1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
BÜLENT AYBİRDİ
11 yıl önce - Pts 12 Arl 2011, 17:09
Abdullah Gül, 2016 da BM Genel Sekreteri Olsun Sesleri
Türkiye’nin benimsediği çevik ve barışçıl dış politika anlayışı, dünyada Türk diplomasisine duyulan güveni ileri düzeylere taşımaya devam ediyor. ABD merkezli saygın dış politika dergilerinden Foreign Policy tarafından yayınlanan bir makalede, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için aday olması gerektiği önerisi dile getirildi.
İslam Konferansı Örgütü’nün BM Büyükelçisi Danışmanı Mehmet Kalyoncu tarafından FP Magazine için kaleme alınan makalede, New York Times gazetesinin Türkiye’nin Birleşmiş Milletler 65. Genel Kurul toplantısında güçlendirdiği imajından bahsederken “Hiçbir ülkenin sesinin Türkiye kadar güçlü çıkmadığı” yönündeki ifade hatırlatılarak, Davutoğlu tarafından şekillendirilen yeni Türk dış politikasının, Abdullah Gül’ün BM Genel Sekreteri olması halinde daha etkin bir şekilde uygulamaya konulabileceği yazıldı.
Davutoğlu’nun başarılı dış politika anlayışı dolayısıyla Türkiye içinde ve uluslararası alanda kazandığı üne vurgu yapan Foreign Policy, “Eğer Türkiye’nin yeni diplomatik nüfuzu kurumsallaştırılmak isteniyorsa, Davuğlu’nun ötesinde bir isim geliştirilmeli,” diye yazdı. Cumhurbaşkanı Gül’ün BM Genel Sekreterliği adaylığı konusunun tüm Türkiye’nin üzerinde mutabakata vararak destekleyebileceği ortak bir amaç olacağına dikkat çeken Foreign Policy, “Cumhurbaşkanı Gül’ün 2016 yılında BM Genel Sekreteri olması, aynı zamanda Türk dış politikasını modernize edecek ve dış politikada yeni bir gelenek oluşturacaktır,” diye yazdı.
Birleşmiş Milletler'in gündem maddelerinin neredeyse tamamıyla içli dışlı olan bir ülkenin Dışişleri Bakanı, Başbakanı ve Cumhurbaşkanı olarak görev yapmış olan Abdullah Gül’ün mükemmel bir Genel Sekreter adayı olduğunu yazan Foreign Policy, Abdullah Gül’ün bu göreve gelmesi halinde Türkiye’nin sadece BM’de değil BM’nin temsil edildiği bütün Dünya başkentlerinde güçlü lobi olanaklarına ulaşacağı yorumunu yaptı.
Türkiye’nin “komşularla sıfır problem” parolasıyla takip ettiği çok yönlü dış politikanın muhtemelen AK Parti hükümetinden sonra devam ettirilmeyeceğini yazan Foreign Policy, Davutoğlu'nun dış politika anlayışının Abdullah Gül’ün BM Genel Sekreterliği ile kalıcı hale geleceğini zira bir arabulucu olarak öne çıkacak olan Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi üyelerinin benimsediği çizgiye yaklaşacağını ve duygusal hareket etmekten kaçınacağına dikkat çekti.
İbrahim H. Aydoğan – Turkishny.com
22 Ekim 2010 Cuma
Kaynak: http://www.turkishny.com/headline-news/2-headline ...un-sesleri
|
 |
ahmet1965
11 yıl önce - Pts 12 Arl 2011, 18:09
Her ne kadar eski tarihli bir yazıda olsa Sn.Abdullah GÜL bence BM Genel Sekreterliği için ideal isimlerden biridir.Dış politikada tanınan, vizyonu olan,ağırlığı olan,güzel ingilizcesi olan özellikleri ile önemli siysaetçilerimizden biridir.Böyle bir durumun gerçekleşmesi dünya nezlinde ülkemizin prestijine artı değerler katacak,söz sahibi rolümüzü arttıracaktır.Ancak özellikle İsrail kaynaklı lobiler böyle bir şeyin gerçekleşmemesi için ellerinden geleni yaparlar.Çünkü Genel Sekreterlik stratejik ve siyasi önemi çok fazla olan bir görev.BÖYLESİ BİR DURUMUN GERÇEKLEŞMESİNDE iSRAİL BELKİDE ORTADOĞUDA İSTEDİĞİ GİBİ AT OYNATAMAYACAKTIR.Zor ancak imkansızda değil Sn.Abdullah Gül'ün aday olursa seçilmesi..
|
 |
Surkentli_21
11 yıl önce - Pts 12 Arl 2011, 19:17
olmasını isterim destekliyorum yalnız 2016 yılına daha çok var
|
 |
Yakup
11 yıl önce - Pts 12 Arl 2011, 19:36
| Alıntı: |
olmasını isterim destekliyorum yalnız 2016 yılına daha çok var
|
ama Güle destek icin ve dostluk bulmak icin simdiden lobimiz is basi yapmasi gerekiyor diyorum..
nasil Dünya kupasini yillar önce hazirlik ve basvuru yapiyorsan.. Politikada lobimiz yillar önce baslamasi sart....
|
 |
dmusa
11 yıl önce - Pts 12 Arl 2011, 19:57
artık küresel düşünmeliyiz. dünya politikasında söz sahibi olmak istiyorsak ülkemizin yetiştirdiği böyle nadide insanların uluslararası arenada boy göstermesini sağlamamız gerekiyor. bence de Abdullah Gül için iyi bir hedef.
|
 |
Ahmet Kozanlı
11 yıl önce - Pts 12 Arl 2011, 23:30
BM genel sekreteri olmanın T.C ne getireceği ne gibi avantajı olabilir? Bence Ekmelettin İslamoğlu İKÖ başına geçmesi TC den daha çok İKÖ nün işine gelmiştir.İKÖ eski haline göre baya iyi bir konuma gelmiştir.
|
 |
Süreyya Kazanciogullari
11 yıl önce - Pts 12 Arl 2011, 23:49
Penis yazari olarak nam salmis yazar Serdar Turgut, tam da bu konu ile ilgili bir yazi yazmis bugün.
Abdullah Gül'ün birlesmis milletler genel sekreteri olmasinin ne gibi faydasi olur Türkiye'ye ögrenmek icin bu yaziyi okuyabilirsiniz.
| Alıntı: |
Serdar Turgut
2014 için konuşulan formül
12 Aralık 2011 Pazartesi, 10:01:56
2014 yılında Cumhurbaşkanı Gül'ün görev süresi dolunca devlet üst yönetiminin nasıl şekillendirileceği uzun zamandır kafaları meşgul ediyordu. Uygun formüller üzerinde çalışmalar sürdürülüyordu.
Başbakan Erdoğan'ın halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı olarak Çankaya'ya çıkması neredeyse kesin gibi. Asıl sorun Cumhurbaşkanı Gül'e ne önerileceği, onun birikimine ve prestijine uygun ne tür bir düzenleme yapılacağıydı.
Bir ara Başbakanlık düşünüldü ama bunun Putin-Medvedev modeline benzemesi ve Erdoğan gibi bir liderin halk tarafından seçilmiş cumhurbaşkanı olarak görev yapacağı bir devlette başbakanın öneminin azalacağı düşünülerek Gül için bunun uygun olmayacağı sonucuna varıldı.
Gül olmadığı takdirde AKP içinden en azından 3 veya 4 başbakan adayının rahatlıkla çıkacağı, en büyük sorunun çok dinamik, bilgili, deneyimli olan Gül'ün birikimine uygun bir görev bulunması olarak kaldı.
Sonra ortaya çok ilginç bir fikir atıldı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için Abdullah Gül'ün aday gösterilmesi ve bunun gerçekleşmesini sağlamak için de devletin tüm gücünü seferber etmesi düşünülüyor.
2016 yılında boşalacak genel sekreterlik makamına Abdullah Gül'ün çok yakışacağı ve o makamı, Türkiye'nin yükselen, model olarak bakılan Müslüman ülke olarak eski cumhurbaşkanının doldurmasının çok uygun ve anlamlı olacağı da konuşuluyor.
2014-2016 yılları arasında Türkiye'nin dünya ölçeğindeki tüm imkânlarını kullanarak Gül'ün genel sekreterlik hedefi için çalışacağı ve Erdoğan'ın gerek bölgedeki gerek dünyadaki prestijini de kullanarak ülkelerden bu adaylığa destek alması durumunda ve ayrıca neredeyse tüm dünya ülkelerinde açtığı okullarla o ülkelerde Türkiye'nin sözüne güvenilirlik sağlamış olan Gülen hareketinin de bu adaylık için bütün gücüyle çalışacağı düşünülüyor.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği'ne Abdullah Gül gibi başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yapmış ve dış politikada muazzam bir birikimi olan bir Türk'ün, bir Müslüman'ın getirilmesinin dünya politikası açısından da önemi büyük olacak.
En uzun süre başbakanlık yapmış insan olan Erdoğan'ın halk tarafından seçilmiş cumhurbaşkanı olmasıyla ve Gül'ün de Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için dünya ölçeğinde kampanyaya başlanmasıyla devletin içindeki tüm dengeler yerli yerine oturacak ve Cumhuriyet'in 100'üncü yılı olan 2023'e Türkiye'nin çok daha güçlü ve prestijli bir ülke olarak girmesi için çalışmalar da başlatılacak.
2014'ÜN ALTYAPISI ŞİMDİDEN KURULUYOR
Türkiye uzun süredir Cumhurbaşkanı Gül'ün zamanı gelince Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği'ne seçilmesinin altyapısını kuruyor.
Sonradan MİT müsteşarlığına geçen Hakan Fidan'ın başında bulunduğu dönemde Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi (TİKA) Başkanlığı özellikle Osmanlı'nın etkin olduğu coğrafyada bütün ülkelerde yatırımlar ve bağlantılarla çok etkili bir ağ kurmuştur.
Bir de Gülen hareketinin en küçüğünden en büyüğüne kadar her ülkede açtığı okullarla oluşturmuş olduğu Türkiye dostluğu köprüleri vardır.
Örneğin gezip gördüğüm Senegal'de ülkenin en etkili politikacılarının çocuklarının Türk okullarında okumalarından dolayı bu etkin politikacılar, veliler olarak Türkiye'ye kendilerini çok yakın hissediyorlar.
Ayrıca yine Gülen hareketinden olan işadamlarının verdiği gönüllü paralarla bu ülkede birçok sağlık hizmeti sunuluyor ve Türkiye daima dua alıyor.
Bütün bu altyapının zamanı geldiğinde Abdullah Gül'ün Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği'ne destek toplamak için bütün gücüyle mobilize edileceği kesindir.
TÜRKİYE'YE YAKIŞIR
Her zaman diyorum Türkiye yükselen bir değerdir, 21 'inci Yüzyıl'ın model ülkelerinin başında geliyor ve Müslüman bir ülke olarak dünyada çok ihtiyaç duyulan bir medeniyetler ittifakının kurulmasına önderlik edebilecek tek ülkedir de.
Cumhurbaşkanı Gül BM Genel Sekreterliği'ne hem birikimi, hem tecrübesiyle en çok yakışacak isimdir. Bu arada Türkiye'nin seçilmiş cumhurbaşkanı da liderliği ve karizmasıyla en uzun başbakanlık yapmış olan Erdoğan olacak. Bu düzenlemeyle Türkiye'nin hak ettiği lider ülke konumuna rahat oturacağı neredeyse kesin gibidir.
|
http://www.haberturk.com/yazarlar/serdar-turgut/6 ...lan-formul
hatirlattiginiz icin tskler unutmusum
En son Süreyya Kazanciogullari tarafından Pts 12 Arl 2011, 23:57 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
fatih civelek
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|