Hakan Şükür'ün DigiTürk'te maç yorumculuğuna soyunmak istemesi tartışma yarattı. Haftanın 4-5 günü İstanbul'da olmasını gerektiren, böyle bir işte çalışmasının "milletvekilliği" görevi ile ne ölçüde bağdaşabileceği kamuoyunda hukuki ve etik açıdan irdelenmekte. Bu konuda Fatih Altaylı'nın kaleme aldığı "Açık Mektup", makul bir değerlendirme niteliği taşıyor.
Alıntı
Alıntı:
"Yorumculuk yapacağını duyunca inanamadım. Sevgili kardeşim ve sayın milletvekilim Hakan Şükür’e bir açık mektup yazmak farz oldu. Sevgili Hakan, Kulübüme ve bana en büyük mutlulukları yaşatan takımımın sevgili kaptanı. Emin ol ki, senin sporcu ve Galatasaraylı kimliğin, elbette ki milletvekili kimliğinin önünde. Vekillik bir gün bitecek ama Galatasaraylı Hakan Şükür her zaman kalacak.
Duydum ki, bir televizyondan spor yorumculuğu teklifi almışsın. Elbette ki, takdir edilmek, istenmek güzeldir. Ancak sen şu anda bir başka sorumluluğun altındasın. Bizi temsil ediyorsun. Spor camiasını temsil ediyorsun. Halkı temsil ediyorsun. Hem de güçlü bir iktidar partisinin şemsiyesi altında. Bu kimliğinle haftanın en az 4 günü ekrana çıkmak, orada spor yorumları yapmak, hakemleri, futbolcuları, yöneticileri olumlu veya olumsuz eleştirmek ve bu eleştirilerinle polemiklerin bir parçası ve hatta hedefi olmak sana yakışmaz.
Ayrıca bir milletvekilinin, bir işadamından, hem de sürekli sorunlu işleriyle gündeme gelen bir işadamından maaş alıyor olması, onun kadrosunda, bordrosunda görünmesi hiç hoş olmaz. Üstelik senin buradan elde edeceğin gelire de bir ihtiyacın yok. Sen sporla ilgili bilgini, birikimini Meclis’e taşı, sporun önünü, yolunu orada aç. Milletvekilliği bittiği zaman zaten her televizyon, her gazete sana açık olacaktır. Ama şimdilik dur. Yakışık alan budur."
En son naim tekin tarafından Prş 05 Oca 2012, 17:05 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
'Vekilliği düşer'
AK Parti milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, kamuoyunda tartışma yaratan AK Parti'li Hakan Şükür'ün TV yorumculuğu hakkında açıklamalarda bulundu
05 Ocak 2012 Perşembe, 12:13:03
'Vekilliği düşer'
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür'ün bir televizyon kanalında yorumculuk yapacağı yolundaki haberleri, ''Vekillik ile bağdaşmayan bir iş yaptığın zaman milletvekilliği düşer. Ağır yaptırımlar var'' diye değerlendirdi.
Kuzu, gazetecilerin, ''Hakan Şükür'ün bir televizyon kanalında yorumculuk yapacak olmasının etik olarak doğru olup olmadığına'' ilişkin sorularını yanıtladı.
''Bu sizce doğru mu?'' sorusu üzerine Kuzu, ''Bilsem emin olur söylerim, Bu mesele... Bize bir kaç dosya geldi geçmişte. Adam işadamı işyerini kapatmış, kapatsa da kardeşi üzerinden götürüyor. Bir yığın iddialar, 'imza atıyor da atmıyor da' diye. Buraya geldiği zaman işin içinden çıkamıyorsun, zor yani. 3-4 dosya baktık 8-10 yıl içerisinde. Milletvekilliği düşmeye sebeptir bunlar. Vekillik ile bağdaşmayan bir iş yaptığın zaman milletvekilliği düşer. Ağır yaptırımlar var'' dedi.
Kuzu, bu nedenlerden dolayı konuların çok netleştirilmesi gerektiğine işaret ederek, ''Çünkü yaptırımı ağır. Burada adama, bu doğru desen... Netse zaten kolay, şüpheli durumunda 'bu doğru desen' adamın vekilliği bitecek'' diye konuştu.
Bir gazetecinin, ''Dışarıdan bir para alma durumu söz konusu'' sözlerine Kuzu, ''Konu para alıp almama meselesinden öte, bu tür konular milletvekilliği ile bağdaşır mı bağdaşmaz mı meselesi'' karşılığını verdi.
"GEÇMİŞ YILLARDA OLDU FAKAT İZİN VERİLMEDİ"
Burhan Kuzu, ''Ben üniversitede derse girmek istiyorum. Bir teşebbüsüm olmadı ama bazı arkadaşların geçmiş yıllarda oldu fakat izin vermediler, 'hem de para almaksızın derse girmek istiyorum' diye. 2001'de AK Parti kurucu üyesiydim, üniversitede derse giriyordum, ana bilim dalı başkanıydım. 1,5 sene derse girdim, sonra vekilliğe geçtim. Bunu öğrenciler bilirdi ama ben hiç bir zaman bunu ne dersime ne soruma ne de hareketime yansıttım'' diye konuştu.
''TBMM Genel Kurulu çalışırken, İstanbul'da maç izlenip yorum yapılmasının doğru olup olmadığının'' sorulması üzerine Kuzu, ''Olayın etik boyutu ayrı bir konu. Evvela bu meselenin hukuki boyutunu görüşmek lazım. O da çok net değil, net olsa söylerim'' dedi.
"KONUNUN KENDİSİ SIKINTILI"
Kuzu, ''Ama sizin de biraz rahatsızlığınız var'' sözlerine, ''Rahatsızlık konunun berrak olmamasından kaynaklı, konunun kendisi sıkıntılı. Önce onu netleştirmek lazım. Yeni anayasa yapılıyor, önce onu netleştirelim orada, sonra konuşuruz'' yanıtını verdi.
''Etik olarak doğru mu peki?'' sorusuna Kuzu, ''O adama göre değişir, kimi yapar kimi yapmaz'' diye yanıtladı. Burhan Kuzu, ''Siz yapar mıydınız?'' sorusu üzerine de ''Ben parasız derse girmek isterdim'' dedi.
Kendi partisi ne der beni ilgilendirmez.Bir adam maç izleyip yorum yaptığı zaman neden vekilliği düşer bana saçma geliyor.Bu işte vekillikle bağdaşmayan ne var.
Kendi partisi ne der beni ilgilendirmez.Bir adam maç izleyip yorum yaptığı zaman neden vekilliği düşer bana saçma geliyor.Bu işte vekillikle bağdaşmayan ne var.
Nasıl ilgilendirmez ya.Oyu benmi verdim siz oy veriyorsunuz görevine çağırsana vekilini.
Milletvekili ne demek milletin vekili demek.
Hakan Şükür İstanbul 3.Bölge den milletvekili çıkmış.
Bir milletvekiline böyle bir iş yapmak yakışmaz bence de.
Uzatılan bir mikrofona gündemeki spor olayları hakkında yorum yapsa, haydi neyse derim. Onu her siyasetçi az çok yapar. Ama düzenli olarak bir tv programına katılması, hele bir de o işten ücret alırsa hiç yakışık almaz.
Bu haberde mutlaka bir yanlışlık vardır. Eğer haber doğruysa, Hakan Şükür hemen bu işten vazgeçsin. Mecliste çalışsın tecrübe kazansın ki, bu dönem olmasa da sonraki dönemlerde daha önemli görevlere hazır olsun.
Milletvekili demek sadece mecliste görev yapmak demek mi?
Bu adam maç izleyip yorum yapamaz mı?
Elbette yapar ama boş zamanlarında yapar.Örneğin;
Bir memur mesaisi sırasında başka bir iş yapabilir mi?
Özel sektör çalışanı o sırada yapması gereken işini bırakıp da başka bir iş yapabilir mi?
Polis,öğretmen,işçi,şöför,esnaf,doktor vs vs mesailerini bırakıp da diğer bir işe gidebilirler mi?
Şayet işleri güçleri yoksa,o işe katacakları birşey yoksa,arkalarında onları o sırada kollayacak birileri varsa,aldıkları maaş yapmadıkları iş nedeniyle kursaklarında geçebiliyorsa evet yapabilirler aksi halde yapamazlar.
Bakın sizinle aynı düşünüyoruz değil mi:)
En son tolgae1903 tarafından Prş 05 Oca 2012, 16:07 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayın Burhan Kuzu'nun belirttiği gibi "hukuki boyutu net değil". Ama milletten kendilerini vekil olarak milletin meclisinde temsil etmek üzere aday olmuş ve oy alarak seçilmiş bir kişinin artık seçildikten sonraki asli işi milletin vekilliğidir. Hukuki boyutunda eğer en ufak bir tereddüt varsa bir insanın buna teşebbüs etmesi bile etik olarak doğru olmaz.
Hakan Şükür vekil olmadan önce yorumculuk ücreti olarak TRT'den "yıllık 750.000 TL" alıyor(muş). Şimdi ise aylık 150.000 TL ye sözleşme yapacağı söyleniyor. (*)
Meclis Başkanlığı'na önceki dönemlerde birçok öğretmen, avukat, doktor gibi vekillerce mesleklerini yapabilmeleri yolunda başvurulara olumsuz yanıt verildiğine göre ve hatta bazı öğretim görevlisi vekillerin ücret almaksızın bu mesleklerini yapma istekleri bile geri çevrilmişse, Hakan Şükür'ün bu durumuna izin verilmesi doğru olmaz.