mcroses
14 yıl önce - Çrş 08 Nis 2009, 23:53
"ANTİK ÇAĞDAN BUGÜNE
Marmara Adası uzaklarda, pusların içinde görünüyordu. Tepesinde bulutlar kümelenmişti. Demek rüzgar poyrazdan esiyordu. Bunu ünlü Piri Reis'ten öğrenmiştim. Piri Reis, ada hakkında şu bilgileri vermişti: ‘Bu ada Akdeniz'den İstanbul'a gelen gemilerin uğrak yeridir. Çevresi 60 mil kadardır. Eğer poyraz rüzgarı eserse adanın üzerinden bulut eksik olmaz. Eğer lodos eserse adanın ortasındaki dağın üstünde bulut olmaz açıklık olur...'
Gökçeada'dan sonra Türkiye'nin ikinci büyük adası olan Marmara'da, yerleşimin geçmişi antik çağa kadar uzanıyordu. Reşit Mazhar Ertüzün'ün, ‘Kapıdağ ve Çevresindeki Adalar' adlı kitabında adanın ilk adının Elafonesos olduğu, bunun da Elafos'tan, yani geyikten geldiği ve ‘Geyik Adası' anlamını taşıdığı belirtiliyordu. Yine aynı kitapta, İÖ VI. yüzyıl sonuna doğru adanın Yeni Prokonnesos, bir süre sonra da sadece Prokonnesos adını aldığı anlatılıyordu. Tarihçilere göre, Bizanslılar buraya ‘çeyiz' demek için, proiks veya proikos'tan gelmek üzere Proikonnisos adını veriyorlardı ki, burada çeyizden kastedilenin, dünyanın en kaliteli mermerlerinin çıktığı ocaklar olduğu öne sürülüyordu.
Adanın Marmara adını ne zaman aldığı ise kesin olarak bilinmiyordu. Ertüzün, mermerden gelen (marmor) bu adın Bizans devrinde ve özellikle İtalyan gemiciler tarafından kullanıldığını belirtiyordu. On beşinci yüzyıldan beri idareyi eline geçiren Osmanlılar da, söylenmesi zor olan Prikonisos adı yerine, Türk diline daha yatkın olan Marmara adını benimsemişlerdi."
|