sıraya gerileme söz konusu.
Ama dediğim gibi bunun en başta gelen nedeni İstanbul-Kocaeli-Bursa üçlüsünün korunup kollanmasıdır bi zamanlar ülke içindeki toplam oranı 4,5 olan şehir şimdilerde şimdilerde %18.2 oranına ulaşmış durumda yani orası tek başına %400 oranında büyütülmüş durumda hali hazırda ülke gelirlerinin nerdeyse yarısına ambargo koyar vaziyette ve üstüne birde oraya Dünyanın en büyük havaalanı yapılıyor + Kanalİstanbul yapılması planlanıyor + Bursa'ya onca otomotiv yatırımı gittiği yetmezmiş gibi üstüne birde yerli otomobil fabrikası kurulması planlanıyor.
1998 yılında meydana gelen depremde Adana için kimse para toplamazken, 1992 Erzincan depreminde + Van ve Elazığ depremlerinde de de böyle bişey söz konusu olmaz iken Marmara'da meydana gelen depremin yaralarının sarılması için yıllarca bizden kesinti yapıldı vergi alındı bu bile başlı başına pohpohlama nedenidir.
Sonuç olarak ülke nüfusu batıya sıkıştırılıyor sorun sadece Adana'nın değil ülkenin sorunudur devlet tarafından Kocaeli, Bursa, İstanbul'un pohpohlanmasına bir an önce son verilmeli yatırımlar ve dolayısıyla nüfus her bölgeye dengeli bi şekilde dağıtılmalıdır.
Kardeşim burda şehirleri yaristiriyor değiliz. Ayrıca bir şehri kötülüyor diğerini övüyor da değiliz. Bir tespit ve analiz yapıyoruz. Bu Adanalılarin en sevmediğim yönü bu. Hemen konuya duygusal bir yerden girip ana düzleminden çıkarıyorsunuz. Adana nüfusu artışı durağanlasti hatta bazı yerlere net göç veriyor demek Adanayi eleştirmek mi oluyor? Durum Bu yani. Kabul etsen de bu etmeden de bu... Durumun iyi mi kötü mü olduğu tartışmasını çoktan bitirip buradan nasıl çıkılır konusuna kafa yormak gerekiyor artık. Buraları geçelim ne olur.
Yapıcı söylemleri yapanlara saldırmak yerine yaralanmaları çalışsanız daha İyi edersiniz. Çoğunuzun da Adananin gelişimi konusunda benim kadar kafa yordugunuzu da sanmıyorum açıkçası. Ben fikir ve projelerimi Adana için samimi çalışan ve vizyon sahibi bir yönetici bulursam anlatacağım. Bunun için 2019 belediye seçimlerini bekliyorum. Şu anda böyle bir kişi yok Adanada.