Hadi Türkiye'nin politikaları, abd'nin küresel çıkarlarına aykırı. Müslüman ülkeyiz vs.
Macaristan'a niye vermiyorsun ? Coni abd'sinin mantığı bu defa da şöyle çalışıyor olmalı... Bu Macarlar var ya, bu Macarlar... Bunlar Türk ırkından gelen bir halk. Bunlar İsveç vetosunda Türkiye'nin kayığına bindi. Öyleyse Macarların da burnunu sürteyim gibi bir kabile kini ile hareket eden basit akıllı bir devlet.
Macaristan bize endeksli hareket ediyor ya işte üstad mesele bu!
Detayları boşver. Dertleri Türkiye ile ortak anlayışta ve Türkiye'nin yanında duranlara da eziyet etmek!
Bahane veya gerekçeleri siyaset bağlamıyla farklı olabiliyor tabi. Alenen bu gerekçeyle diyecek halleri yok.
Veto konusunda biz direndiğimiz için Macarlar da duruş gösterebiliyor.
Bu bütüncül durumda da işte ambargo yedikleri konularda telafiyi biz üstlenebiliriz diyoruz mealen.
Füze sistemi vermezlerse alternatifi bizde var buyrun hesabı.
Yazıda, Türkiye'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iktidarının, NATO'nun 'serseri mayınlarından biri' olduğu yazıldı.
Devlet Bahçeli'nin "Eğer şartlar içinden çıkılmaz hale bürünürse NATO'dan ayrılmak bile alternatif bir tercih olarak gündeme alınmalıdır. NATO'yla doğmadık, NATO'suz da çok şükür ölmeyiz" ifadelerine atıfta bulunulan yazıda, 'hem Batı'da hem de Türkiye'de bazı uzmanların bir kez daha NATO ile Türkiye'nin yollarını ayırıp ayırmaması gerektiğini tartıştıkları' kaydedildi.
'Onlarca Rus şirketi Avrupa'daki merkezlerini Türkiye'ye taşımayı planlıyor'
Yazıda, "Batılı başkentlerde ve Kiev'de de Türkiye'nin Rusya'ya uyum sağlama konusundaki istekliliğine dair hayal kırıklığı artıyor. Bu ülkelerdeki pek çok kişi Ukrayna'daki savaşın Erdoğan'ı Putin'le olan aşkını yeniden gözden geçirmeye zorlayacağını umuyordu. Bunun yerine fırsatçılık galip geldi. Ukrayna'ya SİHA satan ve Rus savaş gemilerinin Karadeniz'e çıkışını kapatan Türkiye, Batı'nın Rusya'ya yönelik yaptırımlarına karşı çıkıyor ve Rus sermayesine açıkça kur yapıyor. Türk medyasında yer alan bir habere göre, aralarında Gazprom'un da bulunduğu onlarca Rus şirketi Avrupa'daki merkezlerini Türkiye'ye taşımayı planlıyor" denildi.
'Birkaç kınama sözcüğü dışında Türkiye, Rusya ile her zaman iyi ilişkiler içinde oldu'
Türkiye'nin, Ukrayna'ya yönelik tutumuna yönelik suçlamalar içeren yazıda, "Başlangıcında birkaç kınama sözcüğü dışında Türkiye, Rusya ile her zaman iyi ilişkiler içinde oldu. Lavrov, Ankara'yı ziyaret ettiğinde Türk mevkidaşı, Rusya'nın Ukrayna limanlarına uyguladığı ablukayı hafifletmesi halinde Batı'nın Rusya'ya yönelik yaptırımları hafifletmesi gerektiğini nazik bir dille ifade etti. Lavrov, Rusya'nın Ukrayna'yı neo-Nazilerden kurtarmak için işgal ettiği iddiasını tekrarladığında Türkiye hiçbir şey söylemedi" ifadeleri kullanıldı.
'Erdoğan, NATO'nun gündemine gereksiz bir madde eklemekle suçlayacak kadar ileri gitti'
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, ilk başlarda İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğini veto etmesinin Türkiye'nin ittifak içindeki konumunu 'daha da zedelediği' belirtilen yazıda, şunlar kaydedildi:
"Vetosunu geri çekmesi karşılığında ABD'den ya da tam tersini yapması karşılığında Rusya'dan taviz koparmaya çalışıyor olabilir. Erdoğan zaman zaman NATO'nun genişlemesine prensip meselesi olarak karşı çıkıyor. Yakın zamanda The Economist için kaleme aldığı bir köşe yazısında Finlandiya ve İsveç'i ittifaka katılma talebinde bulunarak NATO'nun gündemine gereksiz bir madde eklemekle suçlayacak kadar ileri gitti."
Yazıda, "Avrupa'da savaş sürerken Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliğini engellemenin, Erdoğan geri adım atsa bile sonuçları olacaktır. İsveç, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik umutlarını canlı tutan birkaç ülkeden biriydi. Bu destek artık yok" ifadeleri kullanıldı.
'Batılılar, kimin terörist olup olmadığına karar verme konusunda Erdoğan'a güvenilemeyeceği sonucuna varmışlardır'
'Batılıların, Türkiye'nin Kürtlere talep ettikleri hakları vermeyi reddederek PKK'nın ortaya çıkmasında büyük bir suçu olduğuna inanma eğiliminde' oldukları belirtilen yazıda, "Batılılar, kimin terörist olup olmadığına karar verme konusunda Erdoğan'a güvenilemeyeceği sonucuna varmışlardır. Erdoğan, binlerce insana bu yaftayı yapıştırarak ve onları sık sık silahlı militanlarla aynı hapishanelere atarak, Türkiye'nin para birimini olduğu kadar bu terimi de ucuzlattı" denildi.
'Türklerin büyük çoğunluğu NATO'ya güvenmediğini söylüyor'
Yazıda, "Türkiye ve Batı, bu konuda hiçbir zaman aynı fikirde olmayacak ve Erdoğan'ın maskaralıkları ve ülkesi için en büyük tehdidin Rusya değil Batı olduğunu söyleme alışkanlığı işleri daha da kötüleştirecek. Yakın zamanda yapılan bir ankete göre Türklerin yüzde 65'i NATO'ya güvenmediğini söylerken, yüzde 60'ı ittifak üyeliğini destekliyor" ifadeleri yer aldı. (Tam gerçekçi ankette bu haklı güvensizlik oranı çok daha baskın çıkar net!)
'Türkiye ittifak için bir baş ağrısı olmaya devam edecek'
'Batılı ülkelerin, Finlandiya ve İsveç'e güvenlik garantileri vererek Türkiye'nin vetosunu aşmaya çalışacakları' savunulan yazıda, "Bu da Türkiye'yi ittifak içinde kenara itebilir. Ancak, NATO'dan ayrılması ya da çıkarılması hala bir hayal. Özellikle de Rusya'nın Ukrayna'daki savaşının ardından Türkiye'nin NATO üyeliğinin sağladığı caydırıcılık gücünden vazgeçmeye niyeti yok" denildi.
Yazıda, "Erdoğan devre dışı kaldığında bile Türkiye muhtemelen ittifak için bir baş ağrısı olmaya devam edecek. Ancak bu, NATO'nun birlikte yaşamak zorunda kalacağı bir baş ağrısı" ifadeleri kullanıldı. La ne olur "çıkarın" bizi de siz de rahatlayın biz de be! Ne b.kunuz varsa görün, Rusya ile mi vuruşursunuz, nükleer angajmanlara mı girersiniz ne yaparsınız yapın!...
Böyle müttefikliğin zaten canı cehenneme!...
Beş on savunma sistem konjonktürellikleri, "fayda mütekabiliyetleri" vs. uğruna çekilecek kahır değilsiniz vesselam!
Şu savaşı durdurmaya en çok çabalayan ve yaklaşan ülke ve liderine yönelik ithamlara yani...Ki bunları söyleyen de biz değildik ha, sizin taraflardan da, Rus cihetinden de önemli,yönetsel kişilikler ifade ettiler!
Sizin bu yazıları kaleme aldıranlar esas savaşın dinmesini engelleyen, arabaluculukları bozan be müfsid adamlar!
Tabi işinize gelmezdi bu işi Türkiye ve Erdoğan'ın çözmesi.
Aksine Türkiye Rusya ile kavga edip, mümkünse savaşsın diye çok uğraşmıştınız hatırlıyoruz bunları da!
Bildiğiniz en iyi şeyler zaten bu oyunbazlıklar!...
Dünya'yı ifsada, kaosa sürükleyen siz; ıslah ve düzeltme çabasında olan, bu arada da meşru haklarla reaksiyonlar gösteren suçlu biz!...
Stalin, Türkiye'den toprak istiyordu. Adnan Menderes de korunmak için NATO'ya girmeye karar verdi.
Adnan Menderes'ten önce İsmet İnönü Stalin tehdidine karşı Truman Doktrinini imzaladı
1950'de CHP iktidarda kalsa da Türkiye NATO'ya girerdi çünkü Stalin 1 haftada yutardı Türkiye'yi
Ayrıca ABD Montrö'yü tanımıyor diyenlere de şunu söylemek icap eder ki Montrö'yü ilk tanımayan Stalin'dir
Stalin'e toz kondurmayanların da Hitler'i sevenlerden farkı yoktur
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile, Rusya'da yaşanan son gelişmelerin ele alındığı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Rusya'daki gerilimin sona ermesinin, Ukrayna sahasında geri dönülmez insani felaketlerin önünü aldığı belirtilen görüşmede, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg'e, Rusya'daki gelişmelerin, Ukrayna'da adil barış yolunda yeni bir kilometre taşı olması temennisi iletildi.
İsveç'in NATO üyeliğinin de ele alındığı görüşmede, Türkiye'nin İsveç'in üyeliğine karşı yapıcı tutumunun devam ettiği, ancak PKK/PYD/YPG yanlıları bu ülkede serbestçe eylem düzenledikçe, yapılan mevzuat değişikliklerinin bir anlamının olmadığı ifade edildi.
Görüşmede, F-35 bağlamında yaşanan haksızlıkların, Türkiye'nin F-16 talebinde İsveç'in üyeliğiyle bağlı kılınması çabalarının, Türkiye'ye değil, esasen NATO'ya ve NATO'nun güvenliğine zarar verdiği vurgulandı.
Öte yandan Stoltenberg, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesi hakkında sosyal medyada paylaşımda bulundu.
Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta yapılacak NATO Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile iyi bir görüşme yaptıklarını kaydeden Stoltenberg, zirvede terörizm, caydırıcılık ve savunma konularında önemli kararlar alınacağını belirtti.
İsveç'e bir darbe de Macaristan'dan: NATO umutları sonbahara kaldı
Kur'an-ı Kerim yakma provokasyonuna izin veren İsveç'in NATO umutlarına bir darbe daha geldi. Macaristan'da, İsveç'in NATO üyeliği için yapılması planlanan onay oturumunun sonbahara ertelendiği belirtildi.NATO'ya girmek amacıyla Türkiye'nin talep ettiği şartları uyguladığını iddia etmesine rağmen terör örgütlerinin faaliyetlerine göz yummaya devam eden İsveç, terör örgütü destekçilerine hapis cezası öngören yasaya onay vermiş ve 1 Haziran'da yürürlüğe giren yasa ile terör örgütünün faaliyetlerini teşvik eden, güçlendiren veya destekleyenlere 4 yıla kadar hapis cezası verilmenin önü açılmıştı.
Yasa ile Türkiye'nin taleplerini yerine getirdiğini belirten İsveç, gözünü 11-12 Temmuz tarihlerinde Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta gerçekleşecek NATO zirvesine çevirmişti.
Kur'an-ı Kerim yakma yasağı kaldırıldı
İsveç İdare Mahkemesi ise güvenlik riski endişelerinin gösteri yapma hakkını sınırlamak için yeterli olmadığını savunarak polisin Kur'an-ı Kerim yakma yasağını 12 Haziran'da kaldırmıştı.
Yüksek Mahkeme de İdare Mahkemesi'nin bu kararını onayladı.
Kurban Bayramı'nın ilk gününde başkent Stockholm'de Irak asıllı Salwan Momika isimli bir kişi Stockholm Camisi önünde polis koruması altında Kur'an-ı Kerim yaktı.
Bu olaya başta Türkiye ve İslam dünyası olmak üzere tüm dünyadan tepki yağdı.
İsveç'e bir darbe de Macaristan'dan
Macaristan Parlamentosu'ndaki muhalefet partilerinden Demokratik Koalisyonu (DK) milletvekili Agnes Vadai, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Macaristan Başbakanı Viktor Orban ve hükümetteki Macar Yurttaş Birliği (Fidesz) partisinin yakın zamanda yapılması planlanan onay oturumunda İsveç'in üyeliği için oylama planlamadığını bildirdi.
Vadai'nin yanı sıra DK partisinden diğer bir milletvekili de onay oturumunun sonbahara ertelendiği bilgisini doğruladı.
İsveç'in NATO üyeliği hakkındaki üst düzey toplantı 6 Temmuz'da yapılacak
İsveç'in NATO üyeliği hakkında Türkiye, İsveç ve Finlandiya'nın dışişleri bakanlarının da katılacağı üst düzey toplantının 6 Temmuz'da Brüksel'de yapılacağı bildirilmişti.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Finlandiya'nın, bir NATO zirvesine ilk kez üye olarak katılacağını hatırlatarak 11-12 Temmuz’da Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılacak NATO zirvesine kadar İsveç'in üyelik sürecinin de tamamlanması için çalıştıklarını belirtmişti.
Bu amaçla bu hafta başında Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında Brüksel'deki NATO karargahında üst düzey bir toplantı teklifi yaptığını anımsatan Stoltenberg, daha önce zamanını açıklamadığı toplantının gelecek hafta perşembe günü düzenleneceğini kaydetmişti. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/isvecin-nato-uyeli ...2924?amp=1 (yenisafak)Tebrikler "Batı Hun" yoldaşlara!
Türkiye'ye hep ne diyorlar, yasalar yetmez somut uygulama görelim. Şimdi Türkiye'nin aynı muameleyi yapması lazım. NATO genel sekreteri Ankara'ya geliyor, adam toplantı halideyken İsveç'in caddelerinde PKK paçavralarıyla toplantı yürüyüş yapıyorlar. Güya müttefik dedikleri ülkenin cumhurbaşkanının kuklasını asıp yakıyorlar, kafasına silah dayıyorlar. Bu mu müttefiklik?
Sirf terör yasasi cikartildigi icin úye yapmamiz büyük hata olur..
BATI ve AB bize önce nasil muamele gösterdigini hepimiz hatirliyoruz…
Isvec hemen üye olursa, onlarin bize karsi intikami 10 kat daha büyük olacagini tahmin ediyorum..
Cumhurbaşkanı Erdoğan: (İsveç'te Kur'an-ı Kerim yakılması) Bu alçaklığa göz yumanlar emellerine ulaşamayacak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, (İsveç'te Kur'an-ı Kerim yakılması) Bu cürmü işleyenler kadar fikir özgürlüğü kılıfı altında izin verenler, bu alçaklığa göz yumanlar emellerine ulaşamayacak." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Teşkilatları ile Bayramlaşma Programı'na canlı bağlantıyla katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, İsveç'te Kur'anı Kerim'in yakılmasıyla ilgili olarak şunları söyledi:
"Türkiye olarak, tahrik siyasetine de tehdit siyasetine de kesinlikle boyun eğmeyeceğimizin bilinmesini istiyorum. Terör örgütleriyle ve İslam düşmanlarıyla kararlı mücadele edilinceye kadar tepkimizi en güçlü şekilde ortaya koyacağız. Müslümanların kutsallarına hakaret etmenin düşünce hürriyeti olmadığını Batılı kibir abidelerine eninde sonunda öğreteceğiz."... (Anadolu Ajansı)
Yazılı paylaşımdaki ifadeler videonun ilk bölümünde.
İletişim Başkanı Altun: "NATO’da müttefikimiz olmak isteyenler, İslam karşıtı teröristlerin yıkıcı davranışlarına müsamaha gösteremez”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla İsveç'in başkenti Stockholm'de bir caminin önünde Kur'an-ı Kerim yakılmasına tepki gösterdi.
İngilizce olarak açıklama yapan İletişim Başkanı Altun, Müslümanların en mübarek günlerinden birinde İsveç'te Kur'an-ı Kerim'e karşı iğrenç ve alçak bir eylem yapıldığını belirtti.
İletişim Başkanı Altun, açıklamasında şunları kaydetti:
"Avrupalı otoriteler nezdinde, özellikle İsveç'te, İslam karşıtlığına izin verilmesinden bıktık usandık. NATO'da müttefikimiz olmak isteyenler, İslam karşıtı ve yabancı düşmanı teröristlerin yıkıcı davranışlarına müsamaha gösteremez ve izin veremez. Bu eylem, bu mübarek günde dinimizi hedef alan bir başka provokatif terör eylemidir. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan'ın da belirttiği üzere bu tarz menfur eylemlere göz yummak suça ortak olmaktır. İsveç makamları süratle harekete geçmeli ve terörün her türlü tezahürüne karşı net bir tavır sergilemelidir. İfade ve konuşma özgürlüğü bahanesinin arkasına saklanamazlar."
Medeni bir toplumun en temel gereksinimi olan terörle mücadelenin, ciddi ittifakların temel ön şartı olduğuna dikkati çeken İletişim Başkanı Altun, "Bu husustaki umutlarımız azalsa da Avrupalı yetkililerin İslam karşıtlığı tehdidi konusunda aklıselimle hareket etmelerini bekliyoruz." ifadesini kullandı. (iletisim.gov.tr)
- Irak, Musul doğumlu bir süryani
- Arami milliyetçisi
- Irak’taki Arami-Süryani silahlı hareketleri içinde yer aldı
- İsveç vatandaşı
- İsveç’te Süryani Demokratik Birlik Partisi başkanlığı yapıyor
- Kendisini ateist olarak da tanımlıyor