Hakan vicdanen rahatım demiş.Ama bana pek uygun gelmedi
Alıntı:
Şükür: Sezon sonuna dek anlaştım!
AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür, bir televizyon programında spor yorumcusu olarak görev almasına yönelik eleştirileri yanıtlarken, ''Etik olmadığını düşünmüyorum. Yazı yazarak para kazanan milletvekilleri var. Özgürlüklerin konuşulduğu bir ortamda böyle bir konunun konuşulmasını istemezdim. Vicdanen rahatım'' dedi.
Şükür, TBMM'de gazetecilere yaptığı açıklamada, Türk sporuna uzun süre hizmet eden, bu konuda bilgisi olan birisi olarak yayıncı kuruluşun Mustafa Denizli'den sonra kendisine yorumculuk teklif ettiğini söyledi.
TRT'de de benzer bir görev yaptığını, milletvekilliği gündeme geldiğinde hemen ayrıldığını anımsatan Şükür, ''Buradaki hassasiyeti öncelikle belirtmek lazım. Çünkü, böyle bir teklif geldiği zaman takdir edersiniz ki bizim bir genel başkanımız var ama her şeyden önemlisi TBMM'nin çok değerli Başkanı, Genel Sekreteri ve buradaki idari birimler var'' diye konuştu.
Yayıncı kuruluşun talebinde ısrarlı olduğunu ve teklifin mesleki donanımını ortaya koyması açısından cazip olduğunu belirten Şükür, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Parayı hiç düşünmedim, böyle bir derdim yok. Bunu üzerine basarak söylüyorum. Buradaki idari birimleri aradım. Aldığım cevap, yasal olarak bir sorun teşkil etmediği ve bu görevi yapabileceğim söylendi. Bugün Meclis Başkanımız, 'inceleme başlatırız, bununla ilgili böyle bir şey varsa' dediği bundandır. Bir anda sorulan soruya verilecek cevap budur, doğrudur. Böyle bir cevabı aldım ve Sayın Başbakanımızla konuştum. Bana, 'Bu senin yaptığın bir iş. Yasal bir sorun yoksa, yasaların bağlayıcılığı yoksa yapabilirsin tabii ki' dedi. Bazı medya organlarında, 'yasal bir sorun olmadığı ama bunun da etik olmadığı' yazıldı. Türkiye'de etik anlayışı kişiye göre değişiyor maalesef. Biz bu Meclis çatısı altında partimizin bize verdiği görevleri aksatmadan, görev saatlerimizde her zaman Genel Kurulda bulunduk.''
Şükür, milletvekilliğinin asli görevi olduğunu belirterek, ''Görevimin her zaman başında olacağım'' dedi.
-''Projeler de üretiyoruz''-
Genel Kurula, çok özel haller dışında her zaman katıldığını vurgulayan Şükür, tanınan biri olarak zaman zaman yurtdışı da dahil partisini, ülkesini ve milletini temsil ettiğini anlattı. Bu durumun göz ardı edilmemesi isteğinde bulunan Şükür, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bunların da gözardı edilmemesini özellikle rica ediyorum. Tanınan bir insan olarak birçok yerde görünmem gerekiyor. Millet de benden vekillik bekliyor. Projeler de üretiyoruz. Bunları da yeri geldiğinde paylaşırız ama futbol benim için bir sevda, hobi, böyle bir teklifin ardından yasal bir sorun olmadığı söylediğinde böyle bir anlaşma oldu. Eğer partim hiçbir yasal sorun olmasa da Sayın Başbakanımız, Meclis Başkanımız, derlerse ki 'böyle bir şeye gerek yok, biz yapmanı istemiyoruz' onlar benim büyüklerim ve bu ülkenin önemli değerleridir. Onların söylediği ölçüde hareket etmeye hazırım. Fakat yasal bir engel olmadığı için bu görevi seve seve, objektif bir şekilde yapabilirim. Hayatım boyunca medyada yazılanlara göre hareket etmedim. Başarılarımın arkasında hep bu vardır. Hırsızlık yapmadım. Çok, açık, net olan bir şeyin karşılığını vermeye çalışıyorum.''
Şükür, bir soru üzerine, yayıncı kuruluşla sezon sonuna kadar anlaşma yaptığını ifade ederek, ''Genelde hafta sonları olacak. Seçim bölgeme uygun da genelde Cuma, Cumartesi, Pazar. Pazartesine sarkanlarda da fedakarlık yapıp, Ankara'dan git-gel yapacağım. Çünkü 23.00'e dayanan bir saatte başlıyor yorumlar. Burada fedakarlığı yapan taraf benim. Buradaki görevimi aksatmadan ekstra görev yapıyorum'' şeklinde konuştu.
Bir gazetecinin, ''Siyasi kimliğiniz yorumlarınızı etkileyebilir mi?'' sorusuna Şükür, ''Etkilemez. Benim genel tavrımı insanlar bilir. Hayata hoşgörüyle, sevgiyle bakarım. Sahada gördüğünü söylemeye çalışan, objektif bir insanım'' yanıtını verdi.
Şükür, bir başka soru üzerine, ''Konuya ilişkin Meclis Başkanlığından bir şey gelmediğini eğer bir bildirim olursa onu da basın toplantısıyla paylaşacağını'' ifade etti.
''Ne kadar para alacaksınız yayıncı kuruluştan'' sorusu üzerine Şükür, ''Yayıncı kuruluşun ilkeleri gereği söyleyemem ama öyle afaki rakamlar değil'' dedi.
''Yorumculuk yapmanız etik mi değil mi'' sorusunu da Şükür, ''Etik olmadığını düşünmüyorum. Yazı yazarak para kazanan milletvekilleri var. Özgürlüklerin konuşulduğu bir ortamda böyle bir konunun konuşulmasını istemezdim. Vicdanen rahatım'' şeklinde yanıtladı.
Ben yorumculuk yapmasını istemiyorum arkadaş. Yapacaksa da çektirsin gitsin. Zorla partiden soğutacaklar beni ya. Son zamanlarda ne biçim dengesiz hareketler, yüreğe hoş gelmeyen durumlar oluşmaya başladı Akpartiden anlayamıyorum. Neyse, Allah akıl sağlığı versin. Sonuçta, belki de bunda da vardır bir hayır diye yüreğimi ferah tutmaya çalışıyorum.
[quote]Milletvekili demek sadece mecliste görev yapmak demek mi?
Alıntı:
Evet millet vekili meclisten başka bir yerde görev yapamaz. Çünkü ülkedeki insanlar onların orada olup bizler için çalışmasını istediğimizden oradalar.
Alıntı:
Sayın Burhan Kuzu'nun belirttiği gibi "hukuki boyutu net değil". Ama milletten kendilerini vekil olarak milletin meclisinde temsil etmek üzere aday olmuş ve oy alarak seçilmiş bir kişinin artık seçildikten sonraki asli işi milletin vekilliğidir.
Hukuki boyut net değil demekle Sayın Burhan Kuzu yalnış telaffuz etmiş, millet vekili secilen bir iş adamı işlerini bir yakınına devretmek zorundadır, şayet devredecek yakını yoksa mahkeme bir kayvum seçerik millet vekilliği boyunca iş adamının işlerini takip eder. Tabi bu, şu anki hükümet tarafından nasıl uygulanıyor bilinmez.
Doğru olan ve etik olan budur.
Şahsi fikrim emsallerine yapılan uygulama neyse onunda eşit şartlarda olduğu için aynı duruma uymasıdır ...
Etiktir değildri kişiye ve bakışa göre değişir ...
Fakat uygulamadaki haliyle başkalarına verilmeyen icazet ona verilemez ...
Yanlız onun durumund aolmak istemezdim işin geldii boyuta bakarsak ... Hakan Şükür yorum yapmasa ne olacak. Ülkenin dağ gibi meselesi ve her tarafı krizs vs. İran zart surt ,Unutulan bir Van depremimiz varken gündmei bununla meşgul etmek bile bence bize ayıp olarak yeter ...
Meclis Başkanlığı gereği neyse yapsın ve Spekülasyonlara son versin ...
Memeleketin sorunu Hakanın yorumu ise yandı gülüm keten helva ...
"Etik olmadığını düşünmüyorum. Yazı yazarak para kazanan milletvekilleri var. Özgürlüklerin konuşulduğu bir ortamda böyle bir konunun konuşulmasını istemezdim. Vicdanen rahatım" H.Şükür
Esefle söylemeliyim ki, bu sözler gerçekten kendisine aitse, sayın Şükür taşıdığı makamın pek bilincinde değil. İstifa etsin milletvekilliğinden ne iş yaparsa yapsın. O zaman kuşlar kadar özgür kendisi.
Komik ve üzücü.
Edit:
Anap'ın 12 Eylül ertesinde iktidara geldiği seçimlerde İzmir 3. bölgeden son sırada seçilen milletvekilinin Alsancak Stadında köftecilik yaptığı anlatılır.
Eh yani, şimdi Alsancak Stad Yönetiminin sayın milletvekiline haftada iki gün, o da cumartesi , pazar yani hafta sonu tatil günlerinde köfte yapmak üzere köftelerinin güzelliği nedeniyle İzmir'de kendisine iş teklif ettiğini düşünün. Olayın tartışıldığını ve köfteci milletvekilinin şöyle bir açıklama yaptığını farzedin:
""Etik olmadığını düşünmüyorum. Yazı yazarak para kazanan milletvekilleri var. Özgürlüklerin konuşulduğu bir ortamda böyle bir konunun konuşulmasını istemezdim. Vicdanen rahatım" Köfteci Milletvekili
hakan şükür için bal tutan parmağını yalar diye bir laf geçerli olsa gerek.bence kendisi meclisteki milleti temsile yeterli olmayan onlarca vekilden birisi.mebusluktan isitfa etmeli.futbol yorumculuğu daha kıvırabileceği bir alan.vitrin mebusu olmaktansa paşa paşa uzmanlığı olan konuda konuşmak evladır.aynı şey hamza yerlikaya için de düşünürdüm hep.bu jişiler spordan kopmamaları ama mebus değilken.
Bu arada bakınız halen Sn. Erdoğan'dan tepki yok. Zaten kendisinin eleştirdiğim yanlarından biri de bu. Bir olay olduğunda günlerce bekliyor, halkın nabzına göre şerbet veriyor. Halbuki bir liderin kendi prensipleri ve kuralları olması lazım. Her konuda böyle popülist politika doğru değil. Halk tepki verirse ona göre konuşiyim, tepki vermeze ona göre konişiyim yaklaşımı yanlış.
Bu arada bakınız halen Sn. Erdoğan'dan tepki yok. Zaten kendisinin eleştirdiğim yanlarından biri de bu. Bir olay olduğunda günlerce bekliyor, halkın nabzına göre şerbet veriyor. Halbuki bir liderin kendi prensipleri ve kuralları olması lazım. Her konuda böyle popülist politika doğru değil. Halk tepki verirse ona göre konuşiyim, tepki vermeze ona göre konişiyim yaklaşımı yanlış.
Erdoğan başından açıklamıştı.Bir sakıncası yok diye