1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 20  |
 |
Tekinn2121
|
 |
Dervişoglu
2 yıl önce - Cum 27 Ksm 2020, 20:49
Zati kur-an yeteydi Allah azze ve celle niye resul yolladı?
Hadisi inkar edenler zati ya munafik yada cahil cühela kesim hadisi sahih yada sahte olduğunu anlamanın yolu,
Hz.Kuran ile mantık uyuşması varmı ayetler ile tezatmı onu iyice irdeleyip akil ve mantık olarak süzdürdükten sonra anlaşılır.
|
 |
Mustafabey 01
2 yıl önce - Cum 11 Arl 2020, 17:13
| Alıntı: |
Kimse kusura bakmasın ama birisi tarafından "hadis-i şerif" denildi diye her yazılanı gerçek zannetmeyin. Maalesef birçoğu masal. Doğrular vardır belki ama güvenilirliği sıfır.
Bakın bunlar "Buhari" hadisleri olarak kaynak verilmiş.
Buhari, Hz Muhammed'den neredeyse 300 yıl sonra Özbekistanda doğuyor |
Birçok sahte ve uydurma hadis var ama bunu zaten bu işin uzmanları sahte ve kaynaksız olduğunu bildiriyor lar, sapıtan ilahiyatçı hocalar ve müftüler de var millettin kafasını karıştırmak için yapıyorlar, hadisler olmadan Türkçe meali den Kur’ân kolay kolay kimse anlayamaz.
Peygamber efendimiz s.a.v bile bazı Âyetleri Cebrail a.s açıklama yapmıştır.
Asırlar önce yaşamış Buharı gibi bir Alime iftira atmak da kimseye fayda sağlamaz sadece günah kazandırır varsa bir yanlışı hatası Ahirette hesapını soracak sadece Allah c.c dir.
Büyük hadis alimi: İmam Buhari
Sahih hadisleri ilk defa bir araya getiren
Asıl adı Muhammed bin İsmail olan Buhari, 20 Temmuz 810'da Buhara’da doğdu. Babası İsmail, Malik bin Enes ve Abdullah bin Mübarek gibi alimlerden hadis öğrenen bir kişidir. Buhari henüz çocuk yaştayken babasının vefatı üzerine dindar bir kadın olarak bilinen annesi tarafından yetiştirildi.
Buhari on yaşına doğru Muhammed b. Selam el-Bikendi, Abdullah b. Muhammed el-Müsnedi gibi Buharalı muhaddislerden hadis öğrenmeye başladı. On bir yaşlarında iken hocası Dahili'nin rivayet sırasında yaptığı bazı hataları tashih etmesiyle dikkatleri çekti. On altı yaşına geldiği zaman İbnü’l-Mübarek ve Veki b. Cerrah'ın kitaplarını tamamen ezberlemişti. Bu sırada annesi ve kardeşi Ahmed ile birlikte hacca gitti. Hac sonrası onlar memleketlerine döndükleri halde Buhari Mekke’de kaldı ve Hallad b. Yahya, Humeydi gibi alimlerden hadis tahsil etti. Daha sonra bu maksatla ilim merkezlerini dolaşmaya başladı. Bağdat, Basra, Belh, Şam, Humus, Kufe, Nişabur gibi birçok ilim merkezine seyahatler yaptı.
Tek nüshası İrlanda'da bulunan İbn Mende’ye ait bir eserde, Buhari’nin kendisinden rivayette bulunduğu hocalarından 309 muhaddisin adı, yaşadıkları şehirler ve ölüm tarihleri verilmektedir. Talebesi Firebri, el-Camiu'ṣ-Saḥiḥ'i Buhari'den 90 bin talebenin dinlediğini söylemektedir. En tanınmış diğer talebeleri ise İmam Müslim, Tirmizi, Ebu Hatim, Ebu Zür'a er-Razi, Muhammed b. Nasr el-Mervezi, Salih Cezere, İbn Huzeyme gibi muhaddislerdir.
Buhari uzun seyahatleri sonunda derlediği hadislerle geniş bir kütüphane oluşturdu. Seyahatleri esnasında da kitaplarının önemli bir kısmını yanında taşıdı.
Yazdığı hadisleri yalnızca kitaplara yazmayıp hafızasına da nakşetmiştir. İbn Adi'nin rivayetine göre, Buhari'nin Bağdat'a geldiğini duyan muhaddisler 100 hadisin sened ve metinlerini birbirine karıştırarak bunları on kişiye verdiler. Buhari, sorulan her hadisi sened ve metinleriyle doğrusunu söyleyerek ilmi birikimini gösterdi.
Valinin oğlunu okutmadığı için memleketinden sürüldü
Buhari, sırasıyla Nişabur, Merv ve Buhara'ya gitti. Kendisinden ilim tahsil etmek isteyen herkese bildiğini esirgemeden vermesine rağmen devlet adamlarından uzak durdu. İlmi küçük düşüremeyeceğini, onu başkalarının ayağına götüremeyeceğini, gerçekten arzu ediyorsa hadis okuttuğu mescide veya evine gelmesini, bunu da istemiyorsa hadis okutmasını yasaklayabileceğini söylerdi.
Buhara valisinin sadece kendi çocuklarına ders vermesi yolundaki isteğini de ilmi belli insanlara tahsis edemeyeceği gerekçesiyle reddetti. Bunun üzerine vali, yakın adamlarından bazılarının Buhari’nin Ehl-i sünnet görüşüyle bağdaşmayan fikirlere sahip olduğunu iddia etmelerini sağladı. Sonra da bu iddiaya dayanarak onu kendi memleketinden sürdü. Buhari oradan Semerkant’a gitmek üzere yola çıktı. Semerkant yakınlarındaki Hartenk kasabasındaki akrabalarını ziyaret etti. Fakat orada hastalandı ve Semerkant'a gidemedi. 31 Ağustos 870'te ramazan bayramı gecesi vefat etti. Ertesi gün de orada toprağa verildi.
Ailesi hakkında bütün bilinenler, Ahmed adında bir oğlu olduğudur.
Buhari, orta boylu olup zayıf ve ince bir yapıya sahipti. Az konuşur, başkalarının sahip olduğu imkanlara özenmez, yiyip içmeye de önem vermezdi.
Cömert, yardımsever ve dünya malına değer vermezdi. Kendisine 25 bin dirhem borcu olan birisine karşı gösterdiği müsamaha dikkati çekicidir. Uzun zamandan beri borcunu ödemeyen bu şahıstan bazı idareciler vasıtasıyla alacağını tahsil etmesini tavsiye edenlere, "Ben onlardan yardım istersem onlar da benden işlerine geldiği gibi fetva vermemi isterler; dünya için dinimi satamam" demiştir. Fakat bazı dostları ona rağmen bu konuyu yöneticilere söylediler. Buhari bunu haber alınca ilgililere mektup yazarak borçluya bir kötülük yapılmamasını istedi ve onunla her yıl kendisine sadece 10 dirhem ödemek üzere anlaşma yaptı.
Buhari, tenkit ettiği raviler hakkında son derece mutedil ve insaflı sözler söylerdi. Hadis uydurmakla tanınan kimseler hakkında bile yalancı ifadesini pek nadir kullanmıştır. Gıybetten sakınarak kimseyi çekiştirmediğini söylemesi ve, "Allah Teala’nın beni gıybetten dolayı hesaba çekmeyeceğini umarım" demesi bu konudaki titizliğini gösterir.
|
 |
akin87
1 yıl önce - Cum 11 Mar 2022, 22:55
|
 |
akin87
1 yıl önce - Pts 18 Tem 2022, 20:16
Mustafa Öztürk gibi bir başka Sünnet inkarcısı Cemil Kılıç aynı noktaya varmış. Sünnet inkârcılığı eninde sonunda Kuran'ı apaçık şekilde inkara götürüyor
Mustafa Öztürk
Bu da Kemalist papaz
Cemil Kılıç

|
 |
mahmut11
1 yıl önce - Pts 18 Tem 2022, 20:26
bu adam MEBden hala maaş alıyor
|
 |
mimar m. karakoç
7 ay önce - Prş 29 Arl 2022, 20:42
Buhari ve Müslim hadis okumaları
|
 |
ali dostbey
7 ay önce - Prş 29 Arl 2022, 20:48
| Alıntı: |
Mustafa Öztürk gibi bir başka Sünnet inkarcısı Cemil Kılıç aynı noktaya varmış. Sünnet inkârcılığı eninde sonunda Kuran'ı apaçık şekilde inkara götürüyor
Mustafa Öztürk |
Mustafa Öztürk "sünnet/hadis" daha doğrusu rivayet inkarcısı değildir.
Bilakis Türkiye'deki Tarihselcilik akımın baş yüzlerinden olan Mustafa Öztürk geleneğe, rivayetlere sıkı sıkıya bağlıdır.
Tarihselcilik akımı, rivayetlere -tabiri caizse- damardan bağlıdır.
Rivayetler olmadan Tarihselcilik akımına ve tarihselcilere hayat yoktur.
Tarihselcilik çağımızın en büyük fitnelerinden biridir.
Bu akım yüzünden nice müslüman dinden dönmüştür.
Mustafa Öztürk'ün geçmişte ve günümüzde, özellikle çok yakın zamanda belli konular hakkında yaptığı açıklamalara/yorumlara bakarak onun Müslüman olmadığını, deist olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
|
 |
Harun Küçük
7 ay önce - Prş 29 Arl 2022, 21:08
| Alıntı: |
Mustafa Öztürk gibi bir başka Sünnet inkarcısı Cemil Kılıç aynı noktaya varmış. Sünnet inkârcılığı eninde sonunda Kuran'ı apaçık şekilde inkara götürüyor
|
Mustafa Öztürk hadis inkarcısı değil. Mustafa Öztürk tarihselci, kısacası hadisler de kuran da ehli sünnet ve türevi anlayışların dediğini gibidir ama temel şeyler hariç geriye kalan şeyler o zamanı ve toplumu bağlar diyor. Ki başka şekilde bir çıkış noktası da yok. Akın, senin sünnet yani hadis inkarcısı dediğin kişiler modernistler.
Akın iyi ki varsınız sizin hadisleriniz bu dinin tanrı kelamı olmadığını ortaya koymak adına müthiş kaynaklar. Bu şahıslar boşuna hadislere ve sizin kuran, din anlayışınıza aykırı bir anlayış ortaya koymuyor. Dini din olmaktan çıkartıyorlar orası ayrı bir konu ama insanları bir şekilde din de tutma konusunda sizden çok daha faydalı oluyorlar.
Örneğin Mehmet Okuyan İslam ile evrimi ilişkilendirebilmek ve insanın tarihselliğini ortaya koyabilmek için bir tane Adem yoktu, Ademden önce de Ademler vardı diyor. Bu örnekler böyle çoğaltılabilir.
|
 |
ali dostbey
7 ay önce - Prş 29 Arl 2022, 21:16
| Alıntı: |
| bir tane Adem yoktu, Ademden önce de Ademler vardı diyor. Bu örnekler böyle çoğaltılabilir. |
Ademden önce ademler vardı demiyor, Adem ve eşi ile birlikte başka çiftlerde/eşlerde yaradılmıştı/vardı diyor.
Yani insanlık ensest ilişki ile çoğalmadı, insanlık birde çok çiften/eşten çoğaldı
|
 |
sayfa 20  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|