Bu teröristlerin cenazesinden çıkmayan onlarca sözde milletvekili bu partilerin içinde. Hâlâ içinde.
Bu kadar iç mihrak varken, öncelik İsveç değil. İç mihraklar temizlensin İsveç kolay.
Bunca iç mihrak, bunca ihanet ortadayken, bu iç mihrakların zillet ittifakını kurtarıcı olarak cilalayan, pazarlayan, destekleyen bunca aymaz var bir de.
Bir tanecik aklı başında muhalif parti yok. Muhalif vatandaş bile yok.
Göre göre, bile bile yıkıma destek olmaya devam ediyorlar, koşuyorlar, birbirine bakarak coşuyorlar.
2023 seçimlerini kazansalar da büyük tehdit, kaybetseler de.
"Eğer bizim vetomuzu yok sayıp İsveç ve Finlandiya'yı NATO'ya alırlarsa o anda NATO'dan çıkmamız gerekir"
"Türkiye seçeneksiz değildir. Eğer şartlar içinden çıkılmaz bir hale bürünürse NATO'dan ayrılmak bile alternatif bir tercih olarak gündeme alınmalıdır. NATO'yla var olmadık, NATO'suz da yok olmayız."
Nato'dan çıkma fikri kulağa hoş gelse de akıllı siyaset için ikili oynamak gerekiyor. Bu yüzden hem Nato'da olup hem Nato kontrolünde olmamak en iyisi.
Şu saatten sonra yani üzerinden 70 yıl geçtikten sonra (Silahlı kuvvetlerini NATO disiplinine göre dizayn ettikten sonra ve de ne kadar başarılı olursan ol milli savunma sanayiini dışa bağımlılıktan bugün ABD, İngiltere, Fransa,İsveç ve hatta Çin ve Rusya düzeyine de daha getirememişken) NATO'dan çıkma, NATO'ya girmekten 10 kat daha ciddi, on defa düşünülmesi gereken, büyük sorumluluk isteyen bir karardır.
NATO'dan çıktın (ve iyimserlikle de diyelim ki Batı/NATO kanadı bunu umursamadı ama ambargo vb. cinsinden ek bir tepki de koymadılar!); kendi ayakların üzerinde ne kadar durabileceksin? "Bitaraf olan bertaraf olur!" diye bana da ait olmayan bir deyiş vardır...
Mevcut konjektürde ve içind bulunduğumuz jeopolitik koşullarda ister istemez bir kutuptan ayrılınca bir diğer kutuba dahil olacaksın? Hangisine dahil olalım? Rusya'ya mı, Çin'e mi?
"Muhalif, yaramaz çocuk" olarak yaftalansan da NATO içinde kalmak günümüz koşulları ve gerçeklerinde kötünün iyisidir. Yoksa NATO'ya bayılmak, tapmak, hele hele Amerikan-perestlik yapmak zaten söz konusu olmamalı.
Son söz: halk arasında sık kullanılan bir deyiş daha vardır --- "Bekara karı boşamak kolaydır!" diye...
Bu yüzden hem Nato'da olup hem Nato kontrolünde olmamak en iyisi.
O da bir yere kadar uygulanabilir yöntem işte. Bunu da göz önüne almak gerek.
Gladyosundan türevi b.kluklara ve bundan da mütevellit engellere kadar birçok mesele bu sistematik içinde olmuştur unutmayalım ki!
Yani teoride denge bakışı ve fiiliyatını olumlu,akılcı görüp olabildiğince uygulayabilsek de neticede sürdürülebilirliik bağlamında "yan etki" ve zararlarını da görmüşüzdür işte.
Baskı ve manipülatif hususlar büyük ölçüde bu oluşum üzerinden veya vesileli olagelmiştir malum. Benzetme uygunsa mafyatik bir mekanik işte!
Bir noktada kırılma olasılığı hesabıyla bir devlet aklı ve stratejik planı da yapılmalı.
Yani bu örgütün "miadının dolum" ve olası yeni bir oluşum kurgusunu da "tohum misali" görüp, hesap etmek lazım. İşte bu AB 'Stratejik Pusula' ve bağlamında muhtemel askeri oluşum etkileşimli de falan. http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=8714532#8714532
Tabi yine bu revizyonun sırf Avrupa ile sınırlı değil ona ABD vs. kıta dışı eklenimleri de hesabıyla. Yani kısacası NATO'nun format değişimli bir revize türü olasılığı.
İsveç devlet televizyonu YPG/PKK'nın ele başlarından Müslim ile röportaj yaptı
İsveç devlet televizyonu SVT, terör örgütü YPG/PKK'nın ele başlarından Salih Müslim ile Suriye'nin kuzeyinde saklandığı ABD askeri üssünde röportaj yaptı.
Atila Altuntaş |25.05.2022 Stockholm
Alıntı:
SVT'nin, İsveç'in NATO üyeliği konusunda Türkiye'nin çekincelerini dile getirdiği bir dönemde Müslim ile yaptığı röportajda, terör örgütü elebaşı İsveç'e güvendikleri yönünde açıklamalar yaptı.
İsveç devlet televizyonunun haberinde, Müslim'in, Kuzey Avrupa ülkesinin NATO üyeliği için YPG'yi asla bir terör örgütü olarak kabul etmeyeceğini, Türkiye'nin NATO üyeliği konusundaki taleplerine olumlu karşılık vermeyeceği iddiasına yer verildi.
Salih Müslim'in, muhabirin YPG'nin PKK'ya bağlı olup olmadığı yönündeki sorusuna yanıt vermek istemediği de görüldü.