Ana Sayfa 882 bin Türkiye Fotoğrafı
İstanbul Yeşilköy
Sayfa: Önceki  1, 2, 3 ... 23, 24, 25 ... 46, 47, 48  Sonraki
Ana Sayfa -> İSTANBUL
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
bülent yurtsever

7 yıl önce - Sal 22 May 2007, 14:02
SELÇUK ARAL


SELÇUK ARAL   Ağabey araştırmış bulmuş göndermiş TEŞEKKÜRLER.

İstanbul Dergisi 46.sayısından... Hazırlayan : Foti Benlisoy İstanbul Dergisi’nin 46.sayısında (Temmuz) Foti Benlisoy bizi Yeşilköy’de gezdiriyor. Bilmediğimiz, unuttuğumuz Yeşilköy...Benlisoy’un Gezi Rehberi’nden
Stefanos’un Köyü...


İstanbul'un batı kesiminde Marmara Denizi kıyısında Bakırköy ile Florya arasında kurulu bir semt Yeşilköy.
Oldukça eski bir yerleşim olan Yeşilköy’ün geçmişteki adı Ayastefanos. Köyün ismini aldığı Ayios Stefanos,
havarilerin İsa’nın çarmıha gerilmesinin ardından Hıristiyan cemaatinin Kudüs’teki işlerini idare etmesi
için seçtikleri yedi diyakonostan biri. Stefanos sapkınlık suçlamasıyla yargılanmış ve inancından
dönmediği için taşlanarak öldürülmüş. Bu nedenle Stefanos Hıristiyanlığın ilk şehidi (protomartir)
olarak kabul ediliyor. Rivayete göre, 4. yüzyılda, Büyük Konstantin zamanında Stefanos’un naaşı
İstanbul’a getirilmek istenmiş ve deniz yoluyla getirilen naaşın bir fırtına nedeniyle karaya çıkartılmak zorunda kalındığı yer olan bugünkü Yeşilköy’de onun adına bir kilise inşa edilmiş. Yerleşim o zamandan beri Ayastefanos olarak adlandırılıyor. Köyün adı daha sonra 1920'lerde Yeşilköy olarak değiştirilmiş. Söylendiğine göre semtin "isim babası" da burada uzun yıllar yaşamış olan Halit Ziya Uşaklıgil'in ta kendisi.

Aziz Stefanos’un bugün dahi yerleşime damgasını vurduğunu söylemek mümkün. Köyün eski limanını
oluşturan ve bir geziye başlamak için en uygun nokta olan bölgede bulunan üç kilise (Ortodoks, Ermeni - Gregoryen ve Latin-Katolik) onun ismini taşıyor. Bunlardan Ortodoks kilisesinin kökü
Stefanos’un naaşının İstanbul’a getirilmesine dayanıyor. Bugünkü kilise ise 1845 yılında inşa edilmiş. Mütevazi dış görünümüyle tam bir köy kilisesi. Ermeni kilisesi (Surp İstepan) Ortodoks kilisesine birkaç adımlık mesafede. Kilisenin hemen yanında Ermeni ilkokulu bulunuyor. Oldukça hoş bir binaya sahip olan okul çok sayıdaki öğrencisiyle hâlâ faaliyette. Katolik kilisesi ise mimari bakımdan daha "Batılı" tarzı ve heybetli görünümüyle diğer iki kiliseden bir hayli farklı. Nispeten uzun çan kulesi Yeşilköy sahilinin birçok moktasından görülebiliyor.
Bu kilise bugün Yeşilköy’de son on yıllarda kalabalıklaşan Süryani cemaatince de kullanılıyor. Marmara depremi sırasında kilisenin hemen yanında bulunan ve lojman binaları bir hayli hasar görmüş ve yeniden inşa edilmiş. Deprem Ortodoks kilisesinde de zarara sebep olmuş. Kiliselerin bulunduğu küçük
alandaki bir başka dini yapı da Aya Fotini ayazması.
Yeraltındaki bu küçücük ayazma sadece Hıristiyanlar tarafından değil Müslümanlarca da ziyaret ediliyor.
Eskiden haftanın bütün günleri açık olan ayazma bazı hırsızlık olaylarının yaşanması üzerine haftanın
sadece belli günleri belirli saatlerde açılmaya başlanmış. Eski limanın bulunduğu bu kesimde dini
yapıların yanında irili ufaklı meyhane ve balık lokantaları bulunuyor.

Dini yapılardan bahsetmişken köyün bazı önemli günlerini de anmak gerekiyor. 27 Aralık günü Aya
Stefanos yortusu olarak kutlanıyor. Arife günü ise aziz için kurbanlar kesiliyor. Bu kurban kesme
geleneğinin fırtına dolayısıyla karaya çıkmak durumunda kalan ve Stefanos’un naaşını getiren
denizcilerin on gün boyunca çobanlarca beslenmesinden kaynaklandığı söyleniyor. Kurbanlar Ortodoks
kilisesinin hemen aşağısında, eski limanın olduğu noktada kesilir. Yeşilköy için bir başka önemli tarih
de Ortodoksların Theofania yortusu nedeniyle gerçekleştirilen haçı suya atma törenleridir. Eski bir
gelenek olan ve her yıl 6 Ocak'ta gerçekleştirilen bu törenlerde ruhani tarafından denize atılan haçı sudan
çıkarmak için her dinden genç suya atlar. Ermenilerin de Noel bayramına denk düşen bu günde Yeşilköy sahili bir hayli kalabalık olur. Suların bu suretle takdis edildiğine inanıldığından köyün balıkçıları da bu
ayinleri önemser.

Yeşilköy sahili 1980'lerin ikinci yarısında dönemin modasına uygun olarak doldurulmuş. Eskiden kiliselerin
bulunduğu alana kadar gelen deniz bugün buradann bir hayli uzaklaşmış. Doldurulan bölümlerde gezi
parkurları ve küçük yeşil alanlar yapılmış. Sahil kesimine keza bir hayli biçimsiz büyükçe bir fıskiyeli
havuz inşa edilmiş. Sahilin bir kısmı da geniş bir plaj haline getirilmiş. Eski bir sayfiye yeri olan
Yeşilköy geçmişte denizi ile ünlüyken maalesef bugün denizin oldukça kirli olduğu söyleniyor. Ancak yine de yaz aylarında şehir dışında tatile gitme lüksüne sahip olamayanlar özellikle hafta sonlarında burada denize giriyorlar. Sular aniden derinleştiğinden sık sık da boğulma vakalarına rastlanıyor. Sahil kesiminde
oluşturulan yeşil alanlar özellikle havanın güzel olduğu aylarda bir piknik alanı olarak kullanılıyor.
Hafta sonları bu alanlar, türlü türlü oyunların oynandığı, her kesimden insanların dolaştığı birer panayır yerine dönüyor adeta. Sahildeki küçük çay bahçeleri de çay kahve içip kafa dinlemek için biçilmiş kaftan. Yeşilyurt tarafında kalan Röne Park semtin en eski dinlenme alanlarından. Sahilin Bakırköy’e doğru uzanan kısmında Sultan Abdülmecid döneminde inşa edilmiş olan Yeşilköy Feneri (eski adıyla Ayastefanos Feneri) bulunuyor. Fener yine aynı dönemde inşa edilmiş olan Ahırkapı Feneri'ni andırıyor. Sahilin diğer tarafında, Florya'ya doğru ise Çiroz denilen ve bugün bir karavan kampının da bulunduğu bölüm bulunuyor. Buranın böyle adlandırılmasının nedeni balıkçıların eskiden burada çiroz yapımı için balıkları güneşte kurutmaları.
Kamptan Florya'ya doğru uzanan sahil şeridinde ise belediyenin dinlenme tesisleri bulunuyor.

Denizden uzaklaşıp İstasyon Caddesi’nin başına ulaşınca karşımıza Yeşilköy Rum İlkokulu çıkıyor. 1904
yılında inşa edilen okul, Marmara depremi sırasında bir hayli zarar görmüş. Ön kısmında neoklasik tarzda
altı sütunlu bir giriş olan bu büyük binanın restore edilmesi sırasında ne yazık ki alışık olduğumuz
restorasyon felaketlerinden biri yaşanmış ve ne hikmetse altı olan sütun sayısı dörde inmiş, böylece de bina eski ihtişamından bir miktar kaybetmiş. Gene de bina geniş bahçesi ve büyüklüğüyle dikkat çekiyor.
Köyün Rum nüfusu hayli azalmış olmasına rağmen okul çok az sayıdaki öğrencisi ile hâlâ faaliyette. Deprem sırasında dersler bir müddet okulun bahçesinin arka tarafında kurulan küçük prefabrik konutta
gerçekleştirilmiş. Bugün bu prefabrik ev hâlâ okulun bahçesinde bulunuyor. Okulun bahçesinde 1960'lı
yıllarda köyün ikinci camisi inşa edilmiş. Caminin hemen yanında eski bir çeşme bulunuyor. Çeşmeyi
Barutçubaşızade Bogos Bey'in yaptırmış olduğu söyleniyor.

Okulun hemen karşı tarafında yer alan harabenin Ayastefanos antlaşmasının imza edildiği Barutçubaşı
Konağı’nın bulunduğu yer olduğu söylenir. Bilindiği gibi 93 Harbi olarak anılan savaşta Ruslar İstanbul
önlerine kadar gelmiş ve burada Ayastefanos barış antlaşması imza edilmişti. Bu olayın hatırasına ve
savaşta ölen Rus askerleri için bir toplu mezar teşkil edecek bir de abide inşa edilmişti. Ayastefanos Rus
anıtı olarak bilinen bu abide, askeri ve siyasi bir hezimeti hatırlattığından 1914'te yıkılmıştır. Yeşilköy'ün atlattığı bir başka "badire" de 31 Mart Vakası'dır. Hareket ordusu İstanbul'a doğru yürüyüşünde burada durmuş ve meclis üyeleri de devrin Yat Kulübü'nde toplanmış. Bugün bu olayın izlerini Hareket Ordusu Caddesi gibi yer adlarında görebilmek mümkün. Yeşilyurt'a doğru yine aynı dönemden kalma
Mecidiye Cami bulunuyor. Camiinin girişinde yapım tarihi 1327 olarak aktarılıyor. İstasyon Caddesi’nden
yukarıya çıkıp, postaneye doğru sapınca bugünkü halk pazarının yanında eski Latin Katolik mezarlığı ile
karşılaşıyoruz. Bugün terkedilmiş bulunan mezarlığın küçük kilisesinin sadece duvarları ayakta duruyor.
Mezarlığın kapısında Latince bir kitabe duruyor. Ressam Amadeo Preziosi’nin mezarı da burada Bulunuyormuş.

İstasyon Caddesi Yeşilköy'ün ekonomik faaliyetlerinin yoğunlaştığı merkezi adeta. Caddede bulunan bazı eski yapılar bugüne kadar ulaşabilmiş. İstasyon Caddesi ve Liman Meydanı Yeşilköy'deki eski ahşap bina ve konakların en çok muhafaza edilebilmiş olduğu alanlar. Yeşilyurt'a uzanan kesimde de dağınık olarak bahçeli ahşap konaklara rastlamak mümkün. Bu kesimde İstanbul'un ilk beş yıldızlı otellerinden biri olan
Çınar Otel bulunuyor. Eskiden Çınar Otel'in karşısında büyükçe bir futbol sahası bulunurdu ve burada yaz
aylarında "geleneksel" Çınar futbol turnuvası gerçekleştirilirdi. İstanbul olimpiyatlar için aday kent olduğunda bu top sahası Olimpiyat Parkı'na dönüştürüldü. Hatta olimpiyatların beş halkasının yer
aldığı bir de büyük havuz yapılmıştı. Bugün havuzun yerinde yeller esiyor. Semtin bu kesiminde bugün
Polat-Renaissance Oteli ve International Hospital gibi gökdelenvari binalar bulunuyor. Köyün Florya tarafında bulunan kesiminde ise daha çok orta boy apartmanlar bulunuyor. Eskiden çoğu bostan arazisi olan bu kesimdeki binaların bir kısmı zeminin elverişsizliğinden ötürü depremde bir hayli zarar görmüştü.

Yeşilköy 1970'li yıllarda hızlı bir değişim sürecine girmiş. Nüfus hızlı bir biçimde artmış ve ciddi bir yapılaşma faaliyeti gerçekleştirilmiş. Sayfiye olarak kullanılan bir balıkçı köyüyken kentin orta üst
sınıflarının ikamet ettiği "seçkin" bir semt haline gelmiş. Neyse ki bölgede havaalanının bulunması büyük
apartmanların yapılmasının önüne bir nebze de olsa geçmiş. Böylece semtin mimari dokusu çok büyük bir
dönüşüme uğramamış. Havaalanı bu bakımdan hayırlı olmuş ise de diğer yandan sahildeki çay bahçelerinde otururken uçakların iniş ya da kalkış gürültülerine maruz kalmak pek hoş olmayabiliyor. Ancak uçak sesiyle aranız çok da kötü değilse bir mesele yok. Hatta şansınız varsa Yeşilyurt Hava Harp Okulu öğrencilerinin gösteri uçuşlarına bile rastlayabilirsiniz.

Yeşilköy şüphesiz bir köy değil artık. Ancak yine de şehrin gürültü ve temposundan günübirlik bir kaçış
için iyi bir vesile. Hem dikkatli bir çift göz Stefanos'un köyünün izlerini bugün bile görebilir.


bülent yurtsever

7 yıl önce - Prş 24 May 2007, 12:18
Ayastefanos'tan YEŞİLKÖY'e


Ayastefanos'tan YEŞİLKÖY'e Fotoğraf sergimizin 23 Mayıs saat 18,30 da yapılan Açılış kokteyli harika geçti

Birçok eski Yeşilköy lü eski Fotoğraflara bakarken adeta o günleri tekrar yaşadılar.



(+)



 

(+)



 

(+)


BJK Kulübü eski Başkanlarından Ömer Gazi AKINAL eski fotoğraflara bakarken Adeta Eski günlere gitmişti

 

(+)


bülent yurtsever

7 yıl önce - Çrş 30 May 2007, 10:27
Ayastefanos'tan YEŞİLKÖY'e


07 January 2005    Ayastefanos’tan Yeşilköy’e bir kültür gezisi  

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=286830    Emre ERDOĞAN

Bu haftasonu Yeşilköy sokaklarında geziyoruz. Rehberimiz, Bir Zamanlar Bakırköy Kitabı’nın yazarı Turgay Tuna. Aynı zamanda Yeşilköy tarihine de hakim. Geçmişte azınlıkların ağırlıklı olarak yaşadığı Yeşilköy’de pek çok tarihi yapı ve kilise bulunduğundan rotamızı bu doğrultuda düzenliyoruz.

Yeşilköy Tren İstasyonu’ndan başlayıp, İstasyon Caddesi boyuncu sahile kadar yürüyeceğiz. Kısa bir güzergah gibi gözükse de, yolumuzun üstünde birçok tarihi yapı bize eşlik edecek. Gezmekten yorulup acıktığımız zaman, iki ünlü lokantada mola vereceğiz. Eğer İstanbul’da yaşayıp da hálá Yeşilköy’le tanışmayanlardansanız, haftasonu gezi planınıza bu tarihi semti ekleyin.

Gezimize Yeşilköy Tren İstasyonu önünden başlıyoruz. 1871 yılında açılan istasyonu, 1909’da hareket ordusuyla beraber Yeşilköy’e gelen Atatürk de kullanmış. Açıldığı yıllarda burası yerleşim merkezine uzaktı. Eski yol toprak olduğundan, yağmurlu günlerde gidip gelenler çamur içinde kalıyordu. O zamanın şehir planlamacısı Salih Efendi, İstasyon Caddesi’ni yaptırdı da halk bu dertten kurtuldu. Bugün bile yol kenarındaki ağaç düzeni o zamanlardan kalma. Şu an tren istasyonunun en eski yapısı, dışardan da görülebilen eski su deposu.

İstasyon Caddesi boyunca birçok tarihi ev var. Bunlardan ilki tren istasyonuna bakan Hatboyu Caddesi’ndeki Pamukçıyan ailesinin evi. 1900’lü yılların başında yapılan evde, İstanbul tarihçisi Ermeni asıllı yazar Pamukçıyan da bir dönem kalmış. Yapı şu anda boş ve harap durumda.

Biraz ileride Semprini’nin evleri var. İtalyan asıllı levanten mimar Semprini, 1900’lü yıllarda yol boyuncu yan yana duran üç evi yaptı. Semprini’nin önemi, o tarihlerde İstanbul’da birçok esere imza atmış olmasından kaynaklanıyor. En bilinen eseri ise Taksim Tepebaşı’ndaki Büyük Londra Oteli.

KONAKTAN GERİYE MERDİVENİ KALMIŞ

Caddenin Yeşil Zeytin Sokak ile birleştiği yerde, yine 1900’lü yılların başında yapılan Vartanyanların evi bulunmakta. Şimdi kullanılmayan bu yapının sahipleri, o zamanın ünlü bir doktor ailesi. Yeşilköy’ün en ünlü yapıları arasında Abdülmecit Çeşmesi ile Barutçu Başı Konağı’nın kalıntıları bulunuyor. Karşılıklı olarak görebileceğiniz bu yapıların ikisinin de durumu kötü. Konağın sahipleri eski Bakırköy bölgesi baruthanesinden sorumlu Dadyan ailesi idi. Bugün konaktan geriye sadece merdiven kısmının alt bölümü kalmış.

YEŞİLKÖY’ÜN EN ESKİ BALIKÇISI

İstasyon Caddesi’nden sola, Yeşilköy Çeşme Sokak’a sapıyoruz. İncir Çiçeği sokağa geldiğimizde karşımıza Surp Stepanos Ermeni Kilisesi çıkıyor. Bu yapı 1844 yılında inşa edildi. Çok güzel bir kapısı var. Yanınıza fotoğraf makinenizi alırsanız, kaçırmayın hemen fotoğrafını çekin. Ancak içine girebilmek için önceden izin almak veya kültür turlarından birine katılmak gerekiyor.

Rehberimiz Turgay Tuna, bize sürpriz yapıp, aynı sokaktaki bir evin kapısını çalıyor. Karşımıza Yeşilköy’ün en eski isimlerinden Balıkçı Bedros çıkıyor. Nisan aylarında teknesiyle balığa çıkan Bedros tam 85 yaşında.

BÖLGEYE İSMİNİ VEREN AZİZ

Yolumuza devam edip Mirasyedi sokağa geldiğimizde, Yeşilköy’e adını veren Aziz Stefanos’a ithafen yapılmış kiliseye rastlıyoruz. Kilisenin girişinde azizin küçük bir resmi bulunuyor. Avlusunu rahatça gezebilir, mum yakabilirsiniz. Kilisenin hikayesi şöyle: Dördüncü yüzyılda Bizans İmparatorluğu, Filistin’den Aziz Stefanos’un kemiklerini İstanbul’a getirtir. Daha sonra bu kemikler İtalya’ya gönderilmek üzere yola çıkar. Fakat bugünkü Yeşilköy açıklarında, gemi fırtınaya yakalanır ve karaya çıkmak zorunda kalırlar. Çıkılan yerde bir çadır kurulur. İşte bu çadırın olduğu yere Aziz Stefonos’a ithafen bir kilise yapılır. Zamanla bu bölgede bu kilisenin adıyla Ayastefanos olarak anılmaya başlar.

Kiliseye çok yakın bir başka tarihi yapı, Aya Fotini Ayazması. Ayazma’da mum yakıp, dilek dileyebilirsiniz. Mekan çok küçük ama, çok güzel düzenlenmiş.

Aya Fotini Ayazması’yla gezimizin tarihi kısmını bitiriyoruz. Temiz hava almak ve manzaranın tadını çıkarmak için sahilde yürüyüş yapabilirsiniz.

Fest Travel’dan Yeşilköy Gezisi

Yeşilköy gezisini Turfay Tuna rehberliğinde Fest Turizm ile de yapabilirsiniz. İlk gezi 12 Şubat Cumartesi günü yapılacak. Havacılık Müzesi, İstasyon Caddesi, Rum İlkokulu, Abdülmecit Çeşmesi, Dadyan Paşa Konağı kalıntıları, Surp Stefan Ermeni Kilisesi, Ayios Stefanos Rum Kilisesi, St. Stefano Latin Kilisesi, Latin Mezarlığı, Kont Amadeo Preziosi Av Köşkü, Mecidiye Camisi, Yeşilköy Feneri, eski evler ve sokaklar gezilecek. Kişi başı gezi fiyatı 47 YTL. Tel: 0212-216 10 36-37

NEREDE YENİR

Yeşilköy’e kadar gelip, deniz mahsulleri yemeden dönmek olmaz. Hasan Restoran Yeşilköy’de 40 yıldır hezmet veriyor. Başında Melike Diridiri var. Eşinin vefatından sonra başa geçen Diridiri, eski müdavimleri beklediğini söylüyor. Sanatçılar ve politikacılar Hasan Restoran’ı sıkı sık tercih ediyor. Kapasitesi 250 kişilik. Lakerda, kalamar, karidesli peynirli çoban salata ve karides güveci denemeden ayrılmayın. Haftanın her günü 12.00-24.00 arası açık. Rezervasyon var. Kişi başı ortalama 50-60 YTL ödeniyor. Tel: 0212-573 83 00.

Ogün Restoran 16 yıllık. Sahibi Ogün Nergis. Kapasitesi kış aylarında 60 kişi. Daha çok tiyatro ve sinema oyuncuları gidiyor. Her gün 12.00-24.00 arası açık. Lakerda, ahtopot ızgara, füme balık ve topik mekanın önerisi. Kredi kartı geçiyor. Rezervasyon yaptırsanız iyi olur. Fiyatlar ortalama 40-50 YTL arasında. Tel: 0212-573 41 33.

NASIL GİDİLİR

Yeşilköy’e, Taksim’den dolmuş ve otobüs kalkıyor. Eğer Anadolu yakasından gidecekseniz, Bostancı-Bakırköy Deniz Otobüsü’nü kullanmanızı tavsiye ederiz. Bakırköy’e ulaştıktan sonra tren veya Yeşilköy dolmuşlarıyla rahatça gidebilirsiniz.


bülent yurtsever

7 yıl önce - Çrş 30 May 2007, 10:30
DOĞAN HIZLAN 'dan HÜRRİYET GAZETESİ 25 MART 2007


Yeşilköy adını Halit Ziya Bey koymuştu  ( Doğan HIZLAN )

DOĞAN HIZLAN 'dan HÜRRİYET GAZETESİ 25 MART 2007

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=6196945  

BİLDİĞİM, sevdiğim semtlerle ilgili kitapları bir başka tatla okurum. Hele bazı satırlar, gördüklerimle örtüşüyorsa, bir anı tazeleme şöleni başlar.

Ender Merter bana bir kitap getirdi, adı bir dize gibi; "Deniz Fenerinin Işığında Yeşilköy Ayastefanos".

Turgay Tuna'nın hazırladığı ve yazdığı bu kitap, Merter Ailesi'nin Yeşilköy tutkusunun eseri.

Okurken zaman zaman hüzünlendim; çok mu İstanbulluyum, çok mu değişen şeylerin kötü yanına takılıyorum, çok mu toplumsal değişmeleri sindiremiyorum.

Varsın olsun.

Sevdiğim kitabın künyesindeki Merter'leri yazmam gerekir:

Hüseyin Merter, Ender Merter, Derya Merter, Pamir Merter.

Semt monografileri ne kadar önemlidir. Yeşilköy'ü okurken, yaşadığım eski İstanbul'un kozmopolit, çokkültürlü, hoşgörülü günlerini anımsadım.

Turgay Tuna, bilgileriyle, belgeleriyle Bizans dönemindeki Yeşilköy'den bugüne kadar bir semtin insanlı tarihini yazmış.

Bugün yerinde yeller esen binaların çok azını çocukluğumda gördüm.

Ataköy'de oturduğum sırada hemen hemen her akşam bir Yeşilköy turu yapardım, az kalmış köşkleri görmek bile bende bir İstanbul izdüşümü yaratırdı. Alışveriş hazzını duyardım.

***

İSTANBUL'UN semtleri nasıldı? Buralardaki yaşamı, dostlukları öğrenmek ister misiniz? İşte bu kitap size o güzel günlerden esintiler getiriyor. "Bir zamanlar..." sözünü söyletiyor.

Yeşilköy adını orada yaşayan Halit Ziya Uşaklıgil koymuş. Yıllar önce Yusuf Ziya Ortaç'tan ünlü romancının evindeki çay ziyafetlerini okumuştum.

Doktorundan balıkçısına, din adamından ressamına kadar, bu semtte oturmuş, yaşayan ünlülerin portre galerisinde gezinebilirsiniz.

Preziosi'den Köseoğlu'ya kadar resmimizin ünlüleri de bu semtten.

Uygarlık çizgisi ne kadar yükseklerde imiş. İnsanlar birbirine ne kadar saygılıymış. Bunlar nostaljik yakınmalar değil. Bugün de olması gereken bir davranış biçimi, görgü kuralları toplamı.

Ayastefanos Yeşilköy kitabını Yeşilköy'de yaşıyorsanız mutlaka okumalısınız. İstanbul'da yaşıyorsanız da aman ihmal etmeyin .

Kozmopolit kelimesinin ne anlama geldiğini algılamak için bu kitap sizin için biçilmiş kaftan.

Yazımı iyi şair Roni Margulies'in Ağıt şiirinden dizelerle noktalamalıyım:

"İşte yine İstanbul

alçalıyor uçak Florya üzerine,

sağ taraf açık seçik Yeşilköy

***

Sarsılarak değiyor tekerlekler yere;

Yeniden yaşamaya değil bu sefer

gömmeye geldim çocukluğumu babamla beraber."


bülent yurtsever

7 yıl önce - Prş 28 Hzr 2007, 20:29
AYASTEFANOS YIKIM HATIRASI


Ayastefanos Rus anıtı yıkıldıktan sonra Yıkım işlemini gerçekleştiren zabit ler ve bir kısım halk YIKINTININ ÖNÜNDE

 

(+)

Bu resim Turgay Tunanın AYASTEFANOS'tan Yeşilköy'e adlı kitabından alınmıştır


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> İSTANBUL