Bu etap kapsamında açılan ilk duraklardaki ekranlar giç iyi değil
İlk etapdaki duraklarda saat,tarih,hava durumu,tramvayın kaç dakika sonra geleceği ve gelen tramvayın kodu gibi önemli bilgileri förebiliyorsunuz fakat yeni duraklarda öyle değil bence hiç iyi olmamış ilk atebın duraklarındaki gibi bilgilendirme ekranları konulursa daha iyi olur
2. Etabın ilk açılan duraklarının isimleri hala tramvayların içindeki durakların gösterildiği yere eklenmemiş tramvayların içinde son durak olarak şuan gar gözüküyor
Doğuda havalimanı, batııda üniversite sistemin ulaşım aksında olmazsa olmazları.. Ama büyük bir handikapı var, yüksek maliyeti.. Bunu birçok yerde Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf ziya Yılmaz'da dile getirdi; 'Raylı Sistem, Samsun ölçeğinde bir şehir için lüks. Bunu biliyoruz ama kentimizin modern ve gelişmiş şehirler kapsamında anılması ve onları sahip olduklarına sahip olması da, halkımızın en büyük hakkı..Dolayısıyla gerek maliyeti, gerekse işletme masrafları yüksek diye Samsun halkını bu güzellikten ve hak ettiklerinden mahrum edemeyiz' diyor.. Yüzde yüz katılıyorum. Raylı Sistem Samsun'un modern yüzü. Ulaşım rahatlığı ve konforu. Dün tenkit edilen sistem bugün samsunlular tarafından benimsenmiş ve koruma altında. Yani artık istesekte vazgeçemeyiz!. O halde konforunu yaşarken bazı külfetlerine ve eksikliklerine de katlanmak mecburiyetindeyiz. Bunlardan biri yeni işletmeye açılan ve Balıkçı Barınağı durağına ulaşan aks. Orada ne var?.. Bir alışveriş merkezi.. Raylı sistemin oraya ulaşmış olması önemli bir gelişme.. Merkezin ekonomik girdilerini arttırabilecek bir potansiyel. Ama olmuyor, olamıyor!.. Zira durakta inen yolcuların karşıya geçmeleri mümkün olmuyor. Zira bir üst geçit yok.. Büyükşehir Belediyesi, bu üst geçidin alışveriş merkezinin gelişmesini ve ekonomi girdilerini arttıracağı düşüncesiyle onlar tarafından yaptırılmasını istiyor. Hatta bu konuda Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Yurt'un, Lovelet yöneticileriyle bir görüşme yaptığını biliyorum. Aynı görüşmeyi Piazza ile de yapan büyükşehir oradan olumlu bir yanıt aldı. Ama bir şeyi de gözden kaçırmamak gerekiyor. Piazza ile Lovelet aynı kefede görmek mümkün değil. Hele hele yaşanan sel felaketinde Lovelet'in kayıplarını göz önüne alırsak. Çok kan kaybettiler. Ciroları selden sonra neredeyse sıfırlandı. Birçok firma kapattı, gitti.. Neden?.. Bir sel yatağı olduğu bilinmesine ve bunun için kalıcı önlemler alınmadan alışveriş merkezinin inşaatının yapılmasına müsaade edildiği için. Merkez faaliyete geçmeden önce iskan raporu olmadığı halde dükkanları sigortalayan sigorta şirketi, selden sonra yan çizdi. kalıcı önlemleri alması gereken başta DSİ olmak üzere kurumları es geçerek maddi kayıplarını iş merkezindeki firmalar üzerinden tahsile gitti. Bildiğim kadarıyla Lovelet Alışveriş Merkezinin yaklaşık 1 milyon 700 bin lirası mahkeme yoluyla sigorta şirketi tarafından blokeli. Elleri kolaı bağlı halde hem yaralarını sarmaya çalışıyorlar hem de bağlı olan paralarını kurtarmaya.. Alışveriş merkezindeki fiili durum bu.. Yani bugün için kuruş para harcayacak durumda değiller.. Büyükşehir cenahına geldiğimde; Çok pahalı bir sistemi ihtiyaç olan aksta geliştirmeye ve daha çok kitlenin istifadesine sunmak için gece gündüz çalışıyorlar. Öyle ki, kendi bütçe rakamlarını fersah fersah geçmiş durumdalar. Hal böyle olunca ortaya çıkan maddi yükü istifade edecek kurumların paylaşmasını istiyorlar.. İş dönüyor, dolaşıyor Nasreddin Hoca fıkrasına takılıyor; Özveriyle yatırımlarını sürdürürken sorumluluğun paylaşılmasını isteyen Büyükşehir'de haklı. Selden kendi iradeleri dışında büyük zarar görerek toparlanmaya çalışan Lovelet İşletmeleri de. Ama bir başka haklı olan daha var ki, hepsinde daha öncelikli: "O da Samsun halkı." Tramvaydan indiği yerde karşıya geçmekte onun hakkı!..