1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
ahmet28
11 yıl önce - Pzr 13 Ksm 2011, 01:22
İspanya iç savaşı ve General Franco
İspanya İç Savaşı, 17 Temmuz 1936 - 1 Nisan 1939 tarihlerinde İspanya'da milliyetçiler ile cumhuriyetçiler arasıda gerçekleşmiş iç savaştır. Savaş, 17 Temmuz 1936'da General Francisco Franco'nun komutasındaki milliyetçi güçlerin seçimle işbaşına gelen Cumhuriyetçi "Halk Cephesi" koalisyonuna karşı ayaklanmasıyla başlamıştır. Üç yıl süren ve İspanya'da büyük yıkıma yol açan iç savaş, 1 Nisan 1939'da milliyetçilerin zaferi ile sonlanmıştır. Savaşın sonucunda İspanya'da Franco'nun, 1975'deki ölümüne kadar sürecek olan, diktatörlüğü dönemi başlamıştır.
Adolf Hitler ve Benito Mussolini isyanın başlamasından hemen sonra Franco'nun emrine birer uçak filosu göndererek 13,500 kişiyi Fas'tan İspanya'ya taşıdılar. Müteakip günlerde de 200,000'i geçen Alman, İtalyan ve Arap askeri bölgeye sevk edildi. Bunun karşısında Cumhuriyetçiler, SSCB'nin desteği ve muhtelif ülkelerden gelen gönüllülerin desteğini aldılar. Bu savaşta Alman Kondor Lejyonu hava taktiklerini ve teorilerini denemek fırsatı buldu. Bunlar içinde en önemlisi 27 Nisan 1937 yılında Guernica'nın yoğun hava bombardımanı ile yokedilmesiydi.
İspanya'ya oldukça fazla miktarda tank ve zırhlı araç gönderilmişti. Ne var ki, bunlar, zırhlı birlik teorisine uygun olarak kullanılmadı. Tanklar, piyade destek elemanı olarak kaldı. Bu durum, batılı gözlemcilerin zihinlerinde yanlış imaj bıraktı ve onlar tankın stratejik bir unsur olmadığı yanılgısına düştüler.
Mart 1939'da Falanjistler, yarım milyon ölü-yaralı, bir milyondan fazla sürgün ve sınırsız tahribata sebep olarak ülkeye hakim oldular. Almanlar deneyim açısından en kazançlı çıkan ülke oldu. İspanya İç Savaşı Hitler'in durumunu güçlendirdi. Fransa üçüncü bir Faşist komşuya sahip oldu.
Ayrıca Akdeniz'deki bu gerginlik Hitler'in Orta Avrupa'da rahat hareket etmesini; Avusturya ile Çekoslovakya'yı ilhakını kolaylaştırdı. Ayrıca Madrid'i Berlin-Roma Anti Kominterin paktına yakınlaştırdı. 1940'da Çelik Pakt adını alacak olan üçlü dayanışmanın temelleri de atılmış oldu.
General Franco:
Atatürk'ün savaş hakkındaki yorumu:
“Dünya Endülüs'te muazzam bir ihtilâle şahitlik etmektedir. General Franco'nun milletperverlerden müteşekkil ordusu, İspanyol halkının desteğini de ardına alarak, halkı sınıf tabanında parçalamak gibi bir felakete girişmiş olan hükümete karşı haklı bir mukavemet göstermekte ve yirmi beş milyonluk büyük İspanyol milletini tek bayrak ve mukaddes bir milli ülkü etrafında birleştirerek zafere yürümektedir.”
kaynak: http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/marksis ...beri-35639
|
 |
ahmet28
11 yıl önce - Pzr 13 Ksm 2011, 01:25
Nazım Hikmet'in bir şiiri (o Cumhuriyetçilerden yanaydı tabii).
| Alıntı: |
Karanlıkta Kar Yağıyor
“Ne maveradan ses duymak,
Ne satırların nescine koymak o “anlaşılmayan şeyi”,
Ne bir kuyumcu merakıyla işlemek kafiyeyi,
Ne güzel laf, ne derin kelam…
Çok şükür
Hepsinin
Hepsinin üstündeyim bu akşam.
Bu akşam
Bir sokak şarkıcısıyım hünersiz bir sesim var;
Sana,
Senin işitemeyeceğin bir şarkıyı söyleyen bir ses.
Karanlıkta kar yağıyor,
Sen Madrid kapısındasın.
Karşında en güzel şeylerimizi
Ümidi, hasreti, hürriyeti
Ve çocukları öldüren bir ordu.
Kar yağıyor.
Ve belki bu akşam
Islak ayakların üşüyordur.
Kar yağıyor,
Ve ben şimdi düşünürken seni
Şurana bir kurşun saplanabilir
Ve artık bir daha
Ne kar, ne rüzgar, ne gece…
Kar yağıyor
Ve sen böyle “No pasaran” (İspanyolca “geçemeyecekler” anlamında A.A) deyip
Madrid kapısına dikilmeden önce
Herhalde vardın.
Kimdin, nerden geldin, ne yapardın?
Ne bileyim,
Mesela;
Astorya kömür ocaklarından gelmiş olabilirsin.
Belki alnında kanlı bir sargı vardır ki
Kuzeyde aldığın yarayı saklamaktadır.
Ve belki varoşlarda son kurşunu atan sendin
“Yunkers” motorları yakarken Bilbao’yu.
Veyahut herhangi bir
Konte Fernando Valaskerosi de Kortoba’nın çiftliğinde
Irgatlık etmişindir.
Belki “Plasa da Sol” da küçük bir dükkanın vardı,
Renkli İspanyol yemişleri satardın.
Belki hiçbir hünerin yoktu, belki gayet güzeldi sesin.
Belki felsefe talebesi, belki hukuk fakültesindensin
Ve parçalandı üniversite mahallesinde
Bir İtalyan tankının tekerlekleri altında kitapların.
Belki dinsizsin,
Belki boynunda bir sicim, bir küçük hac.
Kimsin, adın ne, tevellüdün kaç?
Yüzünü hiç görmedim ve görmeyeceğim.
Bilmiyorum
Belki yüzün hatırlatır
Sibirya’da Kolçak’ı yenenleri
Belki yüzünün bir tarafı biraz
Bizim Dumlupınar’da yatana benziyordur
Ve belki bir parça hatırlatıyorsun Robespiyer’i.
Yüzünü hiç görmedim ve görmeyeceğim,
Adımı duymadın ve hiç duymayacaksın.
Aramızda denizler, dağlar,
Benim kahrolası aczim
Ve “Ademi Müdahale Komitesi” var.
Ben ne senin yanına gelebilir,
Ne sana bir kasa kurşun,
Bir sandık taze yumurta,
Bir çift yün çorap gönderebilirim.
Halbuki biliyorum,
Bu soğuk karlı havalarda
İki çıplak çocuk gibi üşümektedir
Madrid kapısını bekleyen ıslak ayakların.
Biliyorum,
Ne kadar büyük, ne kadar güzel şey varsa,
İnsanoğulları daha ne kadar büyük
Ne kadar güzel şey yaratacaklarsa,
Yani o korkunç hasreti, daüssılası içimin
Güzel gözlerindedir
Madrid kapısındaki nöbetçimin.
Ve ben ne yarın, ne dün, ne bu akşam
Onu sevmekten başka bir şey yapamam.
25 Aralık 1937
|
|
 |
Tevfik Akdora
11 yıl önce - Pzr 13 Ksm 2011, 15:25
| Alıntı: |
Atatürk'ün savaş hakkındaki yorumu:
“Dünya Endülüs'te muazzam bir ihtilâle şahitlik etmektedir. General Franco'nun milletperverlerden müteşekkil ordusu, İspanyol halkının desteğini de ardına alarak, halkı sınıf tabanında parçalamak gibi bir felakete girişmiş olan hükümete karşı haklı bir mukavemet göstermekte ve yirmi beş milyonluk büyük İspanyol milletini tek bayrak ve mukaddes bir milli ülkü etrafında birleştirerek zafere yürümektedir.” |
* Aydın Çubukçu'dan açıklama:
" 'Marksistlerin Mustafa Kemal'e Bakışı' başlıklı bölümde yer alan yazımda İspanya İç Savaşı'na işaret eden sözlerin Mustafa Kemal'e ait olmadığını öğrenmiş bulunuyorum. Yeterince araştırmadan, güvenilirliği konusunda peşin bir kuşku duyulması gereken bir kaynaktan alarak kullandığım bu paragraf dolayısıyla özür diliyorum."
|
 |
ahmet28
11 yıl önce - Pzr 13 Ksm 2011, 18:22
Söylemiş olsun, veya söylemiş olmasın; önemli değil.
Atatürk'ün Tkp'li Mustafa Suphi'ye ne yaptığına bakarsanız; zaten Atatürk'ün ne düşündüğü belli.
Biz Franco'yu severiz.
Franco'ya bağlı ispanyol Falanj'ı, pek çok yönüyle Türkiye'de Ülkücü harekete benzer.
Yani bir yerde, General Franco ile Albay Alparslan Türkeş benzerdir.
Cara el sol (yüz güneşe dönük); Falanj'ın marşı
|
 |
Tevfik Akdora
11 yıl önce - Pzr 13 Ksm 2011, 19:58
| Alıntı: |
| Atatürk'ün Tkp'li Mustafa Suphi'ye ne yaptığına bakarsanız; zaten Atatürk'ün ne düşündüğü belli. |
TKP ile İspanya iç savaşını apayrı konular olarak görüyorum.
Ülkücülerin farklı ülkelerdeki faşist yönetimlere, Hitlere, Mussoliniye, Francoya sıcak bakmasını anlayabiliyorum. Fakat Atatürk'ün Hitler uçaklarıyla İspanyol halkının kaderine katliamla rötuş yapan diktatör Francoya sıcak bakacağını sanmıyorum.
|
 |
ahmet28
11 yıl önce - Pzr 13 Ksm 2011, 21:31
Zannedin veya etmeyin; Atatürk'ün kimden yana olduğu, o zamanlar Cumhuriyet'in bile (evet, bugün Marksist olmuş Cumhuriyet gazetesi bile) yaptığı haberlerden anlamak mümkün.
Hem Atatürk, Tunceli'deki isyanı bastırtırkende kıyıcı olmuştu.
Cumhuriyet Gazetesi'nin 22 mayıs 1932 tarihli manşeti.
Kemalist Türkiye'den Faşist İtalya'ya Selam
Manşetteki fotoğrafta Türk bayrağının içerisine yerleştirilmiş, Benito Mussolini’nin lideri olduğu İtalyan Nasyonal Faşist Parti’nin simgesi yer alıyor. Fotoğrafın içine iki fotoğraf daha gömülmüş, bunlardan birisi türkiye başvekili İsmet İnönü diğeri ise “Dost ve Faşist İtalya’nın başvekili Mussolini”...
Manşetten verilen bu haber-yorumun altında Cumhuriyet gazetesinin kurucusu ve sahibi Yunus Nadi’nin imzası var... Fotoğrafın altında “başlı başına bir tarih…”, onun bir satır altında “Faşist İtalya ile kemalist dostluğun asıl kıymeti nedir?” ara başlıkları yer alıyor.
Cumhuriyet gazetesinin kurucusu, sahibi ve başyazarı Yunus Nadi, “Faşist İtalya zimamdarı Musolini”yi övüyor. İtalyan devlet adamının dünya sulhuna yapacağı katkılarını anlatıyor:
“İtalya’da İtalyan milletini asrın en mütekâmil bir cemiyeti haline yükselten faşizmin gittikçe artan takdirlerine ve muhabbetlerine mazhar olmaktan kuvvet buluyorduk. Zâhirde hatta biraz hissi bile görünebilecek olan bu mütekabil itimat ve muhabbettir ki büyük italyan milleti ile inkılâpçı ve behemehal teceddüt ve itilâya azimkar türk milleti arasında en sağlam bir dostluğa müntehi olmuş oldu. başvekilimizin Roma’yı ziyareti bu büyük dostluğun pek tabii bir neticesi olduğu kadar onu en samimi ve en parlak şekilde tes’it edecek bir tezahürdür de. Roma’da yekdiğerini müsaraat ve hararetle sıkacak eller, mensup oldukları milletlerin selâmet ve saadetleri kadar akdeniz’de sulh ve müsalemeti de temin edecek kudretli manivelâlardır. Bundan her iki tarafın zimamdarları ne kadar memnun ve müftehir olsalar haklıdırlar.”
|
 |
Haldun Turan
8 yıl önce - Prş 30 Tem 2015, 15:36
İspanya'da 3. Lig takımlarından Real Jaen takımına transfer olan bir Portekizli oyuncu Nuno Silva'nın imza törenine Francisco Franco tişörtü ile gelmesi futbol dünyasını karıştırdı.
| Alıntı: |
Diktatör Franco'nun tişörtünü giydi, İspanya karıştı
Eleştirilerin ağırlaşması üzerine Portekizli futbolcu İspanya'dan özür dileyerek Franco'yu tanımadığını iddia etti.
Olay Nuno Silva adlı bir oyuncunun Portekiz'den aldığı bir tişört ile İspanya'ya jest yapmak için üzerine geçirmesi sonucu meydana geldi.
İspanya tarihini pek okumadığını ileri süren Nuno Silva, Franco'nun İspanyollar için askeri bir lider olduğunu sandığından dolayı böyle geldiğini, o şahsı diktatör olarak tanımadığını ileri sürdü.
İspanyol halkından da özür dileyen Silva, "Beni affedin" dedi. Kulüp yetkilileri ise Franco resmine pek dikkat etmediklerinden dolayı imza törenine futbolcuyu bu tişörtle aldıklarını açıkladı.
İspanya'da 1939 ile 1975 yıllarında yaşayan diktatör Francisco Franco'nun yol açtığı iç savaşta ülke genelinde yaklaşık 1.5 milyon kişi hayatını kaybetmişti.
|
Kaynak: http://www.maraton.com.tr/diktator-franconun-tiso ...57539.html
|
 |
Furkan 1453
3 yıl önce - Cmt 26 Ekm 2019, 08:55
Anıt Mezarı
Rahmetlinin cesedi, yapımı yıllar süren büyük bir istavroz heykeli altında inşaa edilen anıt mezardan dün çıkarılıp, atıldı.
|
 |
akin87
3 yıl önce - Cmt 26 Ekm 2019, 09:11
Rahmetli?
|
 |
Furkan 1453
3 yıl önce - Cmt 26 Ekm 2019, 09:14
Katolik
Katoliklere göre rahmetli. Doğrusu artık katolikler bile kendisine sahip çıkmadı, cesedin kürekle atılmasına göz yumdular. Mazi oldu.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|